SİYASET
Giriş Tarihi : 23-05-2020 22:39   Güncelleme : 23-05-2020 23:21

Akşener: Türkiye için bir bayram sofrası kurabilirdik

Meral Akşener, çocukluğunda yaşadığı ve farklı kültürlere mensup aile / akraba mensuplarının bir araya geldiği bayram sofrası beraberliklerini hatırlatarak, “işte o bayram sofrası benim hep hayal ettiğim. Türkiye için bir çıkış noktası olarak gördüğüm şey” dedi. Akşener, “Memleket Masası” çağrısının, kaçırılmış bir fırsat olduğunu söyledi.

Akşener: Türkiye için bir bayram sofrası kurabilirdik

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Halk TV “Liderler ile Bayram Sohbetleri” programında gazeteci Özlem Gürses’in sorularını cevapladı.

“Türkiye için bir bayram sofrası hayal ediyorum”

Meral Akşener, çocukluğunda yaşadığı ve farklı kültürlere mensup aile / akraba mensuplarının bir araya geldiği bayram sofrası beraberliklerini hatırlatarak, “işte o bayram sofrası benim hep hayal ettiğim. Türkiye için bir çıkış noktası olarak gördüğüm şey” dedi.

Meral Akşener, bu konuda şunları söyledi:

“Partimizi kurduktan sonra Türkiye’ye yönelik bir bayram sofrası hayalim, bir proje var. O da işte kendi ailemizde, sizin çocukluğunuzda kendi ailenizde yaşadığınız bayram sofrası gibiydi. Bütün aile, Ramazan Bayramı’nda bize gelirlerdi. İşte o bayram sofrası, benim hep hayal ettiğim. Türkiye için bir çıkış noktası olarak gördüğüm şey.

Şimdi evlilikler olur. Meselâ ben, bir Rizeli ile evliyim. Ordulu damatlarımız vardı. Kız kuzeniniz, Antalyalı biriyle evli veya Mardinli biriyle evli. Şimdi damatlar, gelinler, başka şehirlerden damatlar, gelinler olurdu. O zaman başı açık, başı kapalı kuzenlerimiz ve gelinler olurdu. Açığı, kapalısı aynı sofranın içinde... Şimdi hayal ediyorum; kulağı küpeli gençlerle, mora, kırmızıya boyalı saçlarla yeğenler…O sofraların özelliği şuydu: Kadınlar hazırlar yemeği. O sofranın özelliği, herkesin o yemeğe ulaşması eşittir. Yani elinizi siz de aynı mesafede uzatırdınız. O masanın en büyük özelliği, o yemeklere eşit mesafede insanların ulaşabilmesi. O günler çok güzeldi. Bugün baktığımızda çok ciddi bir siyasî kutuplaşmanın içindeyiz. Bunun ne kadarı toplumsal hayatta, sokakta bayram sofrasında yaşanıyor bilemiyorum.”

“Birlik beraberlik deyip, bundan nasıl imtina ettiklerini gördüm”

“Memleket Masası” çağrısına verilen olumsuz tepkilerden duyduğu üzüntüyü de dile getiren Akşener, “Yani hem birlik beraberlik denilip, hem de o birlik beraberliği gösterecek o fotoğrafı oluşturmaktan nasıl imtina ettiklerini ve nasıl çekindiklerini çok çirkin sözlerle gördüm” dedi.

Akşener, şunları söyledi:

“Devletimizi yönetenler diyor ki, “Londra’dan bize saldırı var. Ekonomimizi göçertmek istiyorlar.” Buna yönelik nasıl bir tedbir alınması gerekir? Birlik ve beraberlik. Ben de dedim ki Sayın Erdoğan’a, yani şimdi dijital teknoloji hayatımızda, bir ‘Memleket Masası’ kuralım. Tek tek saydım. Yani Sayın Bahçeli’yi de Sayın Kılıçdaroğlu’nu, diğer arkadaşlarımızı da tek tek saydım. İster tek tek, ister bir arada, o bilgisayar ekranında o fotoğrafı Londra’ya, Amerika’ya, dünyaya verelim, birlik beraberlik açısından. “Bas müminin dalına, gör ondaki imanı…” Hiç beklemediğim bir tepkiyle karşılaştım. Sayın Bahçeli’nin tutumu, Sayın Erdoğan’ın, yani AK Parti Genel Başkanı adına Sayın Ömer Çelik’in açıklamalarını izledim ve gördüm ki aslında bu konfordan memnun arkadaşlar. Yani hem birlik beraberlik denilip, hem de o birlik beraberliği gösterecek o fotoğrafı oluşturmaktan nasıl imtina ettiklerini ve nasıl çekindiklerini çok çirkin sözlerle gördüm.

“Eski liderlerin nezaketini unutmuşuz”

Salgın sürecinde merhum Demirel’in, Özal’ın, Türkeş’in, Erbakan’ın, Erdal İnönü’nün konuşmalarını TRT arşivlerinden izlediğini dile getiren Akşener, “Muhteşem bir şey. Yani birbirlerine aslında gayet sert konuşuyorlar ama kelimeler zarif. Şimdi geliyoruz, Türkçemizi kaybetmişiz demek ki. Ana dilini iyi konuşamayan, ancak hakaret ediyor. Sert sözler söyleniyor. Hâlbuki nefis espriler, muhteşem atasözleri… Hepsini unutmuşuz” diye konuştu.

Özellikle genç siyasetçilere, eski liderlerin konuşmalarını izlemelerini tavsiye den Akşener, o liderlerin konuşmalarında kelimeleri ne kadar özenle seçtiklerine işaret etti. Bugün şiddet ve tehdit dilini kullanan kadın ve erkek meczupların ortalığa döküldüğünü belirten Akşener, “Kimi zaman ekranlarda kimi zaman sosyal medyada karşılaşıyoruz. Bunları izlediğinizde ne hissediyorsunuz? Hukuk işlemediği zaman bu işler olur” dedi.

“Müştereklerle yürümek, farklılıkları zenginlik haline getirir”

“Müştereklerin üzerinden yürüdüğünüz zaman farklılıklar zenginlik haline döner” diyen Akşener, ABD’nin büyüklüğünü sağlayan şeyin, farklılıklarını enerjiye çevirmesi ve sınıflar arası geçirgenlik olduğunu söyledi.

Akşener, Cumhuriyetin değerini ifade ederken de, “Bir köyde doğacaksınız, 3 sınıf birlikte okuyacaksınız; öyle bir sınavdan geçeceksiniz ki, üniversiteden mezun olup akademisyen olacaksınız. Bu imkânı bana veren bu cumhuriyet. Bu sistemin içinde Sayın Emine Erdoğan da, Sayın Hayrunnisa Gül de, Sayın Selvi Kılıçdaroğlu da bu cumhuriyet projesinin eseriyiz. Bugün Türkiye’de sözünü söyleyen insanlarsak, bu cumhuriyet projesinin sayesinde” diye konuştu.

“Siyasetçi olmaktan hiç pişman olmadım”

Akşener, siyasetçi olmaktan hiç pişman olmadığını, siyasetin aracısız hizmet alanı olduğunu söyledi. Akşeer, “Siyaset bana ülkemi tanıttı. Ben siyasetten önce 43 ülke gezdim. Ülkemi sadece Marmara ve Ege’den ibaret sanıyordum. Şimdi bütün ilçeleri en az 2 kere görmüş, bir sürü yerde dostluklar kurdum. Bende bir çelebilik yarattı” dedi.

“Bugünkü iktidarın oluşturduğu çirkinliklerle hiç karşılaşmadım”

Meral Akşener, kadın olmanın aslında siyasetin başlangıcında bir avantaj olduğunu, henüz 37 yaşında olduğu o dönemde daha koruyucu, kollayıcı bir yapı olduğunu ifade etti.

Akşener, sözlerine şöyle devam ettİ.

“Hiç bu dönemdeki kadar, bugünün iktidarının oluşturduğu atmosfer gibi bir çirkinlikle karşılaşmadım. Ben cinsiyetinin özne yapıldığı hiçbir kelâmla, kelime ile, cümle ile karşılaşmadım. Hep çok eleştirilen bir politikacı olmuşumdur o dönemlerde; ama hep siyasî argümanlar üzerinden eleştirildim. Eylemlerim, söylemlerim üzerinden eleştirildim; ama hiç cinsiyetimin özne yapıldığı, ailemin devreye konduğu; babamın, annemin… Bunlarla hiç karşılaşmadım. En fırtınalı zamanlarda bile.”

“Hayatımın en ağır gecesi 16 Nisan 2017 gecesi”

Akşener, bir soru üzerine, hayatının kendisine en ağır gelen gecesinin 16 Nisan 2017’deki referandumun sonuçlandığı gece olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

“Çünkü bugünün böyle olacağını öngörmüştüm. Bakın ben 28 Şubat’ı yaşadım. 7 Haziran seçimlerinde, 2015’te namusum, şerefim üzerinden çok çirkin, pis bir iftira ile karşılaştım. Bunlar beni çok üzdü. Gerçekten çok üzüldüm; ama bu başka bir şey. 16 Nisan 2017 referandum sonuçlarını bir kara gün olarak tanımlama nedenim, sizler için ve bugün gelinen nokta. Burada keşke ben haksız çıksaydım; haklı çıktım.”

“İYİ Parti’yi kurmamış olsaydık, 31 Mart seçimleri nasıl olurdu?”

Meral Akşener, İYİ Parti’nin Türkiye siyasetine katkılarına da işaret ederek, “Biz İYİ Parti’yi kurmamış olsaydık (…) bugün nasıl bir Türkiye ile karşı karşıya kalacaktık? (…) Biz bu partiyi kurmasaydık, 31 Mart seçimleri nasıl olurdu? Biz bu partiyi kurmasaydık, alanı bir şekilde düzlemeseydik, seçenek yaratmamış olsaydık, Sayın Babacan, Sayın Davutoğlu nelerle karşılaşırlardı? Zorlukla karşılaşıyorlar ama daha nelerle karşılaşılırdı?” diye konuştu.

“Memleket Masası, kaçırılmış bir fırsat”

“Memleket Masası” meselesinin anlaşılmadığını belirten Akşener, bunun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı AK Parti Genel Başkanlığı’ndan, herkesin Cumhurbaşkanı olmaya taşıyacak bir adım olduğunu söyledi.

Akşener, “Keşke anlaşılabilseydi. Çevrilmek yerine, alet etmek yerine, düşünülebilseydi; ama ben anlıyorum ki, mesele yurt dışına birlik beraberlik fotoğrafı vermek falan değil. Derinleştirilen ihtilaf sahalarını, bir de darbe üzerinden dövüş, darbe üzerinden konuş, seçmenini darbe üzerinden konsolide etmeye çalış; ama bu kimsenin işine yaramıyor. Sayın Erdoğan’a da yaramıyor, yaramayacak” diye konuştu.

“O masa bir bayram sofrası olabilirdi” diyen Akşener, bunu kaçırılmış bir fırsat olarak gördüğünü söyledi.

“ ‘Parlamenter sistemi getireceğiz’ diyenler oy alacak”

Akşener, “Halk TV’ye Tele 1’e, FOX TV’ye ceza verdiniz de ne oldu? Ülke TV’ye, bana 7/24 iftira atanlara ceza verebilir misiniz? Bunlar vatandaşın vicdanına dokunuyor. Sayın Erdoğan’ın yapması gereken, hepimizin Cumhurbaşkanı olması. Ya güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçilecektir, ya da bu sistemle gidildiğinde ‘parlamenter sistemi getireceğiz’ diyenler oy alacak ve sistemi değiştirecek” diye konuştu.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Trabzonspor2653
  • 2Başakşehir FK2653
  • 3Galatasaray2650
  • 4Sivasspor2649
  • 5Beşiktaş2644
  • 6Alanyaspor2643
  • 7Fenerbahçe2640
  • 8Göztepe2637
  • 9Gaziantep FK2632
  • 10Denizlispor2631
  • 11Antalyaspor2630
  • 12Gençlerbirliği2628
  • 13Kasımpaşa2626
  • 14Konyaspor2626
  • 15Yeni Malatyaspor2625
  • 16Çaykur Rizespor2625
  • 17MKE Ankaragücü2623
  • 18Kayserispor2622
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA