SİYASET
Giriş Tarihi : 29-01-2020 22:42

Çelik: Bu plan bir barış planı değil bir işgal planıdır

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, ABD ve İsrail’in açıkladığı planın bir barış planı değil, çok açık ve net şekilde bir işgal planı olduğunu söyledi.

Çelik: Bu plan bir barış planı değil bir işgal planıdır

ABD Başkanı Donald Trump’ın, uzun zamandan beri taslak olarak ortalıkta dolaşan, adına “Barış Planı” denilen ama barışla hiçbir ilgisi olmayan bir planı, İsrail’in geçici başbakanı Benyamin Netanyahu ile birlikte açıkladığını ifade eden Çelik, yapılan açıklamadaki Filistin halkına yönelik buyurgan üslûbun herkesin dikkatini çektiğini söyledi.

Planı, Filistin halkının meşru taleplerinin tamamen hiçe sayıldığı bir işgal planı olarak nitelendiren Çelik, şunları söyledi:

“Bu, ABD açısından da bir dönüm noktasıdır”

“Tabii bu, ABD açısından da bir dönüm noktasıdır. ABD Başkanları, şimdiye kadar her zaman iki tarafı da yanlarına almaya özen göstererek müzakere yürütürlerdi. Yani İsrail tarafını ve Filistin tarafını alarak, onları bir araya getirmeye çalışarak, bir arabulucu rolü üstlenirlerdi. İlk defa bir Amerikan başkanı, Filistin tarafına hiç sormadan, Filistin tarafını hiç işin içine katmadan, Filistin davasını destekleyen Türkiye gibi güçlü bir ülkenin fikrini almadan böyle bir plan açıklıyor. Yanında sadece İsrail başbakanı var.”

El sıkışmalar ve alkışlar eşliğinde bir işgal planının kutlandığını ifade eden Çelik, plan diye dayatılanın, İsrail tarafının saldırgan tutumunu meşrulaştırmaya çalışan maddeler olduğunu söyledi.

Çelik, “Bu işgal planı karşısında Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın tavrı açıktır. “Kudüs satılık değildir” diye net bir tavır koymuştur” dedi.

 Çelik, planın, gayrimeşru bir işgali meşrulaştırmaya çalışan bir plan olduğunu, Filistinlilere soyut bir devlet vaad ettiğini ve tamamen bir köleleştirme planı olarak ortaya çıktığını söyledi.

Planda Kudüs’ün, bir yandan İsrail’in somut ve bölünemez başkenti ilân edildiğini, ardından da başkenti Doğu Kudüs olan soyut bir Filistin devletinden bahsedildiğine işaret eden Çelik, bu yaklaşımın, Filistinlilerin nasıl yok edilmeye çalışıldığını gösterdiğini dile getirdi.

Açıklanan planda, yasa dışı yerleşim yerlerindeki herkesin meşrulaştığını, İsrailli yerleşimcilerin işgalci iken birden bire yerleşim sakinlerine dönüştüklerini belirten Çelik, “Ama Filistinli mültecilerin asla kendi ülkelerine dönemeyecekleri maddesi kayda geçiriliyor” dedi.

Çelik, planın açık ve net bir şekilde, bir barış planı değil bir işgal planı olduğunu ifade ederek, İsrail’in güvenliği adı altında, İsrail’e yeni bir saldırganlık zemini oluşturduğunu söyledi.

Çelik, sözlerine şöyle devam etti:

“Yani şu denmektedir İsrail’e: ‘Şimdiye kadarki saldırganlıklarının hepsini mazur görüyoruz. Güvenliğini korumak adına, bundan daha fazlasını yapabilirsin.’ Çünkü dün şöyle bir cümle kullandı orada Başkan Trump, açıklamasını yaparken; dedi ki, “Barış, karşılıklı taviz gerektirir. Bunu söylerken, Filistin tarafının taviz vermesi gerektiğini söylüyor. “Ama İsrail’in güvenliğinden hiçbir şekilde taviz verilmeyecek” dedi. “İsrail’in güvenliği” denilen bu kavramın… Uluslararası hukuk açısından bir ülkenin güvenliği başka şey, ama İsrail hükümetlerinin “İsrail’in güvenliği” dedikleri kavram, İsrail’in saldırgan tavrından başka bir şey değil. Filistinlilerin hakkını gasp etmesinden, yasa dışı yerleşim yerleri oluşturmasından başka bir şey değil. Dolayısıyla işgalciliğe ve saldırganlığa Netenyahu’nun “güvenlik” demesinin hiçbir mânâsı yok. Uluslararası “devlet güvenliği” kavramıyla Başbakan Netenyahu’nun bahsettiği güvenlik kavramı, tamamen birbirine zıt bir şekilde gerçekleşiyor. Dolayısıyla burada Filistinlilere bir devlet vaad edilmesi diye bir şey söz konusu değil. Açık ve net bir şekilde şunu söyleyelim: Burada İsrail’in güdümü altında, Filistinliler için sadece bir işgal yönetimi mekanizması vaad edilmektedir.”

İsrail’in, bütün dünyanın gözü önünde bir ırkçı devlet haline getirildiğine işaret eden Çelik, “Demokrasiden bahsedenler, hukuk devletinden bahsedenler, çoğulculuktan bahsedenler, İsrail’in kendisini ırkçı bir Yahudi devleti olarak tanımlaması karşısında sessiz kalıyorlar; bunun adına da demokrasi diyorlar” dedi.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA