TOPLUMSAL
Giriş Tarihi : 27-07-2020 15:41   Güncelleme : 27-07-2020 15:46

Çarşamba’yı ‘BES’ aldı!

Türkiye’nin hem doğa hem de tarım anlamında önemli birçok bölgesinde çevre katliamları yaşanmaya devam ediyor.

Çarşamba’yı ‘BES’ aldı!

Milli Gazete'den Baki Sancak'ın haberine göre; şüpheli yangınlarla otele dönüşen ormanların, beton dökülen göllerin ardından sırayı tarım arazilerine getiren iktidar partisi, Çarşamba Ovası’nı, enerji santrali uğruna kurban ediyor.

İşte o haberin ayrıntıları:

ÇARŞAMBA OVASI’NIN SONU OLUR!

Danıştay’ın kararının hemen ardından hız kazanan inşaat çalışmalarının tamamlanmasıyla Çarşamba Ovası’nda günde bin 600 metreküp yer altı suyu kullanılacak. 600 ton biyokütlenin yakılması sonucunda ise 38 ton kül ortaya çıkacak.

Tehlikenin büyüklüğüne dikkat çeken Samsun Çevre Platformu Sözcüsü Elektrik Mühendisi Mehmet Özdağ, “Proje akla, mantığa ve hukuka bile aykırı. Bu bir halk sağlığı sorunudur. Çevrede yaşayan vatandaşlarda alerji, astım ve kronik tıkayıcı akciğer hastalığı gibi önemli sağlık sorunlarına neden olabileceğini hepimiz biliyoruz. Samsun 3. İdare Mahkemesi, tesis alanının ‘nitelikli tarım alanı’ olduğu gerekçesiyle projeyi iptal etti. Danıştay ise “kamu yararı” gerekçesiyle kararı bozdu” dedi.

Türkiye’nin doğa harikası bölgeleri tüketilmeye devam ediliyor… Birçok orman, şüpheli yangınların ardından kül olup otele dönüştürüldü. Dipsiz Göl gibi tarihi güzellikler kurutuldu. Doğa harikası bölgeler yandaşlara peşkeş çekildi. Ardından sıra tarım arazilerine geldi. Karadeniz’in en büyük tarım arazisi olan Çarşamba Ovası, çevre katliamı ile karşı karşıya kaldı. Samsun’un Çarşamba ilçesindeki Eğercili Mahallesi’nde Oltan ve Köleoğlu Elektrik ve Enerji firması tarafından inşa edilen Biyokütle Enerji Santrali (BES) bölgedeki vatandaşların sağlığı ile birlikte tarım faaliyetlerine büyük bir tehdit oluşturuyor. Samsun 3. İdare Mahkemesi ÇED raporunu dikkate alarak 11 Mayıs 2020’de şantiyenin kapısına mühür vursa da Danıştay 6. Dairesi, geçtiğimiz günlerde kararı bozdu.

MAHKEME ‘NİTELİKLİ TARIM ARAZİSİ’ DİYOR!

İnşaatına başlanmasıyla birlikte çevredeki vatandaşlar tarafından büyük tepki toplayan BES için Samsun 3. İdare Mahkemesi Çarşamba Ovası’nın ‘nitelikli tarım arazisi’ olduğunu,aldığı karar ile vurguladı. Çarşamba Ovası’nda BES inşaatının tamamlanması durumunda günde bin 600 metreküp yer altı suyunun kullanılması bekleniyor. Aynı zamanda 600 ton biyokütleninyakılması sonucunda 38 ton kül ortaya çıkacak. Her ne kadar santrale takılan baca filtresiyle külün yüzde 96’sının tutulacağı söyleniyor olsa da uzmanlar, filtrelerin sadece partikülleri tutacağını, zararlı gazların yayılımına engel olamayacağını dile getirerek birinci sınıf tarım arazisi olan Çarşamba Ovası’nda tarımsal faaliyetlerin tamamen bitebileceği yönünde uyarıyor.

SANTRAL, BAKANLAR KURULU KARARINA AYKIRI!

Çarşamba Ovası, 2017 yılında Bakanlar Kurulu’nun aldığı ‘büyük ova’ kararı ile korunuyor. 21 Ocak 2017 tarihinde 29955 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan karar ile Çarşamba Ovası’nın amaç dışı kullanılmasının önüne geçiliyor. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 14 maddesine ilişkin alınan karar ile tarım potansiyeli yüksek olan büyük ovaların erozyon, kirlenme, amaç dışı ve yanlış kullanıma karşı Tarım ve Ormancılık Bakanlığı tarafından korunarak yok olmasının önüne geçileceği belirtiliyor.

“630 TON AĞAÇ KÜL OLACAK!”

Samsun Çevre Platformu Sözcüsü Elektrik Mühendisi Mehmet Özdağ, “Çarşamba Ovası’nda ikamet eden ve tarımla uğraşan bir vatandaş kendisine ait tarım arazisi üzerinde taban alanı 75 metrekareden büyük bir yapı yapamaz, 5 dönümden küçük parselasyon yapamaz, 12 metreden derin sondaj yapamaz. Fakat Oltan ve Köleoğlu Elektrik ve Enerji Üretimi TAŞ, 181 dönümlük tarımsal arazide günde 630 ton ağaç, sap, kabuk vesaire yakacak, 38 ton kül çıkartacak, bin 500 metreküp yeraltı suyu tüketecek. Bu işlemler esnasında da kömür ile çalışan termik santrallerden günde yüzde 150 daha fazla azot oksit, yüzde 600 daha fazla uçucu organik bileşenler, yüzde 190 daha fazla partikül madde, yüzde 125 daha fazla karbonmonoksit havaya salacak. Ovanın ortasında lastik ve endüstriyel atık yakılabilecek” dedi.

“ÇARŞAMBA BES, BİR HALK SAĞLIĞI SORUNUDUR”

Mehmet Özdağ, “Proje akla, mantığa ve hukuka bile aykırı. 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun’a göre; kentsel atıklar, atık lastiklerin işlenmesi sonucu ortaya çıkan yan ürünler ve sanayi atık çamurları ile arıtma çamurları da biyokütle yakıtı olarak tanımlanmaktadır. Yani Çarşamba BES, bir halk sağlığı sorunudur, santrallerin yakınlarındaki sakinlerde alerji, astım ve kronik tıkayıcı akciğer hastalığı gibi önemli sağlık sorunlarına neden olabileceğini hepimiz biliyoruz. Samsun 3. İdare Mahkemesi projeyi iptal etti. Kararda tesis alanının ‘nitelikli tarım alanı’ olduğunu, birinci sınıf tarım arazisi vasfında olduğunu söylüyor. Mahkeme bu kararı verdiğinde koronavirüs salgını yoktu. Mahkeme kararına rağmen şantiye çalışmaya devam etti. Çarşamba BES ne mahkeme kararını, ne Samsunluları ne de salgını dinlemedi. Nitekim Samsunluların tepkisi ile Samsun Valiliği, Çarşamba BES şantiyesini 11 Mayıs 2020 tarihinde mühürledi” diye konuştu.

DANŞTAY KARARI BOZDU, SANTRAL İNŞAATI HIZLANDI

Özdağ, “1 Temmuz 2020’de Danıştay 6. Dairesi’nde 2020/4229 esaslı sayılı dava ile yerel mahkemenin kararı bozuldu. Bu karar sonrası şu anda biyokütle yakıtlı termik santral inşaat faaliyeti tüm hızıyla sürüyor. Kararda, Samsun İl Toprak Koruma Kurulu, Tarım İl Müdürlüğü ve Tarım Orman Bakanlığı’nın kararları gerekçe gösterilerek projenin yer seçimi yönüyle doğru olduğu ancak çevresel etkileri yönüyle yeni ve daha geniş bilirkişi heyeti oluşturularak incelenmesi gerektiğine vurgu yapıldı. Bozma kararının gerekçelerinden biri de Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 4 Kasım 2019 tarihinde yatırımcı şirket lehine verdiği ‘kamu yararı’ kararıdır.  Bakanlık, Afrika ülkelerinde tarım toprakları kiralama peşindeyken ülkemizin en verimli ovalarını nasıl olurda kirletici sanayi yatırımlarına teslim eder? Toprağımıza, en değerli varlığımız olan çiftçimize sahip çıkmak herkesin görevidir” ifadelerini kullandı.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA