GÜNDEM
Giriş Tarihi : 22-07-2020 02:49   Güncelleme : 22-07-2020 12:48

''Doğu Akdeniz'de Türkiye'siz bir çözüm mümkün değil''

Kıbrıs Barış Harekatı'nın 46.yıl dönümünün gündeme alındığı 'Ters Açı' programında Yunus Emre İşci'nin sorularını yanıtlayan Mustafa Kemal Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç.Dr. Abdullah Aydın bölgede yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.

''Doğu Akdeniz'de Türkiye'siz bir çözüm mümkün değil''

Türkiye'nin Kıbrıs denkleminden çıkarılmasının İsrail'in güvenliğini sağlayacağını savunan Aydın, Kıbrıs'ın önemini şu şekilde ifade etti:

2006-2007 sonrasında Kıbrıs'ın ne önemi var, Kıbrıs'ı bırakalım, buraya sürekli masraf ediyoruz diyen bir bakış açısı maalesef Türkiye iç siyasetine de yerleştirilmeye çalışıldı. Ancak bugün tekrar görülmektedir ki Kıbrıs Türkiye için vazgeçilmezdir. İlk olarak Kıbrıs'ın stratejik önemi, bulunduğu konum itibariyle bölge güvenliğinin en kritik noktası burasıdır. Bunun yanı sıra ekonomik manada özellikle son dönemde keşfedilen hidrokarbon kaynaklar bağlamında da tekrar önem kazandı. Dolayısıyla Kıbrıs'ın ekonomik açıdan da ne kadar önemli olduğu kanıtlanmış oldu. Tabi tüm bunların neticesinde bu denklemin içerisinde Rusya'nın, Amerika'nın, Fransa'nın, İsrail'in bulunması ve burada söz sahibi olma çabaları da bu konunun ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.

Federasyon söylemlerinin anlamsız olduğunu vurgulayan Aydın, KKTC'nin varlığının güçlendirilmesi gerektiğini belirterek konuşmasını sürdürdü:

Bölgedeki hakimiyetimizi geri noktaya düşürecek her hamle Kıbrıs davasına büyük bir ihanet niteliğindedir. Bunu çok iyi anlamamız lazım. Bugün Doğu Akdeniz'deki doğalgaz ve petrol arama meselesinde karşı blok, Türkiye'siz çözüm bulma gayreti içerisinde. Özellikle Yunanistan, Türkiye'nin son dönemde dünya siyaseti içerisindeki olumsuz konumundan istifade ederek bu bölgede bir hakimiyet inşa etmeye çalışıyor. Türkiye de tüm bu girişimlere karşı hamlelerini yapıyor. Şunu ifade etmek gerekir ki, Türkiye, Yunanistan, KKTC ve GKRY bir araya gelerek bir çözüm bulmalı. Ancak görüyoruz ki sürekli olarak Türkiye'ye ve KKTC'ye düşmanlık besleyen bir bakış var. Bu düşmanlık üzerinden bir şey inşa etmeye çalışmanın ne kadar zor olduğunu görmeleri lazım. Aynı konu Ermenistan meselesi için de geçerli. Yakın zamanda Azerbaycan-Ermenistan meselesinin de ne kadar sıcak olduğunu gördük. Aynı mesele orada da var. Ermenistan bugün bu sıkıntıları yaşıyorsa göstermiş olduğu bu düşmanlıklar yüzünden yaşıyor. Bölgenin en istikrarlı ve en güçlü devleti olan Türkiye ile iyi geçinmediği sürece ne Yunanistan'ın, ne Ermenistan'ın ne de GKRY'nin burdan bir çözüm bulması mümkün değil.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA