SİYASET
Giriş Tarihi : 16-09-2020 15:51   Güncelleme : 16-09-2020 15:59

“Bu, İsrail’le ‘normalleşme’ değil BOP sürecidir”

Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, İslâm ülkeleri arasındaki işbirliğinin zayıflamasından en çok İsrail’in faydalandığını belirterek, “BAE’nin, Bahreyn’in İsrail ile yaşadıkları ‘normalleşme süreci’, ortadadır! Bu gelişme, ‘normalleşme’ olarak takdim edilse de bu durum, tamamen anormaldir. Unutulmamalıdır ki kurulmak istenen Büyük Orta Doğu Projesi (BOP), Büyük İsrail’in bir adımından ibarettir” dedi. Karamollaoğlu, Bangladeş Dışişleri Bakanının ‘D8’leri canlandırın, D8’lere sahip çıkın’ çağrısına destek verdi.

“Bu, İsrail’le ‘normalleşme’ değil BOP sürecidir”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık basın toplantısında, güncel siyasî konuları değerlendirdi.

Konuşmasına, Suriye’de insanî yardım çalışması yapan Kızılay aracına yapılan hain terör saldırısını değerlendirerek başlayan Karamollaoğlu, şehit düşen Kızılay personeline Allah’tan rahmet diledi.

Karamollaoğlu, “İnsanî yardım aracına saldıracak kadar alçaklaşan terörü lânetliyorum. Bu hain saldırıda yaralanan kardeşlerimize ise Cenab-ı Allah’tan bir an evvel şifa niyaz ediyorum” dedi.

Okulların Açılması Süreci

Korona virüsü salgınını da değerlendiren Karamollaoğlu, 21 Eylül’de kademeli olarak yüz yüze eğitimin başlamasının planlandığını hatırlatarak, salgının seyrinin, bu süreçte uzaktan eğitimin daha uzun süre gündemde olacağını gösterdiğini kaydetti.

Karamollaoğlu, “Fakat burada şu noktaya dikkat çekmek istiyorum: Özellikle EBA TV üzerinden yapılan eğitimlerle alâkalı sistem alt yapısının yetersiz olduğu ortaya çıkmıştır. Öyle ki bize gelen şikâyetlerde velilerin sisteme girişte yaşadığı sıkıntılar, sistemin yetersizliğinin çok ciddi boyutlarda olduğunu ortaya koyuyor” dedi.

Eğitim Eşitsizliği Büyüdü

Özellikle on-line eğitime ulaşmak için gerekli bilgisayarı, tableti, internetti hatta televizyonu olmayan ailelerin durumunun en ciddi problem olduğunu ifade eden Karamollaoğlu, iktidarın bu konuda hiçbir adım atmamış olmasının üzüntü verici olduğunu söyledi.

Karamollaoğlu, “Zaten eğitim eşitsizliğinin var olduğu bilinen ülkemizde pandemi ve uzaktan eğitim süreci ile bu eşitsizliğin çok daha büyüyeceği endişesi artmıştır. Yükselen döviz kurunun etkisi ile teknolojik araç gereçlerin pahalandığını da göz önüne alırsak bu yıl dar gelirli velilerimiz kara kara düşünmektedir. Şimdi bu şartlar altında öğrencilerimizin verimli bir eğitim öğretim süreci geçirmesini nasıl bekleriz?” diye konuştu.

Vodafone, Türkcell ve Turk Telekom’a çağrıda bulunan Karamollaoğlu, “Sizler de bu süreçte elinizi taşın altına koymalı, öğrencilerimize ücretsiz internet alt yapısı sağlamak yolunda çok daha önemli adım atmalısınız” dedi.

BES paraları ranta kurban edilmemelidir

Karamollaoğlu, iktidarın 90 yıllık birikimi mirasyedi evlât gibi elden çıkardığını, bu milletin kefen parası olan ihtiyat akçelerini çarçur ettiğini, şimdi de BES paralarına göz diktiğini söyledi.

Karamollaoğlu, bu konuda şunları söyledi:

“154 milyar TL’ye ulaşan BES paralarının, Sayın Erdoğan, kredi olarak dağıtılacağı mesajını verdi. Bu iktidarın ekonomi anlayışı, elde olanı rant uğruna çarçur etmek oldukça hiçbir önlem işe yaramayacaktır. Bu karar, Türkiye ekonomisinin yarasına merhem olmaz, yarayı daha da kanatır. Şimdiden çok açık bir şekilde uyarmak istiyoruz; BES paraları ranta kurban edilmemelidir.”

Ülkeyi çökerten sosyal hastalıklar

Türkiye’de Kovid-19 salgınından daha tehlikeli olan sosyal hastalıklar olduğunu ifade eden Karamollaoğlu, İbn Haldun’un bu hastalıkları şöyle özetlediğini dile getirdi:

“Bir toplumda, bir ülkede eğer dayanışma yok olursa, üretimin zayıflar ve vergiler arttırılırsa, ehliyet ve liyakata önem verilmezse, adaletsizlik yaygınlaşırsa, göç hızlanırsa, felâketi bekle!

Ne yazık ki bugün ülkemizde İbn Haldun’un üzerinde durduğu bu hastalıkların tamamı ile karşı karşıyayız. İbn Haldun bugünleri sanki görmüş de ikaz ediyor… Eğer ülkemizin ayağa kalkmasını hakikaten istiyorsak, bu hastalıklardan el birliği ile bir an önce kurtulmak zorundayız.”

“Göç veren illere güç verilmeli”

Temel Karamollaoğlu,  toplumsal hastalıkların tedavisi için şu önerilerde bulundu:

1-Toplumsak dayanışma arttırılmalı, milletimiz arasında oluşan kamplaşma ve kutuplaşma ortadan kaldırılmalıdır.

2-Üretime dayalı ekonomiye geçilmeli, üretime dönük olmayan israf mesabesindeki tüm yatırımlar durdurulmalıdır.

3-Tarımsal üretim, bir ülkenin milli güvenlik meselesidir. Dolayısıyla tarıma gereken destek verilmeli, çiftçimiz ayağa kaldırılmalıdır.

4-Devletin her kademesinde ehliyet ve liyakat esas alınmalı, Türkiye, ‘parti devleti’ görüntüsünden kurtarılmalıdır.

5-Adalet kâmil manâda tesis edilmeli, büyük adalet saraylarının inşası ile adaletin sağlandığı düşüncesinden vazgeçilmelidir. Dicle’nin kenarındaki koyunun hesabının bu adalete emanet olduğu şuuru yerleşmelidir.

6-Göç veren illere güç verilmeli, büyükşehirlerimizde oluşan nüfus yığılması tersine göçle rahatlatılmalıdır.

“Dış politika içinden çıkılmaz hale geliyor”

Basın toplantısında hükümetin dış politikasını da değerlendiren Karamollaoğlu, “Doğu Akdeniz meselesi ortada; Türkiye’miz yalnız bırakıldı, kimseden destek alamıyoruz” dedi.

Dış politikada diplomasi ve diyalogu öncelediklerini belirten Karamollaoğlu, “Ama sırf siz iç politika malzemesi yapacaksınız diye, ‘82 Musul, 83 Kerkük’ kafası ile giderseniz, gemiyi limana çekince diyecek söz bulamazsınız. Dış politika, ‘asarım keserim’le yürütülemez” diye konuştu.

Önceliğin her zaman akıllı bir diplomasinin benimsenmesi olması gerektiğini belirten Karamollaoğlu, “Bunun da yolu, komşu ülkeler ile geçmişte oluşturduğumuz birliktelikleri güçlendirmektir” dedi.

Karamollaoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Bu, İsrail’le normalleşmek değil anormalleşmektir”

“Bugün İslâm ülkeleri arasında işbirliğinin zayıflamasından en çok İsrail faydalandı. BAE’nin, Bahreyn’in İsrail ile yaşadıkları ‘normalleşme süreci’, ortadadır! Bu gelişme, ‘normalleşme’ olarak takdim edilse de bu durum, tamamen anormaldir. İsrail gibi emperyal hedefleri olan bir Siyonist devletin bu coğrafyada normalleşme gibi bir derdi hiçbir zaman olmamıştır.

İslâm ülkelerinin şu anki bu üzücü hâli, yakında bu coğrafyada çok daha büyük sorunlara yol açacaktır.  Arap Baharı ile başlayan ve İslâm ülkelerinin dağılması ile sonuçlanan süreçten güç alan tek ülke İsrail, pervasızca hedeflerine doğru ilerlemektedir. Unutulmamalıdır ki kurulmak istenen BOP, Büyük İsrail’in bir adımından ibarettir.

Çok açık söylüyorum; İsrail ve Amerika’dan dost olmaz. Amerika ve İsrail ile bu bölgede dostluk kurmak, onların tahakkümüne rıza göstermekten başka bir manâ ifade etmez. Küresel siyonizme karşı mücadele etmek, hepimizin görevidir.”

Birkaç gün önce Bangladeş Dışişleri Bakanının Türkiye’yi ziyaret ettiğini hatırlatan Karamollaoğlu, şunları söyledi:

“Onun ileri sürdüğü teklif, bizim her basın toplantımızda önerdiğimiz öneri olarak karşımıza çıktı; ‘D8’leri canlandırın, D8’lere sahip çıkın’… 20 küsur yıl oldu kurulalı. Merhum Erbakan Hocamız, aramızdan ayrıldı, D8’lerin ruhu da neredeyse onunla kayboldu. Şimdi Bangladeş diyor ki, ‘Buna sahip çıkın. Eğer sahip çıkarsanız, İslâm ülkeleri üzerinde daha etkili olabilirsiniz.’

“İnsanımız kutuplaştıran siyasetten bıktı”

Türkiye’nin tıkanıklıklardan kurtulması için yeni bir dönem başlatılması gerektiğini belirten Karamollaoğlu, “İnsanlarımız artık, kutuplaştıran, kavga ve polemik üreten, gerçek gündemler konuşulmasın diye suni gündemlerle meşgul edilen siyaset anlayışından bıktı” dedi.

Karamollaoğlu, problemlerin içinden, ancak muhalefeti ile iktidarı ile birlikte çıkılabileceğini dile getirdi.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA