GÜNDEM
Giriş Tarihi : 06-09-2019 01:03   Güncelleme : 06-09-2019 01:08

Aydın: İktidar, RTÜK’ü siyasetin kılıcı olarak kullanıyor

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Birol Aydın, RTÜK’ün TV5’e verdiği para cezası hakkında, “İktidar, son 5-6 yıldır çok yoğun olarak, bütün devlet kurumlarını, yargıyı, işte RTÜK’ü siyasetin kılıcı olarak kullanıyor” dedi.

Aydın: İktidar, RTÜK’ü siyasetin kılıcı olarak kullanıyor
Gazeteci Etyen Mahçupyan’ın, TV5’de 6 Mayıs 2019’da yayınlanan “Yüz Yüze” programında kullandığı “pelikan” ifadesi sebebiyle Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), TV5’e para cezası verdi. RTÜK, aynı “ihlâl”in ikinci tekrarında yayın durdurma, üçüncü tekrarında ise “lisans iptali” cezası verileceği uyarısında bulundu. Gazeteci Etyen Mahçupyan aleyhine de 100 bin Liralık tazminat davası açıldı.

 

“Suat Toktaş ile Düşünme Vakti” programında, RTÜK’ün TV5’e verdiği ceza da ele alındı.

Nas: Haber alma imkânları giderek kısıtlanıyor

Programın konuklarından Eski Anavatan Partisi Genel Başkanı Nesrin Nas, basın ve ifade özgürlüğünün, bir ülkede demokrasinin olmazsa olmazı olduğuna işaret ederek, “Özellikle siyaset yapan kişilerin, kendilerini her şekilde kamunun denetimine açmaları gerekir. Kamunun denetimine onları sunan organ da işte medya organlarıdır. Medyadaki eleştirilerin, tabii ki hakaretin dışında eleştirilerin ya da haberlerin sansür kapsamında ele alınması, maalesef toplumun yöneticiler üzerindeki denetim imkânını da bütünüyle ortadan kaldıran, sonuçlarını da hep beraber çok acı şekilde yaşadığımız meseleleri ortaya çıkarıyor” diye konuştu.

Basın özgürlüğünün sınırlandırılamayacağının mevcut anayasada da açık bir şekilde yer aldığını belirten Nas, bu özgürlüğün olağan üstü hal (OHAL) dönemlerinde belli ölçülerde sınırlandırıldığını ancak OHAL döneminin sona erdiğini hatırlattı. Nas, yayın kuruluşlarını maddî olarak zora sokma, reklâmları kesme, belli bir havuz içerisinde tutma gibi önlemler yetmiyor gibi, bir de RTÜK kanadından ve başka kanallardan gelen denetimlerin devreye girdiğini ifade etti. Haber alma imkânlarının giderek kısıtlandığını belirten Nas, “Şu anda elimizde kalan son mecralar, işte internet üzerinden yayın yapan kuruluşlar, bir de sosyal medya” dedi.

Tekin: Çocukları, babalarından utanacaklar

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin de, milletin derdini anlatabilecek yayın kuruluşlarının oranının %15-20 oranında olduğunu belirterek, “Belli ki buna da tahammül edilemeyecek duruma gelinmiş” dedi.

Etyen Mahçupyan aleyhine açılan tazminat davasından hareketle, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu aleyhine açtığı davaları hatırlatan Tekin, şöyle konuştu:

“Çıktı dedi ki, ‘Ben bu parayı alacağım senden. Yani kardeşim, bırak yargı kararını versin. Bu parayı sen, nasıl alacaksın? Aldı bu parayı. Nasıl aldı? Önce 3 ayrı dairenin hakimlerini görevden aldı. Yani Sayın Kılıçdaroğlu’nun tazminat davasına bakacak 3 dairenin yargıçlarını aldı. Hiç kimse bir şey demedi. Yahu ne oluyor arkadaş? Sen kimi alıyorsun, neden alıyorsun? Yargıcın bir tanesi gitti dava açtı. Yargıda geri döndü ama o daireye yine vermediler. Başka daireye verdiler. Kim geldi onun yerine? Onun yerine, geçmiş dönemde bugünkü iktidar partisinde görev yapmış avukat, daha sonra hakim olmuş adamlar geldi. Sayın Genel Başkana cezayı verdi gitti. Şimdi o RTÜK… Bakın, şunu hatırlatmak isterim: 12 Eylül döneminde yargıçlar, kamuda çok ciddi görev yapan insanlar var. Onların hiçbir tanesini hatırlıyor musunuz şu anda? Hatırlayan var mı? Ya da onların çocukları, torunları, ‘Benim babam savcıydı, benim babam hakimdi’ diyen biri var mı? Bunların da çocukları öyle diyecek. Utanacak bunlar. Böyle bir şey olabilir mi Allah aşkına?”

Siyasetçilerin, dünyanın her yerinde kamuya açık olduklarını ve eleştiriye tahammül etmeleri gerektiğini belirten Tekin, ABD’de Devlet Başkanı Trump’a yapılan eleştirilerin binde birinin Türkiye’de iktidara karşı yapılamadığını ifade etti. Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunların hepsinin siyasî bir davranış olduğunu, hukuken bir karşılığının olmayacağını herkes çok iyi biliyor. Onun için, TV5 de, kamuoyunun vicdanına (mal olmuş) televizyonlar, gazeteler, sahipsiz değildir. Elbette hepimiz buna sahip çıkacağız. Ben inanıyorum ki ondan bir karşılık çıkmayacak. Televizyona bir şey olacağını zannetmiyorum ama konuğunuzun (Mahçupyan’ın) tazminat davası konusunda para ödeyebileceğini söyleyebilirim. Sayın Genel Başkanımıza çıktı işte. Nasıl çıktı? Aynı yöntemle çıkacaktır.”

Aydın: İktidar, RTÜK’ü siyasetin kılıcı olarak kullanıyor

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Birol Aydın ise, “Türkiye, bir süredir anormal bir süreç yaşıyor. Bu yaşadıklarımız da bunun tabii bir sonucudur” dedi. İktidarın, medyanın büyük bir kısmını kamulaştırdığını, kamulaştırılamayan medyanın bir kısmının da baskı altında tutulduğunu belirten Aydın, şöyle konuştu:

“Şüphesiz bu durum da sürdürülebilir bir şey değildir. Bir ülkenin hukuk, adalet, ekonomi, dış politika, iç barış, gelir dağılımında adaletin hepsinin ön şartı, özgürlüklerdir; özgürlüklerin teminat altına alınmasıdır. Yani özgür yayın, ifade hürriyeti, düşünce ve ifade özgürlüğü, bunun örgütlenmesi, bunun yapılanması, aktarılması, bir ülkede teminat altında olursa o ülke, birçok diğer alanda da başarılı olabilir. Ön şarttır. (…) İktidar, son 5-6 yıldır çok yoğun olarak, bütün devlet kurumlarını, yargıyı, işte RTÜK’ü siyasetin kılıcı olarak kullanıyor. Bu durum da sürdürülebilir bir şey değildir. Ülke olarak, toplum olarak kan kaybediyoruz. Yani TV5, ‘sözü olan herkese’, topluma fayda sağlayacak bir platform olma özelliğini devam ettirmesini, yürekten arzu ediyoruz.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA