GÜNDEM
Giriş Tarihi : 27-03-2020 16:13

“Adaletsiz bir düzenleme Anayasa Mahkemesi’nden dönecektir”

Hükümetin hazırladığı İnfaz İndirimi Düzenlemesi’ni değerlendiren Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Ceza infaz düzenlemesi, mevcut haliyle toplumsal barışı tesis edecek bir anlayıştan uzaktır. Eşitlik ve adalet duygusunu zedeleyecek bir düzenleme, Anayasa Mahkemesi’nden dönecektir” dedi.

“Adaletsiz bir düzenleme Anayasa Mahkemesi’nden dönecektir”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Saadet Partisi İnfaz İndirimi Düzenlemesi Değerlendirme Raporu”nu açıkladı.

Karamollaoğlu, af düzenlemelerinin dönem dönem toplumsal bir ihtiyaç olarak kendisini gösterebildiğini, nitekim bugün 213 bin kapasiteli cezaevlerimizde 292 bin kişinin kalmakta olduğunu belirterek, “Ancak burada nihaî amaç, cezaevlerindeki doluluğu azaltmak değil, toplumsal bir talebi, adalet ve vicdan zemininde gidermek olmalıdır” dedi.

Saadet Partisi’nin sorumlu muhalefet anlayışı gereği sürece katkı yapmak adına mevcut düzenlemeyi Hukuk Komisyonu’nda ele aldığını, ayrıca Türkiye’nin en yetkin hukukçularıyla istişare ve değerlendirmeler de bulunduğunu dile getiren Karamollaoğlu, “Tüm bu çalışmalar neticesinde ulaştığımız düşünce ve önerilerimiz şu başlıklar altında kamuoyu ile paylaşıyoruz” diyerek, düşünce, tespit ve önerilerini 17 madde halinde şöyle sıraladı:

1-Bu tür düzenlemelerde iki ana unsur esastır.

Bunlar:  Adalete olan güveni tesis etmek ve Toplumsal barışa katkı yapmaktır.

2- Ancak Kamuoyuna yansıyan  “ceza infaz düzenlemesi” mevcut haliyle toplumsal barışı tesis edecek bir anlayıştan uzaktır. Tam tersi toplumsal vicdanı ve adalet duygusunu zedeleyecek düzenlemeler içermektedir.

3- Bu tür af kanunlarında temel esas, düşünce ve ifade hürriyetini güvence altına almak iken, yeni düzenlemede bu konuda tatmin edici düzenlemelere yer verilmemiştir.

4- Kadın cinayeti, çocuk istismarı ve terör gibi birkaç istisna dışında vatandaşın vatandaşa karşı işlediği suçlar affa tabii tutulurken, düşünce ve ifade hürriyeti başta olmak üzere, somut delile dayanmayan birçok suç, kapsam dışı bırakılmaktadır.

5- Oysa devlete karşı işlenen suçlarda bağışlayıcılık esastır. Devlet, kendisine yönelik suçları affedebilir. Ancak bireyin bireye karşı işlediği suçlarda mağdur tarafın hakları dikkate alınmalı ve korunmalıdır.

6- Nüfus ile hükümlü sayısı oransal olarak kıyaslandığında en kötü tabloya sahip ülkelerden birisi maalesef Türkiye’dir. Türkiye’de 320 kişide 1 kişi hapishanede iken, bu oran İtalya’da 900 kişide 1 kişi,  Almanya’da 1.200 kişide 1 kişidir.

7- Yargılamada aslolan, tutuksuz yargılamadır. Ancak Türkiye’de attığı bir twitten bile tutuklu yargılamalar yapılıyor. Mevcut düzenlemede ceza alsa bile cezaevine girmeyecek insanlar tutuklu yargılanıyor. Bu ise cezaevlerinin kapasitesinin üstünde dolmasına neden oluyor.

8- Cezaları kesinleşmeyen tutuklular, tahliye edilerek tutuksuz yargılanmalı.

9- Cezaevlerinde 780 çocuk var. Hamile ve çocuklu kadınların infazı evde gerçekleştirilmelidir.

10- Cezaevlerinde bin 300’ün üzerinde hasta mahkûm bulunuyor. Hasta ve yaşlı mahkûmlar da zaman kaybedilmeden tahliye edilmelidir

11- Cezaevlerini rahatlatmak için infaz erteleme, denetimli serbestliğin arttırılması gibi uygulamalar hayata geçirilmelidir.

12- Bu düzenlemeler ise Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olmayacak şekilde yapılmalıdır. Eşitlik ve adalet duygusunu zedeleyecek bir düzenleme, Anayasa Mahkemesi’nden dönecektir.

13- Adalet mekanizmamızdaki en temel sıkıntılardan birisi de suç ve ceza arasındaki orantısızlık ve uyumsuzluktur. Yine örneğin Alman kanunlarında 1 yıl hapis cezası öngörülen suç, Türkiye’de 16 yıl ile başlamaktadır.

14- Ceza ve infaz kurumlarındaki yığılmanın en önemli nedenlerinden birisi cezaların uzunluğudur. Yine örneğin Norveç’de aynı suçtan 4 yıl ceza alan bir hükümlü, ülkemizde 14 yıl hapis cezası ile hüküm giymektedir.  Suç ve ceza arasındaki uyum, yeniden gözden geçirilmelidir.

15- Bu düzenlemede en çok tartışılan konulardan birisi de uyuşturucu ile ilgili suçların kapsamıdır. Bu konuda; uyuşturucu satıcılığı ile uyuşturucu bağımlılığı çok daha net bir şekilde birbirinden ayrılmalıdır. Uyuşturucu bağımlılığının tedavi merkezi cezaevleri değil sağlık kuruluşlarıdır.

16- Hukukî düzenlemelerin yanı sıra psikolojik, sosyal ve toplumsal önlemler de hayata geçirilmelidir. Af, ceza indirimi, yargı reformu gibi kapsamlı düzenlemelerin temelinde esas olan, hükümlüyü topluma kazandırmaktır.

17- Aksi takdirde getirilen af düzenlemelerinin suç oranlarının azaltılmasında topluma olumlu bir etkisi olmadığı, geçmiş af örneklerinde görülmüştür.

Karamollaoğlu, maddeleri sıraladıktan sonra, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu yüzden bir kez daha uyarıyoruz. Af meselesi ciddi bir iştir.  Bu tür düzenlemeler, Toplumsal etkileri düşünülmeden, popülist bir yaklaşımla ele alınmamalıdır.  Adalet, cezaevlerini boşaltarak değil, suç üreten iklimi düzelterek sağlanır. Hükümetlerin görevi, suçluyu değil suçu ortadan kaldırmaktır.  Aksi takdirde bundan sadece adalet değil millet zarar görür.  Her zaman olduğu gibi biz bu uyarılarımızı bir kardeşlik vazifesi olarak yapıyoruz. İnandığımız doğruları milletimizle paylaşıyoruz. Şüphesiz ki güç ve kudret sahibi cenabı Allah’tır. Allah, (CC) ülkemizin, milletimizin ve bütün insanlığın yardımcısı olsun.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Trabzonspor2653
  • 2Başakşehir FK2653
  • 3Galatasaray2650
  • 4Sivasspor2649
  • 5Beşiktaş2644
  • 6Alanyaspor2643
  • 7Fenerbahçe2640
  • 8Göztepe2637
  • 9Gaziantep FK2632
  • 10Denizlispor2631
  • 11Antalyaspor2630
  • 12Gençlerbirliği2628
  • 13Kasımpaşa2626
  • 14Konyaspor2626
  • 15Yeni Malatyaspor2625
  • 16Çaykur Rizespor2625
  • 17MKE Ankaragücü2623
  • 18Kayserispor2622
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA