GÜNDEM
Giriş Tarihi : 07-09-2020 16:21

“Irkçı bir saldırı değil ama kutuplaştırıcı siyasetin katkısı var”

Saadet Partisi Diyarbakır İl Başkanı Fesih Bozan, Sakarya’da mevsimlik tarım işçilerine yapılan saldırının insanlık dışı bir saldırı olduğunu ancak ırkçı bir saldırı olarak değerlendirilemeyeceğini kaydetti. Bozan, olayın, işverenin ahlâksızlığı ve insanlık dışı yaklaşımı sonucu, bireysel bir olay olduğunu tespit ettiklerini belirtti. Bozan, “Doğudaki batıya gittiğinde, batıda dövülse, batıdaki doğuya geldiğinde doğuda dövülse, bunun sonucu nereye gidecek?” diye sordu.

“Irkçı bir saldırı değil ama kutuplaştırıcı siyasetin katkısı var”

Saadet Partisi Diyarbakır İl Başkanı Fesih Bozan, düzenlediği basın toplantısında, 4 Eylül Cuma günü Sakarya’da Mardinli mevsimlik tarım işçilerine yapılan saldırıyı değerlendirdi.

Fesih Bozan, “Saldırı hepimizi çok derinden üzmüş ve gelecek için bizleri ciddi endişeye sevk etmiştir. Bu saldırıyı yapanları şiddetle kınıyorum. Bu mahlûklara insan bile demek, İnsanlara hakaret olur” dedi.

Saldırının, helâl lokma peşinde koşan, okul harçlıklarını toplamak için ta Sakarya’ya kadar gitmiş olan, çocuk ve kadın işçilere yapıldığını belirten Bozan, “Bu saldırı ve linç girişimi, ne insanlığa, ne misafirperverliğe, ne mertliğe ve ne de erkekliğe sığar. İşçiler, öldürülmek ve içinde bulundukları evleri, kendileriyle beraber vahşice yakılmakla tehdit edilmişlerdir” diye konuştu.

Saldırı ırkçı bir saldırı değil

Olayın ardından, Mardinli ailenin memleketlerine döndüğünü kaydeden Bozan, kendilerine ‘geçmiş olsun’ dileklerini iletmek ve olayın esasını öğrenmek için köye gitmek istediklerini, ancak Jandarmanın köye yabancıların girişine müsaade etmemesi üzerine, saldırıya uğramış aile fertleriyle telefonla görüştüklerini anlattı.

Bozan, ayrıca, Saadet Partisi Sakarya İl Başkanını arayarak olayın araştırılması konusunda yardımcı olmasını rica ettiğini ve bilgi aldığını kaydetti.

Fesih Bozan, şu açıklamada bulundu:

“Her iki taraftan aldığımız bilgi doğrultusunda, olayın ırkçı bir saldırı olmadığı, patronun nezaketsizliği, ahlâksızlığı ve insanlık dışı yaklaşımı sonucu, bireysel bir olay olduğunu tespit ettik.

Olayı kısaca hatırlatacak olursak;

Biri 21 yaşında ikisi 15 ve 16 yaşında olan üç erkekle beraber 16 kişilik aile, 17 gündür çalıştığı fındık tarlasında, tarla sahibinin torununun, işçilere başka bir alanda çalışmalarını istemesi sonrası, tarla sahibinin gelip buna kızması ve “it sürüleri” hayvan sürüleri” gibi hakret ve ağza alınmayacak küfürler atması üzerine işçiler, doğal olarak onurlu bir duruş göstererek, “artık çalışmayacaklarını” söyleyip eve gitmişlerdir. Bunun üzerine patron, çocuklarını da çağırarak işçilere saldırmıştır. Aile kendilerini apar topar caddeye atıp, minibüsle köyden uzaklaşmış ve daha kötü sonuçlara fırsat vermemiştir.

Bu saldırı, elbette bütün Sakaryalı vatandaşlarımıza mal edilemez ve Kürtler ve Türkler arasındaki Irkçı bir saldırı şeklinde yorumlanamaz. 

Ancak patronun olayı bu şekilde büyütmesi, cahaletten veya tahriklerden kaynaklı zihninde bir kin ve nefretin olduğunu göstermektedir. Yoksa bu hakaretler yapılmaz, kız çocuklarına ve kadınlara el kaldırılmazdı.”

Sakarya halkı tepkisini göstermelidir

Yargının, bu faillere hak ettikleri cezayı vermesi gerektiğini, Sakarya halkının, Sakarya Barosu’nun, Sakarya’daki siyasi partilerin, kadın derneklerinin ve STK’ların, bu olayı lânetlemesi ve faillerin cezalandırılması için gerekli girişim ve takibi yapması gerektiğini söyledi. Bozan, “Ki bu olayın münferit olduğu ve hiç kimse tarafından tasvip edilmediği ortaya konulmuş olsun” dedi.

Bu ve benzeri olayları tetikleyen sebepler

Fesih Bozan, bu ve benzeri olayları tetikleyen sebepleri de şöyle sıraladı:

1) İnsanî ve İslâmî Cehalet: Hiçbir sebep, helâl bir lokma kazanmak, okul harçlığını çıkartmak için gurbete gitmiş ve misafirleri sayılan işçilere hakaret ve dövme hakkını vermez. Bu olay ve benzerleri, kişinin cahaletini göstermektedir.

2) Kutuplaştırıcı Dil: Son yıllarda AKP ve MHP ittifakının, birkaç oy fazla almak ve iktidarlarını devam ettirmek için, kendileriyle beraber olmayan herkese karşı, suçlayıcı, kutaplaştırıcı, ötekileştirici ve nefret dilini kullanması, vatandaşın zihninde karşılıklı  kin ve nefretin oluşmasına sebep oluyor.

3) Irkçı ve Milliyetçi Söylemler: Irkçı zihniyete sahip olanların gözünde Kürtlerin  potansiyel suçlu olarak görülmesi,

4) İşsizlik: Bölgemizde üretim ve istihdama yönelik yatırımların yapılmaması. Erbakan Hocamız tarafında yapılmış olan tütün ve İplik fabrikaları kapatılmış, Sümer Halı park yapılmış, Temsan işlevsiz hale getirilmiş, Ergani Çimento satılmış ve en son tarım ve hayvancılığın bitirilmesiyle “Mevsimlik İşçi” dediğimiz işsizler ordusu gittikçe büyümüştür.

Ne yapılmalı?

Fesih Bozan, alınabilecek tedbirler konusunda da şu önerilerde bulundu:

1) Başta eğitim müfredatı olmak üzere, yazılı ve görsel medyada, her türlü ırkçı ve milliyetçi söylemler terk edilmelidir.

2) Başta iktidar ve ortağı olmak üzere, tüm siyasiler ve medya, kutuplaştırıcı, ötekileştirici nefret dilini terk etmelidir.

3) İnsanlar arasındaki adabı muaşeret kuralları ilkokuldan itibaren öğretilmelidir.

4) Mevsimlik işçilerin sorun ve sıkıntıları ve her türlü sosyal hakları devlet tarafından düzenlenmeli ve güvence altına alınmalıdır. İşçiler, patron ve dayıbaşı denilen kişilerin insafına bırakılmamalıdır.

5) Yıllardır hep söylediğimiz, “herkesin kendi köyünde ve ilçesinde karnını doyurması” için üretim ve istihdama yönelik, yaygın ve süratli bir şekilde sanayi yatırımları yapılmalıdır. Tarım ve hayvancılık, tekrar cazip hale getirilmelidir.

Irk farklılıklarına dair ayetleri hatırlattı

Fesih Bozan, konuşmasında, ırk farklılıklarına dair ayetleri de hatırlatarak, farklılıkların bir zenginlik olduğunu vurguladı. Bozan, şu ayetleri hatırlattı:

“Göklerin ve yerin yaratılması, dillerinizin ve renklerinizin farklı olması da O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda bilenler için elbette ibretler vardır.” (Rum 22)

“Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah, hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır.” (Hucurat 13)

“İslâm kardeşliği, Türk-Kürt çatışmasını önledi”

Saadet Partisi Diyarbakır İl Başkanı Fesih Bozan, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Irk, renk ve dillerimizin farklı oluşunu, bir ayrılık, kin ve nefret sebebi değil, birer zenginlik olarak görmeliyiz. Kim ki dilini veya ırkını başkasından üstün tutarsa, Ayet-i kerimelere ters düştüğünü bilmelidir.

Doğudaki batıya gittiğinde, batıda dövülse, batıdaki doğuya geldiğinde doğuda dövülse, bunun sonucu nereye gidecek? Tahmin bile etmek istemiyoruz. Tüm vatandaşlarımız, hiç bir şekilde tahriklere kapılmadan, kin ve nefrete sebep olacak söylem ve davranışlardan kaçınmalıdır.

Bu tür saldırılara, gerekli tepkiler ve yargı tarafından gerekli ceza verilmeli ki, başkaları benzer olaylara yeltenmesin.

Şunu da hatırlatmakta fayda var: Bugüne kadar, iç ve dış tüm gayretlere rağmen, Kürt ve Türk halkları, karşı karşıya gelmemişse bu İslâm’ın sağladığı İslâm kardeşliğindendir.

Ama burada kardeşler de, kardeşlik görevlerini yerine getirmeleri gerekir. Bunun ölçüsü “kendisi için istediğini kardeşi için istemek, kendisine yapılmasını istemediğini kardeşine yapmamaktır.”

Bu olayın son olmasını, adalet, eşitlik, kardeşlik ve barışın gerçek anlamda yaşandığı bir gelecek dileğiyle saygılar sunuyorum.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA