Kulis Ankara
Giriş Tarihi : 17-09-2020 11:08   Güncelleme : 17-09-2020 11:53

Sahte şeyh nasıl anlaşılır?

Para-mal-mülk istiyorsa, mahreminize giriyorsa, menfaat devşiriyorsa, holding gibi çalışıyorsa, ben Mehdi’yim diyorsa oradan arkanıza bakmadan kaçın…

Sahte şeyh nasıl anlaşılır?

SAHTE ŞEYH NASIL ANLAŞILIR?

Gazeteci Mustafa Yılmaz’ın hazırlayıp sunduğu, TV5’de yayınlanan Kulis Ankara’da, ‘Türkiye’nin Tarikat Gerçeği’ masaya yatırıldı.

Prof. Dr. Mehmet Halil Çelik, Doç. Dr. Bülent Akot ve Din Görevlileri Birliği Genel Başkanı Muhittin Hamdi Yıldırım’ın konuk olduğu programda, son dönemde çok fazla gündeme gelen tarikatlerle ilgili çarpıcı bilgiler paylaşıldı.

Programın en dikkat çeken bölümlerinden birisi, ‘gerçek tasavvuf ile sahte şeyhlerin’ nasıl ayırt edilebileceğine ilişkin görüşlerin paylaşıldığı bölüm oldu.

SU ÜZERİNDE YÜRÜSE, KANATLANIP UÇSA BİLE ÖLÇÜ DEĞİL

Programda moderatörün, “Sade bir vatandaş, gerçek tasavvuf ile sahte şeyhi nasıl ayıracak, bunun ölçüsü, kriteri nedir?” sorusuna Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Halil Çiçek şu cevabı verdi:

“İmam-ı Malik’in şöyle bir anlamlı sözü vardır. Der ki; ‘benim davul zurna çalarak geçimimi temin etmem, dinimi istismar ederek geçinmemden daha iyidir.’ Ama bugün maalesef insanların bir kısmı dinin istismarını kendilerine kazanç kapısı, bir geçim vesilesi yapmışlar. Zahiren dindar olmak zor bir şey değildir. Başınıza bir sarık sararsınız, yeşil cübbe giyersiniz zahiren (görünüşte) dindar olursunuz. Halbuki dindarlığın ölçüsü bu değil. Dindarlığın ölçüsü Allah ve Resulü’nün kitabına uymaktır. Cüneyd-i Bağdadi’ye demişler ki; ‘falanca adam evliyalardandır” neden demiş? Çünkü; su üzerinde yürüyor. Bağdadi diyor ki; ‘kurbağaların hepsi su üzerinde yürüyor. O zaman onlar da velidir.’ Demişler ki; ‘falancası ateşe atlıyor, velidir.’ Bağdadi diyor ki; ‘ ne var bunda. bütün kelebekler ateşe atlıyor. o zaman onlar da velidir’ Demişler ki; “Ama falanca kişi uçuyor.’ Demiş ki; ‘bütün tavuklar da uçuyor. Onlarda mı veli’

İslamda ölçü nettir, berraktır. Bu ölçü de kitap ve sünnettir. Bir tarikatın, bir cemaatin başındaki bir insan o cemaati, o tarikati kendine bir menfaat vesilesi yapıyorsa bunu nasıl doğru yorumlayabilirsiniz. Eğer bir insan etrafındaki müridanlarından mal, para, pul topluyorsa bu önemli bir kriterdir. İki; insanlarla ilişkileri bir takım menfaat ilişkisine dayanıyorsa bu çok önemli bir kriterdir. Bu samimiyetin olmadığının göstergesidir. Üç; eğer insanlar arasında ayrım yapıyorsa, insanların arasına tefrika sokuyorsa, bu önemli bir kriterdir. Dört; haramdan sakınmıyorsa, insanları istismar ederek menfaat devşiriyorsa bu tür insanlarda sorun olduğunu bilmek lazım. İslam çok berrak ve net bir dindir. Ölçüleri bellidir. İslam sömürmeye, istismara, kandırmaya asla izin vermez.”

KURTARICIYIM, SİZİ DE KURTARACAĞIM” DİYORSA ORADAN KAÇIN

Programın konuklarından Doç. Dr. Bülent Akot ise şu değerlendirmeyi yaptı: “Ticari, iktisadi beklentisi varsa, para istiyor, hediye istiyor, mal istiyor, mülk istiyor, bana getirin diyorsa hemen oradan arkasına bakmadan kaçsın. Siyasi bir beklenti varsa yani siyaseten şunu yapın, bunu yapın, bunu getirin, bunu götürün diyorsa hemen arkanıza bakmadan oradan uzaklaşın. Mahrem alanına saldırıyorsa; hem kendisinin, hem başkanlarının mahremine giriyorsa hemen oradan uzaklaşın. Orda bir bildiği vardır demeyecek. Yok… Böyle bir adamın kendi nefsinden başka bir bildiği yoktur.

Kurtarıcı edasındaysa, ‘ben mehdiyim’ diyorsa hemen ordan uzaklaşsın. Bu zamanın problemlerinden biri budur. Mehdi kavramı tüketilmiş, perişan edilmiştir. Mehdiyim, sizi kurtaracağım, şefaat edeceğim, sizi sırattan geçireceğim diyorsa ordan arkasına bakmadan kaçsın. Babası hoca diye, babası şeyh diye kimse cennete girmez veya onun müridisiniz diye kimse cennete girmez.

Siz düşünmeyin, ben sizin yerinize düşünürüm, sizin yerinize hareket ederim diyorsa, hemen oradan kaçsın. ben masumum, hiç günahım yok, ben zaten cenneti garantiledim, sizi de cennete götüreceğim diyorsa hemen oradan kaçsın”

TARİKAT DEĞİL BARİKAT

Programın bir diğer konuğu Din Görevlileri Birliği Genel Başkanı Muhittin Hamdi Yıldırım ise; “Gerçek bir Şeyh kendine davet edemez. Bana bağlanın, ben sizi kurtaracağım diyemez. Sen kurtulduğunu nerden biliyorsun. Böyle bir tarikat, tarikat değil barikat olur. Bir tarikat ki, tarikat taassubuna yakalanmış, holding olmuş, militanlığa soyunmuşsa böyle bir tarikat asla İslam tarikatlarının içinde sayılamaz. İnsanları Allah’a değil de kendine davet ediyorsa yanlış yerdesindir. Gerçek bir tarikat bir banka gibi, bir holding gibi çalışmaz. Çünkü gerçek bir tarikat hep verir, almaz. Alıyorsa bu tarikat değil barikattır. Hakikatin önüne konulmuş bir barikattır. “ diye konuştu.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA