SİYASET
Giriş Tarihi : 20-06-2020 01:39   Güncelleme : 20-06-2020 01:48

Akşener, HDP’yi neden “Memleket Masası”nın dışında tuttu?

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 31 Mart seçimleri öncesi belediye başkanlıkları ve meclis üyelikleri için aday gösterdikleri 29 kişinin Yeni Şafak’ta nüfus cüzdanlarının yayınlandığını belirterek, “Tek ortak özellikleri, Kürt olmalarıydı. Bunu bu açıklıkta konuşan bir siyasetçi yok bugün. Sayın Erdoğan, PKK ile masaya oturdu, HDP ile değil. HDP’liler, kurye idi” dedi.

Akşener, HDP’yi neden “Memleket Masası”nın dışında tuttu?

Meral Akşener, kendisine FETÖ’cü dendiğinde ‘Hayır, ben FETÖ’cü değilim’ dediğini belirterek, HDP’nin de “Biz, PKK’yı bir terör örgütü olarak görüyoruz” demesini istedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Bir Ülke Bir Kent” isimli YouTube kanalında, Gazeteci Duygu Demirdağ’ın moderatörlüğünde, Deniz Zeyrek, İsmail Saymaz ve Ali Haydar Fırat’ın sorularını cevapladı.

İsmail Saymaz, “Siz, yakın bir süre önce ‘Memleket Masası’ çağrısında bulunmuştunuz ve Memleket Masası’na sadece HDP’yi davet etmemiştiniz. Meselâ size “FETÖ’cü” diyenleri de çağırmıştınız fakat HDP’yi çağırmamıştınız. Neden HDP ile aynı ‘Memleket Masası’nda oturmaktan imtina ediyorsunuz? Oturursanız hangi şartı gözetiyorsunuz?” diye sordu.

“Ülkenin birliğine, bayrağına saygı duyan herkes, Memleket Masası’na oturabilir”

Meral Akşener, o gün Cumhurbaşkanı Erdoğan’a makamı gereği bir çağrıda bulunduğunu belirterek, “HDP’nin çağrılıp çağrılmayacağı hususuyla ilgili ben herhangi bir şey söylememiştim orada. Kendiliğinden gelişen pek çok hadise yaşadık. İlginç olan, ilk önce Sayın Bahçeli ve arkadaşları, çok çirkin şeyler söylediler, bununla ilgili. 2 gün sonra AK Parti Sözcüsü Sayın Ömer Çelik çemkirdi ve masa kaldı; ama daha önemli bir şey var. Sayın Kılıçdaroğlu, böyle bir davet aldığında katılacağını söyledi. Bunlar gözden kaçtı. O masanın etrafında, bu ülkenin birliğine, bütünlüğüne, bu netlikte söyleyeyim, birliğine, bütünlüğüne, bu ülkenin bayrağına saygı duyan herkes olabilir. Orada bir meselemiz yoktur.” dedi.

“HDP üzerinden oluşturulan o gürültü, şöyle çıktı” diyen Akşener, açıklamasında, bir televizyon programında kendisine “HDP’yi nerede konumlandırıyorsunuz?” diye sorulduğunu, kendisinin de “PKK’nın yanında konumlandırıyoruz” dediğini hatırlattı. “Bu bir hakaret değildi; bu bir tespitti” diyen Akşener, sözlerine şöyle devam etti:

“Bana FETÖ’cü dendi, ‘hayır, değilim’ dedim, HDP de PKK’lı değilim desin”

“Bana FETÖ’cü dendi. ‘Ben FETÖ’cü değilim’ diyerek gezdim. Şimdi bunu ben söylemiyorum sadece. Size sorsam, sormuyorum da, ‘HDP’yi nerede konumlandırıyorsunuz?’ diye sorduğum takdirde bir cevabınız vardır muhtemelen. Ayrıca da bu soruların cevabını verecek olan HDP yöneticileridir. Onlara hiçbir soru sorulmuyor, bu mânâda. Bana soruldu, ben de dürüst bir şekilde cevabını verdim. Bu cevap, hoşa gitmeyebilir. Bu cevabın karşılığında, ‘Meral Hanım, siz, yalan söylüyorsunuz’, çünkü ben öyle dedim, ‘Siz yalan söylüyorsunuz, siz iftira atıyorsunuz, siz yanlış yapıyorsunuz. Biz, PKK’yı bir terör örgütü olarak görüyoruz’ cevabını aldık mı? Hayır, almadık. Dolayısıyla ben, bu çemkirilmeleri hiç anlayamadım.”

“Önder’in iddiasını HDP yöneticileri de yalanladı”

Akşener, daha sonra Sırrı Süreyya Önder’in, HDP ile İYİ Parti arasında görüşme olduğunu iddia ettiğini ancak Önder’in bu iddiasının HDP yöneticileri tarafından yalanlandığını dile getirdi. Akşener, “Bir şeyler oluyor Türkiye’de. Ben, görüşsem ‘görüştüm’ derim. Kimden korkacağım?” dedi.

31 Mart seçimlerine giderken sadece CHP ile yan yana geldiklerini, 24 Haziran’da da Saadet Partisi, Demokrat Parti, CHP ve İYİ Parti’nin bir araya geldiğini belirten Akşener, “Bana FETÖ’cü dendiğinde ben, ‘Hayır, değilim’ dedim; ama döndürüp hiçbiriniz, Sayın Erdoğan’a şu soruyu sormadınız; ilk karşılaştığınızda, şunu rica ediyorum, sorun: Meral Akşener, FETÖ’cü müdür? Tayyip Bey’e bunu sorun. Sorunun muhatabı o. Sorunun muhatabı, Sayın Bahçeli. Ona da sorulması gerekir” diye konuştu.

“Erdoğan, HDP ile değil, PKK ile masaya oturdu”

“Kaldı ki, Sayın Erdoğan’ın, ayrı ayrı görüşmeler söz konusu olduğu takdirde, ‘Vay efendim, niye onunla görüştün?’ denebilir mi?” diye soran Akşener, sözlerine şöyle devam etti:

“Sayın Erdoğan, PKK ile masaya oturdu, HDP ile değil. HDP’liler, kurye idi. Ben, PKK’yı çalışmış bir hocayım. Kandil’le oturdu, Öcalan’la oturdu, Avrupa’yla oturdu. Oslo’daydı, hatırlayın. PKK ile oturdu masaya. Niye oturdu, niye kalktı? Hiçbirimiz, bunu bilmiyoruz. HDP’nin yöneticileri, sadece kurye olarak gittiler, geldiler. Bilgi getirdiler, bilgi götürdüler birbirlerine, açılım sürecinde. Meselâ bu yönünü, PKK ile masaya oturma yönünü bu ülkede sorgulayan; çemkirmeden, sövmeden sorgulayan tek siyasetçi de benim.”

Akşener, bir ülkenin içinde etnik ya da dinî aidiyet yönünden bir terör sistemi oluştuğunda, problemin iki türlü çözülebileceğini söyledi.

Bunlardan birinin, devletin halkı koruyup terör örgütüyle mücadele etmesi ve silahların susturulması olduğunu belirten Akşener, bu yolla sonuç alınamadığında örgütün kendisiyle masaya oturulması halinde, PKK’nın bütün Kürtleri temsil ettiği iddiasının devlet tarafından kabul edilmesinin, Kürtlerin karşısına Türkleri oturtmak anlamına geleceğini ifade etti.

“IRA ve İngiltere bilgi verdi, biz Türkiye’de neyi bildik?”

Akşener, “Türkiye’de her şey, yalap şalap. Her şey oy odaklı ve bu tür her türlü adımı sahtekârlık olarak görüyorum. Bunların yolları var, yöntemleri var. İşte ‘çözüm süreci’, ‘açılım süreci’ vesaire.

IRA’yı (İrlanda Cumhuriyet Ordusu’nu) ve BASK sistemini incelemiş hocalardan biri olduğunu belirten Akşener, İngiltere ile IRA’nın masaya oturduğunu ve her iki tarafın da kendi seçmenlerine, vatandaşlarına bilgi verdiğine işaret ederek, “Biz neyi bildik?” diye sordu.

“Yeni Şafak, 29 Kürt adayımızın nüfus cüzdanını yayınladı”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, 31 Mart seçimleri öncesinde bir mitingde söylediği “İstiyorsanız Kuzey Irak’ta Kürdistan var; defolun oraya gidin” dediğini hatırlatan Akşener, “Bizim 29 arkadaşımız, PKK’lı diye yaftalandı. Belediye başkan adaylarımız, belediye meclis üyelerimiz. Tek ortak özellikleri, Kürt olmalarıydı. Bunu bu açıklıkta konuşan bir siyasetçi yok bugün. (…) Yeni Şafak gazetesinde bu 29 kişinin vatandaşlık numaraları, nüfus cüzdanları yayınlandı. Böyle bir ülke olabilir mi?” diye konuştu.

Kocaeli’de Abdullah isminde Muşlu, Kırmanç bir vatandaşı belediye meclisi üyesi adayı olarak gösterdiklerini, bu kişinin, hayatında hiçbir siyasî partide yer almadığını, CHP Genel Başkanı ile yapacakları bir konuşma için Abdullah’ı Bursa’ya çağırdığını anlattı. Gözleri dolan ve konuşmakta zorlanan Akşener, “Çağırdım Abdullah’ı, ‘Abdullah, oğlum, şimdi çıkıp konuşacaksın; ama ne diyeceksin?’ dedim. O kadar üzüldüm ki İsmail Bey; bana abla diyorlar genellikle. Gencecik bir çocuk, sizin yaşlarınızda. ‘Abla, ben diyeceğim ki, Kürdüm ama PKK’lı değilim’ dedi. Nasıl bağırmışım biliyor musunuz? Yanımdakiler sıçradı. “Ama”yı kaldır dedim. “Kürdüm, PKK’lı değilim” diyebilirsin.

“Kürtler, hiç kimsenin tapulu malı ve marabası değildir”

Akşener, 31 Mart seçimlerine gidilirken, her Kürdün PKK’lı olmadığının ıskalandığını söyledi. Akşener, “Buna karşı çıkan, Meral Akşener oldu. Onun içindir ki Sayın Erdoğan, beni hapsetmeye kalktı. Hatırlayın, parmağını sallaya sallaya ‘O baağyanı hapsedeceğim’ dedi ya? Hiçbir siyasî partinin seçmeni, o partinin tapulu malı değil. Kürtler ise hiç kimsenin tapulu malı değil, aynı zamanda kimsenin marabası değil” diye konuştu.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA