GÜNDEM
Giriş Tarihi : 01-05-2020 10:16   Güncelleme : 01-05-2020 12:19

“Ankara Barosu, Erbaş’a iyilik yaptı; koltuğunu sağlamlaştırdı”

İlahiyatçı Yazar Prof. Dr. Mustafa Öztürk, Ankara Barosu’nun tepkisi sayesinde, daha önce çeşitli eleştirilere muhatap olan Diyanet İşleri Başkanı’nın koltuğunun sağlamlaştığını ileri sürdü. Öztürk, “Baro, böyle yapmakla Ali Erbaş’ın koltuğunu tahkim etti. Ona can simidi attı. Eleştireyim derken onun yerini sağlamlaştırdı” dedi.

“Ankara Barosu, Erbaş’a iyilik yaptı; koltuğunu sağlamlaştırdı”

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Mustafa Öztürk, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın “eşcinsellikle mücadele” çağrısında bulunmasıyla başlayan tartışmayı, Medyascope TV’de değerlendirdi.

“Eşcinsellik eğiliminin bir peygambere izâfe edilmesi hoş değil”

Eşcinselliğin Lûtîlik kelimesiyle tanımlanmasına itirazını dile getiren Öztürk, “Lûtîlik kelimesi, çok çirkin bir kelime. Yani bu eşcinselliğin bir peygamber ismine izafe edilerek, nispet yâsı kullanılarak anılması, herhalde Lût aleyhisselâm kalksa, ‘Senin ismini bunlar eşcinsellik eğilimine verdiler’ deseler, sanırım çok gücenirdi. Hoş bir kelime değil bu Lûtîlik meselesi” dedi.

Prof. Öztürk, farklı cinsel eğilimleri olan herkes için, gayya kuyusuna doldurur gibi “Hepsi sapkındır” demenin doğru olmayacağını ifade etti. Öztürk, LGBT içerisinde fizikî yapısı bakımından yaratılıştan gelen özelliklerden dolayı eşcinsel olanların da bulunduğunu, bunun ilim adamları tarafından tartışılması gerektiğini söyledi.

“Ankara Barosu, Erbaş’ın koltuğunu sağlamlaştırdı”

Prof. Öztürk, Ankara Barosu’nun Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’a gösterdiği tepkiyi de değerlendirdi. Öztürk, Erbaş’ı nefret suçu işlemekle suçlayan Baro’nun kullandığı ifadelerin de bir nefret suçu olduğunu ifade etti.

Baro’nun basın açıklaması için “Hiç hoş bir metin değildi” ifadesini kullanan Öztürk, baronun, Diyanet İşleri Başkanı üzerinden, doğrudan dine saldırdığını, baronun metninde korkunç bir kin ve nefret gördüğünü söyledi.

Prof. Dr. Mustafa Öztürk, “Baro, böyle yapmakla Ali Erbaş’ın koltuğunu tahkim etti. Ona can simidi attı. Eleştireyim derken onun yerini sağlamlaştırdı; çünkü Erbaş’ın birtakım açıklamaları, icraatları, pozisyonu itibarıyla hani Diyanet’in o özerk, biraz daha ‘cool’ duruşunu bozduğu, siyasete fazlaca angaje olduğu yönündeki eleştirilerle muhatap olan şeyini (görüntüsünü) sildi süpürdü. Şu anda (Erbaş’ın) koltuğunu basbayağı baro sağlamlaştırdı. Yani baro, iyilik yaptı şeye (Ali Erbaş’a).

“İstanbul Sözleşmesi hâlâ orada duruyor”

Avrupa Konseyi İstanbul Sözleşmesi’nde, insanların cinsel tercihleri ve yönelimleri sebebiyle suçlanmalarının ve hedef gösterilmelerinin yasaklandığını hatırlatan Öztürk, “Bu metne Türkiye imza koydu. Ha, şimdi belki bu imza koyan irade, “keşke koymasaydık” diyor mu demiyor mu bilmiyorum; ama metin (İstanbul Sözleşmesi) orada duruyor” dedi.

Prof. Dr. Mustafa Öztürk, bu konuda kendi görüşünü açıklarken de, eşcinsellik eğiliminin giderek genç kuşaklar tarafından onaylanmasının, eşcinselliğin normal bir ilişki olduğu şeklinde bir kanaat oluşmasının, kendisinin tasvip edeceği , alkışlayacağı bir durum olmadığını kaydetti.

“Eşcinselliği kendim için düşünsem, kendimden tiksinirim”

Öztürk, erkeğin erkek gibi, kadının kadın gibi davranması gerektiğini düşündüğünü, ancak eşcinsellere yönelik olarak da ‘bunu taşlayın, öldürün; ateşe atın, yakın, öldürün” şeklinde bir tavır içinde olamayacağını ancak insanların kendi cinsleriyle cinsel ilişkiye girmelerini kendisi açısından düşünmesi halinde kendisinden tiksineceğini ifade etti.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA