GÜNDEM
Giriş Tarihi : 31-01-2020 06:32   Güncelleme : 31-01-2020 06:38

“Bu ne meşrudur, ne ahlâken izah edilebilir; ayıptır!”

2017 yılında Başkent Gaz tarafından Kızılay’a bağışlanan 8 milyon doların 7.9 milyon dolarının Ensar Vakfı’nın hesabına aktarılmış olması, kamuoyunda tartışılmaya devam ediliyor.

“Bu ne meşrudur, ne ahlâken izah edilebilir; ayıptır!”

Altınbaş Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Kasım Han, bu konudaki tepkisini, twitter sayfasında şöyle dile getirdi:

“Hâlâ bu yasaldır demek işi çözmüyor. Yasa sana bunu yasaklamamış olsa da bu ne meşrudur, ne ahlâken izah edilebilirdir, ne de Kızılay’ın statüsünde bir kurumun “aracılaştırılması” vicdana sığar... Bu ayıptır ve kamu görevinde ayıp işleyen dokunulmaz değildir!”

Kınık: ‘Şartlı bağış’ yasaldır ve rutindir

Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık, Habertürk televizyonunda “Başkent Gaz, neden kendisi Ensar Vakfı’na yurt yapmıyor da sizin üzerinizden yapıyor?” sorusuna şöyle cevap vermişti:

“Çünkü Başkent Gaz ve sahipleri, Kızılay’ın daimî ve düzenli bağışçısı. Bize sürekli bağış yapan bir kurum. Çok farklı bağışları var; Kızılay’a çok farklı destekleri var. Hem kurumsal destekleri var, hem afet ve insanî yardım noktasında destekleri var. Düzenli bağışçımız. Bazı kurumlar, böyle bizim gibi hesap verebilirliği, şeffaflığı yüksek olan ve kamu denetiminin yüksek seviyede yapıldığı -özellikle kamu yararına vakıflar ve derneklerde kamu denetimi daha yüksektir; rutindir ve yüksektir- bu kurumları tercih edebilirler. Yani diyebilirler ki, ‘Ben bu yardımı sana yapmak istiyorum. Bu yardımla bir eğitim kurumu yapılacak. Lütfen buradaki süreci bana raporla.’ Dünyada rutindir bu. İnsanî yardım sektöründe, örneğin Türkiye’nin dışındaki bir kurum, bize gelip şöyle bir teklifte bulunabilir: ‘Bana sayısız talepler var. ‘Şu projeme destek ver, bu projeme destek ver.’ Ben, Türkiye’de değilim. Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarını ben izleyemiyorum. Sizin izleme kapasiteniz var. Ben bu yardımı size aktarsam, siz bu projelerin değerlendirilmesini, size de katkı yapmak kaydıyla, yani bu kapasitemizdeki harcadığımız enerjinin bedelini size vermemiz kaydıyla yapar mısınız?’ Eğer bu, Türkiye’deki acıyı dindirecekse, yoksulu güldürecekse, insanî destek noktasında, eğitim gibi, sağlık gibi alanlara yapılacaksa, biz bunları, alan-veren kurumlara ve projeye bakarak okey diyoruz. Bu bizim rutinimiz.”

“Vergiden muaf tutulması kanunî bir hak”

Kerem Kınık, Başkent Gaz’ın bu yolla vergi kaçırıp kaçırmadığına dair soruyu da cevapladı. Kınık, şunları söyledi:

“Vergi kaçırmak başkadır, vergiden kaçınmak başkadır. Farkı şu: Devlet size yasal olarak bir imtiyaz vermiş. Diyor ki, ‘Türkiye Cumhuriyetinde kamunun yapması gereken hizmetlerden bir tanesine destek olacak bir yatırım yapıyorsanız, meselâ bir eğitim kurumu yapıyorsanız veya bir sağlık kurumu yapıyorsanız ve bunu benim şartlarımda yapıyorsanız, ona vergi vermek yerine bu yardımı yapan kuruluşlar üzerinden veya doğrudan siz, bu yatırımı yapabilirsiniz ve vergi matrahından bunu tamamen düşme hakkınız vardır.’ (…) Bu, kanunî bir hak. Bu kanunî hakkı kullanabilir. Bu konuyla ilgili biz de Maliye Bakanlığımıza, İçişleri Bakanlığımıza bütün bu süreçleri raporladığımız için, orada malî denetime de açık.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA