GÜNDEM
Giriş Tarihi : 02-04-2020 19:03

“Dayanışma yerine ayrışma peşinde olanlara izin vermeyeceğiz”

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, “Sergiledikleri hukuksuzluk ve tehlikeli söylemlerle dayanışma yerine ayrışma peşinde olanlara izin vermeyeceğiz. Kendilerini Türkiye Cumhuriyeti Devletinin dışında ve üstünde görenlere milletimiz de hak ettiği cevabı veriyor, verecektir” dedi.

“Dayanışma yerine ayrışma peşinde olanlara izin vermeyeceğiz”

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, video konferans vasıtasıyla Tarabya’daki Huber Köşkü’nden belediye başkanlarına hitap etti.

AK Parti’nin belediyelerde gösterdiği emsalsiz başarıyla Türkiye’nin yönetimini üstlenmiş bir parti olduğunu ileri süren Erdoğan, AK Parti belediyelerinin halkın günlük hayatına dokunan çalışmaları ve yaptıkları altyapı yatırımlarının önemine işaret etti.

Erdoğan, “Özellikle içinden geçtiğimiz Kovid-19 hastalığı döneminde belediyelerimize çok daha büyük görevler düşüyor. Yerel Yönetimler Başkanlığımız, salgının başlamasıyla birlikte bu konuda dikkat edilecek hususlara dair sizlere gereken bilgilendirmeleri yapmıştı. Kamu hizmet binaları, toplu ulaşım araçları, pazar yerleri, çöp toplama alanları gibi yerlerin temizliğini ve dezenfeksiyonunu aksatmadan yapmalıyız” diye konuştu.

Erdoğan, ilçe belediyeleriyle işbirliği halinde cadde ve sokakların rutin temizlik faaliyetlerinin yürütülmesi hususunda da daha fazla hassasiyet gösterilmesi gerektiğini belirterek, şunları söyledi:

“Gözü yaşlı, kalbi kırık her vatandaşın vebali sizlerin üzerindedir”

“Maske, eldiven, kolonya, tulum gibi temizlik ve korunma malzemelerinin temini ve dağıtımını mümkün olduğu kadar yaygın şekilde sürdürmeliyiz. Meslek edinme kursları olan belediyelerimiz, buralarda temizlik ve korunma malzemelerini kendileri yapabilirler. Halkı bilgilendirmeye yönelik, kurallara uymaya davet eden her türlü faaliyete kesintisiz devam edilmelidir. Gıda ve temizlik ürünlerini vatandaşlara ulaştırırken de kurallara riayet edilmesi noktasında titiz davranmalıyız. Yaşlılarımız ve öğrencilerimiz başta olmak üzere evlerinden çıkmasını istemediğimiz vatandaşlarımızın alışveriş, internet, kitap gibi ihtiyaçlarının teminine yardımcı olmalıyız. Bilhassa işsiz kaldığı veya yetersiz gelire sahip olduğu için geçim sıkıntısı yaşayan vatandaşımızı asla yalnız bırakmamalıyız. Bu konuda valiliklerimizle de kaymakamlıklarımızla da işbirliği halinde olmalısınız. Evinde tencere kaynamadığı için gözü yaşlı, kalbi kırık, yüreği daralmış her vatandaşımızın vebali sizlerin üzerindedir.”

“Her hal geçicidir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlarla doğrudan, yüz yüze iletişim içinde olan belediye personelinin maske, tulum, gözlük, eldiven gibi korunma amaçlı malzemelerinde en küçük bir eksikliğin yaşanmaması gerektiğini vurguladı.

Belediyelerin nisan, mayıs ve haziran aylarındaki İller Bankasındaki ödeneklerinin kesintisini kaldırarak bu çalışma için kaynak sağladıklarını dile getiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Unutmayınız, ‘Küllü halin yezulü’ ; yani her hal geçicidir. Bu günler gelip geçtikten sonra geride ülkemize ve şehrimize yaptığımız hizmetler, milletimize verdiğimiz destekler konuşulacaktır. Hayırla yad edilmek için bu günleri mihnet değil, fırsat bilip milletimizin gönül kapılarının bize sonuna kadar açılmasını sağlamalıyız. Milletimiz göz boyamaya çalışanla, halis niyetle hizmet edenin ayrımını böyle dönemlerde daha iyi yapar. AK Parti olarak bugüne kadar milletimizi hayal kırıklığına uğratmadık.  İnşallah bu salgın döneminde de uğratmayacağız.”

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, eğitimden sağlığa, adaletten güvenliğe, sanayiden ulaşıma kadar her alanda Türkiye’ye güçlü bir alt yapı kazandırdıklarını ifade ederek, bunun önemini bu kriz döneminde çok daha iyi görebildiklerini söyledi. Erdoğan, gelişmiş ülkelerin bile pek çoğu kriz karşısında adeta çökerken, Türkiye’nin hemen her alanda kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecek seviyede olduğunu ispatladığını söyledi.

Pek çok dost ve kardeş ülkeye de imkânlar nispetinde destek verdiklerini, bu zor günlerinde onların yanında olduklarını gösterdiklerini ifade eden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“En büyük önceliğimiz, vatandaşlarımızın geçim sıkıntısına düşmeden temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesini sağlayabilmektir. Aldığımız tedbirlerin büyük bir bölümü, doğrudan dar gelirli insanlarımıza destek vermeye yöneliktir. Bu çerçevede, sosyal devlet ilkesi gereği ihtiyaç sahibi 2 milyon haneye, biner lira nakit yardımı gerçekleştiriyoruz. Faaliyetine ara veren her işletmenin çalışanlarının ücretlerinin yüzde 60’ı oranında ve asgari ücreti geçmeyecek şekilde ödeme yapıyoruz. İstihdamı korumak amacıyla faaliyetlerine ara veren işletmelerimizin telâfi çalışma sürelerini iki katına çıkardık. İşletmelerimizin vergi ve sigorta ödemelerini erteleyerek bu sıkıntılı dönemi nispeten daha rahat şekilde geçirmelerini temin ediyoruz.”

Pek çok bankanın, müşterilerinin ödemelerini erteleme yoluna gittiğini, hatta ilâve kaynak sağladığını, kamu bankalarının hane halkı geliri 5 bin liranın altında olan her müşterisine destek olmak için kolları sıvadığını anlatan Erdoğan, bankaların, bu vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için 6 ayı ödemesiz, 36 ay vadeyle yüzde 0,49 maliyetle 10 bin liraya kadar destek kredisi verdiğini söyledi.

 “Süreci ahkâm kesenlere göre değil, ülkemizin gerçeklerine göre yürüttük”

Erdoğan, her alanda aldıkları tedbirlerle çalışanların, esnaf ve sanatkârın, sanayicinin, ticaret erbabının, 83 milyonun tamamının yanında olduklarını göstermeye çalıştıklarını dile getirdi.

Korona salgını ile mücadelenin sadece hükümetin, devletin değil, bütün siyasî partilerin, bütün kurum ve kuruluşların meselesi olduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“Bu, 83 milyonun her bir ferdini yakından ilgilendiren hayatî bir konudur. Salgının ilk başladığı andan itibaren bizler, meseleye bu hassasiyetle yaklaştık. Politika ve söylemlerimizi de buna göre belirledik. İşinin ehli hocalarımızdan oluşan Bilim Kurulumuzun tavsiyeleri doğrultusunda aldığımız kararları tek tek hayata geçirdik. Süreci sosyal medyada veya televizyon ekranlarında ahkâm kesenlere göre değil, ülkemizin gerçeklerine ve ihtiyaçlarına göre yürüttük. Aldığımız her kararı devlet ciddiyetine uygun şekilde tüm boyutlarıyla değerlendirdikten sonra milletimizle paylaştık.”

“Türk milletinin basiret ve ferasetine sonuna kadar güveniyoruz”

Dünya çapında 1 milyona yaklaşan vaka ve 50 bine varan ölü sayısıyla gerçekten tarihî bir felâketin yaşandığı şu dönemde birçok ülkeye kısayla Türkiye’nin iyi bir yerde olduğunu ancak bunu yeterli görmediklerini, karamsarlığa kapılmadıkları gibi rehavete de asla düşmediklerini belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

“Panik yapmadan akılcı, dengeli ve gerçekçi adımlarla mücadelemizi kararlılıkla yürütüyoruz. Türkiye Allah’ın izniyle bu salgını yenecek güce ve kapasiteye sahiptir. Daha önceki sıkıntılar gibi milletimiz bu badirenin de üstesinden gelecek, inşallah aydınlık, müreffeh ve huzurlu günlere kısa sürece kavuşacaktır. Çünkü biz, Türk milletinin basiret ve ferasetine sonuna kadar güveniyoruz. Rabbimizin nusret ve inayetinin bizimle olduğuna da yürekten inanıyoruz. Bu süreçte mücadelemizi sekteye uğratacak en büyük tehdit, ümitsizliktir, karamsarlıktır, yılgınlıktır, yese kapılmaktır. 83 milyonun arasına ayrılık virüsünü, fitne ve tefrika virüsünü bulaştırmadığımız sürece, korona virüsü ile mücadelemiz çok daha kolay olacaktır.”

“Bu milletin en büyük gücü birliğidir, beraberliğidir”

Konuşmasında İstiklal Marşı şairi merhum Mehmet Akif Ersoy’un “Girmeden tefrika bir millete düşman giremez / Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez” mısralarını hatırlatan Erdoğan, “Bu milletin en büyük gücü birliğidir, beraberliğidir. Bin yıldır sevinç ve hüzünle yoğrulan kadim kardeşliğidir. 83 milyon olarak birbirimize kenetlendiğimiz sürece bizi yıkabilecek, kutlu yolculuğumuza set çekecek hiçbir engel yoktur. Bunun için her fırsatta salgına karşı almamız gereken tedbirleri hatırlatırken, aynı zamanda milletimizin birliğine, beraberliğine ve kardeşliğine de vurgu yapıyoruz” diye konuştu.

Her konuşmalarında dayanışmanın önemine dikkat çektiklerini belirten Erdoğan, “Biz Bize Yeteriz Türkiye’m” diyerek başlattıkları Milli Dayanışma Kampanyasının hedeflerinden birinin de bu olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, benzer kampanyaların ekonomik gelişmişlik düzeyi ne olursa olsun dünyanın diğer ülkelerinde de yürütüldüğünün bir gerçek olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:

“Başlattığımız yardım kampanyasında toplanacak tutarı doğrudan ihtiyaç sahiplerine aktaracağız. Esasen bu tür kampanyalarda toplanan meblağlar devletin aynı amaçlı diğer harcamalarının yanında oldukça küçük kalır. Bu kampanyaların gayesi, milletimizin fertleri arasındaki güçlü dayanışmayı ortaya koymaktır. Sergiledikleri hukuksuzluk ve tehlikeli söylemlerle dayanışma yerine ayrışma peşinde olanlara izin vermeyeceğiz. Kendilerini Türkiye Cumhuriyeti Devletinin dışında ve üstünde görenlere milletimiz de hak ettiği cevabı veriyor, verecektir. Hele hele 83 milyonun kader ortaklığını sembolize eden bir projeyi dinamitlemeye çalışmak açık söylüyorum, gafletten öte bir davranıştır. Adı üzerinde bu bir iyilik seferberliğidir. Gönüllü yardımlaşma ve dayanışma kampanyasıdır. Farklı şekilde yardımda bulunmak isteyen vatandaşlarımız da gerek bireysel olarak, gerekse gönüllü teşekküllerimiz vasıtasıyla bunu zaten yapıyor. Türkiye’de kimse hukukun ve kanunların üstünde değildir. Korona salgınıyla mücadeleyi sulandırmaya, bunu günlük siyasetin malzemesi haline dönüştürmeye hiç kimsenin hakkı yoktur. Şu an hepimiz vatanımızın geleceğini ve milletimizin hayatını tehdit eden sinsi bir düşmanla mücadele ediyoruz. Karşımızdaki düşmanın adını korona virüsüdür. Bu düşmanı ancak birbirimize, birbirimizle kenetlenerek yenebiliriz. Bu tehdidin üstesinden ancak dayanışmayla gelebiliriz.”

“Gün, küçük hesaplar peşinde koşma günü değil”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gün siyasi, etnik, mezhebî tüm farklılıklarımızı bir tarafa bırakarak ebedî ve ezelî kardeşliğimizi hatırlama günüdür. Gün, tıpkı İstiklâl Harbimizde olduğu gibi ortak düşmana karşı birleşme günüdür. Gün, küçük hesaplar peşinde koşmak yerine basiretli davranma günüdür. Böyle bir dönemde siyasî rant hesabı yapanları maşerî vicdan asla unutmayacaktır. Umut vermek, güven aşılamak, katkı sunmak yerine, karamsarlık pompalayanları milletimiz asla affetmeyecektir. Buradan herkesi bir kez daha bir olmaya, beraber olmaya, kardeş olmaya ve hep birlikte Türkiye olmaya davet ediyorum. Rabbim yar ve yardımcımız olsun” diye konuştu.

Erdoğan, belediye başkanlarını seçilmelerinin birinci yılı dolayısıyla tebrik ettiğini belirterek, millete ve şehirlerine hizmet yolunda her bir başkana Allah’tan muvaffakiyet dileyerek sözlerini tamamladı.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA