EKONOMİ
Giriş Tarihi : 01-04-2020 02:55   Güncelleme : 01-04-2020 03:31

Perinçek: Hükümet, İttihat Terakki’nin yöntemlerini uygulasın

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, ülkenin hem siyasî şartlar, hem de salgın sebebiyle ‘savaş ekonomisi’ uygulamasını gerektiren bir aşamada olduğunu ifade ederek, hükümete İttihat ve Terakki yöntemlerinden faydalanmasını tavsiye etti. Perinçek, 1918 yılında gazetelerde yayınlanan “İstikraz (Borçlanma) Marşı”nın sözlerini de okudu.

Perinçek: Hükümet, İttihat Terakki’nin yöntemlerini uygulasın

Vatan Partisi’ne yakınlığı ile bilinen Ulusal Kanal’da yayınlanan “Çıkış Yolu” programına uzaktan görüntülü olarak bağlanan Doğu Perinçek, Sinan Sungur’un sorularını cevapladı.

Doğu Perinçek, korona virüsü salgını ile mücadele kapsamında 2-3 aylık dönemi atlatmak için ekonomik alanda neler yapılabileceğine dair bir soruyu cevaplarken, kendi yazdığı ve bir kitapçık olarak yayınlanmış olan “Üretim Devrimi” programı ile İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin uygulamalarının örnek alınmasını istedi.

“Bugün geldiğimiz aşamada bir ‘savaş ekonomisi’ uygulamakla karşı karşıyayız” diyen Perinçek, sözlerine şöyle devam etti:

“Bizim zaten bu konuda esaslı tecrübelerimiz de var, Türkiye olarak. 1914’le 18 arasında yaşadığımız Cihan Harbi’nde biz, bir ‘savaş ekonomisi’ uyguladık ve çok başarılı. İttihat Terakki yönetiminin o zamanki başarısı, olağan üstüdür. İmkânların çok kıt olduğu koşullarda, düşünün, ta Yemenlerden Galiçyalara uzanan, Çanakkalelerden Kafkaslara uzanan cepheler arasında, orada yaşayan insanlar var. Onların karnını doyurmak, çarşıları ayakta tutmak, iaşeyi, temel geçim kaynaklarını sağlamak, onu örgütlemek, memura dayanarak, esnafa dayanarak… İttihat Terakki, bunu çok iyi başarmış.

Şimdi o ‘savaş ekonomisi’, geldi yine kapımıza dayandı. Bakın, ‘savaş ekonomisi’ dediğimiz zaman, zaten bir tür savaşın içindeyiz ama aynı zamanda bu salgın olayı da bizi bir ‘savaş ekonomisi’ kavramıyla karşı karşıya getirdi. O bakımdan, o tecrübeleri de buradan hükümetin özellikle incelemesini öneriyorum. Yani hükümetimizin de Türkiye’nin ‘savaş ekonomisi’ tecrübelerini incelemesini.”

Prof. Dr. Zafer Toprak’ın “İttihat Terakki ve Cihan Harbi” isimli kitabını bütün hükümet üyelerinin, bütün bürokratların ve Cumhurbaşkanının okumasını tavsiye eden Perinçek, “Burada, çok önemli, o zaman çıkartılmış çeşitli genelgeler, nizamnameler, düzenlemeler vesaire var. Yani İttihat Terakki, nasıl başarmış o zaman insanların karnını doyurmayı, iaşesini sağlamayı; trenleri çalıştırmayı, telgrafları çalıştırmayı, askerleri oradan oraya nakletmeyi; o fakir ve kaynakları son derece kıt olan milleti ayakta tutmayı, canlı tutmayı? Bunu nasıl başarmış? Bu, çok çok önemli bir tecrübe ve bu gerçekten devlet adamlığı ve devlet birikimi tecrübesidir. Aynı zamanda halkı seferber etme tecrübesidir.”

Doğu Perinçek, daha sonra, 1 Mayıs 1918’de Tanin gazetesinde yayınlanmış olan “İstikraz (Borçlanma) Marşı”nı okudu:

“Biz, vatan kullarıyız / Bizde vatan sevgisi var/ Bunca senedir akar yaşlar / Onun için arkadaşlar / Her şey onun; onun, kan ve canlar / Ona vermekten kimdir kaçanlar? / Şimdi vatan, açtı defter / Bizden ödünç para ister / Bu paralarla yürür asker / Biz verelim hep beraber / Biz verelim, düşmanlar utansın / Kuvvetimizden yılsın, usansın / Her bir para, kurşun ve gülle / Gibi düşman kalbi deler / Ödünç vermeyi bilen erler / Her gün yaşar şeref ile / Biz verirsek bu millet yenilmez / Veren ellerin şanı eksilmez.”

Perinçek, Borçlanma Marşı’nı okuduktan sonra şu değerlendirmede bulundu:

“Uyarıyorum; borç batağındaki Türkiye, o günlere gidiyor”

“Borçlanma diye marş yazıyor adam ve halka da diyor ki, ‘Borç ver devlete.’ Devlet, borç topluyor halktan. Niçin? Ayakta kalmak için, savaşabilmek için, insanların karnını doyurabilmesi için. Bakın bugün de buna benzer önlemler gündemimize gelmeye başlıyor. Bence Türkiye maliyesi, karşılaştığı sorunları devrimci önlemlerle karşılayacak güçte olacaktır, o ayrı mesele; ama daha dar dönemler de olur. Bakın buradaki marşı görüyoruz. Buradaki marşta ‘Ben sana şu kadar vereceğim, bu kadar vereceğim’ falan, böyle bir şey yok. ‘Ben, senin karnını doyuracağım. Bir sıcak evde oturacaksın. Meskenini sağlayacağım; ama askerin mermisini, güllesini, bunları sağlayacağız, temel hizmetleri göreceğiz, falan… Hava bu… Türkiye, buraya doğru gidiyor; buradan uyarıyorum. Öyle (para) dağıtma ortamına gitmiyor. Önümüzdeki dönemde krizin yol açacağı koşullar, ekonomiye geireceği, üretime getireceği sarsıntılar, zaten başımızda olan belâlar… Yani borç batağı ve kapıya dayanan olaylar… Oralarda da devrimci çözümler gündeme gelecek. Türkiye’nin önünde… Eskiden korkuyordu insanlar; bizim kendi partimizde de bunu tartıştık: ‘Biz devrim mevrim gibi lafları kullanmayalım, halk korkar’ falan… Şimdi bakın, halk, bir müddet sonra ‘Devrim istiyorum’ diye bağıracak. Bütün çözümler geldi, kökü devrimci çözümlere dayandı; çünkü dönem bunu gerektiriyor. Koronavirüs olmasa da bu gelecekti; biraz erken geldi.”

“İttihatçıların borçları halka mal etmek için başlattıkları kampanya”

İktisatçı Yazar Bahadır Özgür, söz konusu “İstikraz (Borçlanma Marşı”nı, 2018 yılında gazeteduvar.com’da yayınlanan “Krizin ‘iç savaş’ cephesi açılıyor!” başlıklı yazısında şöyle değerlendirmişti:

“Birinci Cihan Harbi’nde İttihatçıların alınan borçları halka mal etmek için başlattıkları ‘milli ekonomi milli savaştır’ kampanyasının propaganda yöntemlerinin özgün örnekleriydi. İlki; Karadeniz’de satılan sigara paketlerinin üzerine yazılmak üzere hazırlandı. İkincisi; kadınların ut eşliğinde evde söylemeleri için bestelenen bir şarkı, sonuncusu ise resmi bandolarda çalınacak istikraz (borçlanma) marşıydı.

Mesele ödenemeyen borçları vatandaşın hesabına yazmaya gelince, ilk dış borcun alındığı Kırım Savaşı’ndan beri iktidarların söylemi pek değişmedi doğrusu. Refahın belli kesimler arasında bölüşüldüğü zamanlarda ‘evrensel kurallara’ tabi olduğu söylenen ekonomi politikaları, kriz anlarında aniden kimlik değiştirip millileşti. Borç alınırken ‘dost ve müttefik’ sayılan güçler, ödeme sıkıntısı çıktığında ‘münafık dış unsurlar’ olarak damgalanıp, halka ‘iktisadi seferberlik’ emri çıkarıldı. Eğer Türkiye tarihini sadece borçlar üzerinde okursak, bu mantığın her sıkıntılı dönemde adeta bir ‘kurucu felsefe’ olarak devreye girdiği görülür.”

İkdam gazetesindeki kampanya

Söz konusu “İstikraz Marşı”, 1 Mayıs 1918’de İkdam gazetesinde de yayınlanmıştı. Gazetede, bu konuda şu ifadeler yer alıyordu:

İç Borçlanma

 “Devletin onuru, sizin bir yardımınıza bakıyor! Ordu kanını dökerken siz paranızı esirgeyecek misiniz?

Ben canımı vermekten çekinmiyorum, siz, altın faizi almak şartıyla paranızı esirgeyecek misiniz?

Bugün iç borçlanma kaydının birinci günüdür. Milli onurun kıymetini bilenler ve gerçek menfaatlerini takdir edenler borç vermek üzere hazırlıklarını tamamlayarak, bugünden itibaren bankalara gidecekler, dost ve düşman nazarında, ülkenin geleceği ile  ekonomik bağımsızlığını kurtarmak için, güçleri derecesinde, açılan bu vatanperverlik defterine isimlerini kaydettireceklerdir…”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Trabzonspor2653
  • 2Başakşehir FK2653
  • 3Galatasaray2650
  • 4Sivasspor2649
  • 5Beşiktaş2644
  • 6Alanyaspor2643
  • 7Fenerbahçe2640
  • 8Göztepe2637
  • 9Gaziantep FK2632
  • 10Denizlispor2631
  • 11Antalyaspor2630
  • 12Gençlerbirliği2628
  • 13Kasımpaşa2626
  • 14Konyaspor2626
  • 15Yeni Malatyaspor2625
  • 16Çaykur Rizespor2625
  • 17MKE Ankaragücü2623
  • 18Kayserispor2622
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA