SİYASET
Giriş Tarihi : 17-01-2020 19:22

“Düyûn-ı Umûmiye benzeri Borçlar Genel Müdürlüğünü kurdular”

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, dış borçların faiz ödemeleri sebebiyle 17 yılda yurt dışındaki tefecilere vatandaşların cebinden 174 milyar 313 milyon dolar ödendiğini belirterek, hükümetin Düyûn-ı Umûmiye benzeri Borçlar Genel Müdürlüğünü kurmak zorunda kaldığını söyledi.

“Düyûn-ı Umûmiye benzeri Borçlar Genel Müdürlüğünü kurdular”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "17 yılın sonunda geldiğimiz nokta şudur: Yeni bir Düyûn-ı Umûmiye İdaresi ile karşı karşıyayız. Düyûn-ı Umûmiye, umumi borçlar idaresi demek zaten. 17 yılın sonunda Borçlar Genel Müdürlüğünü kurmak zorunda kaldılar." dedi. 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi toplantısının açılışında gündemi değerlendirdi.

Kemal Kılıçdaroğlu, AK Parti'nin 2002’de çok ciddi iddialarla iktidar olduğunu, partinin demokrasiyi genişletme ve derinleştirme, Avrupa Birliği'ne tam üyelik gibi bir sözünün olduğunu ve bunlarla yoluna devam ettiğini anlattı.

Halkın da bu sözler sebebiyle AK Parti'ye destek verdiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "17 yıllık süre içinde arzu ettikleri her kanunu, her kararnameyi çıkardılar. İstedikleri bürokratları istedikleri yere atadılar. Yine bu süre içinde yargıya da bir şekli ile müdahale ettiler ve yargı da bugün hepimiz biraz üzülerek ve acıyarak izliyoruz ki siyasî otoritenin bir anlamda yan unsuru, yan kuruluşu haline dönüştü." diye konuştu.

"Bütün bunları ne için yaptılar?" sorusunu soran Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Başlangıçta 'Demokrasiyi derinleştireceğiz, AB'ye tam üye olacağız, ekonomiyi geliştireceğiz, büyüteceğiz, kişi başına geliri artıracağız' dediler fakat bir süre sonra kendileri şikâyet etmeye başladılar, 'Bu, böyle yürümüyor’ Ne olması lâzım? 'Başbakanlığı kaldırmamız lâzım’ Tek parti, tek kişinin egemenliğine teslim edilen bir Türkiye özlemini dile getirdiler. Ve arkasından da bildiğimiz tek parti devleti gündeme geldi ve tek adam, oturdu bütün kararları alma konusunda kendisini yetkilendirdi. Bu sürece baktığımızda ve oturup sağduyuyla değerlendirdiğimizde 17 yıllık bir iktidar, Türkiye'nin hiçbir temel sorununa çözüm üretememiştir. Biz hep dillendiririz, Türkiye'nin 5 temel sorunu var diye. Demokrasi sorunu var, tam tersine demokraside geriye gidişimiz var. Toplumsal barış sorunumuz var. Tam tersine toplumsal barışımız büyük ölçüde dinamitlendi. Ekonomide sorunumuz var, işsizlik aldı başını gidiyor. Aynı şekilde dış politikada sorunumuz var. Felâket bir dış politika manzarasıyla karşı karşıyayız.Eğitimde sorunumuz var, hiçbir anne ve baba eğitimden memnun değil. Bu 5 temel soruna 17 yılda çözüm üretmeyen ve tam tersine bu 5 temel sorunu, 17 yıllık bir süreç içinde derinleştiren bir siyasal yapı ve bir siyasal anlayışla karşı karşıyayız."

"Sorunun nasıl çözüleceğini anlatmamız lâzım”

CHP olarak sorunları nasıl çözeceklerini vatandaşlara iyi anlatmaları gerektiğinin altını çizen Kılıçdaroğlu, vatandaşların yüzünün şu anda CHP'ye döndüğünü söyledi.

Sık sık "Türkiye'de hiç kimsenin can ve mal güvenliği yoktur" dediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Devleti yönetenler kızarlar, 'Neden siz bunu söylüyorsunuz?' diye. Bir kişinin can ve mal güvenliğinin olması için yargının bağımsız olması lâzım. Yargı, siyasî otoritenin emrine girmişse ve kişiler haklarını aramak için yargıya başvurduklarında, yargı kararı verirken saraya bakıyorsa bu ülkede hiç kimsenin can ve mal güvenliği yoktur" diye konuştu.

Ekonomide tam bir felâket yaşandığını ve sarayın mutfağı hariç mutfakta yangın olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, iktidardakilerinse bir elinin yağda, bir elinin balda bulunduğunu öne sürdü.  

Kemal Kılıçdaroğlu, "Milyonlarca işsiz yaratıldı. 17 yılda tek başına yöneteceksiniz, 'Ekonomiyi büyüteceğim’ diyeceksiniz 'Türkiye üretecek’ diyeceksiniz ve 17 yıl sonunda milyonlarca işsiz yaratacaksınız ve siz kalkacaksınız milletin önüne diyeceksiniz ki 'Biz çok başarılıyız.’ Peki bu işsizlikle ne? Peki, bu mutfaklardaki yangın ne?" dedi.

İşsizlik travmasının giderek büyüdüğünü ve derinleştiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez işsiz birisinin TBMM'nin duvarının dibinde kendisini yaktığını hatırlattı.

Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

“17 yılda 174 milyar 313 milyon dolar borç faizi ödendi”

"Ama biz bunu gördük. TBMM'nin çatısına çıkıp 'İş verin yoksa intihar edeceğim’ diyecek insanları gördük. Bütün bunlara baktığınızda ekonomide büyük sıkıntılar yaşanıyor. Bunlar kendi içimizde yaşadıklarımız. Daha acı olanı ise Türkiye'nin ekonomisinin Londra'daki bir avuç tefeciye teslim edilmesidir. İçerideki her şeyi sattılar 17 yılda. Bunu özellikle AK Parti'li kardeşlerime ifade etmek için söylüyorum, 17 yılda vergi istediler. Vatandaş vergisini verdi, 17 yılda Cumhuriyet'in bütün kazanımlarını sattılar, fabrikalarının sattılar, oradan da para aldılar ve 17 yılda Cumhuriyet tarihinin en büyük borçlanmalarını yaptılar. İç borçlanmadan söz etmiyorum, dış borçlanmadan söz ediyorum. 17 yılda dışarıya, dışarıdaki tefecilere Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının devlet aracılığıyla ödediği faiz 174 milyar 313 milyon dolar.

“Düyûn-ı Umûmiye gibi Borçlar Genel Müdürlüğü kurdular”

174 milyar doların Türkiye'de üretime dönük harcandığını düşünün. Doğu, Güneydoğu'nun kalkınmasına harcandığını düşünün. GAP'ın bitirildiğini, yeni barajları düşünün, yeni fabrikaları düşünün. 17 yılın sonunda geldiğimiz nokta şudur, yeni bir Düyûn-ı Umûmiye İdaresi ile karşı karşıyayız. Düyûn-ı Umûmiye, umumî borçlar idaresi demek zaten. 17 yılın sonunda Borçlar Genel Müdürlüğünü kurmak zorunda kaldılar. 174 milyar dolarlık dışarıdaki bir avuç tefeciye faiz ediyorsanız ve bu faizi, bu fakir fukaranın sırtından elde edip oraya aktarıyorsanız, 17 yılın sonunda bu siyasal iktidarın dönüp millete bir hesap vermesi lâzım."

Eğitim konusunun da tam bir felâket olduğunu, Türkiye'nin eğitimde bilimi unutan bir ülke konumuna geldiğini öne süren Kılıçdaroğlu, "Nasıl oldu da 17 yılın sonunda başta AK Parti'li aileler olmak üzere tüm aileler, çocuklarının eğitiminden şikâyet eder noktaya geldiler? Özel okullarda patlama var; çünkü devlet okullarına güvenmiyorlar." diye konuştu.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA