GÜNDEM
Giriş Tarihi : 22-12-2019 22:18

“Nasıl oldu da ilmin her alanında böylesine geriye düştük?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nasıl oldu da bugün ilmin neredeyse her alanında böylesine geriye düştük? Bizden ilham alarak yola çıkanlar şimdi fersah fersah önümüze geçmişken nasıl oldu da biz bugün sahip bulunduğumuz mirasımızın bile farkına varamaz hale geldik?” diye konuştu.

“Nasıl oldu da ilmin her alanında böylesine geriye düştük?”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı’nda düzenlenen İlim Yayma Ödül Töreni’nde konuştu.

Kendisinin de temelleri 68 yıl önce atılan cemiyetin ekmeğini yediğini dile getiren Erdoğan, “Bu hareket, şehit Başbakan Merhum Menderes’in teşvikiyle başlayan bir mücadelenin meyvesi olarak bugünlere gelmiştir. Kendisine bir kez daha Allah’tan rahmet niyaz ediyoruz” dedi.

Cemiyetin tarihinin gerçek bir ilim ve irfan mücadelesinin, fazilet ve adalet mücadelesinin tarihi olduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“Milletin iradesine saygının, milletin hukukuna riayetin ve sahip çıkmanın sembolü olan bu müessese, ülkesinin ve milletinin, insanlığın hayrına yüz binler yetiştirmiş bir ocaktır. Kurulduğu günden beri hiç sönmeyen bu ocak, giderek daha da büyüyen bir iman ve inanç ateşinin hak yolunda bir kararlılık güneşinin adı haline gelmiştir. Bu cemiyet, ayrıştıranların değil birleştiren ve kucaklaştıranların yuvası olmuştur. Burası millî ve yerli bir aklın rehberliğinde ve duru bir kalbin eşliğinde memleket hayrına büyük hayallerin kurulduğu, yeşerdiği, büyütüldüğü bir yerdir. Husumetin kapısından içeri giremediği bu cemiyet, daima fitne ve fesada karşı verilen amansız mücadelenin de kalelerinden biri olmayı sürdürmüştür. Bütün kalbimle inanıyorum ki bu ocak, bugüne kadar olduğu gibi inşallah bundan sonra da millî iradenin yılmaz savunucusu olacaktır. Birlik ve beraberliğimizin bu numune kurumu, millî ve manevî değerlerimize bağlı nesiller yetiştiren bir çatı olarak daha nice yıllar hizmet verecektir. Milletin bağrından çıkan ve sadece millete hizmet için çalışan bu örnek sivil toplum kuruluşumuza ilk günden beri emeği geçmiş olan herkesi tekrar hayırla, rahmetle, minnetle yad ediyorum.”

“Maya sağlam olunca, emekler Hakk için, Allah’ın rızasını kazanmak için verilince, Rabbim de bereketini ihsan ediyor” diyen Erdoğan, şöyle konuştu:

“Fidan toprağa samimiyetle dikilince, ne kadar olursa olsun hiçbir fırtına onun büyüyüp serpilmesine mani olamıyor. Dikkat edilirse, ülkemizde gerçekten uzun soluklu varlık gösteren kurumların hepsi de arkasında milletin, özünde samimiyetin olduğu yapılardır. Milletin kalbinde karşılık bulamamış hiçbir kurum, maddî olarak ne kadar desteklenirse desteklensin, bir süre sonra içi boş bir balon gibi sönmeye mahkûmdur. Türkiye’nin sivil toplum tarihi, bu bakımdan pek çok kötü örnekle doludur. Ancak İlim Yayma Vakfımız, İlim Yayma Cemiyetimiz ki bunlar kardeş zaten, iç içe, Sabahattin Zaim Üniversitesi ile, İrfan Okullarıyla, yurtlarıyla, burslarıyla, yayınlarıyla, ilim ve irşat faaliyetleriyle hamdolsun dimdik ayaktadır. İlim Yayma Cemiyetimiz de ülkemizin dört bir yanına dağılan 176 şubesi, 179 yurdu, 79 eğitim merkezi ve burslarıyla ilim ordumuza neferler yetiştirmeyi sürdürüyor.”

Bu mükâfat programıyla İlim Yayma Cemiyeti’nin yeni bir alanda daha, aynı başarılı yolda yürümeye devam edeceğini vurgulayan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“Bilenle bilmeyenin eşit olmadığını farz eden bir inancın mensuplarıyız. Asırlar boyunca medeniyetimiz, dünyanın tüm ilim pınarlarının kaynağı olmuştur. Fikirle, yazıyla ve amelle ilim peşinde ömür harcayan ecdadın tıptan, astronomiye, mühendislikten sosyal bilimlere kadar her alanda sergilediği başarıları iftiharla yad ediyoruz. Rahmetli Fuat Sezgin Hocamızın yadigârı olan İslâm Bilim ve Teknoloji Müzesi, bu konudaki büyük birikimin en azından bir kısmını derli toplu bir şekilde bize hatırlatıyor. Peki, buna rağmen nasıl oldu da bugün ilmin neredeyse her alanında böylesine geriye düştük? Bizden ilham alarak yola çıkanlar şimdi fersah fersah önümüze geçmişken, nasıl oldu da biz, bugün sahip bulunduğumuz mirasımızın bile farkına varamaz hale geldik? Bu sorular üzerinde cesaretle düşünüp doğru cevapları bulmadan, coğrafyamızın ve kardeşlerimizin yaşadığı sıkıntıları çözemeyiz. Yitik, kaybedildiği yerde aranır derler. Çözümü kendi içimizde, kendi ruhumuzda, kendi zihnimizde, kendi dünyamızda bulacağız.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA