SİYASET
Giriş Tarihi : 11-09-2019 17:07   Güncelleme : 11-09-2019 17:20

Saadet’ten ortak devriye yorumu: Baba katiliyle baban bir safta

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Suriye’de sürdürülen ‘Güvenli Bölge’ çalışmaları kapsamında Türk ve Amerikan askerlerinin birlikte devriye gezdiklerine işaret ederek, bu durumu Necip Fazıl’ın mısrasıyla özetledi: “Baba katiliyle baban bir safta…”

Saadet’ten ortak devriye yorumu: Baba katiliyle baban bir safta

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık basın toplantısında güncel siyasî gelişmeleri değerlendirdi.

11 Eylül’le işgallerin zemini hazırlandı

11 Eylül 2011 tarihinde New York’taki Dünya Ticaret Merkezi’nin ikiz kulelerine uçaklarla düzenlenen saldırıların yıl dönümü münasebetiyle değerlendirmelerde bulunan Karamollaoğlu, “Saldırı daha tam mânâsıyla tetkik edilmeden düşmanlara mal edilmiş, böylece ABD’nin Afganistan ve Irak işgallerinin zemini hazırlanmıştır” dedi.

Dönemin ABD başkanı tarafından “Haçlı seferi” başlatıldığının bütün dünyaya ilân edildiğini hatırlatan Karamollaoğlu, “Daha vahimi ise, o dönem iktidara gelen AK Parti, bu işgal sürecine tam destek vermiş, hatta işgalci ABD askerleri için dua bile edilmiştir” diye konuştu.

Karamollaoğlu, bu süreçte Ortadoğu’nun kan gölüne çevrildiğini, işgallerin ve iç savaşların adeta olağan hale geldiğini, kan ve gözyaşının her İslâm beldesini kapladığını söyledi. Karamollaoğlu, bu kargaşanın en net hissedildiği yerlerden birisinin de Suriye olduğunu, buna daha sonra Filistin, Libya, Yemen ve Keşmir’in eklendiğini kaydetti.

Suriye’de ‘Güvenli Bölge’ çalışmalarının sürdürüldüğüne işaret eden Karamollaoğlu, Türk ve Amerikan askerlerinin birlikte devriye gezdiklerini söyledi. Karamollaoğlu, şöyle konuştu:

“Ne yazık ki, şehit kanlarıyla sulanmış bayrağımız, işgallerin ve katliamların simgesi haline gelen ABD bayrağı ile yan yana geliyor. Bu görüntü bize, merhum Necip Fazıl’ın şu mısralarını hatırlattı:

Zindan, iki hece Mehmedim, lafta;
Baba katiliyle baban, bir safta…

Çok açık ve net olarak belirtmek istiyorum ki, bundan önce de defaatle söyledim, Amerika Birleşik Devletleri’nin olduğu hiçbir yer, ne güvenlidir, ne de huzurludur. Bu bölgenin sorunlarını Amerika Birleşik Devletleri veya bir başka emperyalist güç değil, ancak bu bölgenin asli unsurları çözebilir. Oluşturulan güç, geriye dönersek, yeni bir “Çekiç Güç”tür. Hedef bellidir. Amerika Birleşik Devletleri’nin işgali altında bulunan bir Suriye oluşturmak. Tecrübe edilen, tecrübe edilmez. Bu, artık bir darbımesel haline gelmiştir. “Büyük İsrail”e zemin hazırlamak için, Amerika’nın gösterdiği bir çabadan ibarettir. Amerika Birleşik Devletleri mi İsrail’i yönetiyor, yoksa İsrail yöneticileri mi Amerika Birleşik Devletleri’ni kullanıyor, burada birtakım sorular sorulabilir; ama açık olan bir şey var ki Netanyahu, son beyanları ve son hamleleri, “Büyük İsrail”in önündeki engelleri kaldırmaya matuftur. Sanki babasının malıymış gibi Trump da bu hamlelere destek vermiştir bugüne kadar. Golan Tepeleri, hibe edilmiştir İsrail’e. Gazze’deki zulüm devam edecektir; ama şimdi bir de son olarak, Filistinlilere terk edilmiş olan, 70 yıldır terk edilmiş olan Batı Şeria’yı kısmen işgal edeceğini, tamamen Yahudilere açacağını Netanyahu, ilân etmiş, deklare etmiştir; seçimlerde kazanırsa…”

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bu gelişmeler karşısında Türkiye’nin aldatıldığını itiraf ettiğini belirten Karamollaoğlu, “Kendisi de anladı ki artık ABD ile aynı çuvala girilmez” dedi. Karamollaoğlu, milletin kandırılmaktan bıktığını ancak hükümetin kandırılmaktan kurtulamadığını söyledi.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA