SİYASET
Giriş Tarihi : 04-03-2020 16:38   Güncelleme : 04-03-2020 17:22

Siyasette Bahçeli ile Türkeş’in nezaket farkı

Gazeteci Necdet Pekmezci, bir şehit cenazesinde Kılıçdaroğlu ile tokalaşmayan ve ellerini cebinden çıkarmayan Bahçeli’nin tavrı ile, PKK terörünün tırmandığı 1990’lı yıllarda bile aralarında Leyla Zana’nın da bulunduğu HEP milletvekillerini makamında ağırlayan Türkeş’in tavrını kıyasladı. Pekmezci, “Yani bunu, bizi izleyenler değerlendirsin. Bunun sağı yok, solu yok” dedi.

Siyasette Bahçeli ile Türkeş’in nezaket farkı

TV5’de yayınlanan ve Gazeteci Mustafa Yılmaz’ın sunduğu “Kulis Ankara” programında, gündemdeki dış ve iç politika konuları masaya yatırıldı.

Programda iç politika konuları ele alınırken, İdlib’de şehit olan Piyade Onbaşı Halil Çankaya’nın cenaze töreninde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile tokalaşmaması da değerlendirildi.

“Hulusi Akar, Kılıçdaroğlu’nun telefonuna çıkmadı”

Gazeteci Necdet Pekmezci, İdlib’de 33 şehit verildiği gece İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ise Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar’ı telefonla aradığını söyledi. Pekmezci, “Sayın Akar, lütfedip (Kılıçdaroğlu’nun) telefonuna çıkmıyor” dedi.

Pekmezci, sözlerine şöyle devam etti:

“Erdoğan, liderleri Çankaya Köşkü’ne davet edebilirdi”

“Peki, Kemal Bey’e düşen görev, her ne olursa olsun, böyle bir durumda Sayın Erdoğan’ı araması gerekmiyor muydu? Oradan eleştireyim. Arkasından, diyelim ki Kemal Bey aramadı; niye Sayın Cumhurbaşkanı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin baş komutanı olarak niye Kemal Bey’i aramıyorsun? Engel var mı? Ve kalkıyor Sayın Cumhurbaşkanı, diyor ki, ‘Beni birçok lider aradı, yerli-yabancı; ama Kemal Bey aramadı.’ Peki, siz niye aramıyorsunuz Sayın Erdoğan? Kemal Bey aramadı, eleştiriyoruz; tamam. Yani bunu şikâyet olarak söyleyebiliyorsun ama aramıyorsun.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın o gece mecliste grubu bulunan siyasî partilerin genel başkanlarını Çankaya Köşkü’ne davet edip bilgilendirebileceğini ve hep birlikte birlik beraberlik mesajı verilebileceğini ifade eden Pekmezci, “Bunların hiçbiri yapılmadı. (…) Herkes kürsüye çıktığında ‘birlik-beraberlik’ diyor ama hiç kimse gereğini yapmıyor, başta Sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere” dedi. Pekmezci, birlik-beraberlik fotoğrafının verilmesi için hâlâ geç olmadığını söyledi.

Siyasette Bahçeli ile Türkeş’in nezaket farkı

Necdet Pekmezci, cenaze töreninde Kılıçdaroğlu ile tokalaşmayan ve elini cebinden çıkarmayan Bahçeli’nin tavrını değerlendirirken, merhum Alparslan Türkeş’in tavrına dair bir anekdot anlattı.

Pekmezci, şunları söyledi:

HEP milletvekilleri Türkeş’in makamında…

“1992 yılı… O zamanlar HEP var. Feridun Yazar, HEP’in genel başkanı. Çok kritik bir ortam. Leyla Zana mecliste ve doğu ve güney doğuda PKK her gün koruculara saldırıyor, askerlere saldırıyor. Yani şehit üstüne şehit veriyoruz. Faili meçhul cinayetler, beyaz Toroslar bilmem ne… O ortamda HEP’liler diyorlar ki, ‘Ne yapalım? Yani biz bunu nasıl şey yapabiliriz? (Engelleyebiliriz) Siyasî parti liderlerinden randevu alalım; ama Türkeş’ten randevuyu nasıl alacağız?’ Ki asıl görüşmek istedikleri de merhum Türkeş. Bir müddet sonra Türkeş’in Özel Kalem’ine başvuruluyor ve (Türkeş) ânında diyor ki, ‘Derhal, şu saatte gelin.’ Aynı gün, bildiğim kadarıyla. Randevu veriliyor ve saat 20:00. Strazburg Caddesi’ndeki genel merkezde merhum Türkeş, Leyla Zana, Mahmut Uyanık, Orhan Doğan ve Feridun Yazar, o da merhum oldu, orada onları kabul ediyor.

Türkeş: Beni, gece gündüz 24 saat arayabilirsiniz

Düşünün şimdi, bir Türkeş portremiz var; o kadar… Milliyetçiliğin şeyi… MHP’nin kurucusu. Milliyetçilik hareketinin ideoloğu. Böyle bir tablo var ve orada özellikle Türk-Kürt kardeşliği üzerine uzun uzun nasihatlerde bulunuyor ki Leyla Zana’ya ‘kızım’ diye hitap ediyor sürekli. Düşünün o PKK’nın bilmem neleri, paçavraları tartışmaları falan oldu, meclis gerildi; daha sonra Leyla Zana o yüzden cezaevine girdi. Düşünün, öyle bir kaotik ortam, sert bir ortam ve Türkeş sürekli Leyla Zana’ya ‘kızım’ diye hitap ediyor; diğerlerine Türk-Kürt kardeşliği, Türk’le Kürt’ün ayrılamayacağı nasihatinde bulunuyor ve en son kalkarken diyor ki, hem özel ev telefonunu yazıyor; o zamanlar biliyorsunuz cep telefonları falan yok, meclisin, partideki özel telefonunu yazıyor, diyor ki, ‘Gece gündüz, 24 saat, eğer ki bir provokasyon olursa, beni lütfen arayın.’ Oradan ayrılırken, Feridun Yazar, şunu anılarında anlatıyor: Diyor ki, ‘Biz, kapıdan ürkerek girdik içeri ama çıkarken o ülkücü gençler, hepsi esas duruşa geçmişlerdi ve bizi sanki askerî törenle uğurladılar, disiplin içerisinde uğurladılar ve ben, çok mutlu oldum’ diyor.

Şimdi düşünün; bir Devlet Bahçeli tavrı var, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun elini sıkmıyor ve merhum Alparslan Türkeş var; Leyla Zana gibi Kürtçülüğün bayrağı olmuş, simgesi olmuş isimleri makamında ağırlayan, özellikle iltifat eden ve kendince nasihat eden bir şey (tavır.) Yani bunu, bizi izleyenler değerlendirsin. Bunun sağı yok, solu yok.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Trabzonspor2653
  • 2Başakşehir FK2653
  • 3Galatasaray2650
  • 4Sivasspor2649
  • 5Beşiktaş2644
  • 6Alanyaspor2643
  • 7Fenerbahçe2640
  • 8Göztepe2637
  • 9Gaziantep FK2632
  • 10Denizlispor2631
  • 11Antalyaspor2630
  • 12Gençlerbirliği2628
  • 13Kasımpaşa2626
  • 14Konyaspor2626
  • 15Yeni Malatyaspor2625
  • 16Çaykur Rizespor2625
  • 17MKE Ankaragücü2623
  • 18Kayserispor2622
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA