PROGRAMLAR
Giriş Tarihi : 15-08-2020 13:25   Güncelleme : 15-08-2020 13:39

''Algı yerine devlet yönetmeye çalışırsanız daha başarılı olursunuz''

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kaya, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin Türkiye'ye uygun bir model olmadığını belirterek iktidara seslendi: Algı yönetiminin dışında devleti yönetmeye çalışsanız daha başarılı olursunuz.

''Algı yerine devlet yönetmeye çalışırsanız daha başarılı olursunuz''

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kaya, TV 5 ekranlarında yayınlanan 'Perde Arkası' programına konuk olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın katıldığı bir televizyon programında yaptığı 'Dolar' yorumu üzerine Kaya, AK Parti'nin geldiği noktada tükendiğini ve algı operasyonları ile ilerlemeye çalıştığını savundu.

2002'de evet, halkın içinden çıkmış bir yapıydı AK Parti ama şimdi tamamen sırça köşklerde bu söylemlerle beraber, insanlarla sanki alay edercesine dolarla mı maaş alıyorsun deniliyor? Yani sen ne yaparsan ben hep 50 liralık benzin alıyorum mantığında insanlara yaklaşım bekleniyor. Bu doğru değil. İnsanlarımız kriz yaşıyorlar. Birde şu var, bunu dış politika ile ilişkilendirebilir miyiz? Evet ilişkilendirelim. Bugün Libya'da yapılan adımların, deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşması sonuna kadar doğru bir anlaşmaydı. Tüm partilerde bunu onayladı. Doğru. Ama bugün Doğu Akdeniz'de yaşadığımız sorunların temelinde geçmişte yaptığımız hatalar yer alıyor. Mesela Kıbrıs'ta Annan Referandumu ile düşürüldüğümüz tuzak bunlardan bir tanesi...

Bu saatten sonra algı operasyonlarına bu milleti maruz bırakmanın gereği yok. Düzgün pembe tablo çizmenin gereği yok. Türkiye ekonomik olarak gerçekten zor bir durumda. Türkiye'nin her yıl bütçeden faize ayırdığı para istikrarlı bir şekilde artıyor. Bu çok açık net bir şekilde ortada. Türkiye'nin bu yıl da 118 milyar dolar borç ödemesi lazım. Bu borcu ödemek için Türkiye şuanda harıl harıl para arıyor. Bu borcu çevirebilmek için yeni faiz oranları ile borcu olan kesimlerle yeni anlaşmalar yapılıyor. Tüm bunlar ortadayken ekonomik açıdan insanlara pembe tablolar çizmeye gerek yok. Bir kere gerçekçi olmak lazım. Belki inanmayıpta söyledikleri onlarca şey var. Ama lütfen, hâlâ ekonomik açıdan insanlar bu kadar zordayken, insanların gözünün içine baka baka, asgari ücretle geçim mücadelesi veren, bugün zorlukla yaşam mücadelesi veren insanların varlığı ortadayken, işsizlik sürekli artıyorken Allah rızası için artık bu algı operasyonlarına son verin. Devleti yönetmeye çalışsanız, algı operasyonlarının dışında devleti yönetmeye çalışsanız eminim daha başarılı olabilirsiniz. Ama bir tek önceliğiniz var algıları yönetmeye çalışıyorsunuz. Önce bu milletin size verdiği yetkinin hakkını vermeye gayret edin, algılarla oynamaya artık zaman kalmadı.

CHP'li Muharrem İnce'nin başlattığı hareket ile ilgili de konuşan Kaya, bu açıklamalar neticesinde ben Sn. İnce'nin kendisini tam olarak nereye konumlandırdığını anlayamadım dedi.

Siyasi olarak nereye konumlandığını, nereyi tarif ettiğini anlayamadım. CHP içinde Sn. Kılıçdaroğlu'nun son dönemlerde yaptığı açılımlara CHP'nin yaklaşık üçte birinin tepkisel davrandığına dair söylemleri duyuyorduk. Sn. İnce neye istinaden böyle bir yaklaşım içerisinde bu çok belli değil, burada bir muallaklık var bunun tespit edilmesi lazım. Geçmişteki tek parti uygulamaları ile bilinen Toplumun %65-70'indeki genel algısı jakoben, elitist, halka yukarıdan bakan bir anlayışla CHP kendisini konumlandırdı gibi eleştiriler yapılırken bugün Sn. Kılıçdaroğlu'nun şahsında bazı açılımlar yapmaya çalıştığı görülüyor. Bu da sosyolojiyi doğru okuduğunu, toplumu anlamaya çalıştığına dair çabalar olduğunu gösteriyor.

Daha sonra toplumsal uzlaşı ve ittifaklar konusuna değinen Kaya, biz ilkeler bazında olaylara yaklaşıyoruz diyerek 'Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi' yönetim anlayışının tükendiğini savundu.

İttifaklarla ilgili, biz 'A' partisi 'B' partisi, 'A' kişisi, 'B' kişisi ittifakı gibi bir tartışmayı hiçbir zaman gündemimize almıyoruz. Biz ilkeler bazında olaya yaklaşıyoruz. Şu yönetim şekli iyidir bu yönetim şekli kötüdür derken de yine ilkeler nezdinde yaklaşıyoruz. Burda baktığımız temel bakış açısı şu: O teklif ettiğiniz sistemde kuvvetler ayrılığı var mı yok mu? Denge denetleme var mı yok mu?Şeffaflık var mı yok mu? Meclis iradesi güçlü mü değil mi? Biz bunlara bakıyoruz. Dolayısıyla bu çerçevede 24 Haziran 2018 seçimlerinde yaptığımız aslında buydu. CHP ve İYİ Parti ile yaptığımız ve kamuoyuna da deklare ettiğimiz maddeler içerisinde tamamen bunlar vardı. Açık bir şekilde seçim işbirliği yaptık. İfade etmek istediğimiz çok net olarak; Türkiye, 'Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi' ile beraber artık yönetilemiyor. Bu Türkiye'ye uyan bir gömlek değil. Neden? Çünkü cumhurbaşkanı bu milletin ve devletin birliğini ve beraberliğini temsil eden makam. Eğer bu makamda, aynı zamanda bir partinin genel başkanı olarak, çıkıpta zillet, illet ifadeleri kullanılır ve toplumun bir kesimini karşı tarafa alınırsa, bu bizim bir arada yaşama kültürümüzü, millet olma bilincimizi zedeliyor dedik. Bu olmaz, yapmayın!

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA