GÜNDEM
Giriş Tarihi : 03-04-2020 07:47

Kaya: Bu infaz yasası ile sosyal barış tesis edilemez”

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kaya, infaz yasasında düzenlemeler yapılmasına dair kanun teklifine göre, özgürlükler alanındaki birçok insan hakkının “suç” haline getirilebileceğini, birçok suçun “terör suçu” olarak sınıflandırıldığını belirterek, teklifin bu haliyle sosyal barışı tesis edemeyeceğini söyledi.

Kaya: Bu infaz yasası ile sosyal barış tesis edilemez”

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kaya, yaptığı basın açıklamasında, infaz yasasında yapılacak düzenlemeleri de değerlendirdi.

Bülent Kaya, getirilen teklifin farklı bazı konuları düzenlemeyi hedeflese de ana amacının cezaların infazında yeni bir düzenleme gerçekleştirilerek bazı suçlardan mahkûm olanların erken tahliyesini sağlamak olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin dünya ülkeleri ile kıyaslandığında ceza infaz kurumlarında kalan kişilerin nüfusa oranı bakımından en kötü ülkelerin başında geldiğini belirten Kaya, “Japonya’nın nüfusunun 1900 kişisinden 1’i ceza infaz kurumunda iken, bu oran italya’da 900 kişisinden 1’i, Almanya’da 1200 kişisinden 1’i ceza infaz kurumundadır. Türkiye nüfusu göz önüne alındığında bu oran, Türkiye nüfusunun 329 kişisinden 1’i ceza infaz kurumunda kalmaktadır” diye konuştu.

Kaya, Türkiye’de halen ceza infaz kurumlarının kapasitesi 220 bin kişi civarında iken halen ceza ve infaz kurumlarındaki tutuklu ve hükümlü sayısının 300 bin civarında olduğunu kaydetti.

Yaşanan sorunlar

“Ceza kanunu ile infaz kanununda yaşanan sorunlarımız, bu teklifte gündeme getirilen birkaç konunun düzenlenmesi ile çözülemeyecek kadar büyüktür” diyen Kaya,  bu sorunların başlıcalarını şöyle sıraladı:

- Ceza kanununda öngörülen cezaların yüksekliği ve yanlış kategorize edilme sorunu.

- Ceza infaz kurumlarına giren kişilerin dışarı çıkabilme sorunu.

- Cezanın doğal sonucu olarak sadece ceza infaz kurumunun öncelenmesi.

- Ceza yargılamasında öngörülen etkin pişmanlık müessesesinin infaz aşamasında uygulanmasına yer verilmemesi.

- Türk ceza kanununa paralel olarak terörle mücadele kanunu’nun ihdas edilmesi ile ikili bir ceza sistemi uygulanması.

- Kanunların uygulanmasında ortaya çıkan uygulama sorunları.

“Şahıslara karşı işlenen suçların affı, adalet duygusunu incitir”

Bülent Kaya, yapılan düzenlemede toplumsal meşruiyetin ve toplumda adalete olan güvenin sarsılmamasına azami gayret gösterilmesi, olabildiğince en yüksek konsensüs ile düzenleme yapmaya gayret edilmesi gerektiğini vurguladı.

Kaya, “Unutulmamalıdır ki, infaz düzenlemesi ile erken tahliye gündeme gelen suçlardan şahıslara karşı işlenen suçlar ile devlete karşı işlenen bir kısım suçlar kapsama alınmaktadır. Özellikle şahıslara karşı işlenen suçlar bakımından suçtan mağdur olan kişilerin adalet duygusunun incinebileceği göz önüne alınarak bir düzenlemeye gidilmelidir” diye konuştu.

Bülent Kaya, sözlerine şöyle devam etti:

“Teklif, bu haliyle toplumsal barışı tesis edemez”

“Teklif ile koşullu salıverilme oranı indirilmekte, denetimli serbestlik süresi de artırılmaktadır. Ancak hükümlülerin ve işledikleri suçların özel niteliklerini bir kenara bırakarak zaten mukayeseli hukuka göre oldukça yüksek tayin edilen cezalar sebebi ile var olan sorunun, bu teklifte yapılmak istenen şekli ile suçların kategorize edilerek infaz düzenlemesine istisnalar tanınması sorunu çözmekten ziyade daha da kronikleştirir. Bu da beraberinde bir başka yanlışı doğurmaktadır. Kişileri ve suçların özel niteliklerini bir kenara bırakan bir yaklaşım ile suçların kategorize edilmesi, bozulan toplumsal barışı tesis etmez.

İnfaz kanununun uygulanmasında anayasadaki eşitlik ilkesi ve anayasa mahkemesinin daha önceki infaz düzenlemeleri ile ilgili iptal kararları da dikkate alınarak herkes için adil ve eşit bir düzenlemeye gidilmelidir.

“Birçok suç, ‘terör suçu’ olarak kategorize edilmiştir”

Türk Ceza Kanunu yanında ayrıca ihdas edilen terörle mücadele kanunu ceza hukuku sistematiği açısından ikili bir yapıyı tesis etmiştir. Terörle mücadele kanunundaki özel düzenlemeler, “kanun önünde eşitlik”, “tabii hâkim” ve “adil yargılanma hakkı” gibi hukukun temel ilkelerine aykırılık teşkil eden düzenlemeleri barındırmaktadır. Ayrıca terörle mücadele kanunu ile terör suçu tanımı genişletilmiş ve cebir şiddet unsuru taşımayan ve terör kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan birçok suç terör suçu olarak kategorize edilmiştir.

“Birçok hak, bu teklifle suç haline getirilmektedir”

Kanun metnindeki terör suçları tanımı tam bir muğlâklık ifade etmektedir. Bu sebeple de cebir ve şiddet unsuru taşımayan ya da terör örgütünü ve terör örgütünün faaliyetlerini teşvik ve övme maksadı taşımayan bazı eylemlerin bu kanunda suçların kategorize edilmesi sebebi ile terör suçu kapsamında değerlendirildiği görülmektedir.

Bu sebeple de muhalif sesler, düşünce ve ifade hürriyeti kapsamında değerlendirilecek beyanatlar ve düşünce açıklamaları, örgütlenme hakkı, halka haber verme hakkı, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı gibi birçok özgürlük, bu kanun ile suç haline getirilebilmektedir. İnfaz yasası düzenlemesinde bu muğlâk kavramların yol açtığı sorunların giderilmesi gerekir.

Ayrıca uzun süreli tutuklular sorunu ve tutuklamanın bir tedbir olmaktan çıkarılıp bir cezalandırma aracına dönüştürüldüğü izlenimi veren tutuklulukların da bu ceza infaz ve ceza kanunu değişikliğinde dikkate alınması ve sorunun çözülmesi de kamuoyunun bir başka beklentisidir.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Trabzonspor2653
  • 2Başakşehir FK2653
  • 3Galatasaray2650
  • 4Sivasspor2649
  • 5Beşiktaş2644
  • 6Alanyaspor2643
  • 7Fenerbahçe2640
  • 8Göztepe2637
  • 9Gaziantep FK2632
  • 10Denizlispor2631
  • 11Antalyaspor2630
  • 12Gençlerbirliği2628
  • 13Kasımpaşa2626
  • 14Konyaspor2626
  • 15Yeni Malatyaspor2625
  • 16Çaykur Rizespor2625
  • 17MKE Ankaragücü2623
  • 18Kayserispor2622
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA