SİYASET
Giriş Tarihi : 21-02-2020 15:00

“Trump’ın siyasal Hristiyancılığı, siyasal İslamcılıktan daha fazla”

Gelecek Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “Siyasal İslam, bütün dünyada çöktü” sözünü değerlendirirken, dinin siyasî amaçla kullanılması bakımından Trump’ın, Netenyahu’nun, Liberman’ın, dini daha fazla siyasete alet ettiğini ifade etti.

“Trump’ın siyasal Hristiyancılığı, siyasal İslamcılıktan daha fazla”

Bilkent Üniversitesi’nde öğrencilerin sorularını cevaplayan Ahmet Davutoğlu, bir öğrencinin, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Karar gazetesine verdiği röportajda dile getirdiği “Siyasal İslam, bütün dünyada çöktü” sözünü nasıl değerlendirdiğine dair sorusunu da cevapladı.

Ahmet Davutoğlu, şu değerlendirmede bulundu:

“Siyasal İslam’a bir kere terminolojik olarak bakalım. Akademisyen (kimliğimle söylüyorum), siyasî kimliğimle söylemiyorum. Ben, İslam ve Batı siyasî düşüncelerinin mukayesesi tezini yaptım. İşte Alternatif Paradigmalar, temelde budur. Yani İslam tarihinde, düşüncesinde ne bileyim, İbn-i Haldun’la Hegel’i, Gazali ile Kant’ı karşılaştıran bir tezdir o. Din-siyaset ilişkisi diye bakarım önce, İslam-siyaset ilişkisi diye değil. Şunu çok net söylerim: Trump’ın zihni, siyasallık bakımından, Hristiyanlığın siyasal kullanımı bakımından, İslam dünyasında şu anki liderlerin çok daha ötesindedir. Netenyahu’nun zihni, Yahudiliğin siyasetle ilişkisi bağlamında, siyasette kullanımı bağlamında, hele hele Netenyahu’nun daha sağ kanadında kalanların, Liberman’ın mesela, İslam dünyasında onun karşılığı bir İslam-siyaset ilişkisi kuran neredeyse yoktur. İran da dahil, neredeyse, söyleyebilirim.

Niye biz, Trump’a ‘siyasal Hristiyan’ demiyoruz? Netenyahu’ya ya da Liberman’a ‘siyasal Yahudi’ demiyoruz da Müslüman dünyasında din-siyaset ilişkisini tanımlamak gerektiğinde ‘siyasal İslam’ diyoruz? Bir kere bunu bir sorgulamak gerekir, entelektüel olarak.

Beni birçok yerde, akademik hayatta, yeni değil yani, ‘İslamcı’ diye tanıttıklarında, -cı ifadesini, ‘İslamist’ ifadesini doğru bulmadım; ama ben, Müslüman’ım ve bu kimliğimle üzerime öyle bir şey, yani genel bir oryantalist bir tavır var ki, İslam dünyasında bir olgu görüldüğünde en sert hükümlerle ve terminolojiyle bir yere oturtuluyor. Diğer tarafta ise normal bir süreç gibi algılanıyor. O anlamda çok ezberci bir tutum olarak görürüm, bunu söylemeyi. Olivier Roy siyasal İslam’la ilgili ilk terminolojiyi geliştiren şeylerle de bu konuları hep tartışmışımdır. Bir keresinde şöyle bir soru… 1993-94 yılıydı. Yurt dışında ‘aşırı İslamcı ülkelerle ilgili kanaatiniz nedir?’ gibi bir soru geldiğinde, daha sonra Economist dergisi yayınlamıştı o mülâkatı, birçok Müslüman, Hristiyan aydınla. Hangi ülkeler sizce aşırı, hangileri ılımlı?’ dedim. Ve bir de kategorisini koyun, nedir aşırı olmanın (ölçüsü)? Aşırı olmak, şeriat kurallarının uygulanması diyor, kriterleri koyuyor; kadın hakları, kadın temsilinin olmaması, düşünce özgürlüğünün olmaması vesaire gibi… ‘Peki, hangi ülkeler aşırı ve ılımlı kategorisine giriyor? Ülkeleri tutmaksızın söylüyorum; şu ülke iyidir, kötüdür diye; İran aşırı, o zaman Sudan aşırı, Suudî Arabistan, Ürdün ılımlı gibi bir kategori… Dedim ki, bu kategorileri buna uyarladığınızda, aşırı ve ılımlı şeyleri (tanımları) değişir. İslam hukukunun uygulanması konusunda bu ülkeler farklıdır. Hatta kadın temsili konusunda İran’ın tutumu daha da iyi olabilir. Bir kategori ben size koyarsam, bak hepsi yerli yerine oturuyor. Gelen Amerikalı akademisyen olduğu için söyledim; ‘Amerikan çıkarlarına uyumlu davrananlar ılımlı, Amerikan çıkarlarına karşı olanlar aşırı’ dediğinizde, herkes doğru yere oturuyor.

Şimdi bu terminolojilerin çoğu, aynen Huntington’un medeniyet kavramını yozlaştırması gibi, dini, “din” adını, İslam’ı yozlaştırmak üzere üretilmiş şeyler. İslam dünyasını bir gizli suçluluk duygusuna sokma teşebbüsü görüyorum burada. Evet, bizden de kötü insanlar çıkar; bizden de diktatör çıkıyor; ama Batı’dan da çıkıyor, Çin’den de çıkıyor, Afrika’dan da çıkıyor. Demokrat ve diktatör olma özellikleri, inasanî vasıflardan kaynaklanır, dinî vasıflardan değil. Benim özgürlükçü düşüncemin temelinde inancım var; ben öyle yorumluyorum. İnsana saygıyı ben, İslamî şey içinde bunu benimsiyorum. İnsana saygı, insan özgürlüğü…

Şimdi buradan şunu demeye çalışıyorum: Sakın ola ki, terminolojisi oturmamış kavramları kullanırken, siyasallaşmamasına özen göstermek lâzım; konjonktürel olmamasına… Eğer ‘siyasal Hristiyan’ olarak Trump tanımlanır ve sorgulanırsa, bu tarafta da aynısını yapabiliriz.  Burada ben… Başarısız olan şey şudur: Maalesef, İslamcısıyla, milliyetçisiyle, seküleriyle, ateistiyle bütün bir Orta Doğu coğrafyası, İslam dünyasında bir sıkıntı var. Yani ‘siyasal İslam başarısız oldu’ demek, Sisi gibi bir diktatör ‘siyasal İslamcı’ olmadığına göre onun başarısını mı gösterir? Darbeci anlamında söylüyorum. Veya Esad gibi kendi halkını katleden birinin başarısı anlamında mı söylenir? Bütünüyle bir problem var. Bu, hepimizin problemi. İslam’ın, sekülerizmin, milliyetçiliğin, hepsinin içinde olduğu bir problem. Hepimizin problemi olarak görürsek çözeriz. Ama ‘Bu bizim problemimiz değil, şunların problemi’ dersek, çözmekte zorlanırız.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Trabzonspor2653
  • 2Başakşehir FK2653
  • 3Galatasaray2650
  • 4Sivasspor2649
  • 5Beşiktaş2644
  • 6Alanyaspor2643
  • 7Fenerbahçe2640
  • 8Göztepe2637
  • 9Gaziantep FK2632
  • 10Denizlispor2631
  • 11Antalyaspor2630
  • 12Gençlerbirliği2628
  • 13Kasımpaşa2626
  • 14Konyaspor2626
  • 15Yeni Malatyaspor2625
  • 16Çaykur Rizespor2625
  • 17MKE Ankaragücü2623
  • 18Kayserispor2622
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA