SİYASET
Giriş Tarihi : 29-04-2020 15:45

Karamollaoğlu: Eğer tedbir alınmazsa ekonomik tsunami geliyor

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Bakınız çok açık bir şekilde ifade ediyorum; eğer gereken tedbirler alınmaz veya gecikirse, ekonomik bir tsunami geliyor” dedi.

Karamollaoğlu: Eğer tedbir alınmazsa ekonomik tsunami geliyor

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, düzenlediği basın toplantısında gündemdeki siyasî konuları değerlendirdi.                                                     

Korona virüsü salgınının Türkiye’deki seyrini değerlendiren Karamollaoğlu, son günlerde açıklanan rakamların kendilerine ümit verdiğini, önümüzdeki süreçte salgının etkisini yitireceği intibaı uyandırdığını söyledi.

Karamollaoğlu, şu ana kadar salgında hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, hastalara Cenab-ı Hak’tan şifa diledi; hastalığı atlatanlara geçmiş olsun dileklerini iletti.

Karamollaoğlu, “İnanıyorum ki önümüzdeki günler aydınlık ve parlaktır.  İnşallah bayrama koranavirüsü ülke olarak yenmiş bir şekilde tam bir bayram havasında gireceğimizi ümit ediyorum. Yeter ki tedbiri elden bırakmayalım, sağlık uygulamalarında aksaklık meydana getirmeyelim, sağlık çalışanlarının taleplerine karşılık verelim” diye konuştu.

Karamollaoğlu,  korona virüsüyle mücadele konusunda adeta destan yazan sağlık çalışanlarına da teşekkür etti.

Bu başarıda en önemli hususun sağlık çalışanlarının ehil kadrolardan oluşması olduğunu belirten Karamollaoğlu, “Bu da bize gösteriyor ki işi ehline vermediğiniz zaman problemler daha çabuk çözülüyor. Bu konu iktidar tarafından her sahada dikkate alınırsa ülkemizde problemler ciddi manada çözülecektir.” dedi.

“Ali’nin vurulmasını gerektiren bir durum olduğunu düşünmüyorum”

Dün Afrin’de PKK’nın düzenlediği hain saldırı neticesinde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyen Karamollaoğlu, “Bu vahşi saldırıyı ve faillerini lanetliyorum” dedi.

Geçilen gergin dönemde halkın özellikle güvenlik güçlerine yardımcı olması gerektiğini ancak güvenlik güçlerinin de daha titiz davranması gerektiğini vurgulayan Karamollaoğlu, “Bundan dolayı 17 yaşındaki kalbinden vurularak hayatını kaybeden Ali’ye Allah’tan rahmet diliyorum. 17 yaşında bir gencin kalbinden vurulmasını gerektiren bir durum olduğunu asla düşünmüyorum. Bu vesileyle Ali’ye Allah’tan rahmet, acılı ailesine sabır diliyorum” diye konuştu.

“TBMM’nin etkinliği azaldı”

Bu yılın, TBMM’nin kuruluşunun 100. Yılı olduğunu hatırlatan Karamollaoğlu, Meclisin dünü ile bugününü mukayese etti. Karamollaoğlu, şöyle konuştu:

“Sivas ve Erzurum kongreleri sonrası Milli Mücadele, meclisin kontrolünde yürütüldü. Meclisimiz dualarla açıldı ve duvarına istişarenin önemi yazıldı. Geldiğimiz noktada TBMM’nin etkinliği azaldı. KHK’larla meclisten geçmeden birçok kararlar alınabiliyor. Hala meclis öyle çalışmalara girebiliyor ki, bir konu olgunlaşmadan dahi alelacele kanunlaşabiliyor. TBMM’nin görevi, hukukun üstünlüğünü sağlamak, ülkede barış ortamını tesis etmektir. Meclisin bir de iktidarı denetleme görevi vardır maalesef bu görev ortadan kaldırıldı.”

Ekonomik tsunami geliyor

Temel Karamollaoğlu, basın açıklamasında ülke ekonomisinin durumunu da değerlendirdi.

“Şu an bizim en ciddi problemimiz ekonomide gözüküyor” diyen Karamollaoğlu, şunları söyledi:

“Salgın sebebiyle işyerlerinin büyük bir kısmı kapandı. Esnafının büyük çoğunluğu işçi çıkarmak zorunda kaldı sonra buna bir önlem getirildi. İşyerini açamayan berberler, kafeler; tezgahını açamayan pazarcılar; günlük yevmiye ile çalışan işçiler; işyerini açtığı halde siftah edemeyen terziler, konfeksiyoncular… Her meslek grubunun mağdur olduğu çok sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz. Daha da endişe verici olan ise salgın sonrası oluşacak ekonomik tablo.

Bakınız çok açık bir şekilde ifade ediyorum; eğer gereken tedbirler alınmaz veya gecikirse ekonomik bir tsunami geliyor. Şu an zaten büyük bir problem var; insanımız geçim sıkıntısı çekiyor. İşsizlik aldı başını gidiyor. Zaten 4.5 milyon işsiz vardı, şimdi işsizlik %20’lerin üzerine çıktı. Belki şu an 8-9 milyon işsiz var.”

İktidara 3 Önemli Uyarı

İktidarı 14 maddelik bir tavsiye ile gelecek tehlikelere karşı uyardıklarını hatırlatan Karamollaoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Şu anda bir numaralı meselemiz, insanların günlük ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Bir evin faturalarının ödenmesi, gıdanın sağlanmasıdır.

Biz en önemli konu olarak herkese 1000 lira verilmesini teklif etmiştik bunun herkese verilmesi gerektiği kanaatindeyiz.

İkinci önemli konu ise esnafımız, esnaf borçlarını faturalarını ödeyemiyor. Şimdi ‘Bankalara gidin, kredi alın’ diyorlar. Tamam da bu krediyi yüzde kaç faizle veriyorsunuz? Esnafımız ne zaman geri ödeyecek?

Esnafımızın sırtına kredi ile yüklenen yük %9. Muhterem arkadaşlarım, dünyada faiz şu an %0’lar civarında. Bu ne demek? 6 ay sonra esnafımız %6-7 faizle borcunu ödemek zorunda kalacak, esnaf borcunu ödeyemeyecektir.

Üçüncü konu ise Türkiye’nin önemli kurumları borsada değer kaybederse bunları dışarıdan satın almak isterler. Buna kesinlikle fırsat verilmemelidir. Bunlar bizim milli değerlerimizdir.”

“Tarım ciddi bir kriz içerisinde”

Basın açıklamasında tarım ve hayvancılık alanında yaşanan sıkıntıları da dile getiren Karamollaoğlu, bu konuda şunları söyledi:

“Şimdi çay mevsimi geldi. Çay toplanacak yaklaşık 150 bin insanın çalışması lâzım. Bununla alâkalı tedbirler muhakkak alınmalı. Sadece çay değil, yazlık ekim yapan her yerde çiftçiye mazot, tohum, gübre destekle verilmelidir.

Gerekli tedbirler alınmazsa tarımda ithalata mecbur kalırız. Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Çok daha küçük olan Avrupa ülkeleri bizim ihracatımızın on misli ihracat yapabiliyor. Onlar bizden akıllı mı? Hayır! Onların iktidarları çiftçiyi ayakta tutuyorlar. İktidar bu dönemi bir fırsat bilip çiftçinin elini tutmalıdır.”

“Maske muamması çözülmelidir”

Maske temini konusunda yaşanan sıkıntıya da temas eden Karamollaoğlu, “Mesaj geliyor maske alıyorsunuz; bana şu ana kadar hiç mesaj gelmedi. Ülkemizde hâlâ maske alamayan, aldığı halde elindeki maskeler tükenen milyonlarca vatandaşımız var” dedi.

Dün bir uçak dolusu yardım malzemesinin Amerika’ya gönderildiğine işaret eden Karamollaoğlu, daha önce de İngiltere’ye, İtalya’ya, İspanya’ya da yardım malzemesi gönderildiğini hatırlattı.

Karamollaoğlu, bu konuda şunları söyledi:

“Ama iktidar diyor ki ‘Bizi alkışlayın, bizimle gurur duyun, Amerika’ya bile yardım yapıyoruz’. Tamam sizinle gurur duyalım ama şu soruyu da soralım:

Suriye’ye ne gönderdin? İdlib’e hangi yardımı yaptın? Şu anda İran ciddi bir ambargonun altında, Arakan’daki durum içler acısı. Filistin çok kötü durumda...  Biz kendi ihtiyaçlarımızı ve mağdur ülkelerin ihtiyaçlarını karşılayamaz Batı’ya yardım ettik diye övünürsek bu boş bir tesellidir. Bizim şu an dünyaya hava atacak durumumuz kalmadı merkez bankası kaynakları tükendi! Maske muamması bir an önce son bulmalı, vatandaşımızın mağduriyeti giderilmelidir.”

“Ahlâkî değerleri korumak zorundayız”

Temel Karamollaoğlu, konuşmasının sonunda Diyanet İşleri Başkanlığı’na yönelik tavrı da değerlendirdi.

Karamollaoğlu, “Birliğe, beraberliğe en fazla ihtiyaç duyduğumuz bu zor günlerde Diyanet İşleri Başkanlığının cuma hutbesi üzerinden yeni kutuplaşmalara zemin oluşturacak tartışmalar açmak kabul edilemez bir durumdur” dedi.

Aile hayatının kutsallığı, neslin muhafaza edilmesi gibi kuralların; çalmamak, rüşvet yememek, devlet malına el uzatmamak, adil davranmak, insan öldürmemek gibi değerlerin inançlarının temelini oluşturduğunu ifade eden Karamollaoğlu, “Buradan bu ülkede toplumun değerleriyle çatışarak yol almaya çalışanlara sesleniyorum” diyerek şunları söyledi:

“Bugüne kadar yaşanan hadiselerden hiç mi ders almadınız? Bu toplum, partisi, düşüncesi ne olursa olsun, asgari müşterekleri özümsemiş bir toplumdur. Bu milletin değerlerini inançlarını küçümseyemezsiniz. Bu tavırla bir yere varmanız mümkün değildir. İktidarın yanlış yaptığı o kadar konu var ki; bunları ele almadan, ‘Sadece belli konularda iktidarla mücadele ediyorum’ derken milletle çatışmanız, kimseye fayda sağlamaz.

Barolar kendi işini yapmalı adaletin tesis edilmesi için uğraşmalıdır. Keşke baro bu konuda gayret ortaya koyacağına, infaz yasasında gayret ortaya koysaydı!

Burada şu hususu da vurgulamak istiyorum, Diyanet İşleri’nin görevi bu milletin inancıyla alâkalı konuları gündeme getirmektir. Bundan dolayı Diyanet İşleri Başkanına saldırmayı doğru görmüyoruz.

Özellikle bu çevrelere sesleniyorum; siz iktidarın bütün zafiyetlerini ortadan kaldırdınız, milletle mücadeleye girdiniz. İktidarın istediği havayı siz oluşturdunuz. Bu millet içinde farklı görüşler her zaman vardır. Bu sebeple geçmişteki yanlış tavrı devam ettirmeye çalışmak ancak kutuplaşmayı körükler. Bu milletin inancıyla herkes barışmak mecburiyetindir. Biz değerlerimizi ihya ettiğimiz zaman güçleniriz, huzura kavuşuruz. Ama siz, bu değerleri yok saymaya kalkarsanız, bu ülkeye zarar verirsiniz.

Bir sürü laf ediliyor; tamam da, bugün İstanbul Sözleşmesini imzalayan iktidar. Diyanetin çağrısının muhatabı iktidardır. Eğer biz bu konularda milletimizin değerleri ile kavga içine girmeden problemlerimizi çözmeye kalkarsak, barış olur huzur olur kalkınma olur.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA