GÜNDEM
Giriş Tarihi : 15-09-2019 00:24   Güncelleme : 15-09-2019 16:58

“Kaftancıoğlu davası, ceza davası değil cezalandırma davasıydı”

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Canan Kaftancıoğlu davasının bir “ceza davası” değil, İBB seçimini kazanmasından dolayı “cezalandırma davası” olduğunu ileri sürdü. Kaftancıoğlu hakkındaki adlî işlemlerin, tweetlerin yayınlandığı tarihten 7 yıl sonra, il başkanı seçilmeden bir gün önce “sözlü talimatla” başladığını, seçildiğinin ertesi günü soruşturma başlatıldığını anlattı. Tanrıkulu, bunun bir “yargı mühendisliği” olduğunu iddia etti.

“Kaftancıoğlu davası, ceza davası değil cezalandırma davasıydı”

İnsan Hakları Aktivisti, Hukukçu, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, TV5’de yayınlanan “Gizli Dosya” programında, Hamza Yardımcıoğlu’nun sorularını cevapladı.

Tanrıkulu, siyasetin çok ciddi bir şekilde evrileceği, AK Parti’de başlayan istifaların başka partilere de sirayet edebileceği yorumlarının yapıldığı belirtilerek, “Bu, CHP’ye kadar sirayet edecek bir süreci tetikler mi?” sorusu üzerine, şu değerlendirmede bulundu:

CHP, EN BÜTÜNLÜKLÜ DÖNEMİNİ YAŞIYOR

“CHP, 96 yıldır var. Dolayısıyla Cumhuriyeti kuran bir parti, Cumhuriyet Halk Partisi. Zaman zaman CHP’den istifalar, ayrılmalar olmuştur. CHP’nin tarihinde bu da vardır; ama şu anda Cumhuriyet Halk Partisi, en bütünlüklü dönemini yaşıyor, kendi içerisinde. Benim milletvekilliği yaptığım dönemde birçok milletvekili arkadaşımız ayrıldı aslında. Parti de kurdular; ama bugün geriye dönüp baktığınızda, hiçbirisi ortalıkta yok. Siyaset böyle bir şey... Dolayısıyla, CHP’de istifadan daha çok, CHP’nin büyüdüğü bir dönemi yaşıyoruz. Yani işte İstanbul seçimleri, yerel seçimler de bunu ortaya koydu. Önümüzdeki Ekim ayından itibaren de kongreler sürecimiz başlayacak. Muhtemelen Şubat ayında da kurultay yapılır. O kurultay, yeniden yenileşmenin ve yeni bir yolun açılmasına da vesile olur.”

“YAKIN ZAMANDA ERKEN SEÇİM OLASILIĞI GÖRMÜYORUM”

Tanrıkulu, “Erken seçim ihtimalini görüyor musunuz?” sorusuna da, ekonomik bunalımın daha da derinleşmesi halinde buna bağlı olarak belki gündeme gelebileceğini ancak yakın zamanda bir erken seçim olasılığı görmediğini söyledi.

AK PARTİ İKTİDAR, ERDOĞAN DA CUMHURBAŞKANI OLMAYACAK

Tanrıkulu, “Adalat ve Kalkınma Partisi ve Erdoğan, kendi gidişini hızlandıracak bir erken seçimi yapmak istemez. Yani kendi elleriyle yapmak istemezler yani. Çünkü bir dahaki seçimde ben eminim ki Adalat ve Kalkınma Partisi iktidarda olmayacak, Sayın Erdoğan da cumhurbaşkanı olmayacak” dedi.

KAFTANCIOĞLU DAVASI, CEZA DAVASI DEĞİL CEZALANDIRMA DAVASIYDI

Canan Kaftancıoğlu davasının, bir “ceza davası değil”, “cezalandırma davası” olduğunu ileri süren Tanrıkulu, “yargı mühendisliği” olarak tanımladığı adlî süreci şöyle özetledi:

“AK PARTİ, KAFTANCIOĞLU’NUN KAZANACAĞINI 14 OCAK’TA ANLAMIŞ”

“Canan Kaftancıoğlu, sonuçta İstanbul İl Örgütünün başındaydı ve yanılmıyorsam, 14 Ocak 2018 tarihinde İstanbul’da İl Başkanlığına seçildi. 2 adaylı bir seçimde kendisi aday oldu ve seçildi. O zamandan beri de İstanbul İl Başkanı ve seçildiği günde şu sözü vermişti: ‘İstanbul’u alacağız. İstanbul Belediye Başkanlığını kazanacağız’ demişti ve yani sonuçta adayımızla birlikte kampanyayı yöneten aktörlerimizden bir tanesiydi. Çok öne çıktı bu dönemde. Fakat demek ki Adalet ve Kalkınma Partisi, ta o zamandan anlamış ki, 14 Ocak’ta anlamış ki…

“TESADÜFE BAKIN”

Şöyle bir şey, bakın: 14 Ocak’ta kendisi seçildi, 15 Ocak’ta, yanılmıyorsam, pazartesi günü, hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bir soruşturma başlatıyor. İddianamesinde aynen şöyle diyor: ‘Daha önce sözlü talimatla başlatılan soruşturma evrakının hazırlık defterine kaydı yapıldı’ diyor yani. Tabi Canan Kaftancıoğlu İl Başkanlığına seçilmeden önce Parti Meclisi Üyesiydi ve İl Başkan Yardımcısıydı. Paylaşımları da bundan 7 yıl öncesine ait, 6 yıl öncesine ait, 5 yıl öncesine ait paylaşımlar. Yani (İl Başkan Yardımcılığı) yaptığı dönemde hakkında bir soruşturma açılmamış. Yani böyle köşede olan bir insan değildi yani; yine siyasetçiydi. Dolayısıyla bu paylaşımlar o zaman da suçsa, o zaman (dava) açılabilirdi. Demek ki suç olarak görülmemiş, atıldığı tarihte. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmemiş ki demek ki kimse de tahrik olmamış, bu attığı tweetlerden. Veya cumhurbaşkanı, bunları hakaret olarak görmemiş ki o zaman şikâyet etmemiş. Çünkü cumhurbaşkanının radarından kaçan herhangi bir şey yok. Yani bakın bir şey söylüyorum: 14’ünde kayıt yapılmış, 14’ünde. Aynı gün, cumhurbaşkanının avukatı, adliyeye gitmiş dilekçe vermiş, Canan Kaftancıoğlu ile ilgili olarak. İki evrak birleştirilmiş. Tesadüfe bakın. Yani yargının nasıl çalıştığının görülmesi bakımından söylüyorum. Bir taraftan Cumhuriyet Başsavcılığında o gün bir işlem başlatılıyor, aynı gün cumhurbaşkanının avukatı da dilekçe veriyor, “hakaret”ten dolayı. O iki evrak birleştiriliyor ve soruşturma defterine kaydı yapılıyor. Bir gün sonra, ayın 15’inde Salı günü Adalet ve Kalkınma Partisi’nin grup toplantısı var. ‘Genel Başkan’ sıfatıyla Sayın Erdoğan, 40 dakikalık konuşmasının 12 dakikasını Kaftancıoğlu’na ayırdı. Ben de dinliyordum yani. Görseller kullandı filan. Bakın; mühendisliğe bakın. Mühendislik sadece inşaat yapmak falan değil; yol yapmak değil. Yargıda da bir mühendislik var. Bu da bir mühendislik çalışması aynı zamanda. Ne oluyor? O günden sonra evrakla ilgili hiçbir gelişme olmuyor. Ne zamana kadar? Haziran 2018’e kadar. İşte izin isteniyor. Soruşturma izni isteniyor Adalet Bakanlığından, bazı suçlar bakımından. O izin geliyor, yine bir şey yapılmıyor. Ne zamana kadar? 31 Mart’ta seçim kazanıldı. Yine bir işlem yok. Seçimin yenilenmesine 6 Mayıs’ta karar verildi. Yine bir şey yok. 22 Mayıs’ta pat, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, iddianame yazıp gönderiyor, Ağır Ceza Mahkemesine ve ne tesadüftür ki, bu dava da İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesine düşüyor. Büyük bir tesadüf yani. Niye ‘düşüyor’ diyorum bu mahkemeye? Bu mahkemenin heyeti, yani şunla namlı bir heyet; Selahattin Demirtaş’a hızla, Sırrı Süreyya Önder’le beraber, hızla ceza veren bir heyet. Alt sınırdan uzaklaşıp, en üst sınırdan ceza veren bir heyet. Savunmayı dikkate almayan bir heyet. O duruşmaları da ben izledim, oradan biliyorum. Yani Sırrı Süreyya Önder diyor ki, ‘Ben kabristan demedim, gülistan Bu konuşma bandını size dinletiyorum’ diyor. Duruşmaları dinletiyor. Ona rağmen, ‘gülistan’ dediği şeyi ‘kabristan’ diye gerekçeli kararına yazıp ceza verdi ve Yargıtay’a gitmedi, istinafta kesinleşti. Bu heyet… Yine bu heyet, Çağdaş Avukatlar Derneği yöneticileri tahliye edildikten sonra dağıtılan heyetin yerine geçen ve Çağdaş Avukatlar Derneği yöneticilerini en üst hadden ceza veren ve savunmayı dikkate almayan heyet. Yine bu heyet, ‘Barış için akademisyenler’ dosyasında akademisyenlere en yüksek cezaları veren heyet. Yine bu heyet, yine ne tesadüftür ki, Sözcü davasının düştüğü veya bakıldığı heyet. Aynı zamanda o davada hangi usulsüzlüklerin yaşandığını da biliyoruz ve bu dava oraya düştü. Düştü, bakın ne oldu? Ben size başka bir örnek daha vereceğim. Sadece bir ay sonrasına, bakın, tutuksuz bir iş; tutuklu iş değil. Acele işlerden değil. 28 Haziran’a gün verildi. 28 Haziran’da Canan Kaftancıoğlu geldi dedi ki, ‘Ya daha yeni dün seçim bitti. Mazbatayı dün aldık. Dolayısıyla ben, paylaşımları hangi bağlamda yaptığımı ben bilmiyorum. Bana savunma için mehil (süre) verin’. ‘Hayır vermiyorum’ dedi. ‘Sen zaten kabul etmişsin, vermiyorum’ dedi. Neyse… Arbede, gürültü, mürültü, ara verdiler; geldi dedi ki, ‘Evet, sana gün veriyorum’. 2 hafta sonrasına duruşma günü koyuyor. Bakın, sadece 2 hafta sonra. Adlî tatil başladı temmuz ayında. Mütalâa verildi. Anında mütalâa verildi. Aynı gün ikinci celsede mütalâa verildi. Savcı, işte kibrit cebinden şey çıkardı, flaş disk çıkardı verdi. Hazır yani… Savunma için süre istendi. Bakın 6 Eylül’e duruşma verildi. Yani adlî tatilden sadece 5 gün sonra ve o celsede de en ağır cezaları verdiler. Verebilecekleri en ağır cezayı… 9 yıl 8 ay 20 gün ceza verdiler, 5 tane paylaşımdan dolayı.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Sivasspor 21 11
  • 2 Fenerbahçe 20 11
  • 3 Trabzonspor 19 11
  • 4 Alanyaspor 19 11
  • 5 İstanbul Başakşehir 19 11
  • 6 Galatasaray 19 11
  • 7 Yeni Malatyaspor 18 11
  • 8 Beşiktaş 18 11
  • 9 Gaziantep FK 15 11
  • 10 Çaykur Rizespor 14 11
  • 11 Göztepe 13 11
  • 12 Konyaspor 13 11
  • 13 Kasımpaşa 12 11
  • 14 Denizlispor 11 11
  • 15 Antalyaspor 11 11
  • 16 Gençlerbirliği 10 11
  • 17 MKE Ankaragücü 9 11
  • 18 Kayserispor 7 11
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA