KÜLTÜR - SANAT
Giriş Tarihi : 29-03-2020 02:10   Güncelleme : 29-03-2020 02:18

Hadi gel köyümüze geri dönelim; ama nasıl?

Mimar Serkan Akın, korona virüsü salgını ile büyükşehirlerde ortaya çıkan sosyal problemlerin, büyükşehirlerin bu şekilde yönetilemeyeceğini ortaya koyduğunu düşünüyor. Akın, köklü bir değişim için şu önerilerde bulunuyor: Şehirlerin nüfusu azaltılmalıdır. Büyükşehir yasasıyla ortadan kalkan “köy” yerleşik alanı geri gelmelidir. İnsanlar, Anadolu'ya yerleştirilmelidir. Kendi evini yapmak özendirilmeli ve kolaylaştırılmalıdır. İnsanımızı mesleksizleştiren eğitim sistemimiz yenilenmelidir.”

Hadi gel köyümüze geri dönelim; ama nasıl?

Fadime’nin düğünü: Hadi gel, köyümüze geri dönelim

Şarkıcı Ferdi Tayfur, “Fadime’nin düğünü” isimli şarkısında, köyden kente göçen insanların yaşadıkları hayal kırıklıklarını şu sözlerle dile getiriyordu:

“Ne ümitle geldik koca şehire / Allah, sonumuzu hayır getire / Alacaklı haciz koymuş Bekir’e (Abooov!) / Hadi gel, köyümüze geri dönelim / Fadime’nin düğününde halay çekelim.

Buralarda ağaçları kesmişler / Yerlerine taş duvarlar dikmişler / Sevdiğimi başkasına vermişler (Abooov!) / Hadi gel, köyümüze geri dönelim / Fadime’nin düğününde halay çekelim.

Bir başkadır Torosların yağmuru / Anam, evde hazırlamış hamuru / Çok özledim havasını, suyunu (Abooov!) / Hadi gel, köyümüze geri dönelim / Fadime’nin düğününde halay çekelim.”

Köye dönmek çözüm mü?

Bu şarkıda ve aynı temanın işlendiği pek çok diğer şarkılarda ve türkülerde, şehirlerde umduklarını bulamamış Anadolu insanının köye dönüş düşüncesi, çoğu zaman gerçekleşmeyen bir arzu, bir niyet olarak kendini gösterir. Kriz dönemlerinde yaşanan sosyal problemler, bu niyetlerin yeniden canlanmasına sebep olur.

İşte tam da bu aşamada Mimar Serkan Akın, bazı sorularla başlıyor bu düşünceyi sorgulamaya:

“Köye dönmek çözüm mü? Köyler, çocukluğumuzun köyü mü, yoksa köyler de mi tahrif oldu? Koyun olmayan, süt üretilmeyen, yoğurt yapılmayan, tavuk sesi olmayan köy olur mu? Köyde nasıl bir geçim olur? Meslek olmadan geçim olur mu?”

Serkan Akın, bu soruları, köye dönüş fikrine karşı olduğu için değil, dönüş öncesi şehircilik anlayışında köklü değişiklikler yapılması gerektiğini düşündüğü için soruyor.

Akın, alt alta sıraladığı kısa twitter mesajlarında, çözüm önerilerini şöyle dile getiriyor:

“Köy yerleşik alanı, geri gelmelidir”

“İaşe ve ibate, yani yiyecek ve barınma meselesi, hayatın devamı ve huzur için temel 2 ihtiyaç. Bu 2 konunun bireysel ve devlet ölçeğinde 2 ayağı var:

Devlet aklımız, ne yapacak edecek, geçim işini basit ve kolay hale getirecek. Yiyecek ve barınma konusu, rantın, ağır mevzuatın, yüksek verginin, teknolojik üretimin konusu olmaktan çıkarılacak. Bu, olmazsa olmaz şart.

Büyükkentlerin bu şekilde yönetilemeyeceğini biz söyledik, kimse anlamadı. Bir corona, bunu herkese anlattı.

Büyükkent yaklaşımı ve yasasından bir an önce vazgeçilmeli. Kentlerin nüfusu azaltılmalı. Büyükkent yasasıyla ortadan kalkan “köy” yerleşik alanı, geri gelmelidir.

Şehir yasası çıkmalı. Şehir nüfusu sınırlandırılmalı. Şehirlerin etrafına köy ve bostanlar oluşturmalı. Var olanlar güçlendirilmeli. İnsanlar Anadolu’ya yerleştirilmeli.

Tembelliğe sebep olan, geleneksel aile ve geçim yapımızı bozan sosyal yardımlar, yeniden düzenlenmeli. Kendi evini yapmak özendirilmeli ve kolaylaştırılmalı. Ülkemizdeki sosyal hayat tüm şehirlere yayılmalı. İnsanımızı mesleksizleştiren eğitim sistemimiz yenilenmeli.”

“‘Evde kal’ dedikleri yer, ‘ev’ değildir”

Serkan Akın, “Devlet, kendi evini yapmayı özendirilmeli ve kolaylaştırılmalı” derken, bunu bir başka tweet’inde şöyle açıklıyor:

“İnsan evini eliyle yapabilmeli. Basit ve kolay bir şekilde. Taşlar, tahtalar ve toprakla.

‘Evde kal’ dedikleri yer, ‘ev’ değildir. Apartmandır, dairedir, 2 oda 1 salondur; bahçesi yoktur, tüketim sebebidir, basıktır, sıkışıktır. Velhasıl ‘ev’ değildir.”

İstanbul Tasarım Merkezi’nde seminerler veren Sanat Tarihçisi Yazar İsmail Erdoğan da, salgın sürecinin sık tekrarlanan ‘Evinde kal’ tavsiyesine, ‘ev’ kavramı üzerinden şöyle itiraz ediyor:

“Herkes ‘evinde kal Türkiye’ diyor! Bir kişi de çıkıp ‘kalacak evin var mı?’ diye sormuyor. 80 metrekarelik dairelere ‘ev’ mi diyorsunuz siz? Bahçesi olmayan, suya dokunmayan, gökle barışık ve toprakla katışık olmayan ucubelere ‘ev’ mi diyorsunuz?”

Mimar Serkan Akın da, “Kentler, insanların açlığa, mesleksizliğe, selâmsızlığa, merhametsizliğe, çaresizliğe razı olacakları, dolayısıyla yaşarken ölmeye razı olacakları yerlerdir” diyerek tanımlıyor, şehirleri.

Korona virüsü salgını, pek çok alanda pek çok konunun yeniden sorgulanmasına sebep oldu. Pek çok analist, sürecin sonunda her alanda değişimler yaşanacağını öngörüyor. Bu öngörü de, değişim sürecinin yönetilmesini gerekli kılıyor. Bakalım, bu süreci kimler yönetecek...

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Trabzonspor2653
  • 2Başakşehir FK2653
  • 3Galatasaray2650
  • 4Sivasspor2649
  • 5Beşiktaş2644
  • 6Alanyaspor2643
  • 7Fenerbahçe2640
  • 8Göztepe2637
  • 9Gaziantep FK2632
  • 10Denizlispor2631
  • 11Antalyaspor2630
  • 12Gençlerbirliği2628
  • 13Kasımpaşa2626
  • 14Konyaspor2626
  • 15Yeni Malatyaspor2625
  • 16Çaykur Rizespor2625
  • 17MKE Ankaragücü2623
  • 18Kayserispor2622
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA