SİYASET
Giriş Tarihi : 09-07-2020 08:01

Davutoğlu: 17-25 Aralık üzerinde şüphe uyandırmamak lâzım

Davutoğlu, Babacan’ın “17-25 Aralık iddialarının, bağımsız ve tarafsız yargı tarafından yeniden gözden geçirilmesinde fayda var” sözünün hatırlatılması üzerine, “17-25 üzerinde şüphe uyandırmamak lâzım. O bir darbe teşebbüsüydü. FETÖ’nün bir darbe teşebbüsüydü. 15 Temmuz’a hazırlıktı. O dönemlerde her iki olay karşısında susanların, daha sonraki dönemlerde konuşmaları da geç olur” dedi.

Davutoğlu: 17-25 Aralık üzerinde şüphe uyandırmamak lâzım

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, TELE 1’de yayınlanan “Türkiye’nin Geleceği - Özel” programında, Merdan Yanardağ ile Evren Özalkuş’un sorularını cevapladı.

Evren Özalkuş, “Ali Babacan’ın, ‘17-25 araştırılsın’ gibi bir ifadesi var. Sizin de o dönem tavrınız biliniyor. Yüce Divan üzerinden hareket ettiniz ve olanlar da belli. Sizin böyle bir talebiniz olabilir mi?” diye sordu.

Davutoğlu, 17-25 Aralık operasyonlarının hükümete karşı bir darbe teşebbüsü olduğunda bir şüphe olmadığını belirttikten sonra, “Ama Sayın Erdoğan’ın kendisinin açtığı soruşturma komisyonunun bana getirdiği raporlar çerçevesinde de 17-25 Aralık’ta şu veya bu veya başka bir dönemde yolsuzlukla ilgili bir iddia varsa da bunun araştırılmasının sonuna kadar arkasında durdum. Bir hata, başka bir hatayla kapatılmaz” diye konuştu.

“O zamanlar susanların sonradan konuşmaları geç olur”

“O dönemlerde her iki olay karşısında susanların, daha sonraki dönemlerde konuşmalarının da geç olacağını” vurgulayan Davutoğlu, “17-25 üzerinde şüphe uyandırmamak lâzım. O bir darbe teşebbüsüydü. FETÖ’nün bir darbe teşebbüsüydü. 15 Temmuz’a hazırlıktı. O dönemde net tavrımı bilir. Zaten Sayın Erdoğan’ın Başbakanlık’ta bana güvenerek, dönüp FETÖ ile mücadeledeki samimiyetiniz dolayısıyla Sayın Davutoğlu’nu tercih ediyorum demesinin sebebi de buydu. Ben, açık ve nettim. Sonra önüme şeyler geldiğinde, o arkadaşlar da benim düşmanım, hasmım değil; benim bakan arkadaşlarım. Onlara da söyledim; ‘gidin ve aklanın. Yoksa bu dosya devam eder’ dedim. Samimiyetle, onları düşünerek söyledim. (M.Y.: Yüce Divan’da yargılanmalarını istediniz.) Kendi iradeleriyle gitmelerini söyledim; çünkü zaten hukuksuz toplanan delillerdi bunlar. Gidip kendilerini savunabilirlerdi ve her şey daha iyi olurdu. Onlar için daha iyi olurdu.”

“Aylar önce planlanmış olan İngiltere ziyareti sebebiyle oylamaya katılamadım”

Davutoğlu’na, yolsuzluk yapmak ve rüşvet almakla suçlanan 4 bakanın Yüce Divan’a sevk edilip edilmeyeceğinin oylandığı Meclis oturumuna katılmadığı da hatırlatıldı.

Merdan Yanardağ, “Biz, onu şöyle yorumladık: Siz, Meclis marifetiyle aklanmalarına katılmak istemediniz” dedi. Bunun üzerine Davutoğlu, şu karşılığı verdi:

“İstemedim. O doğru. O tutumum belli; ama şundan değil; bazıları şöyle der: Ben öyle kaçamak işe girmem. İngiltere’ye gittim, doğru; ama aylar öncesinden tayin edilen bir ziyaret o. İngiltere’ye ziyaret, 3 gün içinde planlanmaz ki. Aylar öncesinden planlanan bir ziyaretim var, o da o güne geldi. Ha, burada olsaydım katılır mıydım? O ayrı bir şey. Katılmazdım yine belki; ama kaçmam ben hiçbir şeyden. Katılmasam da ‘katılmadım’ derim, ‘katılmayacağım’ derim. Yok ‘oy vermemek için İngiltere’ye gitti’… Ne alâkası var? İngiltere’yle ilişkiler, aylar öncesinden planlanan bir ziyaret.”

“Her şeyi de vaktinde söylemek lâzım”

Prensip olarak, bakanların Meclis marifetiyle aklanmalarına karşı olduğunun belirtilmesi üzerine Davutoğlu, “Karşıydım tabii. Bunu herkes biliyor. Cümle âlem biliyor bunu. Dolayısıyla burada tavrım net. Bugün de yarın da, kim bu noktada bir şey varsa, aydınlatılması gereken bir husus, onun da aydınlatılması için gerekenlerin yapılmasını söylerim. Kimse hesap verilebilir… Hesap vermeye hazır olmayan, siyasete girmemeli; ama her şeyi de vaktinde söylemek lâzım. Ben, vaktinde gerekenleri söyledim. Tutumumu da net sergiledim. O konuda vicdanen de rahatım” diye konuştu.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA