GÜNDEM
Giriş Tarihi : 25-05-2020 02:14

“Mehmet Dişli’yi emekliye sevk etme kararı son gece değiştirildi”

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, 2015 yılında MİT’ten gelen rapor üzerine, (15 Temmuz’da darbe girişimini koordine eden komutanlardan biri olduğu iddia edilen) Tümgeneral Mehmet Dişli’nin emekliye sevk edilmesi için kendisinin ve MİT Müsteşarının çok ısrarcı olduğunu; ancak kendi iradesi dışında bu kararın son gece değiştiğini açıkladı.

“Mehmet Dişli’yi emekliye sevk etme kararı son gece değiştirildi”

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, akit TV’nin özel yayınına konuk olarak, gazeteciler Fatin Dağıstanlı, Ali İhsan Karahasanoğlu, Muharrem Coşkun ve Kenan Alpay’ın sorularını cevapladı.

“Ben, böyle ayak oyunlarına gelmem”

Programda 15 Temmuz darbe teşebbüsü konuşulurken Fatin Dağıstanlı’nın diğer gazetecilere, “28 Şubat’a girdiniz ama diğer taraftan da Sayın Davutoğlu, ‘kontrollü darbe’ diyenlerle de yan yana bugün” demesi üzerine Davutoğlu, “Bir dakika. Şimdi bak, Fatin Bey, benim söylemediğim şeyi… Bakın, bir basın ahlâkı var. ‘Yan yana’ dedin. Kimle yan yanaymışım?” diye sordu.

Dağıstanlı’nın “Şu anda meselâ CHP ile İYİ Parti ile…” diye karşılık vermesi üzerine de Davutoğlu, “Bir dakika. Nereden çıkartıyorsun sen onu?” diye sorarak itiraz etti.

Davutoğlu, “Ben, uluslararası İsrail basınıyla da konuştum dünyada. Benim karşıma oturup Türkiye’yi yerle bir etmek üzere beni köşeye sıkıştırmak isteyenlerle de konuştum. Ben, böyle ayak oyunlarına gelmem, kusura bakmayın. Benim söylemediğim şeyi bana atfetmeyin” dedi.

Gazeteci Kenan Alpay ise bu konuda şu soruyu sordu:

“Efendim, Başbakan olduğunuz dönemde, Dışişleri Bakanı olduğunuz dönemde, Türk Silahlı Kuvvetleri ile yakın çalışma içinde oldunuz. Özellikle Suriye’de bir askerî operasyonlar da, ilk operasyon zannediyorum sizin döneminizde yapıldı ve çok yakından ilgiliydiniz. Diğer bölgelerle de ilgiliydiniz. O dönemde acaba siz, Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde, yani Fethullahçı yapılanmaya ait birtakım şeyleri gördünüz mü? Örneğin, meselâ bir Akın Öztürk gibi, bir Mehmet Dişli gibi, bir Mehmet Partigöç gibi isimlerin terfi almalarıyla ilgili herhangi bir önünüze gelen bilgi oldu mu? Yani onlarla ilgili olumlu, olumsuz bir kanaat belirttiniz mi?”

“17-25 Aralık’tan önce FETÖ ile mücadele talimatı verdim”

Davutoğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yapısına Başbakan olduktan sonra vakıf olduğunu, Dışişleri Bakanlığı’ndaki FETÖ yapılanmasının ise, devletin diğer kurumlarında ne kadarsa o kadar olduğunu, hatta çok daha alt düzeyde olduğunu söyledi. Davutoğlu, şöyle konuştu:

“Ben Dışişleri Bakanlığına geldiğimde orada hangi kadro varsa onlarla çalıştım. Kimseyi getirmedim, kimseyi yükseltmedim, kimseyi alçaltmadım; ama şunu yaptım: Devletin diğer bütün birimlerinde Sayın Erdoğan’ın Başbakanlık Koruma Amirliğinde bile operasyonlar, 17-25 Aralık’tan sonra başladı, yani FETÖ’ye karşı. Dışişleri Bakanlığında 7 Şubat 2012 MİT Müsteşarının çağrıldığı günün ertesi günü, Müsteşarımız şu anda Türkiye Cumhuriyeti’nin Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcisi Feridun Sinirlioğlu, çağırdım. Bu adamların ne kadar yapılanması varsa gereken tedbirleri alacaksınız. Tam yetkilisiniz ve temizleyeceksiniz dedim ve adım adım, Dışişleri Bakanlığında üst kadrolarda kimler varsa merkezden uzaklaştırıldı. Daha 17-25 Aralık olmamıştı.”

O günlerde ‘Devlet şerik (ortak) kabul etmez; yani devletin içinde ikinci devlet olmaz’ dediğini, gerekli bütün tedbirleri aldığını, Dışişlerinde 2-3 tane Büyükelçi dışında da hiç (FETÖ’cü) çıkmadığını, aldığı bu tedbirler sebebiyle kendisini düşman bildiklerini, ondan sonra ofislerini dinlemeye başladıklarını dile getirdi.

Davutoğlu, “Bu alçakça ithamlardan korksaydım, şu oturduğunuz koltuktan kalkamazsınız. Bugün koltuktan kalkamayanların çoğu, hesap verebilmekten korkuyorlar” dedi.

“Mehmet Dişli’yi emekliye sevk etme kararı son gece değiştirildi”

Davutoğlu, başbakan olduktan sonra Cumhurbaşkanı ile birlikte MİT Müsteşarına ve dönemin Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’e ne olarak bu yapıya yönelik olarak en sert ve kararlı tedbirlerin alınması talimatı verdiğini söyledi.

2014’te Başbakan olmadığı için Yüksek Askerî Şûrâ’ya katılmadığını belirten Davutoğlu, 2015 YAŞ’ından önce MİT’in çok titiz bir çalışmasıyla kendilerine listeler sunulduğunu, Necdet Özel, Hulusi Akar ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’la birkaç kez bir araya gelerek, bu yapının iki kademeli tasfiyesini, “bir grubu şimdi, bir grubu da daha sonra” şeklinde öne aldıklarını söyledi.

Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Açık söyleyeyim, bu ağır ithamlar karşısında bazı şeyleri söylemek zorunda hissediyor insan kendini. Meselâ Mehmet Dişli’nin kesinlikle emekliye sevk edilmesi gerektiği konusunda ben de, MİT Müsteşarımız da çok ısrarlı olduk. 2015… MİT’ten gelen rapor üzerine söyledik ve son geceye kadar da onun emekliye sevki söz konusuydu. Son gece veya o şeyde kanaat değişti; ama bu kanaat, benim sebebimle değişmedi. Bu, devlet şeyiyle ilgili… Girmek istemem detayına. Ama şu bilinsin ki ben, FETÖ’ye karşı, tek bir FETÖ unsuru kalmayana kadar mücadele etme kararlılığını gösterdim. Bu milletin millî iradesini Sayın Cumhurbaşkanı Başbakanken elinden gasp etmeye çalıştıklarında yanında durdum. 17-25 Aralık’ta da, her yerde de yanında durdum, 15 Temmuz’da da yanında durdum. Bana karşı bir darbe, parti içi darbe yapılmış olmasına rağmen yanında durdum. Hiç tereddüt etmem, yarın da yanında dururum, ertesi gün de yanında dururum. Kimse beni darbecilerle yan yana getiremez; ama FETÖ’ye ne kadar karşıysam, 28 Şubat zihniyetine de aynı ölçüde karşıyım.

“Devletin her kademesine sızmış bir grubu her gün ekrana çıkartmayın”

‘Biz gidersek başörtüsü yasağı gelir’ dedikten sonra, başörtüsü yasağının Türkiye’de şampiyonluğunu yapmış bir grubu, devletin her kademesine sanki sızmış ve her gün ekranlara çıkartırsanız ve ‘Devleti aslında AK Parti yönetmiyor, biz yönetiyoruz’ diyorsa ve o kişinin Aydınlık gazetesi, 4 yıldır en çok da bana saldırıyorsa, şahsen saldırıyor, o zaman ben Sayın Cumhurbaşkanına şu soruyu sorarım: Yahu biz, 28 Şubat’ta kimlerin karşısında kiminle beraberdik? 28 Şubat’ta baş başa verip o direniş yapısını kurduğumuzda ve sonuna kadar direndiğimizde, bu adamlar neredeydi? Türkçe ezanı kim savunuyordu Türkiye’de?”

“Oy oranı yanıltmasın; zaten cuntacıların oyu olmaz”

Ali İhsan Karajasanoğlu’nun, “Doğu Perinçek’in yüzde 0,5 oyu var” itirazı üzerine de Davutoğlu, “Zaten cuntacılar böyledir. Hangi cuntacının oyu yüzde 1 olmuş? 12 Mart cuntasının yüzde 1 oyu mu vardı? 27 Mayıs cuntası, Millî Birlik Komitesi (seçime) girseydi, Demokrat Parti karşısında kaç oy çıkartırdı? 28 Şubat cuntası, Refah Partisi ile yarışa girse, Allah aşkına, yüzde 1 çıkartır mıydı? Cuntacılar zaten, şu anda bu bahsettiğim 28 Şubat cuntacıları, AK Parti’nin yanında yer aldıklarını söylüyorlar. Kendileri söylüyor ve AK Parti de çıkıp, ‘Yaa biz bunlardan beriyiz. Bunlar kendi başlarına gelin güvey oluyor’ demiyor.”

Davutoğlu, 28 Şubat aktörlerinin bugün aynen FETÖ taktiklerini uyguladıklarını ifade ederek, bu düşüncesini Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, son görüşmelerinden birinde aktardığını söyledi.

Davutoğlu, şöyle konuştu:

“AK Parti iktidar olsun ama devleti biz yönetelim diyenlere dikkat!”

“Dedim ki, Sayın Cumhurbaşkanım, FETÖ, şöyle bir taktik, yöntem uygulamıştı: Kendileri iktidara gelemeyecekleri için, seçimi de kazanmaları mümkün olmadığı için, ‘Bıraksın Recep Tayyip Erdoğan Anadolu’yu arşın arşın gezsin, bedeli o ödesin, bedeli Davutoğlu ödesin, bedeli AK Parti ödesin; onlar iktidar olsun ama devleti biz yönetelim’ diyorlardı. Yöntem, bu FETÖ yöntemidir. Şimdi bu yöntemden kurtulmuş ve özgürleşmişken, sakın ola ki AK Parti’nin tertemiz kitlelerinin oyları üzerinden başka bir grubun, başka bir diktacı zihniyetin, 28 Şubat’ın kalıntısı, 90’lı yılların zihniyetini bizim üzerimizden iktidar yapmayalım. AK Parti, tek başına bu misyonu sürdürebilir. O zamanki samimi kanaatim de buydu. Tek başına sürdürür. Seçime tek başına girin. Kazanırsınız, kimseye borcunuz olmaz. Bunu MHP’yi şey yaparak (kast ederek) söylemiyorum, genel olarak söylüyorum. Bu yöntemi işte yıkmak lâzım. Sayın Cumhurbaşkanı, FETÖ’nün bu yöntemini uygulamak isteyenleri devlete sokmasın. Başka kimliklerle, AK Parti’nin o başörtüsü özgürlüğü dolayısıyla, efendim özgürlükler, dinî kavramlarla, tarihî kavramlarla temiz oylarıyla 3-4 neslin birikimi olan birikimi, bu adamlara yem etmesin. Benim kaygım bu. Yem ediliyor şu anda. Şu anda yem ediliyor. 90’lı yılların ‘Eski Türkiye’ denilen aktörlerinin hepsi şu anda devrede. Hepsi…”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Başakşehir FK3166
  • 2Trabzonspor3162
  • 3Sivasspor3154
  • 4Galatasaray3152
  • 5Alanyaspor3151
  • 6Fenerbahçe3150
  • 7Beşiktaş3050
  • 8Göztepe3139
  • 9Gaziantep FK3038
  • 10Antalyaspor3138
  • 11Kasımpaşa3036
  • 12Gençlerbirliği3133
  • 13Yeni Malatyaspor3132
  • 14Denizlispor3132
  • 15Kayserispor3031
  • 16Konyaspor3030
  • 17Çaykur Rizespor3029
  • 18MKE Ankaragücü3126
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA