Advert
SİYASET
Giriş Tarihi : 25-06-2020 10:49   Güncelleme : 26-06-2020 18:50

Sancar: PKK ile hiçbir ilişkimiz yok; bu kadar net

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, “PKK ile aralarına mesafe konması” konusunda, “Bir ilişki varsayılıyor ve bu ilişkide bir mesafe konması talep ediliyor. Biz de diyoruz ki, hiçbir ilişkimiz yok! Hiçbir ilişkimizin olmadığı bir yerle ‘mesafe koyun’ çağrısı da o kadar temelsiz ki... Mesafe koymak değil, bizim hiçbir ilişkimiz yok. Bu kadar net söylüyoruz” dedi.

Sancar: PKK ile hiçbir ilişkimiz yok; bu kadar net

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, TV5’de yayınlanan “Ankara Bürosu” programında Muhammed Vefa ile Bünyamin Güler’in sorularını cevapladı.

“Siyasî darbelerin de amacı aynı, yöntemleri farklı”

Sancar, askerî darbelerde ordunun, hiyerarşik bir düzen içinde ya da ordu içinden bir cuntanın, yönetime el koyup halkın iradesini feshettiğini, özgürlükleri, hukuku askıya aldığını, tankla topla cebir uygulandığını söyledi.

Sancar, şöyle konuştu:

“Bir de siyasî darbe var. Aynı amaçları güdüyor, aynı uygulamaları ortaya koyuyor. Meselâ halkın iradesini yok sayıyor, özgürlükleri askıya alıyor, hukuku tanımıyor; ama bunu başka yöntemlerle yapıyor. İktidar imkânlarını kullanıyor, yargıyı araç olarak burada devreye sokuyor. Meselâ kayyum ataması, halk iradesini yok saymaktır. Siz, %70-80 oranında oy almış bir belediye başkanını görevden alıyorsunuz, uyduruk bir soruşturmayla. Soruşturmayı başlatan da sizin kontrol ettiğiniz yargının bir savcısı oluyor. Buna ne diyeceğiz? Bu, bir siyasî darbedir. Askerî darbe olmayabilir. Tankla topla belki yapılmamıştır; ama siyasî darbedir.”

Mithat Sancar, “PKK ile aranızda bir kırmızı çizgi var mı?” sorusu üzerine, bu sorunun baştan yanlış bir soru olduğunu belirterek, “Bir ilişki varsayılıyor ve bu ilişkide bir mesafe konması talep ediliyor. Biz de diyoruz ki, hiçbir ilişkimiz yok! Hiçbir ilişkimizin olmadığı bir yerle mesafe koyun çağrısı da o kadar temelsiz ki... Mesafe koymak değil, bizim hiçbir ilişkimiz yok. Bu kadar net söylüyoruz” dedi.

Sancar, sözlerine şöyle devam etti:

“Yani meselâ bu soru sorulduğunda, insanlara diyoruz ki, bazen çok daha, hakikaten bu soruyu samimiyetle sorduğuna inandığım kişilere bu cevabı veriyorum; eğer samimiyetle sorulmadığına inansam, başka cevaplarım var. Onları ayrı söylerim ama sizin samimiyetinizden asla şüphe etmiyorum, meselâ bizim ortada politikalarımız var. İşte diyoruz ki, seçim stratejisi oluşturduk, 31 Mart’ta. Ya bunu bize PKK mı dayattı? Dayattıysa, nasıl ispatlayacaksınız? Bizim kurullarımız var. İşte ben bu örneği kaç kere verdim: Ben eş genel başkan olmasaydım, bunları bu kadar yakından öğrenmeyecektim. Gerçekten bir MYK toplantısı 8 saat sürüyor. Yani 30 kişiyiz, 8 saat sürüyor. Her şey tartışılıyor. Her şey masaya yatırılıyor, kararlar orada alınıyor, çıkıyor. Şimdi, ‘mesafe koyun’ dediklerinde, burada aslında yapılan bir iktidar ve tahakküm operasyonudur. Sizi tenzih ediyorum. Neden? Yani, ‘bizim ilişkimiz yok’ diyoruz. Evet, biz Kürt seçmenin oyunu alıyoruz ve çok büyük oranda oylarımız Kürt halkından geliyor. Biz bu sorunun çözümünün en temel mesele olduğunu, Kürt sorununun çözümünün en temel mesele olduğunu söylüyoruz. Biz diyoruz ki, bu şiddet bitsin, silahlar sussun, demokratik çözüm olsun. Bu konuda üzerimize ne düşerse yapmaya hazırız diyoruz. Nitekim 2013-2015 yılları arasında bu parti, HDP, o süreç başarıya ulaşsın ve silahlar nihaî olarak sussun diye çok risk aldı. O gün, gidip de bu sürecin başarılı olması için uğraşan İdris Baluken, bugün 18 yıl hapis almış olarak içeride yatıyor. Sırrı Süreyya Önder ceza aldı, 10 ay yattı. Neyse ki Anayasa Mahkemesi bozdu. O dönemde her türlü riski alarak, bu, silahların susması için çalışan parti, şimdi o dönem bitince ‘Efendim, yok, PKK’nin uzantısı...’

“HDP PKK’nın uzantısıdır deniyorsa 6 milyon seçmen PKK’lı mı?”

Bakın, net söylüyorum, 1990’larda derin devletin Susurluk kanadının gladyosunun bir söylemidir bu. O zamanlarda, hatırlayın, herhangi bir milletvekili çıktığında, HDP milletvekili veya sonraki partiler, konuşturmamak için, Kürt sorununu tartıştırmamak için, bizim temsil ettiğimiz programı hiçbir şekilde de kamuoyuna yansıtmamak için önce bunu soruyorlar, yok şunu soruyorlar... Yahu siz ne oluyorsunuz ya? Yani ‘ilişki koyun, mesafe koyun...’ Eğer öyleyse, ben de size söyleyeyim, şimdi ortaya koyacağım belirlemeyi: Eğer bu soruyu soran herkes katılıyorsa, kendiyle hesaplaşsın. 2015’te bitti bu süreç, değil mi? Çözüm süreci... 2015’te seçime girdik biz ve %13.1 aldık. Sonra Kasım’a giden süreci yaşadık. Bombalamaları, işte bizlere yönelik linçleri... Buna rağmen ve tabi kampanyayı, durmadan, işte ‘teröristlerdir bunlar...’ Bize öyle diyorlardı; ‘bunlar teröristtir, bunlar PKK’nin uzantısıdır.’ Peki, bu kadar yoğun propagandaya rağmen 5 buçuk milyon insan gelip oy verdi mi, vermedi mi? Peki sonra, sonra 2018 Haziran seçimleri geldi. %12’ye yakın oy aldık mı, almadık mı? 6 milyon ediyor bu, sadece oy olarak. Yakınıyla, ailesiyle 10-15 milyon... Eğer bu konuda ısrar ediyorsa bu çevreler, kimse bunlar, biz biliyoruz, ‘HDP, PKK’nin uzantısıdır’ diyorlarsa, demek ki 6 milyon insan da PKK’ye oy veriyor. Kabul edecek misiniz bunu? Peki, o zaman 6 milyon ve ailesiyle birlikte 10-15 milyon insan terörist mi olacak? Biz de diyoruz ki: Biz siyasî partiyiz.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA