SİYASET
Giriş Tarihi : 17-12-2019 16:35   Güncelleme : 17-12-2019 16:41

Bahçeli’den parlamenter sisteme dönüş çağrılarına sert tepki

MHP Genel Başkanı Bahçeli, parlamenter sisteme dönülmesini ve ‘partili cumhurbaşkanı” uygulamasının değiştirilmesini talep eden muhalefet partilerine ağır ifadelerle tepki gösterdi. Bahçeli, isim vermeden, “Gelecek Partisi”ni kuran Davutoğlu’na yönelik sert ifadeler kullandı. Bahçeli, “Geçmişleri geleceklerine kefil olamayan siyasi garabetlerin Türkiye’nin geleceği için söz söylemeye ne hakları vardır ne de hadleri olacaktır” dedi.

Bahçeli’den parlamenter sisteme dönüş çağrılarına sert tepki

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Gelişen ve Karmaşıklaşan İç ve Dış Siyasi Gelişmeler” başlığıyla yazılı açıklama yaptı

“Son yıllarda yaşadıklarımız ve bunların bizlere kazandırdığı tecrübeler, önümüze yeni dayatmaların, vahim planların konulacağına, vatan yaptığımız coğrafyada milli varlığımızı tehlikeye atacak mütecaviz gelişmelerin yaşanacağına kuvvetle işaret etmektedir” diyen Bahçeli, bu ağır tahrik sürecine hiçbir millet evladının sessiz kalamayacağını ifade etti.

Parlamenter sisteme ve partisiz cumhurbaşkanlığına dönüş

Türkiye’nin yeni hükümet sistemiyle zincirlerini kırmak için doğrulmasının ve yükselişe geçmesinin pek çok hasis, hain ve hasmane çevreyi ürküttüğünü ve karşı tavır almalarına yol açtığını belirten Bahçeli, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne açılan maksatlı ve mahsurlu cephe, günbegün müflis ve münafık siyasi aktörlerin katılımıyla genişlemektedir” dedi.

Bahçeli, bu konuda şunları kaydetti:

“Eski sisteme dönülmesini ve Cumhurbaşkanı’nın partisiyle bağının kesilmesini hedefleyen, takılmış plak gibi sürekli bunları vurgulayan siyasi partiler ve art niyetli siyaset temsilciler, ağız ve emel birliği içindedir.

Milletimizin hiçbir derdiyle dertlenmeyen, hiçbir vizyon pırıltısı ve umut ışığı veremeyen, ekonomik sorunlardan siyasal önerilere kadar yeni hiçbir şey söyleyemeyen odakların mezkûr iki amaçta birleşmeleri son derece manidar ve marazidir.”

“Siyasetin defolu ve lekeli yüzleri, maskelenmiş kâbus senaryolarıyla bir kez daha sahneye çıkarak Türkiye’nin sırtına hançer sokmak amacıyla pozisyon almışlardır” diyen Bahçeli, “Özelikle bilinmesini isterim ki, geçmişleri geleceklerine kefil olamayan siyasi garabetlerin Türkiye’nin geleceği için söz söylemeye ne hakları vardır ne de hadleri olacaktır” ifadesini kullandı.

Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti:

“Girdikleri her kalıbın şeklini alan, her rüzgâra yelken açan, her karambole bel bağlayan, her belirsizlikten nema kapmaya çalışan stratejik çukurların gelecek iddiaları boş bir gaye, boşuna bir gayrettir.

Küresel muhasım odakların uzaktan kumandasıyla Türkiye’nin istikbaline ve istiklaline pusu kuran siyasi gecekondu sahiplerinin devşirilmiş iradeleriyle umut olmaları, ülkemize yeni bir ufuk açmaları hezeyan ötesi bir hayaldir.

Siyasette boşluk yoktur, olması için bir neden de yoktur.

Yeni parti arayışları siyasi ve toplumsal bir ihtiyaçtan ziyade Türkiye üzerinde komplo ve kurgu mucitlerinin ucuz siparişidir.”

“Kiralık milletvekili sezonu tekrar açılmıştır”

“Demokrasiyi soysuzlaştırıp siyaseti sabote etmek isteyenlerin” millet iradesiyle seçilmiş muhterem milletvekillerini siyasi çıkarlar uğruna pazarlayıp peşkeş çekecek kadar zıvanadan çıktığını ileri süren Bahçeli, açıklamasında şunları kaydetti:

“Geçmişte benzerlerine şahit olunan kiralık milletvekili sezonu tekrar açılmıştır. Bu durum partisi ve fikriyatı ne olursa olsun değerli milletvekili arkadaşlarımıza hakaret ve hürmetsizliktir. Milletvekillerinin siyasi zorunluluktan dolayı parti değiştirmeleri başka bir şey, belirli bir maksada matuf ve süreli olarak farklı partilere görevlendirilip gönderilmeleri başka bir şeydir. Milletvekilleri alınıp satılacak meta değildir. Gazi Meclisimizin muhterem üyeleri siyasi ikbal ve intikam vasıtası olamayacaktır. Aksi bir durum, en başta Türk milletinin irade ve seçimine büyük bir saldırı ve suikast olarak değerlendirilecektir.

Siyasetin bir ahlakı, bir adamlığı, bir aklı, bir de ilkesi vardır ve olmalıdır. Bunlardan nasibini alamayanların siyasi mücadeleleri beyhude bir çırpınış olmanın yanında değersizdir, ilkesizdir, hedefsizdir ve ruhsuzdur.

Türk milleti maceraya kapalıdır. Kara kampanyalara, karanlık oyunlara, melun oluşumlara da dayanıklıdır.”

“Türk Milletini soykırımcı olarak fişlemek ahlâksızlıktır”

Sözde “Ermeni soykırımı” tasarısının ABD Senatosu’nda kabul edilmesini de değerlendiren Bahçeli, bu konuda da şunları kaydetti:

“ABD Kongresi’nde Türkiye aleyhtarlığı zirve yapmıştır. Ayrıca yaptırım tehditleri otomatiğe bağlanmıştır. Türk milletinin şerefli geçmişinde soykırım yoktur, katliam yoktur, insan onuruna saldırı asla görülmemiştir. Artık kimin ne söylediğinin, neyi karara bağladığının, hangi tuzakları kurduğunun anlam ve önemi de kalmamıştır.

Sözde Ermeni soykırımı suçlamasına yönelik kınama ve red mesajlarının ötesine geçmenin zamanı da gelmiştir. Türk Milletini işlemediği bir suçtan dolayı töhmet altında bırakmak, soykırımcı olarak fişlemek ahlâksız ve ağır bir iftiradır.

Sözde Ermeni soykırım kozuyla avunan her ülke, kendi geçmişine bakmalıdır.

1915 Tehcir Kararı yerindedir, isabetlidir; aynı şartlar bugün bir kez daha doğsa yine yapılmalıdır.

Soykırım, elbette vebaldir, soykırım suçlaması da vandal bir uydurmadır. Türkiye’nin bölgesel ve küresel manevra alanlarını daraltmak amacında olan sözde müttefikler ateşle oynamaktadır. Komşu coğrafyalarda emperyalist planlamalar yapanların ülkemizi stratejik ablukaya alma çabaları uyanık ve şuurlu her insanımız tarafından fark edilmektedir.”

“Libya’ya asker gönderilmesini destekleriz”

Açıklamasında Libya konusunu da değerlendiren Bahçeli, “Libya’da Hafter isimli teröristin arkasında durup Türkiye’yi Doğu Akdeniz’de sıkıştırmaya çalışanlar iyi niyetli değillerdir” dedi.

Türkiye’nin kuşatılmak istendiğini belirten Bahçeli, şu değerlendirmede bulundu:

“Libya’nın meşru ve tanınmış hükümetiyle Türkiye arasında yapılan “Münhasır Ekonomik Bölge Anlaşması” zalimleri ve Türk düşmanlarını adeta felç etmiştir. Bu kapsamda gerektiği takdirde Libya’ya asker gönderme seçeneği mutlaka gündeme alınmalı ve gereği cesaretle yapılmalıdır.

Libya ve Suriye’deki krizlere tepkisiz ve hareketsiz kalındığını taktirde jeopolitik riskler ithal edilmiş olacak, Anadolu coğrafyası tehlikeye atılacaktır. İhtiyaç hâsıl olursa Libya’ya asker göndermek aynı zamanda bir beka meselesi olup Milliyetçi Hareket Partisi’nin desteğini alacaktır.

‘Ne işimiz var Libya’da?’ diyen CHP’liler ve tüfeyli işbirlikçileri ise “Las Tesis” eylemiyle dansa ve dalavereye hızla devam etmelidir. Kadına yönelik şiddetin dansla duracağını düşünenlerin hali acul ve acıklıdır.

Lübnan, Libya, Suriye, Irak, İran, Cezayir, Sudan, Latin Amerika ülkeleriyle ve Avrupa ülkeleri huzursuzluğun pençesindeyken Türkiye, tarihi haklarını korkusuzca, kahramanca savunmalı, Anadolu’yu işgal planlarını kaynağında yok etmelidir.”

“Gelecek, başkanlık sistemiyle Türk Milletinindir”

Cumhur İttifakı’nın gücüne güç kattığını, Türkiye’yi Cumhuriyet’in yüzüncü yıldönümüne muazzam bir fedakârlıkla hazırladığını ileri süren Bahçeli, “Bu hazırlığı engellemek, sabote etmek; tarihî silkinişe kara çalmak hiç kimsenin harcı olamayacaktır. Yükselen bayrak inmeyecek, Türk milleti teslim olmayacak, Cumhur İttifakı asla pes etmeyecektir” ifadesini kullandı. Bahçeli, “Geleceğin parlak günleri Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi vasıtasıyla kesinlikle Türk Milletinindir” dedi.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA