PROGRAMLAR
Giriş Tarihi : 17-08-2020 15:18   Güncelleme : 17-08-2020 16:38

''Doğu Akdeniz'de Sevr'e meydan okuyoruz!''

Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, İşin Aslı programında Mavi Vatan'ın önemini anlattı. Gürdeniz, Türk askerinin Kıbrıs'tan çekilmesi Türkiye'nin güneyden kuşatılması anlamına geldiğini belirterek; Türkiye, Doğu Akdeniz'de karaya sıkıştırılmaya meydan okuma mücadelesi veriyor dedi.

''Doğu Akdeniz'de Sevr'e meydan okuyoruz!''

Hasan Basri Akdemir'in sunduğu 'İşin Aslı' programına çevrimiçi bağlantı ile katılan Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Doğu Akdeniz'de yaşanan gelişmeleri ve Kıbrıs politikalarını değerlendiren Gürdeniz FETÖ kumpaslarına ilişkin; çok büyük sıkıntılar atlattık Allah bir daha yaşatmasın dedi.

Küresel hegemonya tarafından dünyanın şekillendirildiğini vurgulayan Gürdeniz, küresel şirketlerin geçmişten günümüze geldiği pozisyonu anlatarak sözlerini sürdürdü:

Türkiye gibi ulus devletler kendi çıkarlarını korumaya başlayıp, kendi rotasını kendileri çizmeye karar verdiğinde tabii ki büyük bir dirençle karşılaşıyor. Bu gayet doğal. Çünkü hegemonya her 100-150 yılda bir el değiştirir. Hegemonya dediğimiz de bu büyük firmaların, bu büyük finans gruplarının etkisi altında, kontrol altındadır. Ama şuan ABD'ye bile baktığımızda ABD'de bile bunların kendi içinde çatıştığını görüyoruz. Bakıyoruz büyük sektörler kendi içlerinde çatışıyorlar. Çin ile ilişki kurmak, küreselleşmek isteyen bi grup ayrı telden çalıyor, Trump ayrı telden çalıyor. Trump onların ulusalcı kesimini temsil ediyor, içe dönmek istiyor. Özellikle savunma ve silahlı kuvvetlere yönelik angajmanlardan uzaklaşmak istiyor. Ama öbür taraftan Biden ve ekibine baktığımızda savaşçı, dünyayı kaosla yönetmeye çalışan bir grup olduğunu görüyoruz. Ama bana göre, ABD artık geriliyor. Ve bu gerileme kaçınılmaz. Nasıl ki İngiltere 1. Dünya Savaşı'ndan sonra zayıflamaya başladıysa ABD'de, İngiltere'nin 100 yıl evvel yaşadığı sıkıntılara benzer sıkıntılar yaşayarak zayıflıyor. Bakın, Covid nedeniyle kaybettikleri insan sayısı Kore ve Vietnam'da kaybettiklerinden daha fazla. George Floyd'un öldürülmesinden sonra ülkenin düştüğü durumları gördük. Son çeyrekte ABD ekonomisi %40 küçüldü. Gerileyen bir ABD görüyoruz. O yüzden tek kutuplu dünya düzeni artık bitti. Çok kutupluya doğru evriliyor. Bu evrilmede ABD'nin ağırlık merkezi pasifik. ABD'nin egemen güç olarak hayatta kalıp kalmayacağının kaderi orada biçilecek. Çin-ABD rekabetiyle. O yüzden 'Doğu Akdeniz' ABD için bir ek yükümlülük getiriyor. O da kim için? İsrail'in güvenliği için. Bugün İsrail buralarda olmasa, Yeni Zelanda'nın oralarda olsa ABD'nin Ortadoğu'daki varlığı bu kadar etkin olmazdı. Çünkü enerji konusu zaten değişiyor. Herkes artık yeşil enerjiye geçiyor. Doğalgaz çok kıymetli ama diğer gazlar ABD'yi bir numaralı ihracatçı durumuna getiriyor. Petrol eski önemini kaybediyor. Dolayısıyla şuanda 'Doğu Akdeniz'deki esas kavga İsrail'in güvenliği, Rusya'nın ve Çin'in güneyden kuşatılması kavgası. O yüzden işimiz zor. Biz jeopolitik perspektiften baktığımız zaman hep bu faktörleri düşünmek zorundayız. Ama bu faktörleri lehimizde de kullanabiliriz.

Türkiye eğer gaza veya hidrokarbon kaynağına erişirse delme platformunu kendisi satın alıp işletecek. Eğer devlet işletirse meydan okuyamıyorlar ama eğer başka ülkelerden ya da şirketlerden kiralanırsa onlar hemen geri çekiliyorlar. Şuan bu Covid sonrası ekonomik küçülme ve petrol fiyatlarının düşmesiyle bu egemen güçler artık eskisi kadar bölgede etkili değiller. Bizim yaptığımız savaş doğrudan petrolü bulduk savaşı değil. Bu Türkiye'nin denizden karaya sıkıştırılmasına meydan okuması savaşıdır. Burada sen bu hattı bana empoze edemezsin, bunun savaşını veriyoruz.

Doğu Akdeniz ve Mavi Vatan konusunda yıllar önceden çalışmalar yaptıklarını ve haritalar hazırladıkları için kumpas davalarına maruz kaldıklarını belirten Gürdeniz, tarihimiz boyunca hiç karşılaşmadığımız bir ahlaksızlıkla karşı karşı kaldık, çok şükür o günler geride kaldı. Allah bir daha yaşatmasın dedi.

Neden Balyoz ve Ergenokon gibi kumpas davalarla deniz kuvvetlerinin kafasını kestiler? Bugünler için. Türkiye'nin donanması görevini yapamasın. Gemiler komutansız kalsın. Moraller dibe vursun, bu adamlar savaşamasın diye. Ama çok şükür Türkiye her ortamda tekrar güçlü halde ayağa kalkmasını becerebilen bir millete sahip. O bakımdan bunu gururla söylüyorum. Ben 3.5 yıl hapis yattım. Bir gün bile Türkiye'nin bu sahalardan vazgeçeceğine inanmadım. Çünkü halkımıza güveniyordum ve FETÖ'nün yenileceğine inanıyordum ve yenildiler. Bu FETÖ o kadar arsız bir şekilde devlete saldırdı ki eğer onlar hakim kalsaydı bugün bağımsız bir devletimiz yoktu. Şuan biz küresel hegemonyanın kontrolünde belki de ABD'nin 51'inci eyaleti konumunda olacaktık. O bakımdan doğru kararlar verildi dilerim bundan sonra Türk halkı aynı hataya düşmez.

Kıbrıs Barış Harekatı olmasaydı ya da bugün Kıbrıs'ta bağımsız bir devletimiz olmasaydı ne olurdu sorusuna, çok önemli bir kazanıma sahibiz, tüm bu unsurları bir bütün olarak görmek ve muhafaza etmek zorundayız diyerek yanıt verdi ve konuşmasını sürdürdü:

Bugün anavatan, mavi vatan, yavru vatan bir bütündür. Bu bütünlüğü kırdığınız anda hepsini kaybederiz. Kıbrıs'tan Türk askerini çekildiği anda, Beşparmak Dağları'ndan Türk Bayrağı indiği anda Anadolu'da rahat uyuyamayız. Niye? Askeri teknolojileri, gelişen silahların menzillerini ve Kıbrıs'taki silahlanmayı görerek bunu söylüyorum. Bugün kolorduyu oradan çekelim, Türkiye'nin Kıbrıs'taki caydırıcılığını kendi elimizle ortadan kaldırırız. Mavi vatanda iddiamız olmaz, Türkiye'nin güneyden kuşatılmasına tekrar izin verilmiş olur. 1974 Barış Harekatı neden önemli? Türkiye'nin güneyden kuşatılmışlığına son verdiği için önemli. Bu çok büyük bir jeopolitik bir kazanım. Şimdi burayı kalkıp bir avuç AB hayranı, Rum taraftarı bir cumhurbaşkanı veya Rum severlerin isteği üzerine hareket edip, Türkiye'nin jeopolitiğinden asla ve asla taviz veremeyiz. Dışişleri'ni buradan tekrar ikaz etmek istiyorum; Türkiye'nin jeopolitik kayıplarının gelecek nesillere izahını yapamazsınız. Oradan askerleri çektiğiniz takdirde; biz federal çözüme razıyız, iki taraf birleşsin, iki tarafta AB üyesi olsun, oradaki 350-400 bin Türk vatandaşımız da AB pasaportuyla istediği yere gitsin gelsin diye, ben Türkiye'nin güneyden kuşatılmışlığına izin veremem. Sokaktaki vatandaş adına söylüyorum. Buna izin veremeyiz. Annan planı bir felakettir. Yakın tarihimizde iki felaket vardır. Birincisi FETÖ'nün devleti ele geçirmeye teşebbüs etmesi ikincisi de Annan planına Kıbrıs'ta bulunan Türk soydaşlarımızın %60 oranla 'evet' demesi. Eğer Rumlar hayır demeseydi yanmıştık. Şuan 'Mavi Vatan' falan da yoktu. O asker oradan çekilmişti. Kıbrıs Türkiye'nin stratejik bir hattı olarak yoktu.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA