SİYASET
Giriş Tarihi : 09-07-2020 12:51   Güncelleme : 10-07-2020 09:57

“Moğol istilâsını bile atlattı, AK Parti istilâsına yenik düştü”

Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman, Batman’ın 12 bin yıllık tarihî ilçesi Hasankeyf’in betonlaşmış son halinin fotoğrafını göstererek, “Moğol istilâsını bile atlatabilmiş olan tarihî Hasankeyf, ne yazık ki AK Parti’nin istilâsına, yağma ve talanına yenik düşmüştür” dedi.

“Moğol istilâsını bile atlattı, AK Parti istilâsına yenik düştü”

Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman, düzenlediği basın toplantısında siyasî gündemdeki konuları değerlendirdi.

Konuşmasına, Sakarya’nın Adapazarı ilçesinin Taşkısı mevkisinde havai fişek taşıyan kamyonun patlaması sonucu 3 Jandarma personelinin şehit olduğunu hatırlatarak başlayan Karaduman, “Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar temenni ediyorum” dedi.

Bu tip olaylarda ihmali olanlar hakkında kanunî işlemlerin mutlaka yapılması gerektiğini belirten Karaduman, bunun sorumluluğunun siyasî iktidarın omuzlarında olduğunu ifade etti. Karaduman, şehit ailelerine başsağlığı diledi.

Karaduman, yeniden TBMM Başkanı seçilen AK Parti Tekirdağ Milletvekili Prof. Dr. Mustafa Şentop’u tebrik etti.

“Türkiye bir huzur yarımadasına döndü (!)”

9 Temmuz’un, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin yürürlüğe girişinin yıl dönümü olduğuna işaret eden Karaduman, geçen 2 yılda, ekonomiden tarım ve hayvancılığa, dış politikadan adalet mekanizmasına kadar her alanda altın çağı yaşatan iktidara teşekkürlerini ifade ederek, iktidarın başarısızlığını hicvetti.

Karaduman, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte esnafın her sabah iş yerlerini büyük bir neşe ve heyecanla açtıklarını; özellikle üniversite öğrencilerinin, herhangi bir gelecek kaygısı taşımadan eğitimlerine devam ettiklerini; herkesin fikirlerini özgürce ifade edebildiğini; adalete duyulan güvenin %99 seviyesine yükseldiğini; ülkenin yoksulluk diye bir probleminin kalmadığını; atamaların ehliyet ve liyakat gözetilerek yapıldığını; dolar ve euro’nun, Türk Lirası karşısında eriyip yok olma noktasına geldiğini; Türkiye’nin, üç tarafı denizlerle, dört tarafı huzurla dolu bir yarımadaya dönüştüğünü (!) söyledi.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin savunucularının, 2 yıl önce böyle bir toz pembe tablo çizdiklerini hatırlatan Karaduman, “Ancak gerçekte tablo, ifade ettiklerimin tam tersinedir” dedi.

Karaduman, iktidarın, son 2 yılda ekonomide faiz lobisini beslerken, borca dayalı ekonomi anlayışını iyice yerleştirdiğini; üretime yönelik tek bir yatırım dahi yapmazken, inşaata dayalı yatırımları hız kesmeden devam ettirdiğini; tarımda ithalata dayalı yeni bir düzen inşa ettiğini; dış politikada “sıfır komşu” politikasını yürütüp, müzakere ve diyalog yolunun bütünüyle terk ettiğini; adalet sistemini, muhalif olana yaşam hakkı tanımayacak şekilde tahrip ettiğini, hukuk sistemini bütünüyle rafa kaldırdığını söyledi.

Karaduman, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin her alanda tıkandığını ve sürdürülebilir olmadığının bütün kesimler tarafından anlaşıldığını dile getirdi.

Hükümetin salgın süreci yönetimini de eleştiren Karaduman, 20 gün içinde yaklaşık 1 milyon vatandaşın faizli kredilerle bankalara borçlandırıldığını söyledi.

“Moğol istilasını bile atlattı, AK Parti istilâsına yenik düştü”

Karaduman, Türkiye’nin 12 bin yıllık ortak ve tarihî mirası olan Hasankeyf’in son halinin fotoğrafını göstererek, bundan büyük acı ve üzüntü duyduklarını ifade etti. Karaduman, “Hasankeyf’in bu tablosu, iktidarın utanç tablosudur” dedi.

Abdülkadir Karaduman, sözlerine şöyle devam etti:

“Hasankeyf’in yeni yüzü, iktidarın iki yüzlülüğü”

“Bu eşsiz tarihe dokunmayın dedik. Hasankeyf’e yazık etmeyin dedik. İnsanlığın ortak tarihini, insanlığın ortak mirasını tarumar etmeyin dedik. Bunun için önergeler verdik. Bunun için açıklamalar yaptık. Sivil toplum kuruluşları, bu anlamda etkinlikler düzenledi; ama iktidarın gözünü rant bürüyen politikaları, bunu asla işitmedi ve Hasankeyf’in son halini, yeni yüzünü, iktidarın iki yüzlü halini hep birlikte görmüş olduk.”

Karaduman, bölgede yapılan Ilısu Barajı ile bazı tarihî köprüler, kaleler ve mağaralar sulara gömülürken, suların yetişemediği yerlerin de betona gömüldüğünü söyledi.

Karaduman, sözlerine şöyle devam etti:

“Bu manzarayı vicdan sahibi hiçbir insanın kabul edebilmesi mümkün değildir. Bu görüntü, apaçık bir vahşet tablosudur. Sasaniler, Bizanslılar, Emeviler, Abbasiler, Artuklular, Sefeviler, Moğollar, Selçuklular ve Osmanlı medeniyetlerini görmüş bu antik şehri betona çevirmek, buradan soruyorum ki, nasıl bir vahşettir? Moğol istilâsını bile atlatabilmiş olan tarihî Hasankeyf, ne yazık ki AK Parti’nin istilâsına, yağma ve talanına yenik düşmüştür. Mevcut iktidar, büyüklerimizden geleceğe aktarmak üzere devraldığımız bu insanlık emanetine, açık bir şekilde söylüyorum ki, ihanet etmiştir. Tarihe, kültüre ve estetiğe saygısı olmayan bir iktidarın topluma gelecek vaat etmesi, asla mümkün değildir.”

“Bana baronu söyle sana partini söyleyeyim anlayışını yerleştirir”

TBMM Genel Kurulunda görüşülen çoklu baro kanun teklifine de temas eden Karaduman, “Bu, iktidarın Türkiye’de sivil ya da resmi fark etmeksizin her alanı kontrol altına almayı amaçlayan bir düzenlemedir” değerlendirmesinde bulundu.

Çoklu meslek örgütü yapısının Türkiye’de kutuplaşmayı, kamplaşmayı derinleştireceğini ve yapısal yeni sorunları ortaya çıkaracağını belirten Karaduman, “Bana baronu söyle sana partini söyleyeyim gibi bir anlayışı yerleştirecek olan çoklu baro sistemini Saadet Partisi olarak kabul etmiyoruz. Baroları bölüp parçalayacak düzenlemeler değil, avukatların ihtiyaçlarını karşılayacak düzenlemeler üzerinde acilen çalışılmalı” diye konuştu.

“Kıdem tazminatını budamaya yönelik girişimleri kabul etmiyoruz”

İşçilere, esnek çalışma adı altında sosyal güvencesiz ve kıdem tazminatsız bir çalışma ortamının dayatıldığını söyleyen Karaduman, “Kıdem tazminatını budamaya yönelik bu girişimleri kabul etmiyoruz” dedi.

Kıdem tazminatının işçinin kazanılmış hakkı olduğunu vurgulayan Karaduman, “Kıdem tazminatı, emekçinin maaşı gibi dokunulmaz ve tartışmaya kapalı olan bir husustur” diye konuştu.

“Yeni düzenlemeye gerek yok, yasaların gereğini yapın”

Karaduman, sosyal medya düzenlemesi tartışmaları konusunda da, “Sosyal medya, bütün vatandaşlarımızın fikirlerini özgürce ifade edebileceği bir ortam olarak kalmalıdır” dedi.

Suça varan açıklamaların zaten suç kapsamında olduğunu dile getiren Karaduman, burada yeni bir düzenleme yerine yasaların gerektirdiği neyse onların yapılması gerektiğini söyledi.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA