SİYASET
Giriş Tarihi : 20-04-2020 17:28

Bilgin: Maske satışını yasakladılar, kendileri de dağıtamıyor

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ersan Bilgin, “Günler geçti, geçiyor, hâlâ maskeye ulaşamayan, milyonlarca insan var. Virüsten korunmak için maske önemliyse ki önemli, bu koordinasyonsuzluk niye? Vatandaşa maske dağıtmak, çok mu zor? Durumdan ne eczacılar memnun, ne de vatandaş” diye konuştu.

Bilgin: Maske satışını yasakladılar, kendileri de dağıtamıyor

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ersan Bilgin, korona virüsü salgını sebebiyle partisinin sosyal medya kanallarında yayınlanan basın açıklamasında, güncel siyasî ve sosyal konuları değerlendirdi.

Konuşmasına, salgın sebebiyle hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, tedavisi devam edenlere de acil şifalar dileyerek başlayan Bilgin, “Temennimiz ve duamız; bu salgını en kısa zamanda ve en az kayıpla atlatabilmemizdir” dedi.

Bilgin, hükümetin, maske dağıtımındaki tutumundan, ekonomik tedbir paketlerindeki yetersizliğe; yardım toplamaktan, yapılacak olan hastane inşaatlarındaki plansızlığa ve belediyelerin hizmetlerine taş koymaya varıncaya kadar, bir çok konuda başarısız olduğunu söyledi.

Hükümetin maske dağıtımı konusunda büyük bir koordinasyon zafiyeti sergilediğini ifade eden Bilgin, şunları söyledi:

“Maske dağıtımı dahi tam bir muammaya dönüştü”

“Maske mecburiyeti getirildi. Sağlık açısından önemi vurgulandı. Ama ardından ‘Maske satışı yasak’, ‘PTT’den dağıtacağız’ dediler, hemen ardından ‘yok PTT değil, e-devlet üzerinden’ dediler, sonra ‘işte efendim size bir kod gelecek, eczanelerden alacaksınız’ dediler, en son “kod gelmeden de eczanelerden alabilirsiniz”, dediler.

Günler geçti, geçiyor, hâlâ maskeye ulaşamayan, milyonlarca insan var. Virüsten korunmak için maske önemliyse ki önemli, bu koordinasyonsuzluk niye? Vatandaşa maske dağıtmak, çok mu zor? Durumdan ne eczacılar memnun, ne de vatandaş. En basitinden bir maske dağıtımı dahi, tam bir muammaya dönüşmüş durumdadır.”

“Muhalefetin önerilerini önce reddediyor, sonra uygulamaya çalışıyorlar”

Hükümetin, muhalefetin önerilerini önce reddedip, günler sonra iş işten geçtikten sonra şekil değiştirerek kendisinin yapmaya çalıştığına işaret eden Bilgin, “Saadet Partisi olarak diyoruz ki, bir fikir, bir öneri faydalıysa, onu kimin dediği önemli olmamalı. Vakit geçirmeden icraata geçilmeli ki böylesi kriz dönemlerinde, bu durum daha da büyük önem arz ediyor” diye konuştu.

“Hâlâ beton, hâlâ ihale, hâlâ kutuplaştırma”

İktidarın, yaşananlardan hiç ama hiç ders çıkarmadığını belirten Bilgin, benimsedikleri bazım tutum ve davranışlardan bir türlü vazgeçmediklerini söyledi. Bilgin, “Hâlâ beton, hâlâ ihale, hâlâ kutuplaştırma, hâlâ ‘ben yaptım, oldu’ anlayışıyla, devam ediyorlar. Yazık, gerçekten çok yazık!” dedi.

“Eve dön, şarkıya dön, kalbine dön”

Ersan Bilgin, hükümete “Gelin, tüm farklılıklarımızı bir kenara bırakarak, hiçbir vatandaşımızı dışarıda bırakmadan, ‘sorunlarımıza nasıl çözüm buluruz?’u konuşalım” çağrısında bulundu.

“Bugünleri aile yapımızı düzeltmek için fırsata çevirebiliriz”

Konuşmasında insana ve aileye dair meselelere de değinmek istediğini belirten Bilgin, şunları söyledi:

“Her şeye rağmen bu zor günleri, Şair İsmet Özel’in ifadesiyle; ‘Eve dön, şarkıya dön, kalbine dön’ çağrısına denk düşecek günler olarak görelim ve ‘Evde Kal’ çağrılarına kulak verdiğimiz şu günlerde, epeydir unuttuğumuz, ihmal ettiğimiz kalbimize de kulak verelim. Yaşadığımız bu zor günlerimizi, elimizden geldiğince iyi değerlendirmek için, gayret sarf edelim. Düşünmeye, tefekküre vakit ayıralım.

Bu günler, özellikle aile-komşu-akraba gibi çevremizle olan ilişkilerimize özen göstermemizi bizlere hatırlatan günlerdir. Yıllardır bize dayatılan yaşam şekli, apartman-site hayatı, akraba ve komşularımızla, evimizle, ailemizle, eşimiz ve çocuklarımızla aynı ortamlarda, ama birbirimize yabancı olduğumuz, birlikte vakit geçirmeyi nerdeyse tamamen unuttuğumuz günlere sebep olmuştu.

İşte bu salgın, bu düzeni değiştirmek için, bir fırsat olarak değerlendirilirse, bu zor günlerden bir kazanımla çıkabiliriz. Koronavirüse yakalanmamak için, aldığımız tedbirlerin yanında, ruh sağlığımız ihmal etmeyecek tedbirleri de almalıyız. Bu salgın sürecinden, en az hasarla, en çok kazançla çıkmanın yollarını aramalıyız. “Biz Bize Yeteriz” kampanyaları yapılıyor. Biz de diyoruz ki, unutmayalım, aynı zamanda,”Biz bize lâzımız!”

Desteğe ve morale daha çok ihtiyaç olunan, bu zor günlerde, yakınlarımızı, komşularımızı ve arkadaşlarımızı arayıp sormalı, ihtiyaçlarına yardımcı olmaya çalışmalıyız, çünkü “Biz bize lâzımız!”

Bu yaşadığımız olağanüstü dönemler de geçecek, olağan hayatlarımıza, kaldığımız yerden devam edeceğiz. Fakat bu krizden, dersler çıkararak hayatımıza, kaldığımız yerden devam edebiliriz.

Şair’in ifadesiyle; ‘eğer şimdiye kadar başımıza gelenler bize bir şey öğretmediyse, bundan sonra bildiklerimiz hiç işe yaramayacaktır.’”

Ersan Bilgin, konuşmasının sonunda yaklaşmakta olan rahmet günleri Ramazan ayının hayırlara ve iyiliklere vesile olmasını diledi.

Bilgin, “Sözlerimi, Şair Sezai Karakoç’un şu ifadesiyle bitirmek istiyorum: “Umutsuzluk yok! Gün gelir; gül de açar, bülbül de öter’” dedi.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA