GÜNDEM
Giriş Tarihi : 25-12-2019 17:14   Güncelleme : 25-12-2019 19:45

“Türkiye Montrö haklarını kullansa yılda 9 milyar dolar kazanır”

Ekonomist Murat Sururi Özbülbül, Türkiye’nin Montrö sözleşmesi ile belirlenen hizmet ücretlerini tam olarak alması halinde yılda 220 ton altın yahut döviz bazındaki karşılığı ile 9 milyar dolar para kazanabileceğini ileri sürdü. Özbülbül, on milyarlarca dolar yatırım yapıp İstanbul Boğazı’na paralel, yapay bir kanal kazıldığı zaman bu ölçekte bir gelir elde etmenin mümkün olamayacağını söyledi.

“Türkiye Montrö haklarını kullansa yılda 9 milyar dolar kazanır”

TV5’de yayınlanan ve yöneticiliğini Mehmet Ali Kayacı’nın yaptığı “Buluşma Noktası” programında, Kanal İstanbul konusu da masaya yatırıldı. Program konuklarından Ekonomist Murat Sururi Özbülbül, Montrö sözleşmesine göre Türk boğazlarından geçen her geminin ton başına 0,17 gr altın karşılığı ücret ödemek zorunda olduğunu hatırlattı. Özbülbül, Türkiye’nin Montrö sözleşmesi ile belirlenen hizmet ücretlerini tam olarak alması halinde yılda 220 ton altın yahut döviz bazındaki karşılığı ile 9 milyar dolar para kazanabileceğini ileri sürdü.

Özbülbül, 1936’da Atatürk’ün Cumhurbaşkanlığı döneminde imzalanan Montrö Sözleşmesi’ne göre Türkiye’nin, boğazlardan geçen her bir gemiden net ton başına 0,17 gram altın vergi alma hakkına sahip olduğunu hatırlattı.

Devletin boğazlardan geçiş ücretlerini sözleşmenin imzalanmasını takip eden 46 yıl boyunca Altın Frank üzerinden aldığını kaydeden Özbülbül,1983 yılından beri ise fiiliyatta 1 Altın Frank = 0,80 dolar hesabı üzerinden yapılmakta olduğunu ve 1983 yılından beri transit geçen her gemiden alması gereken vergiyi tam olarak almadığına dikkati çekti.

15.000 net tonluk bir gemi için yaklaşık 110.000 dolar geçiş ücreti belirlendiğini kaydeden Özbülbül, boğazlardan 2018 yılında yaklaşık toplam 85.102 gemi ve 1,3 milyar ton yük geçtiği dikkate alındığında bunun çok büyük bir meblağa tekabül edeceğini söyledi. Özbülbül, “1,3 milyar ton yük, 0,17 gr üzerinden 220 ton altın yapar, 220 ton altın ise 9 milyar dolar yapar” dedi.

Özbülbül, şöyle konuştu:

“Montrö sözleşmesi imzalandığı zaman Napolyon Bonapart tarafından basılmış, tedavüle / dolaşıma sokulmuş ve Latin para birliği içerisinde bir ölçü birimi olarak alınmış altın Frank var. 1936’da da o zaman Birleşmiş Milletler’in bir önceki yapısı, Cemiyet-i Akvam olarak bilinir, o zaman ana hesap birimi olarak kabul edilmiş.

Bu paranın içerisinde 0,29 gram altın var. Yani bizim Reşat altını gibi, Cumhuriyet altını gibi bir altın para. Montrö sözleşmesini imzalayanlar, bu para birimiyle ücret koymuşlar. Bu da ton başına 0,17 gram altına denk geliyor veya 0,59 altın Frank’a denk geliyor. Bu para, 1936’dan 1944’e kadar altın Frank karşılığı alınmış. 8 yıl boyunca her geçen ödemiş bu parayı. Sonra altın para dolaşımdan kalkmış, dolar kendini altına bağlamış, diğer paralar da kendini dolara bağlamış. Böyle bir sistem Bretton Woods diye kurulmuş; bu da 1970’lere kadar, Bretton Woods çökene kadar bu da işlemiş; bu paralar da alınmış. 1973, 1974’e kadar işlemiş. O dönemde 1 ons altın, yani 31 gram altın, 35 dolar. Bugün 1 ons altın, 1500 dolar. Dolar değer kaybetmiş; ama bunu 1970’lerin sonunda, 1980’lerin başında dolara endekslemişler. Bugün de dolar olarak alıyorlar; ama o endeks çok değiştiği için, dolar çok fazla değer kaybettiği için, o rakamdan bile indirimler yapıldığı için, bizim Montrö’de yazılı olan hakkımızı almıyorlar.

Bakın, devletin resmî rakamları… Çanakkale ve İstanbul Boğazlarından geçen toplam yük, 1,3 milyar ton. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nün verdiği rakam bu. İstatistikleri var. Kaç gemi geçmiş, kaç ton yük taşıyormuş… İki boğazdan bir yılda 85 bin gemi geçmiş. 1 milyar 300 milyon ton da yük taşımış. Bunu 0,17 gram altınla çarptığın zaman, 220 ton altın ya da 9 milyar dolar yapıyor. Bu kadar basit bir hesap...”

Özbülbül’ün bu değerlendirmesi üzerine eski Milletvekili Şevket Bülent Yahnici de, “Dünyaya kafa tutacaksak, bir başka şey yapıp da kafa tutmanın âlemi yok. ‘Paramızı verin’ demek lâzım” dedi.

“Ben Genel Başkan Yardımcısıydım ama Bahçeli’yi tanıyamıyorum”

Buluşma Noktası’nın konuklarından Eski MHP Genel Başkan Yardımcısı Şevket Bülent Yahnici, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Kanal İstanbul’dan rahatsızlık duyanları “şuursuz” ve “gayri millî” olmakla suçlamasını da değerlendirdi.

Yahnici, şunları söyledi:

“Eski ifadesi farklıydı. 2011’de Haliç Kongre Merkezi’nde Sayın Erdoğan, ilk defa bu açıklamayı yaptığında, Sayın Bahçeli’nin zehir zemberek, Kanal İstanbul’la ilgili bir açıklaması vardı. İkisinin aynı kişi olduğu tartışma götürmez de, anlamak mümkün değil. Ben anlamadım. Kim anlar? Ben Genel Başkan Yardımcısıydım ama tanıyamıyorum. 2011’de Kanal İstanbul’u “çılgınların çılgın projesi” diye ifade eden, ifade buyuran Sayın Bahçeli, bugün ne oldu da acaba, “Kanal İstanbul’a karşı duranlar hain” demektedir?”

Yahnici, “Ne değişmiş olabilir?” sorusu üzerine de “Hiç bilemem. Sorunun cevabı kendilerinde... Sayın Erdoğan’la Sayın Bahçeli’nin birbirine karşı ifade ettikleri sözlerin, geçmişteki beyanlarının birer tane muhatabı vardır; birisi Sayın Erdoğan, birisi Bahçeli. Kimse bilemiyor; dün niye böyle dediniz de bugün niye (böyle) dediniz?” diye konuştu.

Yahnici, “Türkiye’nin menfaati açısından Sayın Bahçeli’nin düşünce değiştirmesi söz konusu mudur?” sorusuna da, “Efendim, okuması lâzım. Neyi okudu acaba? ÇED raporunu mu okudu? Bir şey okuduğunu sanmıyorum. Önüne gelen basın özetini okumuyor” karşılığını verdi.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Sivasspor 40 18
  • 2 Fenerbahçe 37 19
  • 3 İstanbul Başakşehir 36 19
  • 4 Trabzonspor 35 18
  • 5 Alanyaspor 35 19
  • 6 Galatasaray 30 18
  • 7 Beşiktaş 30 18
  • 8 Göztepe 26 18
  • 9 Yeni Malatyaspor 24 18
  • 10 Gaziantep FK 24 19
  • 11 Çaykur Rizespor 23 18
  • 12 Denizlispor 22 18
  • 13 Gençlerbirliği 21 19
  • 14 Konyaspor 18 18
  • 15 Kasımpaşa 15 19
  • 16 Antalyaspor 14 18
  • 17 MKE Ankaragücü 13 19
  • 18 Kayserispor 11 19
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA