SİYASET
Giriş Tarihi : 20-05-2020 23:04   Güncelleme : 20-05-2020 23:05

“Herkesle konuşmaya da, her masaya oturmaya da hazırız”

Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, “Biz, bu ülkenin huzuru ve saadeti için üzerimize düşen ne varsa yapmaya hazırız. Biz, bu millet için herkesle konuşmaya da hazırız, her masaya oturmaya da hazırız; yeter ki bir araya gelelim” dedi.

“Herkesle konuşmaya da, her masaya oturmaya da hazırız”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, düzenlediği basın toplantısında güncel siyasî konuları değerlendirdi.

Karamollaoğlu, konuşmasına, halkın yaklaşmakta olan Ramazan Bayramı’nı tebrik ederek başladı.

“İkinci dalga tehlikesine karşı teyakkuz elden bırakılmamalıdır”

Korona Virüsü salgını konusunda uyarıda bulunan Karamollaoğlu, tedbirlerden taviz verilmemesi gerektiğini belirterek, “Bilim Kurulu’nun kararları, amasız, fakatsız uygulanmaya devam etmelidir. İkinci dalga tehlikesine karşı ise teyakkuz elden bırakılmamalıdır” dedi.

“Sağlık çalışanlarına bir maaş ikramiye verilsin”

Karamollaoğlu, salgın sürecinde canlarını ortaya koyarak adeta bir destan yazan sağlık çalışanlarına bir kere daha teşekkür etmeyi bir görev addettiğini söyledi. Karamollaoğlu, bütün sağlık çalışanlarına bayram öncesi hiç olmazsa bir maaş ikramiye verilmesini önerdi.

“Stalin de ‘tek adam’dı; yıkılmaz zannedilen saltanatı yıkıldı gitti”

18 Mayıs 1944’te yaşanan Kırım Sürgünü ile 21 Mayıs 1864’te yaşanan Çerkes Sürgünü’nü hatırlatan Karamollaoğlu, her iki sürgünde de büyük acılar yaşandığını belirterek, bu süreçte hayatlarını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi. Karamollaoğlu, “Bu sürgünün aziz ve acı hatıralarını en kalbî duygularımla yâd ediyorum” dedi.

“Kırım Sürgünü” deyince akla Stalin isminin geldiğini ifade eden Karamollaoğlu, şunları söyledi:

“Stalin SSCB’nin başında uzun yıllar hüküm sürdü, muhalefeti susturdu, keyfi bir yönetim icra etti. Tek adamdı, kimsenin konuşmaya hakkı yoktu. “Stalin giderse Faşizm gelir” korkusunu hakim kılarak istediği gibi at koşturdu, yeri geldi muhaliflerini yargıladı, yeri geldi yüz binlerce Kırım Tatarını yurtlarından etti.

Peki, sonuç ne? Stalin’in yıkılmaz zannedilen saltanatı yıkıldı gitti. Bugün kendisini hayırla anan var mı? Yok. Tarih, ibretler tablosudur; bakıp ibret almalıyız. Ben, buradan herkese bu konunun ibret olmasını diliyorum. Muktedirler unutmamalı ki, sonsuz iktidar yoktur, her iktidar bir gün son bulur. Aslolan, gönüllerde taht kurmaktır.”

“İktidar olarak fabrika yapmazsan cezaevi yapmak zorunda kalırsın”

Temel Karamollaoğlu, konuşmasında, Saadet Partisi İnsan Hakları ve Hukuk Politikaları Kurulu’nun hazırlamış olduğu “Yeni İnfaz Düzenlemesi ve Olası Sonuçları” başlıklı raporundan bazı veriler nakletti.

Karamollaoğlu, Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre Türkiye’de 366 ceza infaz kurumu (hapishane); toplam kapasitesi 233 bin kişi olarak açıklanan cezaevlerinde 294 bin kişi bulunduğunu kaydetti. Düzenleme ile birlikte toplam 90 bin kişinin cezaevinden çıkmış olacağını belirten Karamollaoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğünün internet sitesinde yapılan, ‘Öngörülemeyen şekilde artan hükümlü ve tutuklu mevcudunun karşılanması amacıyla; önümüzdeki 5 yıllık kısa vadede 191 ceza infaz kurumu yapımı planlanmış olup, bu ceza infaz kurumlarının tamamlanmasını müteakip 125 bin 422 kişilik kapasite artışı sağlanacaktır’ açıklaması var.

İşte Türkiye’nin acı tablosu budur!

Sen iktidar olarak fabrika yapmazsan cezaevi yapmak zorunda kalırsın. İnsanların ceplerini dolduracak bir ekonomik programın yoksa, gönüllerini doyuracak ahlâkî kalkınma programın yoksa, zihinlerini dolduracak eğitim programın yoksa, daha çok cezaevi yapmaya devam edersiniz.”

“İktidar ise yangına su dökmek yerine benzin döküyor”

Karamollaoğlu, ülkenin asıl gündeminin, içinde bulunulan ekonomik şartlar olduğunu belirterek, Türkiye’nin, korona süreci ile karşı karşıya kalmamış olması halinde de işsizlik sorunu ile karşı karşıya kalacağını söyledi.

Karamollaoğlu, “Ekonomimiz adeta yanıyor. İktidar ise yangına su dökmek yerine benzin döküyor. Sonra da dönüp millete ‘kriz yok, ayaktayız’ mesajı veriyorlar. Sadece laf üretiyorlar; lâkin güneş balçıkla sıvanmıyor” dedi.

Korona sürecinde 900 bin hanenin elektriğinin kesildiğine, 118 bin hanenin icralık olduğuna işaret eden Karamollaoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Sayın Berat Albayrak ise ‘Ekonomik istikrar kalkanının olumlu sonuçlarını salgın sonrasında göreceğiz’ diyor. Göreceğimiz tek şey, ne yazık ki artan işsizlik, artan borç yükü ve hayat pahalılığı olacak. Tablo ortada. İktidara sesleniyoruz; bu yangına müdahale edin. Lafla işsizlik önlenemez, lafla pahalılığı durduramazsınız. Bir defa olsun gerçekleri görün.”

“Gelin bu krizi bir üretim seferberliğine dönüştürelim”

Karamollaoğlu, Türkiye’nin her alanda bir çıkmazın içinde olduğunu belirterek, şu çağrıda bulundu:

“İçinde bulunduğumuz bu krizi gelin hep beraber fırsata çevirelim. Gelin bu krizi bir üretim seferberliğine dönüştürelim. Gelin kaynaklarımızı artık betona ve inşaata değil, tarıma, çiftçiye ve hayvancılığa aktaralım Gelin sadece AVM’leri değil küçük ve orta ölçekli esnafı da destekleyelim. Gelin israf ve yolsuzluğun önünü keselim ülkemize ek kaynaklar çıkaralım.”

“Herkesle konuşmaya, her masaya oturmaya hazırız”

“Biz bu ülkenin huzuru ve saadeti için üzerimize düşen ne varsa yapmaya hazırız. Biz bu millet için herkesle konuşmaya da hazırız, her masaya oturmaya da; yeter ki bir araya gelelim” diyen Karamollaoğlu, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Birlik ve beraberliğe ihtiyacımızın son derece önemli olduğu bu günlerde, konuşmak ve meselelerimizi ortak akılla çözmek, en büyük ihtiyacımızdır. Ayrıştıkça değil, birleştikçe, bir araya geldikçe ülke olarak güçleneceğimize samimiyetle inanıyorum.

Buradan iktidara sesleniyorum; muhalefeti bir araya toplayın, dertlerimizi sıkıntılarımızı konuşalım. Geçen yıl 19 Mayıs kutlamalarında ortaya konulan tabloyu devam ettirelim. Herkes siyasî hesabını bir kenara bırakmalı, ülkemiz için taşın altına elini koymalıdır.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA