Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Halk TV’de yayınlanan “Liderler Özel” programında Gazeteci Suat Toktaş’ın sorularını cevapladı.

Karamollaoğlu, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayed El Nahyan’ın Ankara’da ağırlanması konusunu değerlendirirken, Avrupa basınında yer alan bir iddiayı da gündeme getirdi.

Karamollaoğlu, şunları söyledi:

“Batılı ülke, ‘Bunun altında Aselsan var’ diyor”

“Şimdi başka iddialar var Avrupa basınında. Biz, bazı meselelerin altında ne var, bilmiyoruz. Sayın Erdoğan, bir ara pat diye tank fabrikasını özelleştirdi. Kime? Katar’a. Kaç paraya? 50 milyon dolara. Yahu tank fabrikası 50 milyon dolar eder mi? 500 milyon dolar deseniz, o bile yetmez bana göre; çünkü en stratejik kurumlardan bir tanesi ama yapıldı. Niye Katar ve Katar’a verildi mi verilmedi mi? Çünkü ayrıca başkalarının isimleri çıktı. Ne olduğunu bilmiyoruz. Bir muamma var.

Şimdi BAE deniyor, arkasından da, inşallah doğru olmaz, ama Avrupa’daki bazı gazetelerin iddiası, Aselsan’ın da belki gidebileceği. BAE kullanılarak diyelim, bir adım atılabilir. BAE alsa ne olacak, almasa ne olacak? BAE’nin umurunda bile değildir Aselsan; çünkü kullanamaz ki. Onun arkasında başkaları olabilir. (Kim?) Bilmem. Daha çok Batılılar olur, olsa olsa. Yani BAE, sermayenin esiri olan bir ülke. Yani zengin ülkeler; Amerika’sı da dahil, İngiltere’si de dahil, Avrupa’sı da dahil, BAE’yi farklı bir gözle görüyorlar. Zaten başka bir özelliği yok. Satacağı bir mal yok, alacağı mal o kadar fazla değil. (Biz niye Aselsan’ı satarız?) Ben demiyorum, bu iddia var. Türkiye’nin önümüzdeki 1 sene içinde dış borcunu ödeyebilmesi için öyle 5 milyar, 10 milyar, 20 milyar, 30 milyar değil, 170 küsur milyar dolar paraya ihtiyacı var. Nasıl ödeyecekler? Bizim ürettiğimiz ne? Bütçemiz ne kadar? Bunlara baktığınız zaman bunlar anormal rakamlar ve Türkiye, zaten bu borcun bugüne kadar altından kalkamadığı için dışarıya muhtaç bir konuma düştü. Bakın ben burada bir şey söylüyorum sadece. Ne olduğunu bilmiyorum; ama bir Batılı ülke diyor ki, ‘Bunun altında Aselsan var’ diyor. Siz çözün. Ben, bunun altında yorum yapmak istemem; çünkü zaten töhmet altındayım, biraz daha töhmet altına… Onlar böyle diyor. Siz de deyin ki ‘yalan’. Onlar da ‘yalan’ desinler. Ben demedim ki. Ben iddiayı ortaya atmıyorum ki. Ben, sadece aynen Katar’da olduğu gibi birtakım iddiaların gündeme geldiğini söylüyorum. Bunlar çok ciddi ithamlar ve bunun cevabını ben verecek değilim, yöneticiler verecek. (Cumhurbaşkanının açıklamasını bekliyorsunuz.) Tabi. Onlar diyecek ki, ‘Bu gerçek dışı. Doğru değil.’ ”

Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman basın açıklamasında değerlendirmelerde bulunuyor Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman basın açıklamasında değerlendirmelerde bulunuyor

Aselsan hakkında

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin haberleşme ihtiyaçlarının millî imkânlarla karşılanması için 1975 yılında kurulan ASELSAN; Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’na (TSKGV) bağlı bir anonim şirkettir. ASELSAN hisselerinin %74,20’si TSKGV’ye aittir, %25,80’lik kısım ise Borsa İstanbul’da (BİST) işlem görmektedir.

Türkiye’nin en büyük savunma elektroniği kuruluşu olan ASELSAN; başta Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere yurt içi ve yurt dışı ihtiyaç makamlarının, haberleşme ve bilgi teknolojileri, radar ve elektronik harp, elektro-optik, aviyonik, insansız sistemler, kara, deniz ve silah sistemleri, hava savunma ve füze sistemleri, komuta kontrol sistemleri, ulaştırma, güvenlik, trafik, otomasyon ve sağlık teknolojilerine yönelik ihtiyaçlarını karşılayabilecek çok geniş bir ürün yelpazesine sahip bulunmaktadır.

ASELSAN, bugün özgün ürünlerini ihraç eden, dünyanın ilk 100 savunma sanayi şirketi (Defense News Top 100) listesinde yer alan, yerel kuruluşlar ile iş birliği modelleri kurgulayarak uluslararası pazarlarda ortaklıklar kuran, yatırım yapan bir marka haline gelmiştir.

ASELSAN, vizyonundaki teknoloji vurgusu ile “Küresel pazarda yarattığı değerler ile sürdürülebilir büyümesini koruyan, rekabet gücü ile tercih edilen, stratejik bir ortak gibi güven duyulan, çevreye ve insana duyarlı bir milli teknoloji firması olmak” hedefini benimsemiştir.

Bu başarının kilit faktörlerinden olan 7.000’i aşkın çalışanı bünyesinde yer alan nitelikli mühendislik kadrosu ile ASELSAN, yıllık cirosunun ortalama %7’sini, kendi öz kaynakları ile finanse edilen Ar-Ge faaliyetlerine ayırmaktadır.