SİYASET
Giriş Tarihi : 23-05-2020 03:21

“Seçim kanununda yapılacak her değişiklik bir korku ürünü olacaktır”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Seçim Kanunu ve Siyasî Partiler Kanunu’nun değiştirilmesi düşüncesini değerlendirirken, “Ciddi bir korku var, bir endişe var, bir panik var. Bundan sonra seçim kanunu ile ilgili yapılacak her değişikliği biz, bir korku ürünü olarak görürüz. Yani bizlerden korktular da yapıyorlar” dedi.

“Seçim kanununda yapılacak her değişiklik bir korku ürünü olacaktır”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Gazeteci Çağlar Cilara’nın YouTube kanalında canlı yayın konuğu oldu.

Çağlar Cilara, MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman’ın kendisi hakkında “Kraliçenin narin gülünün sahaya sürdüğü piyon” nitelemesinde bulunduğunu, “Abdullah Gül İngilizlerin adamı, Ali Babacan İngilizlerin adamı, bu partiyi İngilizler kurdurdu” propagandası yapıldığını hatırlatarak, Babacan’ın bu iddialara dair görüşünü sordu.

“Bu parti bir projeyse, ancak bir Anadolu projesidir”

“Bu tür lafları üretenlerin gayet boş insanlar olduğunu” dile getiren Babacan, bu çevrelerin laf ürettiklerini, kendilerinin ise çalıştıklarını ifade etti.

Bu konuda DEVA Partisi tarafından yazılı açıklama yapıldığını belirten Babacan, “Bundan ötesini, açıkçası ben bir vakit kaybı olarak görüyorum” dedi. Babacan, şöyle konuştu:

“Bunu günlerce sürdürebiliriz; ama biz, siyaseti böyle bir üslûpla yapmak için, o seviyede bir üslûpla yapmak için siyaset yapmıyoruz. Biz, bu siyaseti bu ülke için yapıyoruz. Bu ülkenin yüksek menfaatleri için yapıyoruz, vatandaşlarımız için yapıyoruz.

Bu parti, eğer bir projeyse, bu parti ancak bir Anadolu projesidir, Trakya projesidir, bu toprakların projesidir. Bizim kurucularımız, Türkiye’nin her yerinden gelen insanlardır ve tamamen gönüllü bir harekettir bu. Bu kadar insanı, 90 kurucumuzu artı Türkiye genelinde yüz binlerce, milyonlarca gönüllümüzü kim gelip de dışarıdan dizayn edecekmiş? Böyle bir şey var mı? Bu, gönüllü hareket halinde büyüyor, bütün Türkiye’de büyüyor. Zaten bundan korktukları için bize sataşıyorlar. Bakın, dikkat edin; bu tartışmaları başlatan biz değiliz. Bu tartışmaları başlatan başkaları. Bizim bugüne kadar durup dururken hiçbir siyasî partiye iliştiğimizi gördünüz mü? Biz, sadece ülkedeki kötü yönetime vurgu yapıyoruz ve bu kötü yönetimin düzeltilmesi gerektiğini düşünüyoruz, öneriler getiriyoruz. Şunun yapılması lâzım, bunun yapılması lâzım diye, iktidar ortaklarına sürekli öneriler getiriyoruz. Bizim açıklamalarımızı biraz da tavsiye, öneri, gözlüğünüzü takın şöyle bir, öyle okuyun. Tamamen bunun üzerine hareket eden bir siyasî parti bizimki; ama başkaları öyle değil. Çünkü böyle bir çalışmaları olmamış. Yıllar boyu şöyle bir bakın; geçmişlerine bakın, çalışmalarına bakın, ne yapmışlar, ne etmişler bakın. Öyle değil. Bizim tamamen farklı bir siyasî parti olduğumuzu ve siyaseti bambaşka bir seviyede götüreceğimizi, halkımızın ve ülkemizin lâyık olduğu bir seviyede siyaset yapacağımızı, inşallah herkes bundan sonra daha iyi anlayacak. Bizim bu tür tartışmalarla inanın vakit kaybedecek durumumuz yok. Türkiye’nin de böyle vakit kaybedecek durumu yok.

“Türkiye, her geçen gün kan kaybediyor”

Hele hele iktidar ortaklarının, şu anda tamamen konsantrasyonlarını ülkenin sorunlarını çözmeye vermeleri lâzım. Ben iki gün önce de söyledim, kendi işlerini iyi yapmaya odaklanmaları lâzım, başkalarına sataşacaklarına. Şu anda Türkiye’nin önceliği bu. Vakit kaybediyoruz. Bakın, her geçen gün bu ülke kan kaybediyor. Her geçen saat, bu ülke zarar ediyor. Milletimizin yıllarca biriktirdiği ne kadar değer varsa, bunların hepsi eriyor şu anda. Gözümüzün önünde eriyor.”

“Seçim kanununda yapılacak her değişiklik bir korku ürünü olacaktır”

Ali Babacan, bir soru üzerine, iktidarın mevcut seçim sistemiyle artık bir seçimi kazanamayacağı, kuralları değiştirerek iktidarını sürdürme düşüncesinde olduğunu ifade etti. Babacan, “Benim dışarıdan izleyip algıladığım bu. Ciddi bir korku var, bir endişe var, bir panik var. Bundan sonra seçim kanunu ile ilgili ya da siyasî partiler kanunu ile ilgili yapılacak her değişikliği biz, bir korku ürünü olarak görürüz. Yani bizlerden korktular da yapıyorlar” diye konuştu.

Babacan, kendilerinden emin olduklarını, iktidar oyunun kurallarını ne kadar değiştirirse değiştirsin, halkın desteğini arkalarına aldıktan sonra, Allah’ın izniyle hiçbir engel tanımayacaklarını söyledi.

“Biz, bu büyük ülkeyi dar bir ideolojiye hapsetmeyiz”

Babacan, Gelecek Partisi ile DEVA Partisi arasında nasıl bir fark olduğuna dair soru üzerine, kendilerini hiçbir zaman başka hiçbir partiyle mukayese etmediklerini, mukayeseyi halkın yapacağını, sadece kendilerini anlattıklarını söyledi. DEVA Partisi’nin belli bir siyasî görüşün partisi olmadığını, her görüşten insanları içine aldığını anlatan Babacan, “Biz, demokrasiye gönülden inanıyoruz. Biz, özgürlüklere gönülden inanıyoruz. Biz, koskoca bir devlet yapısını ve bu büyük ülkeyi dar bir ideolojiye hapsetmeyiz, hapsedilmesine de izin vermeyiz. Bu ülke, herhangi bir dar ideolojiden çok daha büyük potansiyeli olan bir ülkedir. Her türlü görüşün, düşüncenin temsil edildiği ama gelecekle ilgili bir ortak perspektifin, bir ortak gelecek hedefinin oluştuğu bir siyasî partiyiz” diye konuştu.

“Kürt meselesine hak ve özgürlükler açısından bakıyoruz”

Babacan, “Kürt meselesi”ni nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine de, bu konuya tamamen hak ve özgürlükler açısından baktıklarını belirterek, “Yani insanlarımızın temel hak ve özgürlüklerini doyasıya yaşaması ve bunun da garantörünün devlet olması, devletin bu teminatı vermesi, bu hak ve özgürlüklerin olduğu gibi tanınması. Hiçbir pazarlığa malzeme yapılmaması” diye konuştu.

“İktidar, ülkeyi devlet sopasını göstererek yönetmeye çalışıyor”

Babacan, bir devletin kendi vatandaşından korkmaması, gereğini yapması gerektiğini vurgulayarak, kendine güvenen bir yönetim olması halinde hak ve özgürlüklerin sağlanmasının Türkiye’yi rahatlatacağını dile getirdi. Babacan, mevcut iktidarın ülkeyi ancak korkutarak, devlet sopasını sık sık göstererek yönettiğini söyledi. Babacan, “Daha kötüsüyle korkutuyorlar, darbe riskiyle korkutuyorlar, dış düşmanlar diyorlar, iç düşmanlar diyorlar. Durmadan bir korku iklimi üreterek, hatta zaman zaman da mağduriyet oluşturarak yönetmeye çalışıyorlar. Bu, ülkeye çok zarar veriyor. Bu ülkenin çözülemeyecek hiçbir sorunu yok; yeter ki samimi bir şekilde çalışılsın” dedi.

“HDP, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulmuştur”

Ali Babacan, HDP’yi nasıl değerlendirdiğine dair soruyu cevaplarken de, HDP’nin Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulduğunu, bu kanunlara göre seçime girdiğini, buna göre TBMM’de temsil edildiğini belirtti. Babacan, “Eğer suç unsuru taşıyan bir şey varsa, burada görev yargıya düşer. Eğer herhangi bir insanın, herhangi bir siyasî partinin terörle ilişkisi varsa, devleti yönetenlere düşen bunlardan şikâyet etmek değildir. Devlete düşen, bunun gereğini yapmaktır” dedi.

“Yargı bağımsız, cumhurbaşkanı da tarafsız olmalıdır”

Babacan, yapması gerekenleri yapmayan iktidarın HDP’ye karşı tavrını, halka sürekli bir düşman göstererek oy toplamak olarak değerlendirdi ve bunun ülkeye bir şey kazandırmayacağını söyledi. Babacan, yargının bağımsız, Cumhurbaşkanının da tarafsız olması gerektiğini vurgulayarak, Cumhurbaşkanının aynı zamanda AK Parti Genel Başkanı olmasından bu yana Türkiye’de işlerin karıştığını, o gün bu gündür de dikiş tutmadığını söyledi.

“Yargı nihaî hükmünü vermeden hürriyeti kısıtlamak yanlıştır”

Ali Babacan, bir soru üzerine, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutukluluğunu da değerlendirdi. Babacan, şunları söyledi:

“Bizim genel prensibimiz, tutuklu yargılamanın bir istisna olması. Çok çok istisnaî bir uygulama olması. Yargılamaların tutuksuz yapılması. Yargılama ne demektir? Yargılama, hâlâ sonuca ulaşmamış ve nihaî hüküm belirlenmemiş bir süreçtir. Nihaî hüküm belirlenmeden, ileride ne tür deliller gelecek, ne tür açıklamalar yapılacak, ne tür şahitler bulunacak, ne tür yeni unsurlar dava dosyasına girecek, bunlar bilinmeden, nihaî hüküm oluşmadan insanların hürriyetinin kısıtlanmasını biz, prensip olarak yanlış görüyoruz. Ha, naihaî karar savcınındır, hakimindir; ama bu konularda, özellikle siyasî davalarda iktidarın etkisi de bir gerçektir. Üzülerek söylüyorum bunu. Bunun olmaması gerekir; ama Türkiye’nin bugünkü şartlarında bu bir gerçek. Bunu da görmek lâzım. Dolayısıyla bu tür kararların bağımsız yargı tarafından alındığını söylemek de çok ileri bir iddia olur açıkçası.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Trabzonspor2653
  • 2Başakşehir FK2653
  • 3Galatasaray2650
  • 4Sivasspor2649
  • 5Beşiktaş2644
  • 6Alanyaspor2643
  • 7Fenerbahçe2640
  • 8Göztepe2637
  • 9Gaziantep FK2632
  • 10Denizlispor2631
  • 11Antalyaspor2630
  • 12Gençlerbirliği2628
  • 13Kasımpaşa2626
  • 14Konyaspor2626
  • 15Yeni Malatyaspor2625
  • 16Çaykur Rizespor2625
  • 17MKE Ankaragücü2623
  • 18Kayserispor2622
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA