GÜNDEM
Giriş Tarihi : 24-06-2020 17:43

“Baro yönetimlerinde farklı görüşlerin temsilcileri de bulunmalı”

Avukatların ‘Savunma Yürüyüşü’nün engellenmesini doğru bulmadığını belirten Karamollaoğlu, ancak baroların yapısı konusunda birtakım kanunî düzenlemelere ihtiyaç olduğunu söyledi. Karamollaoğlu, “Baro yönetiminde farklı kanaat ve görüşte bulunan kesimlerin temsilcilerinin de bulunabileceği bir düzenleme yapılmalı” dedi.

“Baro yönetimlerinde farklı görüşlerin temsilcileri de bulunmalı”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık basın toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi.

Bursa ve İstanbul’da yaşanan sel afetini değerlendiren Karamollaoğlu, hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet diledi.

Yağmurun Allah’ın insanlara bir bereketi olduğunu ancak onu felâkete dönüştürenin insanların rant hırsı olduğunu ifade den Karamollaoğlu, “Bu sel felâketi, çarpık yapılaşma, beton anlayışı ve ranta kurban edilen doğanın bir sonucudur. Bursa ve İstanbul, tarihî dokusu ve kentleşmesi ile dünyaya örnek olabilecek şehirlerken, bugün betona kurban edilmiş, estetiği bozulmuş şehirler haline getirildiler” diye konuştu.

Karamollaoğlu, daha sonra Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nı (YKS) değerlendirdi.

Bu hafta sonu sınava girecek 2.5 milyon bütün öğrencilere başarılar dileyen Karamollaoğlu, “Ancak sınav tarihlerinin öğrencilerin psikolojik durumlarını dikkate almadan değiştirilmesi, ne yazık ki öğrencilerimizin psikolojisini etkiledi. Kendi torunlarımdan biliyorum; bu süreçten etkilendiler, tıpkı bütün gençler gibi” dedi.

Burada acelecilikten kaynaklanan bir hata olduğunu belirten Karamollaoğlu, İktidarın bundan sonra alacağı kararlarda oluşturacağı menfi etkiyi dikkate alması gerektiğini vurguladı. Karamollaoğlu, “Acele ile alınan kararlar pişmanlığa sebep olur” dedi.

Karamollaoğlu, basın toplantısında baroların ‘Savunma Yürüyüşü’nü de değerlendirdi.

Avukatların yürüyüş hakkının polis zoru ile engellendiğini, daha sonra Ankara’ya girişlerine izin verildiğini hatırlatan Karamollaoğlu, yürüyüş hakkının anayasal bir hak olduğunu, bunun engellenmesinin doğru olmadığını söyledi. 

“Bugün iktidarda bulunanlar da yarın muhalefete düşerlerse yürüyüş yapmaya ihtiyaç duyabilirle” diyen Karamollaoğlu, ‘Avukatlara yeşil pasaport vereceğiz’ diyen iktidarın, aynı avukatları Ankara’ya sokmamaya çalışmasının siyasi bir çelişki olduğunu dile getirdi.

“Çoklu baro” tartışmalarına da değinen Karamollaoğlu, şunları söyledi:

“Barolarda farklı görüşlerin temsilcileri de bulunabilmeli”

“Biz, bu tartışmaları doğru bulmuyoruz. Burada bir kamplaşma meydana gelecekse, ‘yandaş baro - karşıt baro’ gibi durumlar ortaya çıkacaksa, bizim bugüne kadar ısrarla üzerinde durduğumuz kutuplaşma burada meydana gelir. Bizim ülke olarak en çok sıkıntı çektiğimiz konuların başında kamplaşma geliyor. Bunun hiç değilse hukukta olmaması icap eder.

Barolar içerisinde birtakım kanunî düzenlemelere ihtiyaç var mı? Evet, bunun var olduğu kanaatindeyiz. Baro içerisinde farklı görüşte bulunan kesimlerin temsilcilerinin de bulunacağı bir düzenleme yapılmalı. Varsa bir çekişme, kendi içlerinde meydana gelir ama bu, bütün adalet mekanizmasına yansımaz.”

“Libya’da iktidarın takındığı tavır isabetli bir tavırdır”

Libya’daki gelişmeleri de değerlendiren Karamollaoğlu, “Libya’da iktidarın takındığı tavır isabetli bir tavırdır” dedi.

Karamollaoğlu, Libya’yı bölünmeye götürme tehlikesi arz eden ve BM nezdinde meşru olmayan Hafter ve yandaşlarının bir an önce bu savaştan çekilmesinin Libya’nın geleceği için büyük önem arz ettiğini söyledi.

“Batılıların Libya’ya önem vermesinin tek sebebi Libya’nın petrol kaynaklarıdır” diyen Karamollaoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Fransa’nın küstahça ortaya çıkıp bir takım açıklamalar ve kışkırtmalarda bulunmasını telin ediyorum. Fransa, sömürgeciliği her zaman önde bulunduran bir ülke olmuştur. Önce kendi geçmişi ile yüzleşmelidir. Öyle zalim bir anlayışı var ki, nereye girmişse o ülkenin lisanının kullanılmasını yasaklamıştır. İşte bu, sömürgeci mantığın zirvesidir. Başka sömürgecilerde var ama Fransızlar kadar hain bir tavır sergileyen başka sömürgeciler olmadı. Osmanlıyı itham ederler; Osmanlı, bu coğrafya yüzyıllarca kaldı ama kimsenin lisanına müdahale etmedi. Siz 50 yıl işgal ettiğiniz yerdeki insanların lisanını rafa kaldırdınız.”

İktidar İşi Ehline Veriyor!

Karamollaoğlu, konuşmasında liyakat konusunu da değerlendirdi.

“Bizim üzerinde en çok durduğumuz konulardan birisi liyakat konusu” diyen Karamollaoğlu, “Bu iktidar en çok bu noktada zaafa uğruyor. İstisnası var yalnız; hadiseleri tersyüz etmekte hadiseleri tersinden okumakta mahir olan insanları zaman zaman iş başına getirerek fotoğrafı başka türlü göstermeye çalışıyor” şeklinde konuştu.

Hükümetin, fotoğrafı başka türlü gösterme becerisi  gösteren insanları iş başına getirdiğini ifade eden Karamollaoğlu, şunları söyledi:

“Vatandaş işsizlikten kırılıyor, bu arkadaşlar diyor ki ‘işsizlik azalıyor’. Vatandaşın iktidara olan güveni azalıyor, bunlar diyor ki ‘tam tersi güven endeksi arttı’.

Biz şunu bilmeliyiz ki, gerçekleri gizleyerek ülkenin problemlerini çözüyorsunuz kanaatini vatandaşta uzun vadede oluşturamazsınız.  Şu anda gelinen noktada şikâyetler var. Bunu görmezseniz, tedbir alamazsınız, bunun size zararı olur.

Adalete güven kalmadı. En önemlisi, iktidara güven kalmadı. Şimdi bu güveni kaybettikleri için, ‘seçimi de kaybedeceğiz’ endişesi ile ‘acaba bir yolunu bulur da daha az oy almamıza rağmen iktidarda nasıl kalırız?’ sevdasına düştüler.

Bu işin sonuna gelindi artık. Ciddi tedbirler almazlarsa veya gitmeye gönülden razı olmazlarsa, hem kendilerine hem bu ülkeye çok büyük zararlar verirler. Tarih bunu yazar. Siz kahramanlık türkülerini ne kadar yüksek sesle söylerseniz söyleyin, tarih gerçekleri yazar; bundan kaçamazsanız”

“ ‘İslâm ekonomisi’ diyorsan yolsuzluğun kökünü kazıyacaksın”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “İslâm ekonomisi”ne dair sözlerini de değerlendiren Karamollaoğlu, iktidarın bir zihin karışıklığı yaşadığını söyledi.

Karamollaoğlu, “Bir zamanlar ‘faiz dünya gerçeğidir’ diyenler, şimdi ‘İslâm Ekonomisine geçmemiz gerek’ diyor. Biz de soruyoruz; bu nasıl olacak? Tabiri caizse bu ne perhiz, ne lahana turşusu demekten kendimizi alamıyoruz” dedi.

İktidarın durumunun trajikomik bir görüntü verdiğini ifade eden Karamollaoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Fakat bu iktidar, daha dün salgın sürecinde bu milleti faizli kredilere mahkûm etti. Türkiye’de bu yıl 920 bin kişi, ilk defa hayatında ihtiyaç kredisi kullandı. Bu şartlarda çıkıp ‘İslâm ekonomisine geçmemiz lâzım” demenin mantığı nerede?

Bir şeyin başına İslâm kelimesini ekleyince o İslâm olmaz. Çok açık söylüyorum; Müslüman, yalan söyleyemez. Müslüman, zalim olamaz. Müslüman, yolsuzluk yapamaz, rüşvet alıp veremez. Müslüman, şeffaf olur, gerçekleri söyler. Müslüman, karşısındakine ne yapılıyorsa kendisine de yapılmasını kabul eder. ‘İslâm ekonomisi’ diyorsan, israftan vazgeçeceksin. Yolsuzluk ve rüşvetin kökünü kazıyacaksın. Kamu malına sahip çıkacaksınız. Adil olacaksınız, şeffaf ve hesap verebilir bir konumda kendinizi tutacaksınız. ‘İslâm ekonomisi’ diyorsan, faizci politikalardan vazgeçeceksin.

Soruyorum; 2019 da ne kadar faiz ödediniz?  2020’de ne kadar ödeyeceksiniz? 18 yıllık iktidarınızda 1 trilyon 400 milyar lira faize para ödendi. Ben sizlere söyleyeyim; bu iktidar, geçen yıl günde 247 milyon lira, saatte ise 11 milyon lira faiz ödedi. 2020 yılı için ödenecek faiz miktarı ise 140 milyar lira olması bekleniyor.”

“Eski tweetler açılırsa, AK Parti’de kimse cezasız kalmaz”

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun 7-8 yıl önce attığı tweetlerden dolayı verilen hapis cezasının istinaf mahkemesinde onaylanmasını da değerlendiren Karamollaoğlu, bu konuda şunları söyledi:

“Birinci gariplik, tarih tam 23 Haziran’a denk geldi. Özelliği ne? Mahalli seçimlerde İstanbul’u iktidar partisinin büyük bir rakamla kaybetmiş olması. Sanki bunun rövanşı alınıyor gibi.

Ama daha da garip olanı şu: 7-8 yıl evvel atılan bu tweetleri cezaî müeyyide için kullanırsanız, şu an da iktidar partisinin ne milletvekilleri ne il başkanları arasında ceza almayacak bir kişi kalmaz.

Çıkarsınlar bütün tweetleri. Övgüler yağdırdılar, iktidar bankaları övgüler yağdırdılar “hasret kaldık ne zaman geleceksin” dediler. Bunlar suç değil; ama CHP’li birisinin attığı tweet, onun ağır bir ceza almasına vesile oluyor. Birazcık gerçeklerle yüzleşin. Özellikle hakimlere, savcılara sesleniyorum. İktidar partisinin mensuplarının attığı tweetler ne olacak? Onlar masum; çünkü zemzem suyu ile yıkanmışlar.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Başakşehir FK3166
  • 2Trabzonspor3061
  • 3Sivasspor3054
  • 4Galatasaray3052
  • 5Fenerbahçe3150
  • 6Beşiktaş3050
  • 7Alanyaspor3048
  • 8Göztepe3038
  • 9Gaziantep FK3038
  • 10Antalyaspor3037
  • 11Kasımpaşa3036
  • 12Gençlerbirliği3133
  • 13Denizlispor3132
  • 14Kayserispor3031
  • 15Konyaspor3030
  • 16Yeni Malatyaspor3029
  • 17Çaykur Rizespor3029
  • 18MKE Ankaragücü3025
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA