YURT HABERLERİ
Giriş Tarihi : 22-05-2020 19:01

“Devletin postunu giyip kendilerine post ayarlayanlar kimlerdir?”

Saadet Partisi Diyarbakır İl Başkanı Fesih Bozan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın feshetmediği bir sözleşmenin, İl Müdürlüğü tarafından feshedildiği söylenerek Sur İlçesindeki vatandaşların mağdur edildiğini söyledi. Fesih Bozan, “Devletin postunu giyip, kendilerine dost ve post ayarlayanlar kimlerdir?” diye sordu.

“Devletin postunu giyip kendilerine post ayarlayanlar kimlerdir?”

Saadet Partisi Diyarbakır İl Başkanı Fesih Bozan, düzenlediği basın toplantısında, Diyarbakır’ın Sur İlçesinde 2015 yılındaki hendek çatışmaları sebebiyle evlerini kaybeden vatandaşların bugünkü durumlarını değerlendirdi.

2015 yılının Eylül ayında yaşanan çatışmalar sebebiyle Sur’da oturan binlerce vatandaşın evlerini ve iş yerlerini terk ederek göç etmek zorunda bırakıldığını ve birçok mahallenin yerle bir olduğunu ifade eden Bozan, çatışmalar bittikten sonra, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından vatandaşlara şu taahhütte bulunulduğunu kaydetti:

“TOKİ marifetiyle yıkılan evlerin yerine aslına uygun yeni evlerin yapılacak. Hak sahipleri, ya yeniden yapılan kendi evlerinde oturacaklar, ya da TOKİ’nin farklı yerlerde yaptığı sitelerde ev sahibi olabilecekler.”

Fesih Bozan, Takdir Komisyonu tarafından belirlenen kıymet üzerinden vatandaşların bir kısmının, evlerinin parasını almayı; bir kısmının, evlerinin değerine karşılık TOKİ’den ev almayı; bir kısmının da Sur’da kendi evleri yerine, farkını ödemek şartıyla yapılacak yeni evlerden birini almayı kabul ettiğini hatırlattı.

Fesih Bozan, Cevatpaşa, Fatihpaşa, Dabanoğlu, Hasırlı, Cemal Yılmaz ve Savaş mahallelerindeki 6300 parselin içinde bulunan, 500 konut sahibinden ikisinin, 3 yıl önce farkını ödemek şartıyla Sur’da yapılacak kendi evlerini almayı kabul ettikleri halde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İl Müdürlüğü tarafından aranıp, 3 yıl önce yapılan sözleşmenin tek taraflı feshedildiğinin söylendiğini dile getirdiklerini anlattı.

Bu vatandaşlara 4 yeni seçenek sunulduğunu belirten Bozan, bunları şöyle sıraladı:

1) 4 yıl önce Takdir Komisyonu tarafından belirlenen istimlâk bedelini almak.

2) Çölgüzeli TOKİ Evleri’nden ev almak.

3) Kentsel dönüşüm kapsamında Alipaşa ve Lalebey’de yapılan ve satılmadığı için elde kalan 270 adet evin kura çekimine katılmak.

4) Mahkemeye başvurmak.

Fesih Bozan, bu bilgi üzerine Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünü arayıp “sözleşmenin feshedildiği” iddiası hakkında bilgi istediğinde yetkililerin, “Biz, böyle bir değişikliği yapmış değiliz. Biz, sadece yukarıdan gelen talimatlar doğrultusunda uygulama yaparız” diye cevap verdiklerini söyledi.

Bozan, “O zaman Çevre ve Şehircilik Bakanlığında kim, neden, hangi hakla ve neye karşılık bu sözleşmeyi değiştirip, hak sahibi vatandaşları mağdur ediyor?” diye sordu.

Fesih Bozan, sözlerine şöyle devam etti:

“Aslında ‘acele kamulaştırma’ ve ‘kentsel dönüşüm’ kapsamında istimlâk edilen tarihî mahallelerin yıkım ve projelendirilmesi ve İhale verme süreçlerinden başlayarak, ilk günden beri süreç şeffaf ve hakkaniyet ölçüsünde yapılmadı diyebiliriz.

Kentin tüm bileşenleri arasında kapsamlı bir istişare ve görüşme yapılmadı. Hak sahiplerinin, fikir ve talepleri dikkate alınmadı. Yeni yapılarda kent kültürüne, eski yapıların özüne bağlı kalınmadı. Görüştüğüm bazı uzmanlar, “yeni evler daha teslim edilmeden şimdiden dökülüyor” dediler. 4 yıldır bundan dolayı mı teslim edilemiyor?”

Cevaplanması gereken sorular

Saadet Partisi Diyarbakır İl Başkanı Fesih Bozan, bazı soruların cevaplanması gerektiğini belirterek, bu soruları şöyle sıraladı:

1) Son 5-6 yılda, fakir ve zor durumda bırakılmış, Sur mağdurlarından kimler tapuları devraldı?

2) Proje yüklenici firmalar-müteahhitler kimler ve maliyeti ne kadar?

3) Sur, yeniden projelendirilirken kentin tüm bileşenleriyle neden istişare yapılmadı?

4) Sur’daki hak sahiplerinin talepleri, neden dikkate alınmadı?

5) İşin içinde, siyasiler var mı? Varsa kimlerdir?

6) Devletin postunu giyip, kendilerine dost ve post ayarlayanlar kimlerdir?

7) Vatandaş, devletine güvenmeyecek de kime güvenecektir?

8) Devlet, 3 yıl önce yaptığı sözleşmenin bir suretini, neden vatandaşa vermemiştir?  Bu devletin ciddiyetine uyar mı?

9)  Aldığımız bazı duyumlarda söz konusu yerler, “Turizm Planı” çerçevesinde iş yerleri olacakmış. Eğer bu doğru ise, bu bölgede yaklaşık 1200 hak sahibi aile varken, dükkânların satışı veya kullanım hakkı niye hak sahiplerine değil de, dışarıdan birilerine verilecek? Devlet, vatandaşları arasında, birisinden alıp birisine verme gibi bir tercih yapabilir mi?  Bunun arkasında “rant” ve “rant kollama” mı var?

10)  Devasa havaalanı, hastahane, yollar ve köprüleri yapmakla övünen AKP iktidarı, 4 yıldır Sur’daki projeyi neden bitiremiyor? İşin içinde farklı eller mi var?

“Görüldüğü kadarıyla, AKP iktidarında kanunlar, yasalar, projeler, ihaleler ve icraatlar, “parası ve Ankara’da dayısı olanlara” göre işliyor ve değişiyor” diyen Bozan, şöyle konuştu:

“Devletin öncelikli görevlerinden biri, vatandaşların can ve mal güvenliğini, toplumun huzur ve emniyetini sağlamaktır. Devlet, AKP iktidarının Sur’daki yanlış uygulamalarından dolayı, vatandaşına karşı öncelikli görevi olan can ve mal güvenliğini sağlayamamış ve Sur’daki hak sahipleri mağdur edilmiştir.”

Yapılması gerekenler

Fesih Bozan, bu konuda yapılması gerekenleri de şöyle sıraladı:

1) Geç kalınmış olsa da, bütün kent bileşenleriyle geniş kapsamlı bir istişare yapılmalıdır

2) Sur’da oturan hak sahibi ailelerle istişareler yapılmalı ve mutlaka rızaları alınmalıydı.

3) Sur ilçemizdeki tüm iddiaları araştırmak ve soruşturmak için, müfettişler ve savcılar gerekli inceleme ve soruşturmaları başlatmalıdır.

4) Devletin çeşitli kademelerine yerleşmiş, devleti zenginleşme aracı haline getiren ve sürekli rant oluşturmak için çalışan yandaş ve çıkar gruplarının “rant kollama” süreçlerine, hem yerelde ve hem de genelde olsun artık müsaade edilmemelidir.

Fesih Bozan, devletin yetkili kurumlarının, vatandaşın verdiği yetkiyi alarak devletin güç ve imkânlarını kendi çevrelerine “Sur” yapanlardan hesap sorması gerektiğini söyledi.

Bozan, basın toplantısının sonunda, “Hak ve hukukun uygulandığı bir gelecek temennisiyle, başta Diyarbakırlı vatandaşlarımız olmak üzere, tüm vatandaşlarımızın Ramazan Bayramını tebrik ediyorum” dedi.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA