Advert
GÜNDEM
Giriş Tarihi : 28-07-2020 00:01   Güncelleme : 28-07-2020 00:32

''İstanbul Sözleşmesi aileye karşı küresel bir plandır!''

TV5 ekranlarında Hasan Hüseyin Akdemir'in sunduğu 'Buyurun Başlıyoruz' programına konuk olan Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş İstanbul Sözleşmesi ile ilgili çok çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

''İstanbul Sözleşmesi aileye karşı küresel bir plandır!''
Bu sözleşme bizim ailemize, kültürümüze, topraklarımıza, insanımıza, ruh halimize ve bizim sorunlarımıza hitap etmiyor diyen Kurdaş, en başta ifade ettiğimiz gibi İstanbul Sözleşmesi üzerinden küresel anlamda bütün ülkelerde ailelere karşı bir ifsad çalışması yapılıyor dedi.
 
Bu sözleşmenin yürürlükte kalması için çaba gösteren kesimlerin hedeflediklerine vurgu yapan kurdaş İstanbul Sözleşmesi aileyi koruyan bir sözleşme değildir diyerek şunları söyledi:
 
Kapitalizm bireyselleşin, ayrılın diyor. Çünkü bir ev bölünüp iki ev oluşunca bir kira verirken iki kira vermeye başlıyorsunuz. Bir beyaz eşya almanız gerekirken iki tane almanız gerekiyor. Bir fatura öderken bu iki oluyor. Ve doğal olarak sürekli bankalara ve sisteme borçlanmanız ve ödemeler yapmanız gerekiyor. Sürekli toplumu parçalayarak, bireyselleştirerek, ahlaksızlığa başka bir zemin hazırlanıyor. Sonuçta toplumları ayakta tutan şey aile yaşam modelidir. Çünkü ailede çocuklara dış müdahelelere karşı toplumsal bir ebeveyn koruması vardır. Ama maalesef annenin yeni modern feminizm de bir yeri yoktur. Yani İstanbul Sözleşmesi'nde de kadın anne istenmez. 6284'te anne bir kadın istemez. Ama nedense kadını tek başına herkes çok seviyor. Ebeveyn olmak anne baba olmak ayrı bir kavramdır. Bu yuva yapmak anlamına geliyor. Peki neden böyle?
AB çalışan kadına fon sağlıyor. Geçtiğimiz dönemde bu 200 avrodan 300 avroya çıktı. Peki anne olan kadının hakkı yok mu? Her fırsatta kadın erkek cinsiyet ayrımından bahsediliyor ama bizzat kadın arasında ayrım yapıyorlar. Çalışan kadın ile evinde çocuğuna bakan kadın arasında ayrım yapıyorlar. Bu ayrımcılık değil midir? Bu yeni küresel kapital anlayış evlilikleri istemiyor. Boşanmaları da teşvik ediyor. İstanbul sözleşmesi boşanmaların tek sebebidir demiyorum ama nedenlerinden biridir diyorum.
 
Diğer Avrupa ülkelerinde İstanbul Sözleşmesi'nin durumunu aktaran Kurdaş, Türkiye haricinde tüm ülkeler bu düzenlemeye sakıncalı bakıyor diyerek sözlerini sürdürdü:
 
İlk imza koyan ve onaylayan ülke Türkiye. Diğer dünya ülkelerinin ne yaptığına baktığımızda, imzalayan ama onaylamayan ülkeler var. İngiltere, Ukrayna, Çekya, Bulgaristan, Moldova, Macaristan gibi ülkeler imzalamış ama onaylamamışlar. Sonra imzalayan ve çekince koyan ülkeler var; Almanya, Yunanistan, Andora, Sırbistan, Danimarka, Romanya, Polonya, Finlandiya gibi. Rusya, Azerbaycan, ABD, Vatikan gibi ülkeler ise hiçbir şekilde imzalamıyor onaylamıyor.
 
Maalesef Türkiye ilk imzalıyor, ilk onaylıyor ve hiçbir maddesine çekince koymuyor. Şimdi bu İstanbul Sözleşmesini savunanlara soruyorum, 6284'ü kurtarıcı olarak görenlere bu tabloyu önümüze koyarak soruyorum; bu ülkeler neden onaylamıyor? Bu gerçekleri milletten kim niye saklıyor? Niye konuşmuyorlar? Neden yazılmıyor bunlar? Bizleri kimler niye bu gerçeklerin arkasına saklanıp algı yönetimiyle ailemizi adeta açık bir muharebe alanına çeviren küresel güçlere savunmasız ve korumasız bırakmayı göze alıyor? Benim ailemi kim koruyacak? Sonuçta korumadığımız ailenin çocukları başka birileri tarafından yetiştirilecek ve başkaları tarafından kodlanacak ve benim vatanımı milletimi bu çocuklar mı koruyacak?
 
AB Parlamentosu'ndan İstanbul Sözleşmesi ile ilgili 2019 yılında bir karar alıyorlar, vakit kaybetmeden AB ülkeleri onaylasın diye. Peki biz neden 2012'de kabul ettik bu sözleşmeyi? Ne acelemiz vardı İstanbul Sözleşmesi ile ilgili? AB ülkeleri bile lütfen tanıyın diye 2019 yılında karar aldı? Türkiye neden 2011'de gündemine aldı 2012'de yürürlüğe girdi? Biz kobay mıyız? AB ve diğer toplumların kobayı Türkiye midir? Neden koşa koşa gittik? Neden böyle sevinç ve heyecanla dört tane siyasi partinin ittifakı ile birlikte 26 dakikada kabul edildi bu sözleşme?
 
İstanbul Sözleşmesi kadına şiddeti önleyen bir düzenleme değildir. Kadına şiddeti önlemek bütünüyle, milli eğitimle, ekonomiyle, Aile Bakanlığı ile Diyanet İşleri ile milli manevi kalkınmayla topyekün bir kalkınmayla mümkündür diyerek çözüm önerileri sunan Kurdaş ayrıca bu sözleşme hakkında tüm detayların yer aldığı yeni çıkan 'Kod Adı İstanbul Sözleşmesi' kitabının da tanıtımını yaptı.
 
Yeni Devir yayınları olarak 'Kod Adı İstanbul Sözleşmesi' adında bir kitap hazırladık. Bu kitabı önemsiyorum. Kimsenin kafasında soru işaretleri kalmayacak bir çerçevede bütünüyle konuyu ele alan bir kitaptır ve aileyi korumayı amaçlamaktadır. Kod adı İstanbul Sözleşmesi derken bu metin üzerinden yapılmak istenen şeyleri de ortaya koymaya çalışıyoruz. Prof.Dr. Necmettin Erbakan Hocamız'ın henüz siyasete başlamadan önce İslam'da kadın konulu konuşmasının da yer aldığı bir kitap. Biz kadına, aileye nasıl bakmalıyız konularını savunan, herhangi bir politik tartışmanın içerisinde olmaksızın bütünüyle aile savunması yapan bir kitaptır.
NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Başakşehir FK3469
  • 2Trabzonspor3465
  • 3Beşiktaş3462
  • 4Sivasspor3460
  • 5Alanyaspor3457
  • 6Galatasaray3456
  • 7Fenerbahçe3453
  • 8Gaziantep FK3446
  • 9Antalyaspor3445
  • 10Kasımpaşa3443
  • 11Göztepe3442
  • 12Gençlerbirliği3436
  • 13Konyaspor3436
  • 14Denizlispor3435
  • 15Çaykur Rizespor3435
  • 16Yeni Malatyaspor3432
  • 17Kayserispor3432
  • 18MKE Ankaragücü3432
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA