SİYASET
Giriş Tarihi : 17-01-2020 16:28

“Yurtta Sulh Konseyi Sincan’da, Silivri’de; sivil ayağı nerede?”

MHP Genel Başkanı Bahçeli, FETÖ’nün siyasî ayağı konusunda, artık çorbacıyla, tatlıcıyla uğraşmak yerine, siyasî ayağının ortaya çıkarılması çağrısında bulundu. Bahçeli, AK Parti’de Bylock kullanmış yaklaşık 120-180 kişi olduğunu iddia eden Kılıçdaroğlu’nun da bu isimleri açıklamasını istedi. Bahçeli, “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına götür ver. Eğer vermiyorsan, biz sana suç duyurusunda bulunacağız. Gel tıpış tıpış ayaklarınla bunların isimlerini ver diyeceğiz” şeklinde konuştu.

“Yurtta Sulh Konseyi Sincan’da, Silivri’de; sivil ayağı nerede?”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, basın mensuplarıyla bir araya geldiği yemekte, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu ve muhabirlerin sorularını cevapladı.

İran Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'nin ABD tarafından öldürülmesi konusunda uluslararası hukuka dikkati çeken Bahçeli, ABD’nin yaklaşımının doğru olmadığını söyledi.

Bahçeli, “Yani siz kalkar bir ülkenin yetkilisini öldürmeye yeltenirseniz ve bu bir alışkanlık ve uygulama alanı bulan bir anlayış haline dönüşürse o zaman dünya ne olacak? Her terörist faaliyet içerisinde bulunanları ayıklama kabiliyetiniz de yoksa o zaman bir devletin mensuplarının bir başka ülke tarafından öldürülmesi çok farklı bir uluslararası tartışmayı meydana getirir” diye konuştu.

Bahçeli, İran'ın Ukrayna havayollarına ait uçağı “yanlışlıkla” vurduğuna dair açıklaması konusunda da, “Misilleme olsun diye bir füze attılar, bir uçağa rast geldi ve 176 kişi hayatını kaybetti. Böyle bir mücadele olmaz, olmaması lâzım” dedi.

Türkiye'nin Orta Doğu’yu doğru okuyan bir siyaset takip ettiğini belirten Bahçeli, “Emperyal anlayışın Türkiye hududunda bir terör devleti kurma gayesine son veren bir anlayışla hareket edildiğini” ileri sürdü.

Bahçeli, Libya meselesi konusunda da “Şu an için Moskova’dan kaçan ama Berlin'de yakalanan bir Hafter ile Türkiye zannediyorum Libya'daki ateşkesi de başaracaktır. Oranın huzur içerisinde olmasını, Libyalıların birlikte yaşadıkları, ülke bütünlüğünün korunduğu bir Libya'nın oluşmasına katkı sağlayacaktır” dedi.

Irak Meclisinin ABD askerlerinin ülkeden çekilmesi kararını da değerlendiren Bahçeli, ABD'nin bu iradeye saygı göstermesi gerektiğini söyledi. Bahçeli, “Irak Meclisi 'ABD artık sen git' diyor. ABD eğer her ülkedeki iradeye saygı göstermeyi prensip kabul eden bir anlayışla davranıyorsa çekip gitmesi lâzım. Ama 'ben gitmem, çıkmam buradan' diyor. Böyle bir sakat anlayışı hiçbir ülkenin kabul etmemesi gerekir. Bugün Irak’ta bunun sonucunu alırsa her gittiği yerden çıkmama anlayışında olur. O zaman ne yapacağız, dünyayı bir ülke mi yönetecek?” diye konuştu.

Devlet Bahçeli, Irak Anayasasının gözden geçirilerek toprak bütünlüğüne dayanan, siyasî düşünceleri bir araya getiren, demokratik yaklaşımla halka dayalı bir yönetimin teşekkül ettirilmesi gerektiğini dile getirdi.

“Erdoğan’ın Esad canisiyle görüşeceğine ihtimal vermiyorum”

Suriye'de yeni bir Anayasanın yazılması gerektiğini belirten Bahçeli, “O Anayasaya göre de başta Suriye'nin toprak bütünlüğü olmak üzere, orada yaşayan halkın temsil kabiliyetinin olduğu bir demokratik seçimle Esad'ı göndermek, yerine halkı getirmek lâzımdır” dedi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, MİT Başkanı Hakan Fidan'ın Suriye Ulusal Güvenlik Bürosu'nun başındaki Ali Memlük ile görüştüğünün hatırlatılması üzerine şu değerlendirmede bulundu:

“Türkiye büyük bir devlettir. Önemli kurumları vardır. Bu kurumlarda yetişmiş çok güçlü elemanları vardır. Bunların Türkiye’nin geleceği açısından, bekası açısından muhtelif temaslar içerisine girmeleri, bir başka devletle ilişkiye girmek yerine Türkiye'nin çıkarlarını planlayan bir anlayışa sahip olduklarını ifade ederek kabul etmek lâzımdır. Bu konuda hükümet direkt temas kurmasa da birçok yerlerle temasa geçebilecek bir durumda olması lâzımdır. Bu görüşmelerde mahsurlu bir taraf yoktur.

Ama, ‘İlle de siz görüşünüz’ gibi bir inada bindirilerek bir başka siyasî amaç hedefleniyorsa, benim şu an için gördüğüm, tanıdığım Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın bu çağrılara uyarak Esad denilen cani ile oturup görüşeceğine ihtimal vermiyorum. İdlib meselesi çözülmelidir. Rusya, rejimin yanındaki gücünü çekmelidir. Türkiye ile olan diyaloglarını olumlu geliştirmeye gayret göstermelidir. Esad ile bir yere varması mümkün değil.”

“Biz ittifaktayız, koalisyonda değiliz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan'la yakın zamanda bir görüşme yapıp yapmayacaklarına dair soru üzerine Bahçeli, “Her zaman görüşme ihtimalimiz söz konusu olabilir. Çünkü Cumhur İttifakı'nın iki önemli kanadıyız. Yeri gelir görüşürüz, yeri gelir birbirimizi dinleriz, yeri gelir biraz sabırlı hareket ederiz. Siyasî iktidarın takip ettiği politikaları biz de yakından izleriz ve ona göre de Türkiye'nin geleceği hakkında birtakım kanaatlere sahip olabiliriz. Ama her zaman görüşeceğiz diye bir kural yok.” diye konuştu.

Sınırı ve kapsamı planlanarak görüşmenin olamayacağının da altını çizen Bahçeli, “O bakımdan bu başka türlü anlayışlara da sebebiyet verebilir. Biz ittifaktayız, koalisyonda değiliz.” dedi.

“Akşener’in Esad’la görüşmesi vallahi isabet olur”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in “Esad'la görüşürüm” sözlerinin hatırlatılması üzerine Bahçeli, “Vallahi isabet olur. Bu kadar hevesli birisini de görmedim yani. Esad'a da çok yakın yani gidebilirler. Çok uzak değil Reyhanlı’dan sonra Halep, sonra Şam. Esad orada” dedi.

“Çorbacıyla, tatlıcıyla artık uğraşmayın”

Bahçeli, FETÖ'nün siyasî ayağının ortaya çıkarılması gerektiğine dair sözlerine de şöyle açıklık getirdi:

“Araştırma komisyonunda ısrar etmek ve herkesi oraya da davet etmekte eğer çok kuşku verici davranışlarının üzerini örtmek gibi bir çabaları yoksa zaten bir anlamı olmaz. Kalkıp 5 partiyi bir araya getirdik Mecliste, ne yapacağız? Hepimiz savcılık mı yapacağız, hakimlik mi yapacağız, kolluk kuvvetlerinin mensupları mı olacağız? Birtakım olayları yakından izleyecek tarzda geçmişte olduğu gibi dinleme falan bu tür işler mi yapacağız? Böyle şey olmaz. Bir de bunu çok saptırıyorlar. İşte zaten bizi düşündüren, CHP'ye olan güvenimizi sarsan nokta burasıdır.”

15 Temmuz'un arkasındaki “Yurtta Sulh Konseyi”ne işaret eden Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Konsey kavramını ele aldığınızda bu bir tek kişi anlamına gelmez. Konsey kavramının içine neyi dahil etmek istiyorsanız onlar oradadır. Bunların içerisinde darbeyi yapan askerler olduğu gibi darbecilerle hareket eden siviller, bürokratlar olabilir. Darbe başarılı hale gelirse de ülkeyi yönetecek bir yönetim kadrosunun bulunması lâzım. Şimdi böyle bir durumu biz araştırıyoruz. Birkaç örnek vermek istiyorum: Türkiye'de yapılan ilk ihtilâl, 27 Mayıs darbesidir. Bu darbe emir komuta zinciri içinde oluşmuş bir darbe değildir. Böyle bir darbeden sonra bunlar bir Millî Güvenlik Komitesi oluşturmuşlardır. İşte bu komitenin birçok ismi hemen hemen hepsi asker. Yani diyorlar ki, ‘Darbeyi biz yaptık, ülkeyi biz yöneteceğiz. Biz de bir Millî Birlik Komitesi oluşturduk bu yönetecek’. Peki, bu komite nasıl yönetecek? Bir hükümet oluşturmaları lâzım.”

26 Mart 1971-11 Aralık 1971 tarihleri arasında 33'üncü hükümetin görev yaptığını hatırlatan Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti:

“Bu hükümet, halktan iradeyle mi gelmiş? Bu tarihlerde seçim mi olmuş? Seçimlerde bu kabineyi oluşturan şahıslar aday mı olmuş? Meselâ bakın, Başbakan Nihat Erim. CHP'den istifa ettirilerek başbakan yapılan kişidir. Eğer 12 Mart'ta netice alamamış olsalardı, bunların içinde siyasî uzantı kimlerdir diye sorduğunuzda o zaman Nihat Erim başta gelir. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Atilla Karaosmanoğlu bağımsız, ama bürokrat. Eğer 12 Mart'ta bu beş general başarılı olmasaydı bunların hepsini tutuklayıp, adaletin önüne koyup, o zamanki şartlarda idam falan da geçerliydi, müebbet de vardı, hepsini cezalandırırdınız. Peki, ben o zaman siyasetin içerisinde olsaydım, deseydim ki  bunların içinde siyasî ayak hangisidir? Bir konsey var ama bir siyasî ayak da var. Yani siyasî katılımla ülkeyi yönetmeye talip olmuş, muhtıracılarla uzlaşmış bir siyasî kadro var. Bu siyasî kadro kimdir diye sorduğumuzda eğer bunlar bakan olmasaydı bilemezdik kim olduğunu. Ama şimdi biliyoruz.”

Bahçeli, müebbet cezası almış Silivri ve Sincan cezaevlerinde bulunan askerlerin başarılı olmaları halinde hükümeti kiminle kuracaklarını sorduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:

“Cumhurbaşkanları kim olacaktı, başbakanları kim olacaktı? Yurtta Sulh Konseyi’nin unsurları kimler olacaktı? Bunlar hangi partide varsa ortaya çıkartın diyoruz. FETÖ'nün uzantısı, siyasî ayağı bunlar olsa gerektir diyoruz. Yoksa şunlar şunlar vardı, bunları açıklayınız gibi ifadeler var. Biz nereden açıklayacağız polis miyiz biz? Siyasî ayağı öğrenebilmek için 15 Temmuz'daki darbeyi başarılı kılabilecek bir geri dönüş mü yapalım? Yurtta Sulh Konseyi kimlerden oluşuyor, görmek için Türkiye'deki siyah beyaz filmi geriye çevirip yeniden mi oynatalım? Ama diyoruz ki kim bunlar kardeşim? CHP'nin içinde varsa çıkartın, MHP'nin içinde varsa çıkartın, bürokraside varsa çıkartın, sağdan soldan görevlendirilmişler varsa çıkartın. Bazılarını ABD görevlendirmiş, adı bağımsız… Biz bunu soruyoruz. Yoksa CHP’nin kuracağı komisyonun üç üyesiyle bu iş olmaz. 

15 Temmuz'un ruhuna inmiş, onlarla geçmişte münasebetleri olan insanlar, Yurtta Sulh Konseyi’ni benden çok daha fazla tanıyor olsa gerektir. Biz de diyoruz ki bunu çıkartın; hangi partideyse çıkartın. Ama istismarından artık vazgeçin. Çorbacıyla, tatlıcıyla artık uğraşmayın. Bunlarla uğraşın. Bunların hepsini geçmişteki olaylara bakarak söylüyoruz.”

“Hem 27 Mayıs'ta var, hem 12 Eylül'de var”

CHP Sözcüsü Faik Öztrak'a İlhan Öztrak ile akrabalığını soran Bahçeli, “12 Eylül'de Devlet Bakanı İlhan Öztrak değil miydi? Bir tanesi var, Mehmet Özgüneş, hem 27 Mayıs'ta var, hem 12 Eylül'de var. Adam joker” dedi. 

MHP Genel Başkanı Bahçeli, 12 Eylül başarılı olunca bu isimlerin hükümet olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Başarısız olsalardı askerler gerekli cezaya muhatap olurken bu isimler geldikleri yere saklanmış olsalardı o zaman bunun da siyasî ayağını araştırıp duracaktık. Şimdi siyasî ayağı sorup duruyorsun Faik Öztrak. Yahu şu amcana bir bak bakalım kimdir. Bu siyasî ayak mıdır yoksa başka bir ayak mıdır? Onun için siyasî ayak kavramını saptırarak, efendim bir siyasî iktidarın içinde efendim şu kadar vardı ile uğraşmaya gerek yok.”

Bahçeli, bu sorunun kendilerine değil Sincan'da yatan 40'ın üzerinde orgeneral, tuğgeneral, korgenerale sorulması gerektiğini, bu askerlerin içinde Güneydoğu Anadolu'da sıkıyönetim komutanı olarak görevlendirilme listesinde yer alanlar bulunduğuna dikkati çekerek, “Bu insanlara neden sormuyorsunuz?” dedi.

Devlet Bahçeli, “Siz darbeyi yaptınız ama devleti yönetecek halde misiniz, değil misiniz? Yönetemeyeceğinizi anladığınız an sivil kadrodan yararlanacak mıydınız? Var ise bunlar kimdi? Daha açık bir soru soruyorum: Yurtta Sulh Konseyi’nin asker kesimi bugün Silivri'de, Sincan'da. Burada bir itiraz var mı? Peki, sivil bölümü nerede? Çankaya'da mıdır, Bahçelievler'de midir, İstanbul'da mıdır? Neredeyse bulun diyoruz” diye konuştu.

Yurtta Sulh Konseyi sadece askerlerden oluşmuş olsaydı adına “Yurtta Ssulh Konseyi” mi, yoksa “Milli Birlik Komitesi”, “Silahlı Kuvvetler Gücü” ya da “Silahlı Kuvvetler Konseyi” mi denileceği sorusunu yönelten Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti:

“Yurtta Sulh Konseyi dediğinize göre, bu kavramı ilk kullananın arkasına saklanmayı bana anlatın bakalım. Bu tabir Mustafa Kemal Atatürk'e aittir. Konseyin ismini böyle koyarak, bir vaizin Atatürk'ün arkasına saklanarak orduyu, sekiz ayağı nasıl mahvettiğini niye anlatmıyorsunuz? Söylemek istediğimiz konu budur. Bu konu iyi anlaşılmalı ve araştırılmalı.”

“Hanımları gönderiyorsunuz da sizler niye gitmiyorsunuz”

Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun terör örgütü PKK ve PYD'ye yönelik sözlerine dair bir rapor hazırladıklarını belirterek, bu dosyayı savcılara ileteceklerini söyledi.

Kılıçdaroğlu'nun “Demirtaş’ın hapiste ne işi var?” sözlerine tepki gösteren Bahçeli, şu değerlendirmede bulundu:

“Doğru, hapiste ne işi var? Tiyatro dururken orada ne işi var? Sonra bunun tiyatrosuna hanımları gönderiyorsunuz da sizler niye gitmiyorsunuz? Kemal Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu, Selahattin Demirtaş... Demirtaş cezaevinde. Bari tiyatroya gittiğinizde değerli bir artistle yan yana otursaydınız da hanımlar evde sizi seyretseydi. Güzelce sormuş Kılıçdaroğlu, “Demirtaş'ın ne işi var hapiste? Askerin ne işi var Libya'da, askerin ne işi var Suriye'de, askerin ne işi var Kandil'de, Demirtaş'ın ne işi var hapiste?” Bu nasıl bir üslûptur?”

Bahçeli, Kılıçdaroğlu'nun FETÖ davalarından ceza alan bir grup gazetecinin isimlerini Adana mitinginde “Bir grup gazetecinin ismini okuyacağım, hep beraber burada diyelim tamam mı?” şeklinde telâffuz etmesini eleştirerek, “Burası Harp Okulu'nun birinci sınıfı mı, Harp Okulu'nun açılış töreni midir? Harp Okulu öğrencilerinin hep beraber 'Buradayız' dediği isim Mustafa Kemal Atatürk'tür. Kemal Kılıçdaroğlu bunlar hiç mi aklına gelmiyor, bunları sana kim söyletiyor?” diye konuştu.

“AK Parti'de 120-180 arasında Bylock kullanan” olduğunu iddia eden Kılıçdaroğlu'nu bu isimleri açıklamaya çağıran Bahçeli, “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına götür ver. Eğer vermiyorsan biz sana suç duyurusunda bulunacağız, gel tıpış tıpış ayaklarınla bunların isimlerini ver diyeceğiz” dedi.

Bahçeli, Kılıçdaroğlu'nun “Piknik yapan teröristleri niye vuruyorsunuz?” şeklinde sözler sarf ettiğini de belirterek, şöyle konuştu:

“Bunları kalk savcıya anlat”

“Bunların sofralarında kalaşnikof mu var, mermi mi var?. Yoksa bizim talebelik dönemimizde öğretmenlerimiz mayıs ayı başında bizi pikniğe götürürdü. Giderken yanımıza bir haşlanmış yumurta, peynir alırdık, üç zeytin, çökelek peynir alırdık. Ama gidip “Piknik yapan teröristi niye vuruyorsunuz?” dediğinizde, bunların oturduğu sofraya baktığınızda 40 bine yakın insanımıza çoluk çocuk demeden canilerin kullandığı mermileri bulursunuz. Bunları kalk savcıya anlat.”

Kılıçdaroğlu'nun “YPG, vatanını kurtarmak isteyen oluşum” dediğini ifade eden Bahçeli, “Bu laf Demirtaş'ın kullandığından çok mu hafif? Şu da en son verdikleri FETÖ için önerge. Atatürk ile HDP'yi birbirine karıştırmış bir metin. Buna MHP destek vermez, böyle bir metni kabul etmez” dedi.

Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti:

“CHP Yurtta Sulh Konseyi için önerge verse daha anlamlı olur”

“İlle de ‘Adil Öksüz bulunsun’ demeye gerek yok. Savcılar gidecek cezaevindeki komutanlara, 'Biz sizleri biliyoruz. TSK'de FETÖ'nün esiri olmuş komutanlarsınız. Yurtta Sulh Konseyi’ni kurarak bir darbe teşebbüsünde bulundunuz. Askerî kanat burada, sizlersiniz. Bize sivilleri anlatın; kimler bunlar?' denilmelidir. Bunu niye sormuyorsunuz? TRT spikerine o metni okutanın kim olduğunu niye sormuyorsunuz? İşte bizim bu gibi konularda siyasî ayağı sormamızın maksadı bu. Yoksa Mecliste bulunan herkes iki ayaklı. Ama 15 Temmuz'un siyasî ayağı her halde iki ayaktan fazladır. CHP aklını başına alıp, Yurtta Sulh Konseyi’nin araştırılması için önerge verse daha anlamlı olur.”

“Sizin benim arkamdan gelme şansınız yok”

Bahçeli, “Siyasî ayağı kimdir? Bunu Sayın Bahçeli imzalasın, biz de arkasından gidelim” diyen CHP'lilere de şu cevabı verdi:

“Yetki versinler biz buluruz”

“Sizin benim arkamdan gelme şansınız yok. Sizin arkamda dolaşmanıza ben zaten müsaade etmem. Böyle bir önerge ile kalkıp işin üstünü örtüyorlar. Önergeyi araştırdığınız zaman sende şu var, danışmanın şu, gazeteci bu diye diye işi sulandıracaklar. Ama ben bir basit soru soruyorum. Yurtta Sulh Konseyi’nin askerî kanadı Sincan'da, Silivri'de; bazıları da kaçak. Şimdi bu konseyin sivil kadrosu var mı yok mu, var ise kimlerdir?”

Bahçeli, Yurtta Sulh Konseyi’nin sivil ayağının bulunmaması halinde kendilerine yetki verilmesini istedi ve “Yetki versinler biz buluruz” diye konuştu.

“Yurtta sulh” ifadesinin Mustafa Kemal Atatürk'e ait olduğunu hatırlatan Devlet Bahçeli, “Üstünü örtüyorlar. Yağmurluk gibi onu geçirmişler. 12 Mart'a, 27 Mayıs'a 12 Eylül'e bakıyorsun öyle bir slogan yok. Bizim anlatmak istediğimiz konular anlaşılabilir ve araştırılması gereken konulardır” dedi.

Bahçeli, FETÖ’nün darbe girişimi ile ilgili olarak yargılanan ve istinaf aşamasında beraatine ve tahliyesine karar verildikten sonra yeniden tutuklanan eski Kara Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim ve Doktrin Komutanlığı Muhabere ve Muharebe Eğitim Destek Komutanı Metin İyidil’e dair soruyu da cevapladı..

Tahliye kararı veren hakimlerin görev yerinin değiştirildiğini hatırlatan Bahçeli, “HSK, bunların hepsini ihraç etmiş olsa, muhalefet, ‘hukuka muhalefet ettiniz. Bu hakimleri görevden aldınız’ der. HSK diyor ki şimdi, ‘Ben ihraç etmedim, görev yerlerini değiştirdim.’ Bunun anlamı, ‘Bunlar artık benim göz hapsimde’ demektir.” ifadelerini kullandı.

“Seni başbakan yapacak unsurları bir say bakalım”

Bir gazetecinin, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in 15 Temmuz’dan önce sık sık “Yurtta sulh, cihanda sulh” ifadesini kullandığını hatırlatması üzerine Bahçeli, “Bunu söyleyip sonra ‘Ben başbakan olacağım’ diyeceksiniz. Nasıl olacaksın? 15 Temmuz günü darbe yapılmış, seni kim başbakan yapacak? Bu suali savcının sorması lâzım. Bu kavramın arkasında ne var, bunu soracak. Neden sormuyor? O da kalkıyor ‘Bunlarla ilgili olarak siyasî ayağı bulsunlar çıkarsınlar...’ Kim bulacak? Seni başbakan yapacak unsurları bir say bakalım” diye konuştu.

Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın kitabından sahneye uyarlanan ve eşi Başak Demirtaş’ın, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun eşi Selvi Kılıçdaroğlu ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu ile izlediği tiyatro oyununun terör propagandası olup olmadığına dair soruya Bahçeli, “Çok net bunlar. Kimi eş, kimisi ittifak eşi. Bu hanımefendiler evde otururken siz zaten bu tiyatroyu oynuyorsunuz, bu defa Kadir İnanır ile beraber sahnede oynasanız ne olur? O üç masum hanımın ne günahı var?” cevabını verdi.

“Kanal İstanbul tartışmalarıyla tezgâh kuruluyor”

Bahçeli, “CHP’lilerin Kanal İstanbul güzergâhından arazi aldığı” iddiasını da “Kendileri söylüyorsa o ideallerinden sıyrılmışlar, alayı rantçı olmuş. Bizi böyle bir tartışmanın içine sokmaya gerek yok” sözleriyle değerlendirdi.

Kanal İstanbul tartışmalarıyla “bir tezgâh kurulduğunu” ileri süren Bahçeli, şunları dile getirdi:

“Sen muhtemelen cumhurbaşkanı adayımız olacaksın”

“Mevcut İstanbul Belediye Başkanını birileri cumhurbaşkanlığı makamı ile özdeşleştirerek belli bir dönem için yarışa hazırlıyorlar. Onun adını koymaya çalışıyorlar. Ona artık kimse sen ‘İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanısın.’ demeyecek. ‘Sen muhtemelen cumhurbaşkanı adayımız olacaksın’ diyecek.”

Bahçeli, CHP milletvekili İbrahim Kaboğlu’nun Kanal İstanbul’un anayasaya aykırı olduğu yönündeki ifadelerini de “Bir profesöre yakışmayacak üslûplar. Peki, Fırat, Dicle, Kızılırmak, Sakarya… Bunların hepsine bakarsanız, her nehrin, derenin aktığı yerde Türkiye’yi böleceksek bize bir evlik yer kalmaz” şeklinde değerlendirdi.

“Biz kaya gibi Cumhur ittifakı olarak yolumuza devam ediyoruz”

A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın Tokyo’da olimpiyatlara katılma hakkı kazanması sonrasındaki paylaşımları sebebiyle Düzce’nin Kaynaşlı ilçesinin MHP’li belediye başkanının listeden düşürüldüğünü hatırlatan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Demek ki MHP, ‘İlle de filan belediye başkanını yanımıza alacağız’ diye bir çabanın içinde veya bir başka gayretin içinde olmamak durumunda. Bazıları gelir, bazıları gider; ama MHP’ye, HDP’den, CHP’den belediye başkanı her gün ‘geleyim’ dese dahi kabul etmem mümkün değil. AKP’den de gelecek olan içinse, Cumhur İttifakı var, ayıp olur. Aklın gereği o. Cumhur İttifakı olacaksın, belediyeyi de çalacaksın. Böyle şey mi olur?”

Kaynaşlı Belediye Başkanı ihracı sonrasında CHP’li Özgür Özel’in “Biz Sayın Bahçeli’den disipline tedbirli olarak sevk etmesini beklerdik” ifadesini de değerlendiren Bahçeli, “O arkadaşımız kendi partisine biraz akıl versin. Çok hareketli bir arkadaşımız; bazen ne söylediğini kendisi de şaşırıyor” dedi.

Bahçeli, belediye başkanlarının parti değiştirmesinin erken seçim işareti olarak değerlendirildiğinin hatırlatılması üzerine, “Erken seçime bizim dışımızda, AK Parti’nin dışında çok ciddi hazırlık yapanlar var. ‘Haziran ayından sonraki her pazar günü erken seçim yapılır’ diyerek birbirlerine destek verenler var. Yeni kurulacak partileri aralarına alanlar var. Biz kaya gibi Cumhur İttifakı olarak yolumuza devam ediyoruz” diye konuştu.

“Alta düşenleri tanumazuk...”

Bahçeli, “İlkeli, seviyeli, inançlı, adam gibi yürüyecek her arkadaşıma gönlüm de kapım da her zaman ardına kadar açıktır” sözlerini, “Söyleyecek başka söz yok!” ifadesiyle sosyal medya hesabından paylaşan eski MHP milletvekillerinden Engin Alan ile ilgili soruya da şu cevabı verdi:

“Değerli bir komutandır. Herkesi çağırıyoruz. İP’i davet ederken İP’le alâkası olmayan bir şahsın gelmesi. Arzularsa partimiz açık. Biz herkesi kucaklamak istiyoruz; ama artık eskisi gibi gel git, gel git olmayacak. Yani bizim Samanpazarı’nda elekler var. En büyük eleği aldık, MHP olarak. O elek, sosyal eleğimiz oldu. Üstüne atıyoruz, sallıyoruz. Alta düşenle alâkamız yok. Üste düşenlerle her şeyi yapabiliriz. Hayat bizi o en büyük eleği aldırmaya mecbur bıraktı. Tecrübeler bizi öyle düşünmeye mecbur bıraktı. Bundan sonra sosyal elek çalışacak. Üstünde kalanların başımızın üstünde yeri var. Alta düşenleri ise Karadeniz tabiri ile tanumazuk.”

Bahçeli, muhabirlerin BJK plakalı bir aracını İstanbul milletvekili Mehmet Bülent Karataş’a hediye ettiğini hatırlatması üzerine “Koleksiyon yenileniyor. Yeni bir jip var. Bizimki eski model. BJK plakaları yayıyorum her tarafa” dedi.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Trabzonspor2653
  • 2Başakşehir FK2653
  • 3Galatasaray2650
  • 4Sivasspor2649
  • 5Beşiktaş2644
  • 6Alanyaspor2643
  • 7Fenerbahçe2640
  • 8Göztepe2637
  • 9Gaziantep FK2632
  • 10Denizlispor2631
  • 11Antalyaspor2630
  • 12Gençlerbirliği2628
  • 13Kasımpaşa2626
  • 14Konyaspor2626
  • 15Yeni Malatyaspor2625
  • 16Çaykur Rizespor2625
  • 17MKE Ankaragücü2623
  • 18Kayserispor2622
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA