GÜNDEM
Giriş Tarihi : 13-05-2020 04:39

“Memleket Masası” şimdilik boş kaldı

Akşener’in “Memleket Masası” çağrısına Erdoğan sessiz kaldı. Bahçeli “Masa; masaldır, maval okumaktır”, Kılıçdaroğlu, “Meral Hanım’ın bu çağrısına hepimiz ‘Evet’ diyelim” diye karşılık verdi. Masaya davet edilmeyen Sancar, “Derdiniz Saray Masası’na oturmaksa, muhalefeti alet etmeyin” diyerek, Perinçek ise, “O masa bir kumar masası ve orada kaybedecekleri kesin” diyerek tepki gösterdi. Davutoğlu, Babacan, Karamollaoğlu ve Uysal, henüz bir değerlendirme yapmadı…

“Memleket Masası” şimdilik boş kaldı

Meral Akşener, 10 Mayıs’ta FOX’ta yayınlanan “Çalar Saat Hafta Sonu” programında AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da dahil olmak üzere, siyasî parti liderlerine bir çağrıda bulunmuş ve “Memleket Masası” adını verdiği bir istişare zemininde bir araya gelme önerisini dile getirmişti.

Akşener, şunları söylemişti:

Akşener: Memleket Masası’nın etrafında toplanmamız lâzım

“Sizin aracılığınızla bir çağrı yapmak istiyorum; siyasî kimliğim baki kalmak üzere, bir anne olarak Anneler Günü’nde. Bu çağrım, Sayın Erdoğan’adır, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nadır, Sayın Devlet Bahçeli’yedir, Sayın Temel Karamollaoğlu’nadır. Bu çağrım, Sayın Gültekin Uysal’adır, Sayın Ahmet Davutoğlu’nadır, Sayın Ali Babacan’adır.

Dolayısıyla, bir masa etrafında toplanmamız lâzım. Bu ülkenin vatandaşları olarak, bu ülkede uzun yıllar hizmet etmiş insanlar olarak o ortak aklı işletmemiz lâzım. Ortak akıl, önemli bir kavram. Bu masanın adına da “Memleket Masası” diyorum ben. Memleket Masası’nın etrafında toplanmamız lâzım. Bu sıkıntılı ekonomiden, daha sonraki fasıldan nasıl çıkacağımızı konuşmamız lâzım. Örneğin, gıda erişimi ve gıda güvenliği çok önemli olacak bundan sonrasında. Tarımın üretiminin çok önemli bir hale geleceğini biliyoruz. Dünya çok büyümüştü, küçülecek gibi görünüyor. Aynı zamanda teknolojinin çok öne çıkacağı bir dünya ile karşı karşıya kalacağız görünüyor ve böyle bir ortamda yurt dışına karşı da, uluslararası sisteme karşı da bu Memleket Masası’ndaki fotoğrafın, birlikteliğin çok önemli olacağını düşünüyorum ve Türkiye’nin birliğinin beraberliğinin bir resim olarak hem içeride hem dışarıda herkese karşı çok önemli bir avantaj sağlayacağını düşünüyorum. Umarım, bu çağrıma bir geri dönüş olabilir.”

“Memleket Masası kurulunca, birileri tabii ki ayakta kalacak”

Meral Akşener’in bu çağrısından sonra İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, “Fikir muhteşem. Keşke bunu uygulamaya koyacak basirette bir iktidar olsa” yorumunda bulundu.

Türkkan, teklife yönelik tepkiler konusunda da “Memleket masası kurulacak, birileri tabii ki ayakta kalacak. Tüm telaşları bundan” yorumunda bulundu.

AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, henüz kamuoyuna açık bir değerlendirme yapmadı; ancak “İktidarın küçük ortağı” olarak değerlendirilen MHP’nin Genel Başkanı Devlet Bahçeli, hemen ertesi gün bu çağrıya kapıları kapattı.

Bahçeli: Yanlış siyaset, yanlış zamanda dillendirilmiştir

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Akşener’in bu çağrısına karşılık, sert bir cevap verdi.

Bahçeli, “Milliyetçi Hareket Partisi’nin sakat masa kurmanın telâşında olanları ciddiye alması ham bir hayaldir. “Memleket Masası” diyorlar, ne var ki memlekete ve millete zehir diyeti dayatıyorlar. Buna itibar edecek aklı başında ve kalbi vatan için çarpan hiç kimse bulunmamaktadır” dedi.

Devlet Bahçeli, bu konuda twitter’da şu değerlendirmede bulundu:

“Siyasî uzlaşma doğruya bağlılığın güzelliğini işaret ve ifade eder. Elbette tek başına doğruluk da yetmez. Siyaset doğrudur, zaman yanlıştır; zaman doğrudur, siyaset yanlıştır. Mühim olan her ikisinin de doğru-dürüst-düzgün olmasıdır. Aksi halde her adım fuzuli ve falsoludur.

Yanlış siyasetin yanlış zamanda dillendirildiği bir masa edebiyatı gündeme yerleşmiştir. Malum ve mahsurlu odaklar İP’in “Memleket Masası” kuralım teklifine önüne arkasına bakmadan bodoslama atlamışlardır. Hâlbuki kırık dökük üç ayaklı bir masa zaten kurulmuştur.

HDP/PKK’nın İP ile ilgili ifşa ve itirafları, İP’in HDP’ye aracılar gönderip icazet arayışları uzun bir süredir kimlerin masa başı çalıştığını fazla zahmete gerek bırakmadan ispatlamıştır. Masaya davet edenler akıllarınca yiyecek menü peşindedir. Masa; masaldır, maval okumaktır.

Takur tukur sallanan masaya oturan oturmuştur. Gerçi şu Koronavirüs günlerinde kalabalık masalar tehlikelidir, insan sağlığı açısından aşırı risklidir. Teklif sahipleri sanıyorum düşüncesizce konuşmuş olacaklardır ki, insan ve toplum sağlığını pek dikkate almamışlardır.

Milliyetçi Hareket Partisi’nin sakat masa kurmanın telaşında olanları ciddiye alması ham bir hayaldir. “Memleket Masası” diyorlar, ne var ki memlekete ve millete zehir diyeti dayatıyorlar. Buna itibar edecek aklı başında ve kalbi vatan için çarpan hiç kimse bulunmamaktadır.

Türkiye’nin bu tür hasarlı masalara ihtiyacı yoktur. Bu teşebbüs hezeyandır. Türk milletinin masalara ve şer oyun kuruculara değer vermesi imkânsızdır. Baksınlar işlerine, otursunlar lekeli ortaklarıyla, fiskos yapsınlar durmadan, nasılsa aracılar da yok, konuşsunlar doğrudan.

Yürekleri yetiyorsa geçmişte arka kapılarda yaptıkları pazarlıkları açıklasınlar. PKK'nın masaya nasıl çekildiğini, hangi telkinlerle zillete düştüklerini, buna nasıl ikna edildiklerini söylesinler. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı masada değil, gönüllerdedir.”

“Hükümeti yerden yere vuruyorsun, masa kuralım diyorsun”

MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt ise Akşener’in çağrısına twitter sayfasında şu karşılığı verdi:

“Meral Akşener, Memleket masası kurulsun demiş. Akşener, memleketi yıkmak isteyen, her türlü çirkefi yapanlarla yan yana yürüyorsun. Her gün hükümeti ve ekonomik savaşı yerden yere vuruyorsun, masa kuralım diyorsun. Masada darbeciler, HDPKK’lılar da olacak mı? Samimi değilsin Akşener.”

Kılıçdaroğlu: Meral Hanım’ın bu çağrısına hepimiz ‘Evet’ diyelim

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise, Akşener’in çağrısına olumlu karşılık verdi. “Meral Hanım’ın çağrısı çok değerlidir” diyen Kılıçdaroğlu, Yeniçağ gazetesinin YouTube kanalı Yeniçağ TV’de Gazeteci Orhan Uğuroğlu’na şu değerlendirmede bulundu:

“Öncelikle şunu ifade edeyim: Sayın Akşener’in Memleket Masası çağrısı çok önemlidir. Bu, aynı zamanda bir vatanseverlik örneğidir. Aynı zamanda memleket ciddi bir sorunla, bir buhranla karşılaştığında o buhranı atlatma konusunda bütün siyasî partilerin bir araya gelip ortak çözüm arayışlarını toplumun önüne koymaktır. Bu bağlamda ben, Meral Hanım’ın çağrısını çok değerli buluyorum.

Ama bu çağrıyı keşke Meral Hanım yerine daha önceden Erdoğan yapsaydı. “Beyler, Ey Siyasî Partilerin Genel Başkanları, buyurun gelin. Evet, ciddi bir sorunla karşı karşıyayız. Dünyayı etkileyen bir sorun var, artı ekonomide çok sıkıştık, ciddi bir sıkıntımız var. Biz bu sorunu nasıl aşabiliriz?” diye… Buna hepimiz giderdik; çünkü sonuçta bizim memleketimiz.

Erdoğan, bu çağrıya büyük bir ihtimalle uymayacak zaten. Yani böyle bir talebi de olmayacak; çünkü çağrıyı yapması gereken, devleti yöneten kişidir; ama o çağrıyı yapmıyor; ama sorumluluk bağlamında, ülkeyi buhrandan kurtarma bağlamında Meral Hanım bu çağrıyı yaptı. Elbette ki, Erdoğan gelir veya gelmez, Meral Hanım’ın çağrısı çok değerlidir.

Buradan ben de bütün siyasî partilerin genel başkanlarına hitap etmek isterim ve çağrı yapmak isterim. Parlamentoda olsun veya olmasın, bakın, parlamentoda olsun veya olmasın, bütün siyasî partilerin genel başkanlarına, Meral Hanım’ın bu çağrısına hepimiz ‘Evet’ diyelim. Bu çağrıyı yönetmek üzere, yani bütün siyasî partileri belki böyle bir “tele-konferans” diyoruz biz buna, bu çerçevede bir araya gelebiliriz. Değişik yerlerde olabiliriz. Basına açık da olabilir, kapalı da olabilir ki kapalı olmasında bence daha büyük bir yarar vardır, daha rahat oturup tartışma açısından. Oturup konuşabiliriz ve bazı çalışmalar yapabiliriz ve Türkiye’nin içinde bulunduğu bu süreçten Türkiye’yi nasıl kurtarabiliriz? Türkiye nasıl güçlü ülke olur? Türkiye, gücünü nasıl Orta Doğu’da, Avrupa’da, Türk Cumhuriyetlerinde kendisini gösterebilir? İçinde bulunduğu sorunları nasıl aşabilir? Bütün bunları ortaya koyabiliriz ki her partide, bu sorunlara kafa yoran çok değerli insanlar var, siyasetçiler var.”

Sancar: Derdiniz Saray Masası’na oturmaksa, muhalefeti alet etmeyin

Meral Akşener’in bu çağrısında Halkların Demokratik Partisi’ni (HDP) çağrısının dışında tutması, HDP temsilcilerinin tepkilerine sebep oldu.

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, “Derdiniz Memleket Masası değil de, Saray’da oturacağınız bir masaysa, bunun için muhalefeti alet etmeyin” dedi.

Halktv.com.tr’nin Mezopotamya Ajansı’nın haberine atıfla verdiği habere göre Sancar, bu konuda şu değerlendirmede bulundu:

“Ortada planlı bir rahatsız etme hamlesi var. Açık söyleyeyim; İYİ Parti’nin ve genel başkanının niyetleri nedir, bilmem. Saray’la bir ilişkiye girmek istiyorsa, bunun için bizim üzerimizden manevra yapmasına gerek yok. “Memleket masası” diyor Meral Hanım. Bu ülkenin üçüncü büyük partisi hariç, diğer partilerin başkanlarını sayıyor ve birlik ve beraberlikten söz ederek, Memleket Masası öneriyor. Çok derin bir analize ihtiyaç yok. Siz en az 6 milyon oyu olan, Meclis’te ve Türkiye’de üçüncü büyük partiyi katmadan, birlik ve beraberlik sağlayacaksınız, öyle mi? Hayır. Derdiniz birlik beraberlik değil o zaman. Derdinizi açık söyleseniz diyoruz. Derdiniz başka. Derdiniz, memleket masası değil de, Saray’da oturacağınız bir masaysa, bunun için muhalefeti alet etmeyin. Daha açık davranın. Deyin ki Saray’da bir masa… O masanın oluşması için AKP ile ilişkiler farklı bir kanala akabilir.”

İYİ Parti’yi iktidarın uyguladığı kutuplaştırma, ötekileştirme politikasını uygulamakla suçlayan Sancar, tepkisini şöyle dile getirdi:

“Bizsiz Türkiye’ye demokrasi gelmesi çok zor”

“Meselâ ‘bu iktidar kutuplaştırıcı bir politika izliyor, dışlayıcı ve ayrıştırıcı bir üslûbu var’ diyorlar. Oysa bize karşı iktidarın yaptığı şeyin aynısını yapıyorlar. O zaman zihniyet olarak iktidarla çok yakın duruyor İYİ Parti. HDP’ye yaklaşım burada turnosoldur. İktidar, çok uzun zamandır bütün politikalarını bizi ötekileştirme ve düşmanlaştırma üzerine, kriminalize etme üzerine kurmadı mı? Diğer partilere de bizim üzerimizden yönelmedi mi? Aynı şeyi İYİ Parti de yapıyor. O zaman bayağı örtüşüyor zihniyeti. Fiilen de ittifak yapmak istiyorsa, yanına muhalefeti alarak gitmesine gerek yok. Kendileri de gidebilirler. Bizimle uğraşmasınlar. Biz, Türkiye’de demokrasinin ve barışın sigortasıyız. Bizsiz Türkiye’ye demokrasi gelmesi çok zor. Bizim katkımız ve birikimimiz olmadan, Türkiye’nin şu an yaşadığı demokratik, toplumsal ve ekonomik çöküşle baş etmek gerçekten mümkün değil.”

“Memleket sehpası bile kuramazsınız”

Eski HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, aynı gün yayınladığı twitter mesajında, “HDP’yi yok sayarak, suçlayarak, ayrımcılığın değirmenine su taşıyarak değil Memleket Masası, memleket sehpası bile kuramazsınız...” dedi.

Perinçek: O masa bir kumar masası ve orada kaybedecekleri kesin

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ise, Akşener’in çağrısına karşılık, peşinen “olmaz” demedi ama “Masaya çağrılan kişilerin kimlikleri ve siyasi eğilimleri o masanın bir kumar masası olduğunu gösteriyor ve orada da kaybedecekleri kesin” yorumunda bulundu.

Doğu Perinçek, Ulusal Kanal’da yayınlanan “Çıkış Yolu” programında Sinan Sungur’a yaptığı değerlendirmede, şunları söyledi:

“Masa niçin kuruluyor? Kumar masası mı kuruluyor? Bilardo masası mı? Ne masası bu? Yani bir amaç yok, ortaya konmuyor, yalnız başına bir masadan söz ediliyor. Zaten masaya çağrılan şahıslar, yani Abdullah Gül, Babacan, Davutoğlu; bu Amerika masası, çok açık. Yani tamamen Amerika finans çevrelerinin, Amerika siyasî çevrelerinin Türkiye’de koruduğu, tuttuğu insanlarla bir masaya oturuluyor ve hedef ne? Bu hedef de topluma açıklanmıyor ama benim gördüğüm kadarıyla burada hedef, daha çok bu hükümeti yıkmaya yönelik tertiplerin, komploların bir parçası olarak böyle bir şey düşünülüyor; ama nedir? Türkiye’nin önünde büyük zorluklar var. Bu zorlukları yenmeye yönelik, bu zorlukları yenmek için bir hükümet oluşturmaya yönelik bir masa ve girişim gözükmüyor.

Sayın Cumhurbaşkanı, önceki gün yaptığı konuşmada neyi belirtti? Dedi ki, ‘Derin bir kriz var, hem dünyada hem Türkiye’de ve bizim hükümetin, Cumhur İttifakı’nın tabanını güçlendirmemiz lâzım. Cumhur İttifakı’nı güçlendirmemiz lâzım.’ Bu, aynı zamanda, ‘Güçlendirmemiz gerekli” dediğine göre, demek ki bazı zaaflar var. Güçlenmesi gereken bir hükümet ifadesi burada söz konusu. Masa bunun için kuruluyorsa,, yani Türkiye’de vatan ve üretim için bir hükümet oluşturmak, zorlukları paylaştırmak Türk Milletine ve zorlukları yenmek için bir hükümet oluşturmak, bir üreticilerin millî hükümetini kurmak amacıyla partiler yan yana gelebilir. O yerinde olur. Tabii bu da daha çok Sayın Cumhurbaşkanının sırtında olan, omuzlarında olan bir sorumluluk. Yani madem hükümetin temelinin güçlendirilmesi gerektiğini söylüyor ve bir kararlılık ifade ediyor Sayın Cumhurbaşkanı; hem dışta hem içte kararlılık ifade ediyor. Dışta bakın çok somut tespitler yaptı Sayın Cumhurbaşkanı. Doğu Akdeniz dedi, Ege, dedi, Kıbrıs dedi. Bunlar çok açık açık söyleniyor. Buralardan Türkiye’ye tehditler yöneltildiği belirtildi. İçte de yine terör, Fethullah, bunlardan bahsedildi. Dışta yine finans oyunlarıyla, finans tertipleriyle Türkiye’yi hedef alan birtakım komplolar ve oyunlardan söz edildi.

Bir masa kurulacaksa, bir cephe oluşturulacak, güçler bir araya getirilecekse, burada hem vatanımızı tehdit eden tehlikelere hem de ekonomimizi bir üretim devrimiyle yeniden inşa etme hedefine yönelik ve hükümet olmayı, hükümeti güçlendirmeyi amaçlayan beraberlikler, görüşmeler, tartışmalar olabilir. Türkiye’nin önündeki olumlu gündem budur. Yoksa karıştırmak için, Amerika planlarına yardımcı olmak için masa kuruyorsanız, oraya ilk çağıracağınız insanlar, Abdullah Gül’dür, Babacan’dır ve Davutoğlu’dur. Bu şahıslar, zaten AK Parti’den Amerika’nın hesabına orada mücadele ettikleri için ayrıldılar. Şimdi tekrar onları hükümete sokma gayreti, çok ilginç. Yani Meral Akşener’in de konumunu belirliyor, değil mi? Dostunu söyle, kim olduğunu söyleyeyim. Eğer Babacan, Abdullah Gül ve Davutoğlu ise Meral Akşener’in dostları, o zaman PKK da dostu olur, FETÖ de dostu olur, Cumhuriyet Halk Partisi zaten dosttu, HDP de dostu olur. Onun için, masaya çağrılan kişilerin kimlikleri ve siyasî eğilimleri, o masanın bir kumar masası olduğunu gösteriyor ve orada da kaybedecekleri kesin.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA