SİYASET
Giriş Tarihi : 13-04-2020 14:05

Karamollaoğlu’dan hükümete 14 tavsiye

Hükümetin, ülkeyi yönetmenin sorumluluğunu üstlenmek yerine, kampanya başlatarak sorumluluğu ve yıkımın faturasını millete ödetmek istediğini ifade eden Karamollaoğlu, hükümete 14 maddeden oluşan tavsiyelerde bulundu.

Karamollaoğlu’dan hükümete 14 tavsiye

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, partisinin sosyal medya mecralarından yayınlanan “Milletimiz İçin İktidara Sesleniş Konuşması” yaptı.

15 Temmuz’da ve dolar krizi dönemlerinde vatandaşların her türlü fedakârlığı yaptığını belirten Karamollaoğlu, “Şimdi fedakârlık sırası sizde! Artık millet sizden fedakârlık bekliyor” dedi.

***

İnsanlık âleminin çok önemli ve badireli bir dönemi yaşadığını belirten Karamollaoğlu, Çin’de ortaya çıkan ve bütün dünyaya yayılan Korona virüsü salgınına karşı bütün insanlığın büyük bir mücadele içine girdiğini söyledi.

Karamollaoğlu, sağlık boyutuyla başlayan salgının, başta ekonomi olmak üzere daha birçok boyutuyla insanlığı derinden etkilediğini ve etkilerini daha da artıracak gibi gözüktüğünü ifade etti.

Karamollaoğlu, Türkiye’de de gerek Korona virüsü salgını, gerekse yanlış yönetim anlayışı sebebiyle, zaten kriz içinde olan ekonominin, bu salgınla birlikte aldığı ağır tahribat sebebiyle tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşadığını söyledi.

Karamollaoğlu, “Koronavirüs nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, acılı ailelerine sabr-ı cemil niyaz ediyorum. Tedavileri devam eden kardeşlerime de acil şifalar diliyorum. Yine bu mücadelenin kahramanları olarak başta Sayın Sağlık Bakanı olmak üzere, bütün sağlık çalışanlarımıza gönülden teşekkür ediyor, kendilerine sağlık ve afiyet diliyorum” diye konuştu.

Bu sürecin üstesinden gelmek için yapılması gereken en öncelikli işin akıl ve ilim ışığında meselelere yaklaşmak ve alınan tedbirlere uymak olduğunu ifade eden Karamollaoğlu, vatandaşların büyük çoğunluğunun alınan tedbirlere uyduğunu söyledi.

Geçen hafta sonu alınan sokağa çıkma kararının çok geç ilân edilmesinin doğurduğu kargaşanın kendilerini hayretler içinde bıraktığını ifade eden Karamollaoğlu, “Ümit ederim ki bunun bedeli ağır olmaz. Bu vesile ile içişleri bakanının istifasını onurlu bir davranış olarak gördüğümü belirtmek isterim” dedi.

Karamollaoğlu, dünyadaki bütün ülkeler ve yönetimlerin, bu salgın sebebiyle büyük bir imtihan vermekte olduğunu, salgının aynı zamanda devletlerin gücünü ve iktidarların yönetme kabiliyetini de ortaya çıkaracağını söyledi.

Karamollaoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Hep beraber görüyoruz ki, güçlü altyapısı ve kurumsallığı olan, imkânlarını ve yatırımlarını doğru planlayan, ihtiyaç duyduğu her üretimi yapabilen, kendi kendine yetebilen, ihtiyat akçesi saklayan ve ülkenin gücünü kısır bir siyaset anlayışına alet etmeyen yönetimlerin olduğu ülkeler, bu krizi daha başarılı yönetmekte ve bu krizden büyük yara almadan çıkacak gibi gözükmektedirler.

Yine hep beraber görüyoruz ki, güçlü altyapısı ve kurumsallığı olmayan, imkânlarını yanlış yatırımlarla heba eden, popülist politikalarla kasalarında para bırakmadığı gibi, büyük çapta borç altına giren, zor günler için tutması gereken ihtiyat akçelerini çarçur eden ve ülkelerinin gücünü kısır siyasete alet eden yönetimlerin olduğu ülkeler ise, bu krizi iyi götürememektedirler. Görülecektir ki, bu kriz bu ülkeleri görünenden daha fazla etkileyecektir.”

Türkiye’nin, ikinci grup içerisinde gözüktüğünü belirten Karamollaoğlu, görülen tablonun hiç de iç açıcı olmadığını söyledi. Karamollaoğlu, “Zira bugün ülkemizde, ülkeyi yönetmeye hevesli ancak yönetmenin getirdiği sorumluluğu tam olarak hissetmeyen, insan kaynağı zayıflamış veya zayıflatılmış, yönetme kapasitesi düşük bir iktidar var” dedi.

Karamollaoğlu, konuşmasının bundan sonraki bölümünde, başta Cumhurbaşkanı olmak üzere ülke yöneticilerine seslenmek istediğini belirterek, şunları söyledi:

“Sayın Cumhurbaşkanı ve Kıymetli Yöneticiler,

Sizler bu süreçte, dönem dönem, ekranlara çıkarak çeşitli konuşmalar yapıyorsunuz. Şimdi biz de, millet adına, size ve ekibinize seslenmek istiyoruz. 

Ancak hemen şunu ifade etmek istiyorum ki, bugün, genel yönetim anlayışı ve ekonominin doğrudan çalışan kesimleri ilgilendiren politikalar üzerinde durmak istiyorum.

 Sağlık, eğitim, adalet, dış politika, turizm ve ekonominin bütün yönleri üzerinde ayrıca durulmasına ve yeni politikalar geliştirilmesine ihtiyaç olduğu kanaatindeyim.

Ancak biz, bir takım malzemelere ihtiyaç duyarken, bunları bazı Avrupa ülkelerine gönderilmesinin hikmetini anlayamadım.

Eğitimde atılan acil adımları tasvip etmekle beraber, yükseköğretim kanununda bir üniversitenin kapatılmasına ve göreve yeni alınacak öğretim elemanlarının seviyesini düşürecek değişikliği tasvip etmediğimi ifade etmek isterim.

Af kanunu ise bütün tarafsız hukukçuların, gayrı adil ve neye hizmet ettiği belli olmayan bir garabete benziyor.

Diğer konulara girmeden bugün özellikle;

Kepenk indiren esnaf, işini kaybeden emekçi, tarlasını ekemeyen çiftçi, iş yerini açamayan çaycı, kahveci, lokantacı ve sokaktaki simitçi ve bütün mağdurlar adına sesleniyoruz.

Çalışacak bir işi olmayan 4,5 milyon işsiz, 2 milyona yakın sosyal yardımlarla geçinmeye çalışan aile, evine ekmek götürmekte zorlanan 6 milyon asgari ücretli ve 12 milyon emekli adına sesleniyoruz.

İnanın bu millet bugüne kadar her türlü fedakârlığı yaptı. Dolar krizi oldu, millete elindeki üç-beş kuruşluk dolarını bozun dediniz, bozdurdular. Altın krizi oldu, milletin kefen parası diye sakladığı üç-beş gram altınını bozdurun dediniz onu da bozdurdular. 15 Temmuz oldu “Darbe var sokağa çıkın” dediniz, insanlar tankların altına yatmaktan çekinmedi.

Şimdi fedakârlık sırası sizde! Artık millet sizden fedakârlık bekliyor.

Peki, siz ne yaptınız ve ne yapıyorsunuz?

“Biz Bize Yeteriz” diyerek kampanya başlatıp millete IBAN numarası verdiniz.

Sayın Cumhurbaşkanı, Kıymetli Arkadaşlar,

Kusura bakmayın, “Biz bize yeteriz” dediniz lakin bilin ki artık “biz size yetemiyoruz”! “Millet size yetemiyor”!

Sizin politikalarınızı anlamakta gerçekten zorluk çekiyoruz.

Siz ya yaşadığımız krizi tam olarak anlamadınız, ya anlamak istemiyorsunuz, ya da milletten sakladığınız bir şeyler var.

Böyle bir süreçte millet, devletinden yardım beklerken, siz nasıl çıkıp da milletten yardım istersiniz, IBAN numarası verirsiniz?

Emin olun bugün, sizin haberiniz bile olmadan, imkânı olanlar, komşusu ile ekmeğini paylaşıyor, muhtaçlara elini uzatıyor; ama yetmiyor. Çünkü kriz çok büyük, varlıklı bilinen insanlar bile muhtaç hale düştüler.

Bu şartlarda devlet, bugün milletinin yanında olmayacaksa, ne zaman olacak! Her meselede millet göreve çağrılacaksa, iktidara ne ihtiyaç var! Bu nasıl bir devlet anlayışı, bu nasıl bir destek anlayışı?

Şimdi size soruyorum:

Küçük bir çay ocağı işleterek, evine ekmek götüren insanımız, yaklaşık bir aydır ne haldedir, biliyor musunuz? Siz evlerinizde sıcak çayınızı yudumlarken, hiç bu insanlar aklınıza geliyor mu? Sokakta simit satarak çoluğunun çocuğunun rızkını çıkarmaya gayret eden gariban, elektrik, su, doğalgaz faturalarını nasıl ödeyecek hiç gözünüzün önüne geliyor mu?

İşçi çıkarması yasaklanan esnaf, küçük işletmeler, çalışanların ücretlerini, faturalarını ve borçlarını nasıl ödeyecek, hiç düşündünüz mü?

Kıymetli arkadaşlar,

Hatırlar mısınız, bir zamanlar, siz çay ve simit üzerinden asgari ücret hesabı yapardınız.  O zamanlar en yüksek perdeden iktidardakilere sorular sorardınız. Şimdi aynı soruları millet adına bu sefer biz size sormak istiyoruz.

“Evde kal” dediğiniz bu insanlar, kiralarını nasıl ödeyecekler? Faturalarını nasıl ödeyecekler? Borçlarını nasıl ödeyecekler? Ailelerinin masraflarını nasıl karşılayacaklar?

Ama görüyoruz ki siz, ülkeyi yönetmenin sorumluluğunu üstlenmek yerine, kampanya başlatarak sorumluluğu ve yıkımın faturasını millete ödetmek istiyorsunuz.

Şimdi, siz iktidar sahiplerine sesleniyorum,

Emin olun insanların elinde avucunda bir şey kalmadı. Bu aziz millet, bugüne kadar üzerine düşen ne varsa yerine getirdi. Canı, malı neyi varsa, ihtiyaç duyulduğunda, hep devletinin yanında oldu, devletinin yardımına koştu. Bu necip millet, millet olmanın gereğini her daim yerine getirdi ve getirmeye devam ediyor, edecek de. Peki, devlet, devlet olmanın gereğini, ne zaman yerine getirecek?  Her şeyi bu millete havale edecekseniz, her krizin faturasını bu millete ödetecekseniz, size ne ihtiyaç var?”

14 maddelik öneriler

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, daha sonra hükümete 14 maddeden oluşan önerilerde bulundu. Karamollaoğlu, şunları söyledi:

1. Bu kriz, bir halk sağlığı krizi olarak ortaya çıkmışsa da, ekonomik ve sosyal yönü çok ağırlıklı olan bir krizdir. Bu sebeple meseleyi çok boyutlu ele alıp, aklıselim ile bir “Halk Sağlığı ve Ulusal Ekonomi Programı” hazırlayıp daha fazla zaman kaybetmeden hayata geçirin.

2. Bilmelisiniz ki, yaşanan bu büyük kriz, ancak birlik, beraberlik ve akl-ı selimle atlatılabilir. Bu sebeple lütfen ülkede barış ve huzur ortamını temin edecek bir dil ve üslûp kullanınız. Asla unutmayınız ki birlik ve beraberliğin inşasında en önemli sorumluluk, bizzat iktidarındır, yani sizindir.

3. Lütfen israfı artık durdurun. Çünkü zaman itibar kazanma zamanı değil, milletin derdine çare bulma zamanıdır. Kamunun elindeki tüm imkân ve kaynakları, bu süreçte, sadece milletin ihtiyaçları için seferber edin. Çünkü devlet, sadece milleti için vardır.

4. Kriz yönetimleri ancak ehil insanlar eliyle yapılırsa başarılı olur. Bu sebeple görevlendirmelerde torpil ve iltiması değil, ehliyet ve liyakati esas alın.

5. Ülkede diyalog ortamını bir an önce oluşturun; muhalefeti itelemeyin, bir kere olsun kucaklamayı deneyin. Çifte standart değil adalet ile hareket edin.

6. Üstünlük ve kibir tavrından vazgeçin. Tevazu sahibi olun. Görevi üstlendiğiniz yılları hatırlayın; baskı ve tahakkümü değil, insan hakları ve hürriyeti önemsediğinizi gösterin.

7. Kriz ortamını siyasî fırsata çevirme çabasına girmeyin, fırsatçılığa müsaade etmeyin. Bu mücadeleyi sulandıracak her türlü yanlış tutum ve eylemden uzak durun.

8. Verdiğiniz IBAN numarasını geri çekin, siz IBAN numarası isteyin. Bu süreçte kimsenin aç ve açıkta kalmayacağının umudu olun.

9. “Biz Bize Yeteriz” kampanyasını sürdürmekte kararlıysanız toplanan yardımların yönetimi ve denetimi için, özel bir ‘fon yönetimi’ oluşturun. Bu fonun yönetiminde TBMM’de temsil edilen tüm partilerden birer temsilci de bulundurun. Böyle bir adım, kampanyaya olan güveni arttırmakla kalmayacak, göreceksiniz, birlik ve beraberliğimizi de pekiştirecektir.

10. Belediyeler seçimle işbaşına gelmiş, halka en yakın kurumlardır. Belediyelerle kampanya yarışına girmek, onların hesabına bloke koymak yerine, mağdur olan vatandaşlarımıza en hızlı ve en kapsamlı şekilde ulaşmak için çaba harcayın. Merkezi yönetim ile belediyelerin çatışmasını değil, eş güdüm halinde çalışmasını sağlayın.

11. “Evdeyim ama açım” diyen insanlara, devletin sopasını değil, şefkat ve merhamet elini uzatın. Böyle bir dönemde bu milletin görmek isteyeceği en son şey, baskı ve tehdittir. Bilin ki millet böyle uygulamaları asla unutmaz.

12. Kapanan iş yerleri ve esnafın kira harcamalarını Hazine Bakanlığı’nca karşılayın. Çiftçilerin borçlarını tümüyle yeniden yapılandırın. Başta çiftçi ve besiciler olmak üzere, küçük ve orta boy işletmelere faizsiz ve uzun vadeli kredi imkânı getirin. Çiftçinin girdilerindeki (tohum, mazot, gübre vs.) vergileri bütünüyle kaldırın.

13. Ülkenin zor duruma düşen stratejik müesseselerinin, yabancılara peşkeş çekilmesine asla fırsat vermeyin,

14. “İşsizlik Fonu’nu” bugünler için saklamış olmanız icap ederdi. Bu fonu, kimsenin işsiz kalmayacağının garantisi olarak hayata geçirin. Bu ülkenin her bir vatandaşına, ayrım yapmaksızın, 1000 TL ‘karşılıksız nakdi destek’ verin.

Ben bütün bunları bir dostluk gereği olarak dile getirdim.

Biliyorum ki bazı ifadeler sizleri üzmüştür. Ama siz de bilesiniz ki, dost, sadece dost acı söyler.

Son olarak, Şeyh Edebali’nin meşhur sözünü hatırlatayım; “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın!”

Şüphesiz gerçek güç ve kudret sahibi Cenab-ı Allah’tır. Bugünler elbette atlatılacaktır.

Allah ülkemizin, milletimizin ve bütün insanlığın yâr ve yardımcısı olsun.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Trabzonspor2653
  • 2Başakşehir FK2653
  • 3Galatasaray2650
  • 4Sivasspor2649
  • 5Beşiktaş2644
  • 6Alanyaspor2643
  • 7Fenerbahçe2640
  • 8Göztepe2637
  • 9Gaziantep FK2632
  • 10Denizlispor2631
  • 11Antalyaspor2630
  • 12Gençlerbirliği2628
  • 13Kasımpaşa2626
  • 14Konyaspor2626
  • 15Yeni Malatyaspor2625
  • 16Çaykur Rizespor2625
  • 17MKE Ankaragücü2623
  • 18Kayserispor2622
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA