GÜNDEM
Giriş Tarihi : 10-04-2020 18:06

Karaduman: Muhtemel bir kıtlığa karşı tarım üretimi acilen artırılmalı

Saadet Partisi Konya Milletvekili Karaduman, salgın sebebiyle bazı tarım ürünlerinin fiyatının dünya genelinde fahiş miktarda yükseldiğine işaret ederek, muhtemel bir salgına karşı tarım üretiminin acilen artırılması gerektiğini söyledi. Karaduman, bu maksatla tarım uzmanlarından oluşan bir Bilim Kurulu ihdas edilmesini istedi.

Karaduman: Muhtemel bir kıtlığa karşı tarım üretimi acilen artırılmalı

Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdülkadir Karaduman, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, polis teşkilatının kuruluşunun 175’inci kuruluş yıl dönümü münasebetiyle polislerin sıkıntıları ve salgın sürecinde tarım üretimin önemine dair değerlendirmelerde bulundu.

Karaduman, konuşmasına, polis teşkilatının kuruluşunun 175’inci kuruluş yıl dönümü münasebetiyle “Görevini büyük bir gayret ve özveri ile gerçekleştiren emniyet mensuplarına şükranlarımı arz ediyorum” diyerek başladı.

Emniyet mensuplarının hâlâ çözülemeyen birçok problemle karşı karşıya olduklarını belirten Karaduman, polislerin uzun mesai, ek gösterge ve çalışma şartlarına dair sıkıntılar yaşadıklarına işaret etti.

Emniyet mensuplarına değer verildiğini göstermenin, kutlama mesajları ve ziyaretlerle değil, özlük haklarını güvence altına alacak gerekli yasal düzenlemeleri yapmakla mümkün olacağını söyleyen Karaduman, “Bu vesileyle bir kere daha, Saadet Partisi olarak polis teşkilatımızın 175’inci kuruluş yıl dönümünü tebrik ediyorum” dedi.

Karaduman, korona virüsü salgınının ekonomiyi de etkilediğine işaret ederek, salgınla birlikte tüketimin artmasına karşılık üretimin yavaşlamasını öngörerek, bu konuda ivedilikle tedbir alınması gerektiğini ifade etti. Karaduman, muhtemel bir kıtlığa karşı tedbir alınmasını istedi.

Saadet Partisi olarak tarım ürünleri üretmenin önemini her fırsatta vurguladıklarını belirterek, “17 yıllık iktidarın rant ve sermayeyi koruma refleksi, geldiğimiz noktada hayvancılığı ve yerli üretimi bitirme noktasına getirmiştir. 2020 yılı bütçesi için faize ayrılan para, Tarım ve Orman Bakanlığına ayrılan paranın 3 katından daha fazlasıdır. Bu, aynı zamanda iktidarın tarım ve faiz politikasının ne olduğunu, en ciddi şekilde önümüze getirmektedir” dedi.

Karaduman, 17 yıllık sürecin sonunda bankalar kâr rekorları kırarken, Anadolu’da üretim yapan çiftçilerin yaşadıkları sıkıntı sebebiyle çareyi büyük şehirlere göç etmekte bulduklarını dile getirdi. Karaduman, sözlerine şöyle devam etti:

“Neticede bu sürecin sonunda Anadolu boşaltılmış ve insanlarımız, metropol kentlerde yevmiyeli işlerde çalışmaya, geleceklerini bankalara ipotek etmeye mecbur bırakılmıştır. Kendi toprağında üretici konumunda olan Anadolu insanı, büyük şehirlere taşınarak tüketici konumuna düşürülmüştür. Üretimin azalmasıyla, piyasadaki ürün ihtiyacı, iktidar uygulamaları ve politikaları neticesinde, ithalat ile karşılanma yoluna gidilmiştir. Bunun en tipik örneği, hep birlikte hatırlayacağız ki, şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin hemen ardından ilk defa Rusya’dan şeker ithal etmeye başlamış olmamızdır. Üzülerek ifade ediyorum ki, bugün ulaştığımız noktada temel gıda ürünlerinden hayvanların yemine kadar dışarıya bağımlı bir ülke haline getirildik.”

Karaduman, Türkiye’nin tarım sektörü açısından zor ve kritik bir sürecin içerisinden geçtiğini, gıda ürünü ihraç eden ülkelerin salgın sebebiyle ihracatı durdurmalarının, dışarıya bağımlı ülkelerde kıtlığı tetikleyeceğini söyledi. Karaduman, “Olası bir kıtlığa karşı bütün tarlalarımız ekilmek zorundadır ama nasıl olacak?” diye sordu.

Mazot, gübre, ilaç, enerji ve işçilik gibi girdilerdeki fiyat artışlarının, çiftçinin üretim maliyetini doğrudan etkilediğine işaret eden Karaduman, hammaddesinin ithal yoluyla karşılanmakta oluşu sebebiyle yem fiyatlarının da arttığını kaydetti.

Karaduman, son 2 haftada ayçiçeği, soya, mısır ve türevlerinin fiyatının dünya piyasasında da fahiş bir şekilde arttığına dikkat çeken Karaduman, “Tahıl ambarı olan Konya’mızda da en önemli problemlerden birisi, sulama problemidir. Konyalı çiftçimiz, tarlasının sulama ihtiyacını sondaj yolu ile karşılamaktadır. Takdir edersiniz ki bu, maliyeti yüksek olmakla birlikte, uzun ömürlü bir yöntem ve sulama metodu değildir. Suyu çıkarmak için elektrik enerjisine ihtiyaç duyan çiftçimizin elektrik faturalarında geçen yıla oranla yüzde yüze varan fahiş artışlar görülmüştür. Sulama alanları kısıtlı olan başta Konya olmak üzere muhtelif illerimizde yeni sulama yöntemleri ivedilikle planlanmalıdır” diye konuştu.

Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdülkadir Karaduman, salgın sürecinde tarım alanında alınması gereken tedbirleri de şöyle sıraladı:

* Küçük işletmeler ve tarım kooperatifleri desteklenerek üretim kapasiteleri arttırılmalıdır.

* Mevsimlik tarım işçilerine barınma, sağlık, ulaşım gibi asgarî çalışma koşulları sağlanmalıdır.

* Çiftçinin üretim için harcadığı elektriğin ve suyun faturalarında KDV, ÖTV, Enerji Fonu ve TRT Payı gibi vergiler sıfırlanmalıdır.

* İnşaat faaliyetleri için imara açılan araziler, tarım ürünleri üretimi için kullanılmalıdır. Buna benzer alanlardaki tarım faaliyetleri için elverişli olan arazilerdeki bütün inşaat faaliyetleri durdurulmalıdır.

* Açıklanan bütün teşvik ve desteklemeler, bütün çiftçilerimiz için ulaşılabilir bir konumda olmalıdır. Özellikle hayvansal ürünlerde dışa bağımlılığı ortadan kaldırabilmek için maliyetler düşürülmelidir.

* İthalat gümrük vergileri yükseltilerek, çiftçilerimiz korunmalıdır.

* Nisan ayı itibarıyla başlayacak olan buzağı desteklemesi başta olmak üzere, bütün destekleme başvuruları, çiftçi ve üreticilerimizin, hasat yapmış olsa dahi, bütün hakları saklı kalmalıdır.

* Çiftçilerimizin, özellikle bu zorlu süreçte, bankalara olan borçları, faizsiz olacak şekilde 1 yıl ertelenmelidir.

* Ekim yapılmayan tarım arazileri, teşviklerle yeniden ekim yapılır hale getirilmelidir.

* Bu kapsamda, alanında uzmanlardan oluşan bir bilim kurulu, ihdas edilmeli ve ilçe ilçe, köy köy, üretimin nasıl sürdürüleceği / artırılacağı planlanmalı ve bu planlar kararlılıkla uygulanmalıdır.

Abdülkadir Karaduman, konuşmasının sonunda, “Tarlada buğday yetişmezse, ağılda hayvan olmazsa, ırmaktan su akmazsa, yaşamın sürdürülmesi asla mümkün olmayacaktır. Önümüzdeki süreçte olası bir kıtlığa karşı gereken önlemler acilen ama acilen alınmalıdır” dedi.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA