SİYASET
Giriş Tarihi : 07-09-2019 02:54   Güncelleme : 07-09-2019 03:03

Bilgen: Kaftancıoğlu’na verilen ceza, hukukî değil konjonktürel

Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun ceza almasına gerekçe gösterilen sosyal medya mesajlarının, yazıldığı dönemde toplumsal infiale ve yıkıcı fiillere sebep olmadığına işaret etti. Bilgen, o mesajların birkaç yıl sonra ‘suç’ olarak görülmesinin hukukî olmaktan çok konjonktürel bir uygulama olduğunu ifade etti.

Bilgen: Kaftancıoğlu’na verilen ceza, hukukî değil konjonktürel

HDP Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen, TV5’de yayınlanan “Buluşma Noktası” programında, Mehmet Ali Kayacı’nın güncel siyasî konulara dair sorularını cevapladı.

Ayhan Bilgen, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na verilen 9 yıl 8 ay hapis cezasına dair bir soru üzerine, bu konu hakkındaki görüşünü de dile getirdi.

Konunun bir hukukî bir de siyasî boyutu olduğunu belirten Bilgen, “Ne yazık ki hukukî boyutunu çok uzun konuşmak, tartışmak gerçekçi değil” dedi. Bilgen, şu değerlendirmede bulundu:

Tweetler, yayınlandığı yıllarda ‘suç’ olarak görülmemiş

“Şu kadarını ifade etmemiz lâzım; en azından hukuk felsefesi açısından, hukuk sosyolojisi açısından: Suç-ceza ilişkisinde en temel şey, suçun işlendiği iddia edilen dönemden sonra doğurduğu sonuçlardır. Yani işte ‘ifade özgürlüğü’ ile ‘suç’un sınırı, ince çizgisi, sonra bunun ne doğurduğu üzerinden tartışılmalıdır. Yani bir söze, bir cümleye yüklediğiniz anlam, gerçekten tehlikeliyse, zararlıysa; işte ‘kamu düzenine, genel sağlığa’, anayasada sayılmış kavramlar açısından söylüyorum, zararlıysa, o sözün söylendiği tarihten sonra bir şeyin ortaya çıkmış olması lâzım. Bir infialin, bir kargaşanın, bir kaosun, bir yıkıcı davranışın / fiilin ortaya çıkmış olması lâzım. Böyle bir şey var mı? Yok. Yani böyle bir şey yokken, yıllar sonra bunun ‘suç’ diye geriye dönük tarif edilmesi, doğal olarak, konjonktürel (hâlihazırdaki vaziyete göre) bir okumayı beraberinde getirir. Yani o gün ‘suç’ olduğunu düşünmemişseniz, söylendiğinde, yazıldığında, konuşulduğunda suç olduğunu düşünmemişseniz; tespit etmemiş, odaklanmamış, üzerine gitmemişseniz, bugün yıllar sonra üzerine gitmek, doğal olarak bugünün koşullarından bakmayı; bugünün dengelerinden, bugünün gerilimlerinden, kavgalarından bakmayı akla getirir ki, bu anlamda baktığınızda daha gerçekçi bir yorum…

Hukuk, güçlünün elinde bir araca dönüştüğünde adaletten kopar

Böyle bazı ‘aykırı hukukçular’ın sözü var; ‘Hukuk zaten siyasal bir şey’ diyorlar. Hukuku siyasallaştırmayalım diye hep tartışmasını yaparız ama hukuk, siyasal bir şeydir. Yani ne yazık ki… Bunu tırnak içerisinde, biraz ironiyle (hicivle) birlikte söylüyoruz, yani bir kavganın sadece aracına dönüştüğünde, işte gücü elinde bulunduranın hukuku istediği gibi yorumladığı, tanımladığı, kısalttığı, uzattığı, daralttığı bir araca, aparata dönüştüğünde o, insanlığın ortak kazanımı olan adalet duygusundan kopar. Bu, son derece nettir.”

Ayhan Bilgen, Canan Kaftancıoğlu’nun ceza almasına sebep olan tweetlerini nasıl yorumladığına dair soruyu da şöyle cevapladı:

Tweetlerin içeriği, üslûbu, tarzı tartışılabilir ama…

“O meşhur Voltaire’in sözü galiba; hani ‘Düşüncelerine karşıyım ama onu savunabilmen için canımı feda ederim’. Yani burada sadece hoşumuza gidenlerin özgürlüğünü savunuyorsak, bu özgürlük falan değildir. Bu, sadece kendi çizginizi sevmektir. Kendinizi sevmektir. Kendi düşüncenize âşık olmaktır. Kendi inancınızı, ideolojinizi -tırnak içinde söylüyorum- akredite edip / meşru görüp, onun dışındaki her şeyi gayrimeşru görmektir. Burada demokrat(ik) olan şey, hani evrensel adalete, hukuka uygun olan şey, hoşumuza gitmeyeni; sizi rahatsız edeni de tahammülle karşılayabiliyorsanız, kabulleniyorsanız, onun da en azından dile getirilmesinde bir beis, bir mahzur görmüyorsanız, onun kendisini ifade etmesine fırsat veriyorsanız, ancak o zaman özgürlükten söz edilir. Dolayısıyla içeriği, üslûbu, tarzı tartışılabilir tabii ki. Siz de karşı sözünüzü söylersiniz. Eleştirirsiniz. Dersiniz ki ‘Bu, şık olmamıştır. Bu, doğru bir tanımlama değildir’. Fikirler tartışılır. Çarpışır fikirler ve oradan toplum bir sentez yapar. Der ki, ‘Evet, bunun tespiti doğru’. Ya da ‘Hayır, eksik. İçeriği doğru ama söyleyiş biçimi doğru değil’ gibi toplumsal akılda bir sentez gelişir. Ama siz, ‘Bu söz söylenmez; yasak’ dediğiniz andan itibaren, aslında belki de o söz, hak ettiğinden fazla prim bile yapabilir. Cazibe merkezi hâline bile gelebilir.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA