PROGRAMLAR
Giriş Tarihi : 11-08-2020 12:39   Güncelleme : 11-08-2020 12:48

''Eleştiri bir haktır; iyi şeyler için umutluyuz!''

Pazartesi günleri 22:00'da TV5 ekranlarında yayınlanan 'Buluşma Noktası' programına konuk olan Adalar Belediye Başkanı Erdem Gül, Mehmet Ali Kayacı'nın sorularını yanıtladı.

''Eleştiri bir haktır; iyi şeyler için umutluyuz!''

İstanbul'un 39 ilçesinden birisi olan, coğrafı ve tarihi yapısı ile dikkat çekici konuma sahip Adalar'ın durumunu paylaşmadan önce yerel yönetimler ve Türkiye'deki siyasi gelişmelere değinen Gül, toplumsal olarak eleştiri kültürüne sahip olmamız gerekir ve eleştiri haktır, diyerek ekledi:

Biz eleştiri kültürünü, eleştiriyi savunmak zorundayız. Türkiye'nin çok sesliliği için de bu zaruri ihtiyaç. Yani her görüş kendini ifade edebilecek, ki bu gerçek bir eleştiri kültürünün olması demektir. Ama Türkiye'de son zamanlarda eleştiri ortadan kayboldu biliyorsunuz. Düzgün bir şekilde eleştiri yapılamıyor. Ne yapılıyor? Bir düşman bakış açısı ile, hakarete varana kadar hatta linç etmeye varana kadar suçlama yöntemi seçiliyor. Gerçek eleştiri ifade özgürlüğünün alanının açık olmasına bağlı. Demokratik standartların koyulmasına bağlı. Ben eleştiriyi hak sayıyorum ve herkesin beni eleştirmesini istiyorum. Halk derdini anlatmalı. Hedef olarak, yok etmek biçiminde değil, derdini çözmek için eleştirmeli.

Yerel yönetimlerin medya kurumlarına karşı yaklaşımlarını olumsuz değerlendiren Gül, 'haber karşılığı para, para karşılığı haber işi içinde buldunuğumuz bozulmanın bir sonucu. Bilgi birikimin yok edilmesi demektir bu. Her alanın özgün ve bağımsız kalmasını korumak zorundayız' dedi.

Daha sonra Türkiye'nin siyasi gelişmelerini yorumlayan Gül, yaşananlar halkı yormaktadır, sorunların çözümüne odaklanmalıyız dedi ve sözlerini sürdürdü:

Türkiye, çok uzun bir rahatlamaya girmeden belli periyodlara giriyor. Peş peşe bıçak sırtlarından geçiyor. Yaşadığımız olayları hatırladığımız zaman, her üç ayda bir, her beş ayda bir bıçak sırtı oluyoruz. Mesela biz koronaya bir ekonomik krizle yakalandık. Resmen bir ekonomik krizin ortasında biz koronaya daldık. Bugün bu daha da derinleşiyor. Hem koronanın etkisi, hem yönetilemez hale gelişimiz. Bu bıçak sırtı gerilimli durumu halkın aştığı anlar oluyor. Ne zaman mesela? Geçen sene Mart seçimleri ve sonrasında tekrarlanan İstanbul seçimleri. İyi şeyler olacak, biraz daha konuşabileceğiz umuduyla bir kıpırdanma oldu. Ama hemen ardından tekrar bıçak sırtına geldik. Ya olacağız ya gideceğiz, ya batacağız ya da çıkacağız gibi ikilemlere götürüldüğü zaman yoruluyor halk. Ve biz yerel yöneticiler birebir halkla temas ettiğimiz için bir takım sorunlara birebir şahit oluyoruz. Her türlü derdini anlatan vatandaşlarımızı dinliyoruz. Ve burada anlıyoruz ki, çok somut meseleler var. Çok büyük bir işsizlik sorunu var. Genç işsizlik sorunu var. Üniversiteyi bitiren öğrencilerimiz iş bulamıyor. Pek çok gencimiz iş bulmaktan umudunu kesmiş durumda. Bir miktar bizden de şöyle bir beklenti oluyor çok haklı olarak; kendi çocuklarına iş bulmak isteyen halkımız bize soruyorlar ve bizden bir takım beklenti içerisine giriyorlar. Yavaş yavaş derdinin çaresinin bulunamayacağını hissettiği andan itibaren kişiliklerde yaşanan kırılmalar ve gerilimler yaşanıyor. Git gide bu siyasetle ya da kamu yönetimiyle halkın arasındaki diyalog kanallarını ortadan kaldırıyor. Merkezi idare bu politikasını sürdürse de bizim görevimiz; bu yerel dinamiklerde onlara yardımcı olmak, onların sorunlarına çözüm olmak. Belki herkese düğmeye basarak iş bulamayacağız ama iş imkanları oluşturmak zorundayız. O sosyal meseleyi, sosyal yönetim meselesini biraz daha yeni baştan düşünerek, kurgulayarak, tartışarak, toplantılar yaparak yeni modeller bulmamız gerekiyor. İnsanları yalnız bırakmamamız gerekir. Yalnız kaldığında insanın yaşadığı psikolojiyi hepimiz az çok biliriz.Yerel yönetimler olarak bizim en ciddi görevlerimizden birisi yalnız bırakmamaktır. İşte bu dayanışma ağı o nedenle önemli.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA