Advert
TOPLUMSAL
Giriş Tarihi : 29-07-2020 15:21   Güncelleme : 29-07-2020 15:40

''Dökülen her asfalt ve beton daha çok iklim felaketi demektir''

TV 5 ekranlarında Yunus Emre İşci'nin Fikri Takip programına konuk olan enerji ve iklim uzmanı Önder Algedik Karadeniz bölgesindeki yapılaşmaların çevreye etkisini değerlendirdi.

''Dökülen her asfalt ve beton daha çok iklim felaketi demektir''

Ordu Büyükşehir Belediyesi'nin Ünye'de yaptığı bisiklet yolunun oldukça yanlış bir yatırım olduğunu savunan Algedik ayrıca Kaz Dağları'nda yaşanan gelişmelerin üzücü olduğunu vurguladı.

2015'ten bu yana Karadeniz Bölgesi'nde her yağışın bir sel felaketine dönüşüyor, bunda en önemli sorun sahilde ve yamaçlarda kurulu olan asfalt, beton ve doğa tahribatıdır diyen Algedik sözlerini şu şekilde sürdürdü:

Belediyelerimiz önce gidiyor sahile yol yapıyor, yol yapınca köprüler yapıyor. Dolayısıyla su denize kavuşamıyor. Sonra dağları deliyor. Asfalt döküyor, beton döküyor ve böyle olunca ciddi olarak felaketler yaşıyoruz. Bunların hepsi bizim belediyecilik anlayışımızın sadece asfalt ve beton dökmeden, doğayı tahrip etme anlayışından kaynaklanıyor.

ORDU BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ÜNYE SAHİLİNİ İKLİM FELAKETİNE AÇIYOR

Ünye'de yapılan bisiklet yolu dünyanın en zarar verici projesi. Peki nasıl başarmışlar bunu? Bu projenin bulunduğu yol 4,5 kilometrelik bir yol. Küçük bakımlar ve düzenlemelerle burası aslında kullanılablir hale gelebilecekken ayrıca şehir içinde bisiklete binilmesi gerekiyorken, sahile böyle bir yol yapmak ve bunu bir restorasyon işi olarak görmek oldukça yanlıştır. Bisiklet kullanımını hayatın bir parçası olarak görmezseniz, şehrin dışına atarsanız böyle sorunlar olur. Aslında bunlar yumuşak sorunlar. Asıl sorun ne? 4500 metre yol için yolun her bir metresinde 5 metre genişliğinde bir kaldırım ya da parke yok edilecek. Yani orda yaklaşık olarak 23 bin metrekarelik parke ve kaldırım yok ediliyor. Tamam bu kötü birşey ama bununla da kalmıyor yolun her bir metresi için bir metreküp kazı yapılıyor. Bu da yetmiyor. Yolun her bir metresi için 3 ton malzeme taşınıyor. Bu da yetmiyor yolun her bir metresi için 2,5 ton kaya ve taş getiriliyor. Bu da yetmiyor yolun her bir metresi için 2 ton beton dökülüyor. Bu da yetmiyor yolun her bir metrekaresi için 6 metrekarelik asfalt dökülüyor. Bakın bisiklet yolu dediğimiz şey aslında dünyanın en ucuz yatırımıdır. Yapmanız gereken şey araçlardan aşırı işgal edilen yerleri alıp buraları yayalaştırmaktır. Dünyanın tüm kentleri bunu yapıyor. Ama Ünye'de belediye Ünye sahilini komple iklim felaketlerine açıyor. Komple tahribata açıyor. Ve kullanılmayacak bir bisiklet yolu yapmaya çalışıyor. Neden kullanılmayacak diyorum? Çünkü zaten şehir öbür tarafta bisiklet yolu bu tarafta bu bir. İkincisi insanlar neden karşıya geçsinler? Daha da kötüsü insanlar bisiklet binmek için karşıya geçeceklerinde şehirlerarası trafik var biliyorsunuz, dolayısıyla kazalara davete çıkarıyor. Daha da kötüsünü söyleyeyim, bu para bulunamayan pandemi döneminde böylesine kötü bir proje için Ordu Büyükşehir Belediyesi 7,2 milyon liralık kaynak ayırıyor. Yani bunları alt alta koyduğunuz zaman her tarafından tutarsız bir resim.

ÜNYE DÜNYANIN ÖRNEK ŞEHİRLERİNDEN BİRİ OLABİLİRDİ

Geçmiş yıllardan bugüne su baskınlarının daha da arttığını belirten Algedik, eğer düzenli bir yapılaşma olsaydı Ünye dünyanın en örnek şehirlerinden birisi olabilirdi dedi.

2000 yılında Türkiye'de toplam su baskını sayısı 19. Sadece 2020 Haziran'da olan su baskını 67 civarında. Yani biz 2000 yılında yaşanan sel felaketinin yaklaşık 3 katından fazlasını bu haziran ayında yaşadık. Şimdi bu ne demek? Bu saatten sonra her döktüğünüz asfalt, beton otomatik olarak iklim felaketi demek. Şimdi baktığımız zaman sadece bu 4,5 kilometrelik yol için 30 bin metreküpe yakın hafriyat, taş ve kaya var. Bu nereden çıkacak? Bundan sonra Ünye'de yaşanacak her sel felaketinin sorumlusu Ordu Büyükşehir Belediyesi olacak. Rakamlar bunu gösteriyor. Geçtiğimiz yıllara göre 10 kat daha fazla iklim felaketi yaşıyoruz. İnatla bisiklet ulaşımı gibi ulvi bir işi bu yanlışlara alet ediyorsunuz. Bir rakam daha paylaşacak olursak, 7,2 milyon lira yatırıldı demiştik. Bu ücret yaklaşık olarak Ünye'deki neredeyse tüm evlere bisiklet hediye etmek demektir. Yani aslında Ünye Belediyesi şehir içinde ana arterleri araç trafiğine kapatsaydı, Ünye dünyanın en örnek şehirlerinden biri olarabilirdi. Bakıldığı zaman burada sorun uzmanları dinleme ya dinlememe meselesi değil çünkü uzmanlarda yanlış yönlendirebiliyor. Sorun sorgulamama meselesidir.

YAPILMASI GEREKEN DAHA FAZLA ASFALT VE BETON DÖKMEK MİDİR?

Her yağmur sel felaketine dönüşüyorken yapmamız gereken daha fazla asfalt ve beton dökmek mi? Değil. Toplumun pekçok kesimi artık bunu istemiyor. Ama siyasetin önceliğinin farklı olması bizi bu noktada açamaza sürüklüyor. Birkaç yıl içinde bu ülkenin kömüre, fosil yakıtlara, asfalta ve betona olan bağımlılığını çözebiliriz. Kentlerimizde, kent bostanlarından tutunda pek çok şeye sahip olabiliriz. Bunun için ne siyasete ne de uzmanlığa ihtiyacımız var. Biraz sağduyu ve sorgulamaya ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.

BU ÜLKEDE HERŞEY PARA KARŞILIĞINDA SATILABİLİR Mİ? TOPLUM DEĞERLERİMİZ YOK MU?

Kaz Dağları'nda arama yapan şirketin ruhsatının iptal edilmesine rağmen çalışmalarına devam etmesinin kanunsuzluk olduğunu belirten Algedik çözüm önerilerini de paylaştı.

Şimdi o durumu hatırlamaya çalışalım. Türkiye her açıdan sömürülen bir ülke haline geldi. Kaz Dağları'ndaki durum ne? Çanakkale tarafında ÇED işlemi gören yani ÇED olumlu kararı alan proje sayısı 1700 civarı. Neden bunu söylüyorum? 1700 proje ile şuan Çanakkale paramparça edilmiş durumda. Bunların içindeki maden projesinin sayısı 398. Ve rakamlarda değişiklik olmadıysa şuanda 3 tane altın madeni projesi var. Seçimlerden sonra Nisan ayında 350 binden fazla ağaç kesildi ve kimse bunu nasıl olduysa fark etmedi. Orada çalışma yapan şirketin geçen Ekim-Kasım ayı gibi ruhsat süresi doldu. Normalde orasının artık geri verilmesi ve yaptığı zararın telafisi için işlem yapılması gerekiyor ama yapmadılar. Burada üzücü olan şu; kanunun uygulanması lazımken, işlem yapılması gerekirken, halk gidiyor ve diyor ki bu şirket burdan gitsin, çıkmasını istiyor o şirketin oradan. Ama insanların bu eylemine karşı emniyet güçleri şiddet uyguluyor. Ben şunu sormak istiyorum, bu ülkede herşey para karşılığında satılabilen birşey midir? Yoksa bu toplumun değerleri var mıdır? Kaz Dağları'nda yaşanan durum aslında Türkiye'nin genel durumundan çok farklı değil maalesef.

İlk olarak propagandayı sorgulayalım. bize yatırım olarak sunulan şeylerin palavra olduğu ortaya çıkıyor hep. Ne kadar erken görürsek o kadar iyi. Sorgulayalım. Daha sonra sorunları gördüğümüz yerde engellemeye çalışalım. Olumsuzluklara engel olmaya çalışalım.

 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Başakşehir FK3469
  • 2Trabzonspor3465
  • 3Beşiktaş3462
  • 4Sivasspor3460
  • 5Alanyaspor3457
  • 6Galatasaray3456
  • 7Fenerbahçe3453
  • 8Gaziantep FK3446
  • 9Antalyaspor3445
  • 10Kasımpaşa3443
  • 11Göztepe3442
  • 12Gençlerbirliği3436
  • 13Konyaspor3436
  • 14Denizlispor3435
  • 15Çaykur Rizespor3435
  • 16Yeni Malatyaspor3432
  • 17Kayserispor3432
  • 18MKE Ankaragücü3432
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA