SİYASET
Giriş Tarihi : 08-07-2020 05:49

“17-25 Aralık iddiaları, bağımsız yargı tarafından gözden geçirilmeli”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 17-25 Aralık sürecinin “minik bir darbe teşebbüsü” olduğunu, ancak o iddiaların ve olağan üstü hal sürecinin, bağımsız ve tarafsız bir yargı tarafından yeniden gözden geçirilmesinde fayda gördüğünü söyledi.

“17-25 Aralık iddiaları, bağımsız yargı tarafından gözden geçirilmeli”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin genel merkez binasının açılışının ardından, aynı binadan görüntülü bağlantı ile Medyascope TV’nin yayınına katılarak, Gazeteci Ruşen Çakır’ın sorularını cevapladı.

Ali Babacan, izleyicilerden geldiği belirtilen 17-25 Aralık sürecini nasıl değerlendirdiğine dair bir soruyu da cevapladı. Babacan, bu teşebbüsü, yargı ve polis teşkilatına nüfuz edip kök salmış bir grubun, belli dosyaları uzunca zaman bekletip sonra birleştirerek, o günkü yerel seçimlere 3 ay kala, hükümeti düşürmek için yolsuzluk iddiaları üzerinden yaptığı “minik bir darbe teşebbüsü” olarak tanımladı.

Sağduyusu çok kuvvetli olan halkın, bu teşebbüsün kasten yapılmış bir hazırlık olduğunu anlayıp tercihini çok açık kullandığını ifade eden Babacan, “Ancak, burada büyük bir yanlış, bir kişi eğer yanlış bir para, pul, rüşvet ilişkisine girdiyse, bir kişinin 17 defa, 20 defa aynı suçu işlemesini beklemezsiniz. Yani bekletip bekletip, dosyaları birleştirip de seçimden 3 ay sonra (önce) toplu şekilde gündeme getirdiğinizde, bunun amacının farklı olduğu ortaya çıkar” dedi.

O cepheden bakıldığında konunun çok net olduğunu belirten Babacan, “Ancak, 17-25 Aralık dosyalarının da bir noktada da tekrar bir incelenmesinde de ben fayda görürüm doğrusu. O günkü şartlarda o günkü iddiaların tarafsız ve bağımsız bir şekilde bir noktada gözden geçirilmesinde fayda var diye düşünürüm” şeklinde konuştu.

Babacan, bir başka soru üzerine, FETÖ’nün bir terör örgütü olduğunun iç idarî ve hukukî süreçte tescil edildiğini ve bu konuda herhangi bir tereddüt olmadığını söyledi.

FETÖ’nün 15 Temmuz darbe teşebbüsüyle bu ülkenin Anayasal düzenini yıkmaya çalışmasının affedilebilecek bir şey olmadığını ifade eden Babacan, sözlerine şöyle devam etti:

“Bu işi planlayanlar, elebaşıları, kim var kim yoksa, hak ettikleri en ağır cezayla karşılaşmak zorundalar. Öte yandan, bu FETÖ sürecinde her sanıkla ilgili süreç, birbirinden farklı yürüdü. Aynı durumdaki insanlar, farklı mahkemelerde farklı farklı kararlarla karşılaştılar. Hele hele 2 sene süren olağan üstü hal döneminde biliyorsunuz Anayasa rafa kalktı ve güvenlik perspektifini önceleyen bir yaklaşımla o süreç yönetildi. O konuda da haksızlıklar yapıldı. O dönemin iki önemli mottosu vardı biliyorsunuz, bir, ‘Kurunun yanında yaş da yansın’ ; iki, ‘Acımayın, acınacak hale düşersiniz’. Şimdi bu iki motto, hukuk devleti anlayışına çok yakışan konular değil. O sürecin de yine bağımsız ve tarafsız bir yargı tarafından ele alınmasında çok büyük fayda var ve haksızlıkları, mağduriyetleri giderecek bir çalışmaya da ihtiyaç var; ama baştan söylüyorum; askerî darbe teşebbüsü, bu ülkede affedilecek bir suç değildir. Kimse buna bir daha cüret etmemelidir. Hak ettikleri en ağır cezayla karşı karşıya kalmalılar ki, bundan sonra hiç kimse, askerî darbe konusunu aklının ucundan bile geçiremesin. O yüzden, bu verilen ağır cezalar yerindedir; daha ağırı mümkünse daha da ağırı verilmelidir; ama kimler için? Planlayanlar, organize edenler ve fiilen o askerî darbeyi bilerek, isteyerek yapanlar için.”

Babacan, halihazırda bağımsız ve tarafsız bir yargı olmadığını ancak siyasî irade ile bu meselenin kolayca halledilebileceğini ifade etti.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA