MEDYA
Giriş Tarihi : 09-06-2020 17:05

“Haber kaynağını sorgulamak, ‘haber yapma!’ demektir”

Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici, gazeteciler Müyesser Yıldız ile İsmail Dükel’in gözaltına alınmalarını değerlendirirken, “Şimdi siz, doğrudan gazetecinin haber kaynağı ile ilişkisine müdahale ediyorsanız, o zaman diyorsunuz ki, ‘Bağımsız gazeteciler hiç kimseyle konuşmasınlar, haber kaynakları olmasın, haber yapamasınlar’” dedi.

“Haber kaynağını sorgulamak, ‘haber yapma!’ demektir”

Eski RTÜK Üyesi, Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici, TV5’de yayınlanan “Buluşma Noktası” programında, Mehmet Ali Kayacı’nın sorularını cevapladı.

Faruk Bildirici, Odatv Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız ve Tele1 Ankara Temsilcisi İsmail Dükel'in gözaltına alınması konusunda şu değerlendirmede bulundu:

“Müyesser Yıldız ve İsmail Dükel arkadaşlarımızla ilgili olarak gerek savcılığa ulaşan milletvekillerinin yaptıkları açıklamalar, gerekse avukatların yaptıkları açıklamalar, nasıl bir soruşturma yürütüldüğü konusunda bize fikir veriyor. 19 Kasım’dan bu yana bir askeri kişinin telefonu dinlenmiş ve orasıyla, o asker kişiyle Müyesser Yıldız ve İsmail Dükel’in temasları saptanmış ve askerî bazı bilgiler elde ettikleri öne sürülüyor.

Şimdi soru şu: Bu arkadaşlarımız bu bilgileri elde ettilerse ve bunlar gizli bilgilerse bunları ne yapmışlar? Söylendiği kadarıyla bunlar yayınlanmamış. Birincisi, yayınlanmış olsa da bunlar suç olamaz; çünkü habercilik yapmış olurlar zaten. Nasıl bir gizlilik dereceli belge olduğunu, bilgi olduğunu bilmiyoruz zaten; ama söylendiği kadarıyla zaten bunlar yayınlanmamış. Şimdi yayınlanmamış bilgiler, belgeler söz konusu ise buradan nasıl bir suç çıkarılabilir? Zaten askerî casusluk diyorsanız birilerinin bazı bilgileri alıp başkalarına satması, başkalarına vermesi gerekli değil mi? Ortada böyle bir şey de yok. Şimdi buradan, o zaman ben şunu anlıyorum: Başka bir hesap var, başka bir plan var, başka bir tür operasyon var işin içerisinde. Nedir o operasyon?

Biraz geriye dönelim. Son aylarda Odatv ile ilgili ne yapıldı? Odatv’den iki arkadaşımız Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan arkadaşlar, Libya’da şehit olan MİT görevlilerinin isimlerini yayınladıkları gerekçesiyle tutuklandılar. Onlar hapisteler ve Odatv ile ilgili olarak iktidar yanlısı bazı yayın organlarında sürekli yayınlar yapıldığını, bu kuruluşun hedefte olduğunu biliyoruz. İkincisi, İsmail Dükel arkadaşımızın Ankara temsilcisi olduğu Tele 1 de aynı şekilde, o da hedefteki kuruluşlardan birisi. RTÜK’ün şu anda son bir ay içerisinde Tele 1’e verdiği cezaları sayamıyorum, üç beş olmuştur herhalde. Orası da hedefteki kuruluşlardan birisi. Şimdi, düşünebiliyor musunuz? Bu siyasi iktidarın aygıtı durumundaki kurumların, kuruluşların hedefi durumunda iki medya kuruluşu, eleştirel bağımsız medya kuruluşu ve bu kuruluşlardan iki kişi gözaltına alınıyor. Ve de üstelik Müesser Yıldız’ın çok yakın geçmişte bir olayı var, bu nedir? Kars’taki bir PKK operasyonu nedeniyle bir tweet atıyor İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Müyesser Yıldız’ın ona verdiği cevaba Süleyman Soylu çok kızıyor. ‘Devlet gömleği giymiş pespaye kişilerle iş tutuyorsun’ gibi bir laf ediyor. Müyesser Yıldız arkadaşımız da ona karşı ‘Sen bana hakaret ediyorsun,’ diyerek suç duyurusunda bulunuyor ve dava açıyor. Şimdi böyle bir süreç var ve ondan sonra bu şekilde operasyon yapılırsa ve de ortada bence şu andaki elde olan verilere dayanarak söylüyorum; saçma bazı suçlamalarda bulunursa bunun gerçekten medyayı baskı altına almak, eleştirel bağımsız medyayı baskı altına alma girişiminden başka bir şey olduğunu söylemek mümkün değil. Bence bu nokta çok önemli.

Zaten şu var; başta söylediğim şey, bu arkadaşlarımız bilgiyi aldılar, bu bilgiyi yayınlamadılarsa ki yayınlasalar bile şunu unutmamak gerekli; gazeteci kaynağını açıklamaya zorlanamaz diye Basın Kanunu 12. Maddesinde bir hüküm var. Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin defalarca aldığı karar var. Gazeteci kaynağını açıklayamaz, bu gazetecilik basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerekir diye. Şimdi düşünebiliyor musunuz, basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği hem uluslararası sözleşmelerle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararıyla hem bizim yasalarımızla teyit edilmiş bir durumdan söz ediyoruz. Burada o asker kişiyle gazeteci arkadaşlar arasındaki ilişki gazeteci-haber kaynağı arasındaki ilişkidir. Bırakın onlarla ilişki kurmasını, onunla konuşmaları, onun hiçbir şekilde açıklanması bile doğru değildir. Açıklamaya zorlanması bile doğru değildir. Şimdi siz, doğrudan gazetecinin haber kaynağı ile ilişkisine müdahale ediyorsanız, bu ülkenin savcıları olarak, polisi olarak, o zaman diyorsunuz ki, ‘Bağımsız gazeteciler hiç kimseyle konuşmasınlar. Haber kaynakları olmasın. Haber yapamasınlar’ diyorsunuz. Gelinen nokta bu o zaman, başka bir şey değil. Ondan sonra hâlâ bu ülkede basın özgürlüğünden bahsedebiliyor bazıları ve hâlâ Amerika’ya basın özgürlüğü konusunda nüans vermeye kalkıyor birileri.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen nisan ayında söylediği “Ülkemiz, bu medya ve siyaset virüslerinden de kurtulacaktır” sözünü hatırlatan Bildirici, “Son birkaç aydır zaten bağımsız ve eleştirel medya ile sosyal medyaya yönelik bir hazırlık var” dedi.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Başakşehir FK2960
  • 2Trabzonspor2958
  • 3Sivasspor2953
  • 4Galatasaray2952
  • 5Beşiktaş2950
  • 6Fenerbahçe2946
  • 7Alanyaspor2945
  • 8Göztepe2938
  • 9Antalyaspor2937
  • 10Gaziantep FK2935
  • 11Kasımpaşa2935
  • 12Denizlispor2932
  • 13Gençlerbirliği2931
  • 14Çaykur Rizespor2929
  • 15Yeni Malatyaspor2928
  • 16Kayserispor2928
  • 17Konyaspor2927
  • 18MKE Ankaragücü2925
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA