KÜLTÜR - SANAT
Giriş Tarihi : 06-01-2020 07:06

Hilmi Yavuz: Kendini seven, kentini de sever

Şair ve Yazar Hilmi Yavuz, kişinin yaşadığı şehirle olan ilişkisini kimlik üzerinden değerlendirdiği yazısında, insanın giderek yaşadığı kente benzediğini, giderek o kentin kimliğini edindiğini belirterek, “Kendini seven, kentini de sever” dedi.

Hilmi Yavuz: Kendini seven, kentini de sever

Hilmi Yavuz’un facebook sayfasında yayınladığı “Kent ve Kimlik” başlıklı yazısı, şöyle:

***

“Bu yüzyılın başında yaşamış, Yunan asıllı bir büyük şair, Konstantinos Kavafis, doğup büyüdüğü İskenderiye kenti için şu unutulmaz dizeleri yazmıştı: “Yeni ülkeler bulamayacaksın, bulamayacaksın yeni denizler. Hep peşinde, izleyecek durmadan seni kent!”

Öyledir gerçekten: Bazı kentler, nereye giderseniz gidiniz, sanki sizi izliyor, ardınız sıra geliyor gibidir. Öteki kentlerde hep onu, ‘o’ kenti görürsünüz. Bir ev, bir sokak, bir kaldırım üstü kahvesi ‘o’ kenti anımsatır! Aslında, anımsadığınız, kent değildir; sizin yaşadığınızdır.

Kuşkusuz ayırdında değilsinizdir, ama nereye gitseniz arkanızdan gelen ‘o’ kent, sizsinizdir. Yaşadığı kente benzer insan; giderek, ‘o’ kentin kimliğini edinir. ‘O’ kent düzenliyse, insanları da düzenlidir; ‘o’ kent temizse, insanları da temizdir; gürültülüyse gürültücü, dinginse dingindirler... Sokakları, gotik bir Orta Çağ kentinin sokakları gibi giriftse ve labirente benziyorsa, hiç kuşkunuz olmasın, ‘o’ kentin insanlarının da dünyayla olan ilişkileri girifttir (örneğin, İstanbul biraz öyledir). Hiç beklenmedik bir anda denize, küçük bir meydana çıkan sokakları olan bir kentte, insanların ne yapıp edecekleri de önceden kestirilemez: Sizi şaşırtabilir, ummadığınız şeyleri yapabilirler...

Girift, gotik sokakların değil, büyük ve düzenli bulvarların egemen bir konumda olduğu modern kentlerde, insanların devlet yetkesine karşı daha itaatkâr, uysal, boyun eğitici oldukları söylenebilir. Scott Lash, Sociology of Postmodernism’de, Baron Haussmann’ın XIX. yüzyılda Paris’te büyük bulvarlar açılmasına karar verişinde, devlete karşı işlenen suçların (ayaklanma, yürüyüş, barikat kurma) bastırılmasında, büyük, düz ve alabildiğine geniş yolların sağladığı olanakların belirleyici olduğuna dikkati çeker. Öyledir: büyük bulvarları olan kentler Foucault’nun homo docilis dediği türden, itaatkâr, devlete bağlı bireyler üretir.

Hangi kent, kimleri izledi, kimlerin ardı sıra gitti? Kimliğini kentinin kimliğiyle özdeşleştirenler kimlerdi? Aziz Augustinus için ‘o’ kent, Kartaca’dır. Kartaca, Augustinus’tur. Roma’nın yerle bir ettiği ve yıkıntıları bir ‘ölüm buhurdanı’ gibi tüten Kartaca’yı seyrederken aslında, yakılıp yıkılanın kendisi olduğunu düşünmüyor olsaydı “Ey Tanrım! Sen kurtar beni!” diyebilir miydi gerçekten? Kartaca nasıl ‘o’ kentse Aziz Augustinus için, Dublin James Joyce için, Paris Baudelaire için, aziz İstanbul da Yahya Kemal için, ‘o’ kenttir! ‘O’ kent, ‘o’ vazgeçilmez kent!

Şöyle sorayım: Yahya Kemal İstanbul’a ‘bir başka tepeden’ bakarken; ‘nice revnaklı şehirler’ gördüğünü, ama hiçbirinin ‘efsunlu güzellikler’ yaratmada onunla boy ölçüşemeyeceğini yazarken, İstanbul’la birlikte kendisini de ‘aziz’leştirmiyor muydu? Ya da şöyle: İstanbul olmasaydı Yahya Kemal, Yahya Kemal olabilir miydi? Kısaca söylemek gerekirse, Aristoteles haklı: “Açıkça görülüyor ki,” diyordu Aristoteles, ‘kent ve insan, kent yaşamında özünü bulan doğal varlıklardır.”; yani, insanın özüyle kentin özü ‘bir’dir...

Konstantinos Kavafis’in şiiri şöyle sürüyor: “Dolaşacaksın aynı sokakları. Ve aynı mahallede yaşlanacaksın. Ve burada, bu aynı evde ağaracak saçların. Hep aynı kente varacaksın. Bir başka kent bekleme sakın!” Felsefî derinliği olan, kuşatıcı bir söz bu: Dönüp dolaşıp hep ‘aynı kente varmak’, insanın ne kadar kendinden dışarı çıkmaya çalışırsa çalışsın, yine de kendisine varması, kendisi kalması demek. Kentten ‘dışarı’sını istemeyen Sokrates ne kadar kendisiyse, kentten ‘içeri’sini istemeyen Zerdüşt de (Nietzsche) o kadar yabancıdır kendisine; o kadar kendisi değil!

Son söz: Kendini seven, kentini de sever!”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA