SAĞLIK
Giriş Tarihi : 12-05-2020 07:14   Güncelleme : 12-05-2020 07:32

Köpeklerden bulaşan bir hastalık: Kist Hidatik (Kistik Ekinokokkoz)

Köpeklerden bulaşan bir hastalık: Kist Hidatik (Kistik Ekinokokkoz)

Sağlık Bakanlığı tarafından verilen bilgiye göre, kistik ekinokkozis, ülkemizde, özellikle hayvanlarda çok yaygın olması nedeniyle, önemli halk sağlığı sorunlarına neden olan ve ciddi ekonomik kayıplara yol açan zoonotik karakterli bir hastalıktır.

Halk arasında kist hastalığı olarak bilinen bu hastalığın etkeni, Echinococcus granulosus adı verilen bir parazittir. Bu parazitin esas kaynağı köpek, kurt, tilki gibi et yiyen hayvanlardır. Ancak, sıklıkla köpeklerdir. Parazit köpeklerin ince barsaklarında yaşar. Hastalık köpek dışkısı ile atılan yumurtalar ile insana bulaşır. Köpek dışkısı ile atılan yumurtalar çok dayanıklıdır, toprakta ve soğukta bir yıl kadar canlı kalabilirler. Dışkıyla atılan yumurtalar hayvanların ayakları, arazi eğimi, rüzgar ve yağmurla yayılırlar. İnsanlar bu yumurtaları çiğ tüketilen ve iyi yıkanmamış meyve ve sebzelerden, kirli içme sularından alırlar. İnsandan başka koyun, keçi, sığır ve manda gibi otla beslenen hayvanlar da yumurtaları alarak hastalanırlar. Alınan bu yumurtalar, barsaklarda açılarak barsak duvarını geçer, kan ve lenf yoluyla öncelik sırasıyla karaciğer, akciğer ve diğer organlara yerleşerek kist formunda yaşamlarını sürdürürler. Hastalığın başlarında kistin küçük olduğu dönemlerde uzun yıllar boyunca belirtisiz seyredebilir. Fakat kist büyüdükçe, bulunduğu bölgeye ve oluşturduğu basıya göre belirtiler ortaya çıkar.  Kistler en sık karaciğer ve akciğerlerde görülürler. Nadiren dalak, karın zarı (periton), böbrek, kemik, göz yuvası, beyin, kalp ve yumurtalıklara da yerleşebilir. Karaciğer yerleşiminde karnın sağ üst kısmında ağrı, bulantı, kusma ve bazen kaşıntı, sarılık gibi belirti görülür. Akciğer tutulumunda solunum sıkıntısı, öksürük, ağızdan kan gelmesi ve göğüs ağrısı olabilir.

Diğer organ ve sistem tutulumlarında da bu bölgelere ait tablolar ortaya çıkar. Örneğin kafa içi tutulumlarda; baş ağrısı, kusma, şuur kayıpları görülebilir. Kalp tutulumunda kalp ritm bozuklukları, enfarktüs bulguları, hatta kalp duvarında yırtılma olabilir. Kemik tutulumlarında kırıklar olabilir. Kist patladığında alerjik reaksiyonlar ortaya çıkabilir.

Bu kistleri içeren hayvan etleri ve sakatatlar, köpekler tarafından yenince parazit  barsaklarda olgunlaşır. Parazitlerin belirli aralıklarla yumurtlayarak ana konakçı köpekler tarafından atılmasıyla enfeksiyon zinciri bir kısır döngüye dönüşür.

Kişinin mesleği, hobileri, yaşam koşulları, eğitim ve sosyoekonomik düzeyi hastalığa yakalanma riskini etkilemektedir. En büyük risk grubunu parazit mücadelesi yapılmamış enfekte köpeklerle teması olan koyun, keçi, inek gibi hayvancılıkla uğraşan kişiler oluşturmaktadır.

Ülkemizde kist hidatiğin sorun olmasının nedenlerinden birisi de özellikle kurban bayramlarında yapılan kesimler sonrası  kistli sakatatları gömmek yerine, köpeklere yedirmek yada rastgele ortada bırakarak sokak köpeklerinin bu sakatatlarla beslenmelerine yol açmaktır.

Hastalıktan korunmak için ne yapmalı?

* Köpek ve kedilere mümkün olduğu kadar çiğ et verilmemelidir.

* Kişisel temizlik kurallarına dikkat edilmeli, içme ve kullanma suları temiz olmalı, çiğ yenen sebze ve meyveler bol su ile iyice yıkandıktan sonra tüketilmelidir.

* Kesilen veya ölen hayvanların kist bulunduran organları köpeklerin ve diğer etçil hayvanların ulaşamayacağı şekilde gömülerek bertaraf edilmelidir. Özellikle kurban bayramlarında bu hususlara daha çok dikkat edilmelidir.

* Köpekler yılda dört kez iç parazitlere karşı ilaçlanmalıdır.

* Köpekler gezdirilirken etrafa dışkılamaları halinde dışkıları alınarak poşete konulmalı, ağzı bağlandıktan sonra çöpe atılmalıdır.

* Parazit mücadelesi yapılmadan serbest dolaşan köpeklerin okşanması ve sevilmesi sırasında parazit yumurtaları ellere geçebilir. Bu şekilde kirlenen ellerin yıkanmadan ağza götürülmesi ile parazitin yumurtası alınır. Bu nedenle, özellikle çocukların köpeklerle temasından sonra ellerini bol su ve sabunla yıkamaları sağlanmalıdır.

Kist hastalığı - KİST HİDATİK

Türk Toraks Derneği Solunum İnfeksiyonları Çalışma Grubu da bu hastalık hakkında şu bilgileri veriyor:

Doğal koşullarda insan ve hayvanların birbirlerine bulaştırabildiği ortak patojenlerin neden olduğu hastalıklar zoonotik hastalıklardır. Hidatik kist hastalığı tarım ve hayvancılıkla uğraşan, çevre sağlığı ve koruyucu hekimlik önlemlerinin yetersiz kaldığı tüm toplumlarda ve ülkemizde görülen önemli zoonotik bir hastalıktır. Ülkemizde her bölgede görülmesine rağmen en sık Doğu, Güneydoğu ve İç Anadolu Bölgeleri’nde gözlenir. Kesilen hayvanların hastalıklı doku ve organlarının çevreye atılması kist hidatik hastalığı açısından risk oluşturur. Kist hidatik hastalığı insanların karaciğer, akciğer, dalak, beyin gibi iç organlarında kistler oluşturarak ölüme sebep olabilen halk arasında kist hastalığı olarak bilinen bir hastalıktır.

İnsana bulaşma sıklıkla infekte köpeklerden olmaktadır. İnfekte köpeklerin anüslerinde, kıllarında ve yattığı yerlerde çok sayıda yumurta bulunur. Paraziti taşıyan sıklıkla köpek olmak üzere kedi, çakal, tilki, kurt gibi et yiyen hayvanların dışkısı ile parazitin yumurtaları etrafa saçılır. Hasta koyunların, keçilerin ve sığırların kistli sakatatlarını yiyerek paraziti alan köpeklerin dışkıları ile parazit yumurtaları çevreye hayvanların ayakları, arazi eğimi, rüzgar ve yağmurla saçılarak ve dağılarak insan yiyecek ve içeceklerinin üzerine konabilir. Böylece meyve ve sebze gibi yiyecekler kirlenir ve insanlar bu yumurtaları kirlenmiş çiğ tüketilen ve iyi yıkanmamış kirlenmiş meyve ve sebzelerden ve kirli içme sularından alırlar. Paraziti taşıyan köpeklerin sevildikten sonra ellerin iyice yıkanmaması gibi nedenlerle hastalık insanlara bulaşır. Köpek dışkısı ile atılan yumurtalar çok dayanıklıdır, toprakta ve soğukta bir yıl kadar canlı kalabilirler. İnsandan başka koyun, keçi, sığır ve manda gibi otla beslenen hayvanlar yumurtaları alarak hastalanırlar. Sindirim yoluyla alınan yumurta ince barsakta barsak duvarına oradan dolaşımla karaciğere ulaşır ve en sık yerleşim yeri burasıdır. Karaciğerde tutunmayan yumurtalar akciğerlere veya sistemik dolaşıma katılarak kemik dahil tüm organ ve dokulara yerleşebilir. Yerleştiği organda kist oluştururlar. Çocuklarda en sık yerleşim yeri akciğerdir. Kistleri içeren hayvan etleri ve sakatatlar, köpekler tarafından yenince parazit  barsaklarda olgunlaşır. Parazitlerin belirli aralıklarla yumurtlayarak ana konakçı köpekler tarafından atılmasıyla enfeksiyon zinciri bir kısır döngüye dönüşür. Kişinin mesleği, hobileri, yaşam koşulları, eğitim ve sosyoekonomik düzeyi hastalığa yakalanma riskini etkilemektedir. En büyük risk grubunu parazit mücadelesi yapılmamış enfekte köpeklerle teması olan koyun, keçi, inek gibi hayvancılıkla uğraşan kişiler oluşturmaktadır. Özellikle kurban bayramlarında yapılan kesimler sonrası kistli sakatatları gömmek yerine köpeklere yedirmek yada rastgele ortada bırakarak sokak köpeklerinin bu sakatatlarla beslenmelerine yol açmak hastalığa yol açar.

Buna karşılık düzenli aralıklarla bu parazit için tedavi verilen evcil köpeklerin barsaklarında bu parazit yerleşemeyeceği için bulaştırıcılıkları yoktur.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Trabzonspor2653
  • 2Başakşehir FK2653
  • 3Galatasaray2650
  • 4Sivasspor2649
  • 5Beşiktaş2644
  • 6Alanyaspor2643
  • 7Fenerbahçe2640
  • 8Göztepe2637
  • 9Gaziantep FK2632
  • 10Denizlispor2631
  • 11Antalyaspor2630
  • 12Gençlerbirliği2628
  • 13Kasımpaşa2626
  • 14Konyaspor2626
  • 15Yeni Malatyaspor2625
  • 16Çaykur Rizespor2625
  • 17MKE Ankaragücü2623
  • 18Kayserispor2622
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA