SİYASET
Giriş Tarihi : 06-09-2019 15:35   Güncelleme : 06-09-2019 19:55

Aktaş’tan İmamoğlu’na: Dost uyarısıdır; usulünüz yanlış

Avukat Ali Aktaş, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ihtiyaç fazlası araçları Yenikapı’da “israf galerisi” olarak sergilemesini siyasî bakımdan eleştirdi.

Aktaş’tan İmamoğlu’na: Dost uyarısıdır; usulünüz yanlış

Avukat Ali Aktaş, bu konudaki görüşlerini, twitter sayfasında “dost uyarısı” olduğunu belirterek, şöyle dile getirdi:

Linç kültürü içimizi ürpertiyor

“CHP, Yenikapı meselesinde büyük hata yapıyor. İmamoğlu’na oy veren muhafazakâr ve dindar seçmen, bu olay sonrası şöyle düşünür: ‘Senin motivasyonun hesaplaşma üzerineyse ve de bunu daha şimdiden bu denli hoyratça yapıyorsan, yarın bu hoyratlığın nereye ulaşacağı hiç belli olmaz.’

Baltayı taşa vurdunuz. Hiçbirimiz kıyıcı bir hesaplaşma istemiyoruz. Hiçbirimiz ‘Türkiye Rövanş Cumhuriyeti’nin devamını istemiyoruz. Bir asırlık rövanşizmin mağduru bir halk olarak daha ilk adımda ortaya koyduğunuz linççilik, içimizi ürpertiyor.

Dost uyarısıdır; usulünüz yanlış.

Daha büyük yolsuzluklar var

İstanbul Belediye bütçesi 23 milyar TL. Kiralanan araçların bedeli ise 100 milyon TL civarında. İstanbul’da daha büyük yolsuzluklar var. Yapılan gösteri, popülizmin bir biçimi olarak sırıtıyor ayrıca. Ayrıca linççi yanıyla ürkütücü. Sağlıklı siyasal akılla yapılan bir iş değil o.”

Cumhurbaşkanı adayı gibi…

İmamoğlu 22 Mayıs’ta “Sadece özel kalem müdürlüğündeki araçları alıp Yenikapı’da gösterecektim. Bir il genel sekreterinin üç arabası olur mu?” demişti. Yenikapı’da üzerinde “evde bakım hizmeti” yazan araçlar bile gördük. Gösterinin israfı afişe etmekten çok politik bir amacı var.

İmamoğlu’nun konuşma ve temasları İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından çok Cumhurbaşkanı Adayı gibi. Motivasyonu bunun üzerine. Bu motivasyon ve özgüven, onu kitlesini domine edecek politik gösteriler yapmaya itiyor.

Kimlik siyaseti besleniyor

Politik gösteri savcısı, hakimi kendisi olan bir meydan linç mahkemesine dönüşüyor. Kitle de bu gladyatör dövüşünden haz alıyor. Böylece siyaset rövanşizm üzerine şekilleniyor. Bu da mevcut kimlik siyasetini besliyor. Türkiye, aynı cendereyi tekrar edeceği bir tünele sokuluyor.

Erken seçim beklentisi var

Mevcut pozisyon, AK Parti ile CHP’nin birbirini beslediği 17 yıllık kimlik siyaseti sürecinin daha sert ve hoyrat haline dönüşme pozisyonu. Buradan sağlıklı bir sistem değişikliği çıkmaz. Tarafların kendi kendini tahkim ettiği bir süreç bu. Muhtemelen erken seçim beklentisi var.

Değişim, sistem gerektirir

Hep aynı taktik yürüyor. Halka “kuşa bak kuşa” diyorlar. Halk bakarken politik ajanda işlemeye başlıyor ve birbirinin benzeri olan politik figürlere mahkûm hale getiriliyor. Gerçek değişim yerine revizyonizmle yetindiriliyor. Çünkü değişim sistem gerektirir, politik anarşizm değil.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA